NBA'de kuraldan çok 'kuralcı' olmak

Cumartesi, 29 Eylül, 2018
Çok bilindik bir mit vardır spor dünyasında, “tavuk-yumurta” döngüsü gibi bu aslında. Kurallar mı oyunu değiştirir, oyun mu kuralları? Bu hep tartışılmıştır ve tartışılacaktır da. Oyun veya oyuncunun kuralların değişiminde ne denli etkili olduğunu NBA bize gayet açık öğretiyor.

NBA’de sezon başlıyor başlamasına da gazeteler her sezon olduğu gibi klasik bir şekilde takımları, kadroları sıralayıp sayfalarını manasız süslüyorlar. Takımları değerlendirmek için çokça vaktimiz olacak zaten önümüzdeki günlerde. Ama hazır sezon başındayken bu yaz çok tartışılan ve geçtiğimiz günlerde onanan kural değişikliklerini masaya kısa bir süreliğine yatıralım ve değerlendirelim.

NBA’de kural değişimi çok sık yaşanan bir durum değildir aslında. Mesela 2001 yazında “alan savunması” yasağı kaldırılmıştı ki bu NBA için ve Amerikan basketbol kültürü için çok radikal bir durumdu. Çünkü Amerikan basketbol kültürü “man-to-man” yani “adam-adama” savunma ve oyun anlayışı üzerine kuruluydu. Hatta şöyle diyelim, bu savunma anlayışı esasında koçların hücum setlerini ona göre şekillendiriyordu. Bu futbolda ofsayt kuralının çıktığı an kadar etkileyiciydi o dönem. Alan savunmasına o dönem müsaade edilip kuralın onanmasının iki belirleyici nedeni vardı.

Birincisi o dönem hiçbir takımın Shaquille O’Neal’a bir önlem uyduramaması, ikincisi ise süper yıldızı olmayan takımların süper yıldızları olan takımlara karşı koyamamasıydı. Çünkü adam adama oynandığında basketbol, iki dominant oyuncunuz olduğunda rakip kim olursa olsun önlenemez sonuçları doğuruyordu. Okul bahçesinde lise son sınıf bir öğrencinin lise 1’lerle maç yapması gibi oluyordu algısal olarak. Oyuncular yüzünden çok kural değişmiştir NBA’de. 80’li yıllarda Michael Jordan yüzünden “illegal defense” kuralı bile değişmişti. Neyse dönelim bu sezon ki değişikliklere. Önce sıralayalım, ardından biraz açarız.

YENİ KURALLAR

1) 24 saniye kuralı: Basketbolda hücum süreleri bildiğiniz üzere 24 saniyedir. Bir takım hücum ribaundu aldığında, yeniden bir 24 saniyelik hücum süresi kazanıyorken artık bu süre 12 saniye olarak değiştirildi. Yani bir oyuncu şutu attı, kaçırdı, takım arkadaşı hücum ribaundu aldığında yeniden bir 24 saniyelik hücum süresi elde edemeyecek. Sadece 12 saniye kazandırmış olacak takımına.

2) Açık alan faulünde ise hakeme, topun sahibi oyuncunun ve faulü yapan oyuncunun potaya göre yorum hakkı tanınıyordu. Artık kararlarda tek kriter topa sahip oyuncunun son savunmacının önünde olup olmadığı ve yapılan faulün hızlı hücum şansını engelleyip engellemediği olacak. Yani bir nevi futboldaki son adam ve bariz gol şansı kuralı gibi.

3) Son olarak da sahada çıkan kavgalarda normalde hakemin direkt kararlarının çok kez tartışmalara yol açmasından dolayı, artık hakem görüntülere başvurarak kararlarını ona göre verebilecek. Böylelikle birçok masum oyuncu haksız yere ceza almayacak ve çaktırmadan temas kuranlar, darbe vuranlar cezasız kalmayacak.

DEĞİŞKENLER

Çok bilindik bir mit vardır spor dünyasında, “tavuk-yumurta” döngüsü gibi bu aslında. Kurallar mı oyunu değiştirir, oyun mu kuralları? Bu hep tartışılmıştır ve tartışılacaktır da. Girişte kuralları sıralamadan önce tarihten bir iki örnekle size anlatmaya çalıştım aslında. Oyun veya oyuncunun kuralların değişiminde ne denli etkili olduğunu NBA bize gayet açık öğretiyor.

İkinci kural çok önemli değil, olabilecek bir değişimdi. Üçüncü kural ise şu an dünyada ve Türkiye’de popüler olan tabiri caizse “VAR sistemi” ile ilgili. Ki NBA bu işlerde ilklere imza atarak hep çığır açmıştır. Örneğin son saniye basketlerinde tekrarlar üzerinden hakemin saha kenarına gelip yeniden gözden geçirmesi ve sayıyı vermesi veya vermemesi gibi. Yani görüntü tekrar imkanını daha da aktif kullanmak adına kural gayet mantıklı.

Gelelim birinci kurala. Bu kural oyunu ciddi anlamda değiştirecektir. Şöyle düşünün: Bir takım son 40 saniyede 5 sayı önde. Hücum ediyor, normalde hücum süresini sonuna kadar eritip şutu kullanırlar ve kaza eseri alınacak bir hücum ribaunt o takıma 24 saniye kazandırır ki bu diğer takımın maçı kaybettiği anlamına gelir. Şimdi bu değiştirildi. Yani hücum eden takımın çok kez böyle durumlarda süreyi eritip, şutu kaçırmak için atıp, oyunda tuttuğu iki uzunuyla hücum ribaundunu kovalama taktiği artık tarihe karışacak. Bu anlattığımızı katlayıp gömleğimizin ön cebine şimdilik kaldıralım.

NBA yönetiminin oyuna en büyük müdahalesi 2004-2005 yılında kaldırdığı “hand-check” kuralıydı. Eskiden hücum oyuncusunu savunan savunmacıya eliyle temas kurması izin verilirken NBA’de o kural kaldırılınca, oyunun daha doğrusu NBA’in tüm sertliği ortadan kayboldu. Yumuşak bir oyuna dönüştürüldü NBA basketbolu. Ki 80’li hatta özellikle 90’lı yılları düşündüğünüzde o sertlik, o tansiyon bugün NBA’i bulunduğu zirveye taşıdı tüm basketbol severlerin gözünde. Aksi halde Phoenix Suns’ın Kanadalı oyun kurucusu Steve Nash, iki kez üst üste ligin MVP’si yani en değerli oyuncusu seçilebilirdi bu büyük bir soru işaretidir. Ki hâlâ otoriteler o ödüllerin birinin Shaquille O’Neal’dan, birinin de Kobe Bryant’tan adeta çalındığını iddia ediyorlar.

Bu hand-check kuralının değiştirilmesinin nedeni oyunun sertliğini almak ve NBA basketbolunu daha yüksek skorlu maçlara dönüştürmekti. Amaca ulaşılmadığı söylenemez ama oyunun büyük bölümünü yok etti. Sertliği, onun yarattığı kavgaları, düşmanlıkları ve dolayısıyla rekabeti… Bunu ayrıca başka bir yazımızda işleyeceğimize söz veriyorum çünkü bu konunun esasında çok ekonomik, kapitalist ve siyasal zeminleri mevcut.

Dönelim bu 14 saniye kuralına. Az evvel geçmişten izah ettiğimiz gibi bu bile daha yüksek skorlu maçlara yol açması için değiştirilmiş bir kuraldır. Daha az süre, daha fazla hücum sayısı demektir, daha fazla hücum sayısı demek daha fazla skor demektir. Amerikan sporlarının bu kadar skora yönelik olması kısa vadede çok “kazandıran” bir yöntem gibi görünüyor olsa da oyunların omurgalarına, anatomilerine uzun vadede son derece hasar bırakacaktır.


Ara Gözbek kimdir?

Yayın hayatına 2005'te üniversite radyosu CIU FM'de başlayan Ara Gözbek aralıksız üç sene İngilizce ve Türkçe yayınlarla canlı radyo programı hazırladı ve sundu. 2005'te CNN Türk'te Frekans programında yapım asistanı ve muhabir olarak görev aldı. Gazeteciliğe ilk olarak 2006'da BirGün gazetesinde adım attı. BirGün'de Pazar eki ve spor bölümlerinde 400'den fazla makale yayınladı, ardından Türkiye'nin en çok takip edilen spor haber sitesi sporx.com yazarlığa devam etti. 2007 yazında staj yaptığı TRT'de “NBA Europe Live” adı altında NBA'in uluslararası projesinde TRT'yi NBA muhabiri olarak temsil etti. SporX TV'de “NBA ARA'SI” programını yaptı. Bunların dışında Taraf gazetesi, tempo24.com.tr ve birçok sitede makaleleri ve haberleri yayınlandı. Döneminde çok popüler bir radyo olan Metro FM'de pek çok programa konuk ve yorumcu olarak katıldı. sokaksesi.com sitesinin ve Android ile Apple'larda uygulaması da olan Sokak Sesi Radyosu'nu kurup burada uzun bir süre “underground” radyo yayınları yaptı. Halen Gazete Duvar'da yazmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI