Rus basınında geçen hafta (8-14 Eylül): Yeter ki Türkiye Rusya'ya HTŞ'yi vurma izni versin

Cumartesi, 15 Eylül, 2018
Siyaset Bilimci Denis Korkodinov Nezavisimaya gazetesinde, Suriye'de Rusya’nın Türkiye’den belirli militan gruplarını vurma hakkı istediğini yazdı. Yazar Moskova ile Ankara’nın anlaşmasının hâlâ mümkün olduğunu belirtirken "Yeter ki Türkiye Ruslara Heyet Tahrir el Şam’ı vurma izni versin ve kendisine bağlı muhalif grupları kenara çeksin"ifadesini kullandı.

Nezavisimaya gazetesinde yazan Siyaset Bilimci Denis Korkodinov, Rusya-Türkiye ilişkilerinin İdlib yüzünden büyük zarar görebileceğini iddia etti. Korkodinov’a göre Şam ile beraber Moskova İdlib’i muhalif militanlardan arındırmaya odaklanırken Türkiye desteklediği grupları korumaya çalışıyor. Hatta yazarın deyişiyle “Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen kimi siyasetçiler” saldırı olursa Rus jetlerinin kazaen Türk yanlısı militanlar tarafından vurulabildiğini Putin’e hissettirdi.

Rusya ise Türkiye’nin İdlib’den çekilmesini veya Heyet Tahrir el-Şam’a ve ona bağlı gruplara savaş açmasını istiyor. Erdoğan saldırı olduğu takdirde Astana sürecinin işlemeyeceğini, dolayısıyla Moskova ve Tahran ile yaptığı anlaşmanın feshedileceğini dile getiriyor. Üstelik Türkiye, geçen mayıs ayında “Yeni İdlib Kurtuluş Cephesi”ni kurarak Şam ve Moskova’ya baskı yapmaya çalışıyor.

Rusya’nın istediği, Türkiye’nin, Rus jetlerine belirli militan gruplarını vurma hakkını tanıması. Aksi halde Moskova’nın TSK ve müttefiklerini İdlib’den çıkarmaya çalışacağını iddia eden yazarın deyişiyle hem Rus jetleri hem iki ülke arasındaki ilişkiler tehlikeye girebilir.

Korkodinov’a göre yine de Moskova ile Ankara’nın anlaşması hâlâ mümkün. Yeter ki Türkiye Ruslara Heyet Tahrir el Şam’ı vurma izni versin ve kendisine bağlı muhalif grupları kenara çeksin. Yazıyı bitirirken Korkodinov, “Erdoğan’ın bunu kabul edip etmeyeceği meçhul. Ama kabul etmesi herkes için iyi olurdu” diye nokta koydu.

Kommersant gazetesi yazarı Maksim Yusin, Rusya’nın İdlib konusunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini yazdı. Yusin’in dediği gibi İdlib’deki gelişmeler sadece bölgeyi “patlatmakla” kalmayıp Rusya ve Amerika’yı karşı karşıya getirebilir.

Ne var ki generallerin ve siyasetçilerin anlaşmaya varması ne yazık ki şüphe verici. Amerika, İdlib operasyonunda Esad’ın klor gazı kullanacağına kesin gözüyle bakıyor. Rusya, muhaliflerin kimyasal silah kullanma provokasyonu ile Batı’nın Esad’a saldırmayı amaçladığını söylüyor. Öyle olursa Batı’nın saldırısı kaçınılmaz hale gelecek gibi.

Yazara göre Ankara’nın tutumu da endişe verici. Tahran’da Rus ve İranlı mevkidaşlarıyla anlaşamayan Erdoğan hâlâ operasyona karşı direniyor. Türkiye’nin desteklediği muhalif gruplar vurulursa Rusya ve Türkiye arasındaki “durumsal ittifakın” sona erme ihtimali büyük. Neticede Rusya açısından muhaliflerin tümüne karşı olası operasyonun getirdiği riskler fazlasıyla yüksek görünüyor.

Mevcut durumun alternatifsiz olmadığını savunan yazar, Moskova, Şam ile Tahran’ı cihatçı gruplarla savaşmaya ve Türkiye’nin müttefiklerine zarar vermemeye ikna etmeli. Yani İdlib’in büyük kısmına dokunulmamalı, dedi. Yusin yazısını bitirirken “Ne olursa olsun bugünlerde Rusya, Suriye savaşı başladığından beri en önemli kararı vermek zorundadır” ifadesini kullandı.

Pravda.ru haber portalına konuşan Rusya Stratejik Araştırma Enstitüsü Uzmanı Vladimir Fotin Amerika’nın Suriye’deki Rus askerlerini vurma ihtimalinin sonuçlarını değerlendirdi.
Uzmana göre ABD silahlı kuvvetlerinin Rus askerleri ile sıcak temasa girmesinin ihtimali çok az. Bununla birlikte Suriye ordusuna saldırı daha gerçekçi görünüyor. Eğer Rus askerleri vurulursa ülkedeki Amerikan üsleri ve Akdeniz’deki Amerikan gemilerine karşılık verilecek.

Söz konusu gelişmenin sonucunun “çok ağır” olabildiğini vurgulayan uzman, Amerika’nın bunun bilincinde olduğunu ve bu riske girmeyeceğini tahmin etti.

Voyennoye Obozreniye haber portalında yazısı yayınlanan Boris Cereliyevskiy, NATO’nun yerini “Türkiye karşıtı birliğe” verdiğini tahmin etti.

Kendisine göre ABD Genel Kurmay Başkanı Joseph Dunford’un Atina ziyareti sırasında Yunanistan’da askeri üs kurma konusunu açması, ABD silahlı kuvvetlerinin Doğu Akdeniz’de yeniden yapılanmaya girdiğini gösterdi.

Türkiye ile sürekli kriz yaşayan Yunanistan da Amerikan üssüne sıcak bakıyor. Yazar, bugünlerde Atina’nın, Ankara’ya “er geç savaş çıkaracak” rakip gözüyle baktığını iddia etti. Her iki taraf birbirini tehdit kaynağı olarak gösterirken kendine seçmen desteği arıyor.

“Türkiye tehlikesine” direnen Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail ve Mısır ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Bu arada Ankara ile arası açılan Washington Atina’nın gözünde “doğal müttefik” haline geldi.

Öte yandan ABD, Yunanistan’a kur yapmayarak sadece Ankara’ya şantaj yapıyor olabilir. Türkiye şantaja direnirse Türk-Amerikan ilişkileri tamamen bozulur ve NATO’nun yerini bir “Türkiye karşıtı” birlik alabilir.

Filolog Pavel Basinskiy‘in yazdığı “İoann Kronştadskiy Lev Tolstoy’a karşı” adlı kitabı tanıtan RİA Novosti ajansı, büyük yazarın kişiliği ile ilgili kitaptan bazı alıntılar yayımladı.
Kitaba göre Annesine adeta “tapan” ufak Lyovuşka sonradan geliştirdiği “değişik Hıristiyanlığı” ondan benimsemişti. Annesi “Fransızcanın yanı sıra Rusça da okur yazar” olduğu için Tolstoy küçük yaşta Rusçayı öğrenmişti. Halbuki Rus aristokrasi gündelik hayatta bile daha çok Fransızca kullanıyordu. Çocukken sık sık gözyaşı döken Lev Tolstoy, kardeşleri tarafından “mızmız Lyova” lakabını almıştı. Kendisini “eksiklerle dolu” bulan ve başkalarıyla kıyaslayan yazar, hayatı boyunca çevresinden hep övgü bekledi ve özgüven kazanmak için çok çaba harcadı. Epey “hareketli bir gençlik” geçiren yazar, ölünceye dek tek bir “kaçamak” yapmadı ve evliliğini 48 yıl sürdürdü.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI