Evrim Altuğ
Evrim Altuğ

Yeni sezona girerken ajandalar da açılıyor

Pazar, 2 Eylül, 2018
Sanat sezonu, artan davet ve programlarla hareketlilik göstermeye başladı. Ajandaları önceden doldurmak olası trafik sıkışıklıkları için birebir diyerek, elimizdekileri yoklamak istedik.

Önümüzdeki günlerde peş peşe yapılacak açılışlar, ajandaları hayli kalabalıklaştıracak. Bu sebeple dikkatinizi çekmek istediğim bazı etkinlikleri (tarafıma iletilmiş resmî bilgilerin rehberliğiyle) sizlerle paylaşmanın, olası son dakika trafik sıkışıklıklarını da engelleyebileceğini düşündüm.

Söz gelimi, “Urban Hacking” etkinliği, İstanbul Kadıköy’de zaten çoktan başladı. İstanbul Çizgi Roman ve Sanat Festivali (ICAF) kapsamındaki etkinlik, semtin çeşitli sokaklarına yayılıyor. Etkinliğe Onaranlar Kulübü, Duygu Kanadıkırık, Gizem Akgönül ve Cem Demirci, Sebahat Karcı, Ayça Ceylan, Ragıp Basmazölmez, Merve Şendil, Elif Atmaca ve İnez Piso Kadıköy’ün sokaklarındaki yapıtları ile katılırlarken, Dream Sales Machine tarafından üçüncü kez düzenlenen ve Rafet Arslan’ın da imzasını taşıyan festival, 7 ve 9 Eylül tarihleri arasında Club Quartier ve Moda All Saints Kilisesi’nde meraklılarını bekleyecek. Festivalin biletlerini dsmbilet.com adresi üzerinden de edinmek mümkün. Festival, kamusal alan enstalasyonlarının yanı sıra, çizgi roman, illüstrasyon stand ve sergileri, canlı grafiti çalışmaları, katılıma açık atölyelerle zenginleşiyor. Festivalde bu yıl Sinem Yıldırım, Gamze Yalçın, Fulya Hocaoğlu ve Afganistanlı sanatçı Shamsia Hassani de üç gün için canlı graffitiler ortaya koyacaklar. Etkinlikte ayrıca ‘kimlik’ teması ile, Melis Balcı küratörlüğünde özel bir seçki ile, animasyon filmleri yer bulacak. Kadıköy demişken atlamayalım: Kadıköy Belediyesi bu yıl üçüncü kez düzenlediği Kadıköy Plak Günleri’yle geçmişin izlerini, Müzeyyen Senar’la geleceğe taşıyacak. 8- 9 Eylül tarihlerinde 2 gün sürecek Kadıköy Plak Günleri, Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bahçesinde gerçekleşecek. Etkinlik bu yıl, Müzeyyen Senar’a ithaf edilecek ve sanatçının orijinal Anadol otomobili de müzikseverlerin ilgisine sunulacak.

Ani Çelik Arevyan-Olduğu Gibi

İstanbul Karaköy Galata Rum Okulu’nda ise iki büyük sergi düzenlenecek. Bunlardan biri, Haldun Dostoğlu küratörlüğündeki Ani Çelik Arevyan sergisi, ‘Olduğu Gibi’. Sanatçı, sergi mimarisi Nevzat Sayın’a ait olan bu sergisinde hayatının 30 yıllık bölümünde oluşturduğu rastlantısal bir arşivin izdüşümleriyle izleyiciyle buluşacak. Sergi, 5 ve 30 Eylül arasında, Salı ve Pazar günleri arası, 11.00 ve 19.00 saatlerinde ziyarete açık kalacak. İşlerini yaratma sürecini fotoğraf çekmekten çok ‘fotoğraf yapmak’ olarak tanımlayan sanatçı bu seride, her gün fark etmeden kaydettiği anları, imgeleri, biçimleri birbiriyle ilişkilendirerek ikili hikâyeler yaratıyor.  Bu imajlar, spekülatif birer film sahnesi gibi göz önüne serildikçe, zihinde parıldayan görüntü yığınlarına benzeyen ucu açık bir film şeridini andırıyor.Serideki imaj bolluğu, sanatçının tıpkı evrende insanı da benzettiği piksel parçalarını çağrıştırıyor; her ikili imaj sanki kavramsal bir bütünün pikselleşmiş parçalarına dönüşüyor. Bu seri oluşurken 95 binin üzerinde fotoğrafı kapsayan arşivine geri dönen Arevyan, fotoğrafların kurgulanmadığını, belli bir hikâyeyi takip etmediğini ancak zaman içerisinde zihninde birleştiğini vurguluyor: “Bu seride görüntüleri stüdyomda sahnelemek yerine, yaşamın sahnelediği görüntüleri fotoğrafladım.  Oluşturduğum ikili imajlar, yaşadığım, gezip gördüğüm dünyadan seçtiğim kareler, hiçbir didaktik kaygı gözetmeksizin, anlamı bende saklı olan karşılaşmalardan oluştu. Bu karşılaşmalar bana iki imajı özgürce akort ederek yeni görsel deneyimler yaratabileceğim bir alan sundu.  Seriye devam ederken ortaya çıkan düşünce alanı, foto – grafik bilincim ve bir sanatçı olarak gelişimim hakkında bir geri bildirim döngüsü yarattı.”

Aynı tarihlerde ve aynı yerde açılacak bir diğer serginin küratörlüğü ise Derya Yücel’e ait. Gülçin Aksoy, videodan yerleştirmeye, dokuma/halıdan fotoğraf ve performansa genişleyen anlatım çeşitliliği ile öne çıkan  ‘Koro’ adlı bu sergisi ile, sıradan ve gündelik görünen mekân, nesne, durum ve olaylara bir araştırma sahası olarak yaklaşıyor. İtaat-iktidar ilişkilerinin özneleri/mekânları/olguları nasıl ürettiğine, yarattığı hasar ve travmalara dolaysız ve yalın bir gözlem öneriyor. Sanatçı, otobiyografik çerçevede hemen yanı başındaki kişiler ve mekânlardan yola çıkarak dünün-bugünün kurumsal “norm”larını aile, cinsiyet, ahlak, toplumsal sınıf, devlet, resmi ideolojiye yönelik göstergeler aracılığıyla irdeliyor. Aksoy’a göre “insan kendi kendine sorduğu soruları, kendi içindeki yeni potansiyelleri ezmeye başladığında,yine iktidar mekanizmalarının devreye girdiğinin bilinciyle, kullanılan malzeme ya da yöntemin ya da belli biçimsel yönelimlerin her defasında yıkıma uğratıldığı, daha deneysel ve aslında çok daha içsel bir temelde kuruluyor.”

Galata Rum Okulu’nda izleyeceğimiz son sergi ise, Necla Rüzgâr’a ait ‘Çok Kalpli Varlık’ olacak. Yine aynı tarihlerde, 5-30 Eylül arasındaki sergi, Deniz Artun’un küratörlüğüyle İstanbul’da yer alırken, sergide sanatçının eski ve yeni işleri bir araya geliyor olacak. Etkinlik Rüzgâr’ın son dönemde üzerinde çalıştığı ‘Yılan Saçlı Kadın’ portrelerini merkeze yerleştirirken, sanatçının kullandığı mürekkebin de yardımı ile, ‘Medusa başlarını birbirine dolayacak.’

Yunus Emre Erdoğan Sanatorium

Aynı muhitteki, İstanbul Tophane’de yer alan Sanatorium ise, Yunus Emre Erdoğan’ın ‘Şeylerin Ufku’ adlı kişisel sergisiyle sezonu karşılayacak. 7 Eylül ve 14 Ekim tarihleri arasındaki sergi, sanatçının hazır nesne ve füzen resimlerini buluşturacak. Sanatçı, sergisinde çeşitli nesneler ve mekânların imlediği potansiyel uzamların imkânlarını araştırıyor. Son dönem çalışmalarında nesneler ve mekânın ontolojik kırılmasını kayıt altına alan sanatçı; bunlar üzerinden boşluğa dair bir deneyimi hedefliyor.  Nesnelere karşı hayaletimsi bir bakış geliştiren sanatçı; nesnelerin uzamda bıraktığı işitilmez sesler, görülmez izlerden yola çıkarak metafiziksel bir anlam arayışının peşine düşüyor. Galerinin verdiği bilgiye göre, sanatçının bakışımızı, iç mekâna ve nesnelere yönelttiği bu çalışmalar, mekânı nesnelerin düzenlendiği fiziksel bir kurgu alanından çok, soyut, meditatif bir deneyim alanına dönüştürüyor.

Diğer taraftan Arkas Holding, sezonu İstanbul’da açacağı ‘Arkas Koleksiyonu’nda Post Empresyonistler’ sergisiyle karşılamaya hazırlanıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde yer alacak sergi, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 48 sanatçı ve 102 yapıtı bir araya getirecek. Sergi, 12 Eylül akşamı ziyarete açılacak.

SALT Beyoğlu ise, yine 12 Eylül’de açılışı yapılacak ‘Evrenin Titreşen Işıkları’ sergisi için hazırlığını sürdürüyor. Etkinlik Anna Boghiuian, Rana Hamadeh, Navine G.Khan-Dossos ve Merve Ünsal’ın, ‘şimdi’ algısını sorgulayan işlerini buluştururken, Van Abbemuseum baş küratörü Annie Fletcher’in programladığı etkinlik, ‘insanın dünyayı kavrayışındaki dönüşümlere istinaden, tarih ve geleceğin yeniden yapılandırılması’ fikrine dayanıyor.

Düşler Ülkesi: Troya

Dediğimiz gibi, etkinlik ve açılışların ardı arkası kesilmiyor: 13 Eylül Perşembe akşamı, Pera Müzesi de Galatasaray ‘Ekolü’ne adadığı ‘Mektep Meydan Galatasaray’ sergisi için geri sayıyor. 13 Eylül akşamı Galerist’in de ‘İçerde’ sergisini sunacağı sırada, İstanbul Bomontiada Leica Gallery’de ise ‘Horst: Moda ve Portreler’ sergisinin açılışı bekleniyor. İstanbul Tophane’de ArtSümer’de ‘Resimli Dünya Atlası’ (14 Eylül akşamı), Mixer’de ise yine aynı akşam ‘Son Çıkış/Yakınlaşma’ sergilerinin açılacağı yeni sezonda öte yandan, 2 Ekim’den itibaren ise Eda Yiğit’in küratörlüğüyle Orhan Cem Çetin’in ‘Sahne Arkası’ adlı kişisel sergisi Evin Sanat Galerisi’nde izlenebilecek. Evin Sanat Galerisi ayrıca, 4 ve 27 Eylül tarihleri arasında da, yeni sezonu temsil ettiği Nuri İyem, Nasip İyem, Rahmi Aksungur, Cansen Ercan, Temür Köran, Hakan Gürsoytrak, Zulal, Hakan Cingöz, Emin Turan, Setenay Alpsoy ve Türkiye’de fotoğraf sanatının önde gelen üç usta ismi, Ahmet Elhan, Orhan Cem Çetin ve Murat Germen’in eserlerinin yer alacağı bir karma sergi ile açıyor. Bunların yanı sıra, elbette, bu ayın en ‘büyük’ faaliyetleri, 20 Eylül’de açılacak 4’ncü İstanbul Tasarım Bienali ve 19 Eylül’de açılışı yapılması beklenen, Contemporary Istanbul sanat fuarı olacak. Bunu, kasım ayı sonunda ‘Deneyim’ teması ile izlenecek TÜYAP Art-İst sanat fuarı takip edecek.

Hakan Gürsoytrak-İstanbul’dan Çizgiler

Bunlar yaşanırken, 19 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında da İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne bağlı Darphane-i Âmire’de, yine Derya Yücel’in küratörlüğü ile, ‘Düşler Ülkesi: Troya’ sergisini izlememiz mümkün olacak. ‘Yeni Sanatçı Platformu’ BaSE, Etnik Popüler Sanatları Koruma ve Geliştirme Derneği Epos7 ve Kale Grubu imzasıyla, 27 Ağustos’a dek Çanakkale’deki Pirî Reis Müzesi’nde izlenen sergiyi İstanbul’a taşıyacak. Sanal ortamda da 360 derecelik teknoloji ile izlenebilecek (www.duslerulkesitroya.com) sergi, 29 genç sanatçının katılımıyla, baskı, cam, enstalasyon, fotoğraf, grafik tasarım, resim, seramik, video gibi farklı mecralardaki yapıtları bir araya getirecek. Bilindiği gibi 2018 yılı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Troya Yılı’ olarak ilan edilmişti.

Ne diyelim, sezon böyle başladı, böyle de yoğun gider umarız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI