Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Ankara’ya ücretsiz toplu taşıma nasıl gelir?

Cuma, 9 Kasım, 2018
Ücretsiz toplu taşıma fikren 77’den beri, pratikte ise 89’dan bu yana Ankaralı. Şimdi çok daha kolay, boşa giden paralar bile yeter. Düşünsenize bir belediye başkanı çıkıyor, Ankara’ya ücretsiz toplu taşıma geliyor ve diğer kentlerin belediye başkanları de başkente geldikçe imar artışı belediyeciliği, asfalt-beton belediyeciliği değil, ücretsiz toplu taşımayı öğreniyor.

Geçen hafta ABD’de ara seçimler vardı. Sosyalist aday Bernie Sanders tekrar senatoya girerken onun 2016 yılındaki başkanlık kampanya ekibinden 28 yaşındaki Alexandria Ocasio-Cortez de Temsilciler Meclisine girdi. Sanders yola çıktığında ilk işi belediye başkanlığı idi. 1981’de Burlington belediye başkanı seçildi. O günden bu güne birikimi gençlerin önünü açtı ve Ocasio-Cortez gibi genç, işçi sınıfından yana yol gösterdi. Sanders belediye başkanı iken yoksullar için toplu konut, tüketicinin sahip olduğu gıda kooperatifi, halkın sahip olduğu elektrik işletmesi gibi işlerin önünü açtı. Böylece Burlington bugün yenilenebilir enerji ile ihtiyacını karşılayan bir şehir oldu.(1)

Böylesi bir örnek varken, kriz yaşadığımız ve bu krizin en büyük oyuncusunun fosil yakıt ithalatı kaynaklı cari açık olduğu ortada iken o cari açıkta en önemli oyuncu petrol iken Ankara’da ücretsiz toplu taşıma diyen bir belediye başkanı güzel olmaz mı?

Düşünsenize, her yıl arabanın MTV’sinden, lastiğinden, bakımından, benzininden kurtulup güvenli, sık ve konforlu toplu taşıma olsa, azalan arabalar sayesinde kaldırımlar genişlese, bisiklete yol açılsa güzel olmaz mı? 60’lardaki gibi bulvar boyunca insanlar el ele yürüyebilse, kente gelen diğer belediye başkanları da dönüp aynı şeyleri yapsalar…

Tabii “böyle şey olmaz” diye düşünenlerin aklında üç pürüz var. İlki “dünyada örneği var mı?” sorusu, ikincisi “bizde hiç olmaz” önyargısı ve üçüncüsü “bedava olunca parayı belediye nasıl ödeyecek” hesap bilmezliği. İlk ikisini tarihten, üçüncüsünü bugünden cevaplayalım.

DÜNYADA ÜCRETSİZ TOPLU TAŞIM

Olay 1995’te başlıyor. O yıl Belçika’nın Hasselt belediye başkanlığını Steve Stevaert kazanıyor. Stevaert aslında bir barmen. Başa geçtiğinde basit bir hesap yapıyor. Asfaltı yenileme, artan trafik için yeni yollar ve o yolların da yenilenmesi gibi kara döngüyü keşfediyor. Bakıyor ki toplu taşımayı ücretsiz yapınca o yollardan, onların bakımından ve vereceği zarardan kurtuluyor. O da toplu taşımayı 1998 yılında ücretsiz yapıyor.(2) Böylece yılda 1,5 milyon olan yolcu sayısı 2006’da 4,5 milyona çıkıyor.(3) 16 yıl süren bu politikanın kahramanı bizim barmen Steve Stevaert 1999’da da bakan oluyor, hem de Ulaştırma Bakanı!

Estonya’nın Tallinn kenti ise şimdinin en eski ve köklü örneği. Kent, ücretsiz toplu taşımaya 2013’te başlıyor. 2 euro’ya ulaşım kartı alıyorsunuz ve o kartı istediğiniz kadar kullanıyorsunuz. Kent 2016’da 20 milyon euro kâra geçmiş.(4) Şimdilerde aralarında Fransız ve Alman belediyelerinin de bulunduğu pek çok belediyenin gündeminde ücretsiz toplu taşıma var.

ÜCRETSİZ TOPLU TAŞIMA ANKARALIDIR

Ücretsiz toplu taşıma bizlere uzak bir fikir görünse bile aslında fikri ve uygulaması Ankaralıdır. Mesela 1973’te belediye başkanı seçilen Vedat Dalokay, 1977 yılına geldiğinde ücretsiz toplu taşıma hedefini açıklamıştı. 1989’da seçilen Murat Karayalçın ise Halk Taşıt adını verdiği uygulama ile yoksulların şehre inmesini imkanlı hâle getirerek sosyal eşitliği sağlamak, sıkışık saatleri rahatlatmak gibi pek çok amaçla belli saatlerde toplu taşımayı ücretsiz yaptı!

Foto: 6 Haziran 1989 tarihli Milliyet gazetesi haberi

BUGÜN ÜCRETSİZ ULAŞIM MÜMKÜN MÜ?

EGO’nun 2018 bütçesi 990 milyon TL. Geçen haftaki yazımızda büyükşehir belediyesinin kaldırımların bakımı için 25 milyon TL harcarken yolları sürekli asfaltlamak ve de bakmadığı kaldırımları yıkıp tekrar yapmak için toplam 990 milyon TL harcadığı bilgisini vermiştik. Kaldırım bakımına harcanan 25 milyon TL ile 200 bin metrekareden fazla kaldırıma bakım yapılacak. Ankara’da kaldırımların genelde bir metreyi bile bulmadığı düşünülürse Ankara’dan Eskişehir’e kadar bir kaldırımın bakımı yapılmış! Ortada o kadar bakım yok ama 25 milyon TL harcama var. Bu harcama düzgün yapılsa, hadi bilemediniz iki katı harcanıp her dönem kaldırım yapımına harcanmasa mevcut EGO bütçesi kadar asfalt ve kaldırımı yeniden yapma parası kalıyor.

Peki EGO, bütçesi ile ne yapıyor? Yolcu taşımıyor! Evet doğru duydunuz! EGO’nun sayfasındaki istatistiklere göre, ulaşımda beşte birlik bir paya bile sahip değil. EGO aslında kimse toplu taşıma kullanmasın otomobil şirketleri, dolmuşçular, halk otobüsçüleri kazansın diyen bir kurum.

Ankara’da iş gününde yapılan yolculukların ulaşım türlerine göre dağılımı (Şubat 2017) Kaynak: EGO5

İnanılmaz değil mi? Koca EGO minibüslerden ve mavi otobüslerden az yolcu taşıyacak. O zaman size iş gününde taşınan yolcu açısından EGO verilerini vereyim. EGO verilerine göre dolmuşlar koca EGO otobüslerinden, sadece sabah ve akşam çalışan servis araçları metro ve Ankaray’ın toplamından fazla yolcu taşıyor.

Günlük Yolculukların ulaşım türlerine göre dağılımı (Şubat 2017) Kaynak: EGO

 

Ortada EGO’nun yolcu taşımamak için harcadığı 990 milyon TL var. Bir de asfalta, kaldırıma giden 990 milyon TL daha var. EGO’nun yolcu taşımamak için harcadığı o bütçeden EGO’nun otobüslerin yaktığı mazot, doğalgaz, metronun yaktığı elektrik, araçların bakımı, hatta antifrizine kadar harcadığı para 218 milyon TL. Yani 990 milyonluk asfalt, kaldırım parası ulaşımı ücretsiz yapacağı gibi taşınan yolcu sayısını ikiye belki üçe bile katlamaya yeter.

RAYLI SİSTEM ÇALIŞTIRMIYORLAR!

Aslında EGO az yolcu taşıyarak toplumu zarar ettiriyor. En basit örnek olarak raylı sistemin kapasitesine bakalım. Ankara’nın ilk raylı sistemi Ankaray’ın bir saatte bir yöne taşıdığı yolcu sayısı 27 bin. Ama bütün gün taşıdığı yolcu 100 bin bile değil. Yani tek yöne dört saat çalışacak kadar kapasite kullanıyor. Peki en son açılan Keçiören-AKM arasındaki M4 hattı. Bu hattın 66 bin yolcu kapasitesi var ama 24 bin civarı yolcu taşıyor. Yani yarım saatlik kapasitesi bile değil.

Tablo: Raylı sistemin günlük taşıdığı yolcu sayısı ve saatlik kapasite (Kaynak: Ego ve TCDD)
*Başkent Ray verisi TCDD’den alınmış olup , kapasite ise tahminidir

PARA BOL OLUNCA BELEDİYE BOŞA HARCIYOR

Çok neo-liberal bir söylem vardır: İnsanlar bir şeyi bedava bulduğu zaman boşa harcayacağına inanılır. Ücretsiz toplu taşıma ile halkın bunu suistimal edeceği söylenir. Kimsenin aklına bu paraların bizden toplandığı, aslında hiçbir şeyin ücretsiz olmadığı, sadece halktan toplanan bu paraların bize geri dönmesi gerektiği gelmez. Bu paralar bir kişinin cebine giderse laf edilmez ama halka gidince laf olur.

Veriler aslında bunu doğruluyor ve daha fazlasını da söylüyor. Bu paralar bir avuç insanın cebine gidiyor ve belediye parayı bol bulduğu için boşa harcıyor. Kent nüfusu arttı ama otobüslerin sayısı artmadı, metrolar arttı ama insan taşımıyor. Halktan toplanan kaynağın halka dönmesi gerekiyor ama dönmüyor.

ÜCRETSİZ TOPLU TAŞIMA ANKARALININ HAKKIDIR

EGO 2018 yılında tam 990 milyon TL harcayacak, raylı sistemi ve otobüsleri ile sadece bir dolmuş kadar yolcu taşıyacak. Çünkü para bol ve toplumun cebine gidince suistimal, birinin cebine gidince hizmet oluyor. Çünkü EGO çalışmadıkça, belediyeye verdiğimiz paranın daha fazlasını özel taşımaya ve otomobile vereceğiz. Yani bir değil birkaç kez soyulacağız. Hesap ortada, EGO bütçesi halka dönse, asfalt ve kaldırımı yıkıp yerine yeniden yapmak için harcanan para da eklense toplu taşıma iki hatta üç katı yolcu taşır, halk sokaklarda el ele tutuşabilir, iktidar da “ama cari açık” demez.

Ücretsiz toplu taşıma fikren 77’den beri, pratikte ise 89’dan bu yana Ankaralı. Şimdi çok daha kolay, boşa giden paralar bile yeter. Düşünsenize bir belediye başkanı çıkıyor, Ankara’ya ücretsiz toplu taşıma geliyor ve diğer kentlerin belediye başkanları de başkente geldikçe imar artışı belediyeciliği, asfalt-beton belediyeciliği değil, ücretsiz toplu taşımayı öğreniyor. Böylece Ankara’dan başlayarak bütün ülke mutluluğa yürüyor, sevgiye pedallıyor.

(1) Fazlası için: https://www.thenation.com/article/bernies-burlington-city-sustainable-future/

(2) Tam hikayesi için: https://www.birgun.net/haber-detay/biraz-akilla-yeryuzu-cenneti-mumkun-18291.html

(3) http://www.eltis.org/discover/news/hasselt-cancels-free-public-transport-after-16-years-belgium-0

(4) https://qz.com/1442882/free-public-transit-is-gaining-popularity-in-european-cities/?fbclid=IwAR3RFMyLX96iMJkCk83Jsy0DuTxJmICczLFL0_E6dmoSvR5vdygwg9mgF40

(5) https://ego.gov.tr/dosya/indir/14164.pdf


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI