Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

CHP Genel Merkezi'nde neler konuşuluyor?

Cuma, 10 Ağustos, 2018
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan genel başkanlığı almak isteyen Muharrem İnce’nin tutumu akıllara, SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün karşısına üç kez çıkan ve üçünde de yenilen Deniz Baykal’ı getiriyor. Bir parti yöneticisi, “Kemal Bey’in tarzıyla Erdal İnönü’nün tarzı birbirine çok benzer. ‘Koltuğa yapışmak’ diye kullandıkları o çirkin ifade var ya; ne rahmetli Erdal İnönü öyle biriydi ne de Kemal Bey öyle biri. Erdal İnönü’yü bu yarışa zorlayan ve her defasında yenilen Deniz Baykal’dı." diyor bu durum için...

24 Haziran seçimlerinin hemen ardından kurultay çağrısı yapan Muharrem İnce ve onunla birlikte hareket edenlerin kurultay talebi şimdilik karşılık bulmadı. Muhaliflerin, “Seçimli kurultay yoksa tüzük kurultayı isteriz” söylemiyle tartışmayı sürdürmeleri ise bu fırtınanın bir süre daha etkili olacağının işareti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partinin Merkez Yürütme Kurulu’nu değiştirmek yönünde attığı adım muhalifleri ikna etmedi. Bu yazının kaleme alındığı saatte henüz partinin yeni yönetim kadrosu açıklanmamıştı. “Genel Merkezdeki hava nasıl?” sorusunu ise halen görevde bulunan yöneticilerle ve partinin tecrübeli isimleriyle günlerdir süren sohbetlerimizden ortaya çıkan şu başlıklar yanıtlıyor:

HAKARETE KARŞI DİSİPLİN SÜRECİ

CHP yöneticilerinin, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile karşılıklı teşekkür ederek vedalaştığını öğrendiğimiz çarşamba günkü Merkez Yürütme Kurulu(MYK) toplantısında Kılıçdaroğlu’nun “Kurultay için imza verenleri hasım gibi görmüyoruz. İyi niyetle değişim isteyenlerin taleplerini önemsiyoruz. Ancak bu aşamadan sonra partiyi zafiyete düşürecek bir adıma izin vermeyeceğiz. Israr edenlerle ilgili disiplin süreci çalıştırılacak” dediğini yazmıştık. Muhalifler bunun “kabul edilemez bir tehdit” olduğunu söylerken CHP yöneticileri, “Eleştiri başka hakaret başka! Hakarete izin vermeyeceğiz” diyorlar.

‘SARAY DESTEKLİ YAKIŞTIRMASI ELEŞTİRİ DEĞİL HAKARETTİR, KABUL EDİLEMEZ!’

İnce’nin hangi sözlerinin hakaret olarak yorumlandığına gelince… Hepsi aynı cümleleri hatırlatıyorlar kızarak. “Bana saray destekli dediler. Saray destekli olan varsa o da mevcut yapıdır. Saray yüzde 22’yi mi ister yoksa yüzde 30’u mu?” ve “Koltuğa yapışanlar kalkmamak için her yolu deniyor” açıklamaları… “Saray destekli yakıştırması eleştiri değil hakarettir ve asla kabul edilemez” diyor parti yöneticileri.

‘2005’TE ANTİDEMOKRATİK TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİNE EVET DİYENLER ŞİMDİ DEMOKRATİK TÜZÜK DİYOR’

Muhaliflerin tüzüğü demokratikleştirme talebini hatırlattığımız tecrübeli bir partili, “Bu arkadaşlar, Muharrem İnce’nin 2005’te Deniz Baykal’ın getirdiği antidemokratik tüzük değişikliğine nasıl evet dediğini bilmiyorlar galiba!” diyor.

2005 yılındaki kurultayda gerçekleştirilen o tüzük değişikliğine göre CHP’ye başkan adayı olmak için delegelerin yüzde 20’sinin imzasını almak yetmiyor, bu imzayı Divan’ın huzurunda atmak gerekiyordu. Yani Genel Başkan ve ekibinin gözlerinin içine baka baka “Ben sana karşıyım” diyordunuz. O kurultayda sırf Baykal’ın gitmesini istediği için Mustafa Sarıgül’ü destekleyen isimlerin pek çoğu, partinin tüm kademelerinden adeta tasfiye edilmişti bu madde sebebiyle. İşte o değişikliğe Muharrem İnce “evet” demişti diye hatırlatıyor o günlerin tanığı partililer.

Bir parti yöneticisi de “Muharrem Bey ön seçim dedikçe gülesim geliyor. Kendisi 16 yıldır parlamenter, sorun bakalım hiç ön seçime girmiş mi?” diyor.

KILIÇDAROĞLU’NA, “PEKİ NEDEN İNCE’Yİ ADAY GÖSTERDİNİZ?” SORUSU

Çarşamba günkü MYK toplantısından önemli bir anekdot daha… Bir genel başkan yardımcısının Kılıçdardoğlu’na “Peki neden Muharrem İnce’yi partinin cumhurbaşkanı adayı gösterdiniz?” diye sorduğunu; Kılıçdaroğlu’nun, “Çünkü yaptırdığımız yoklamalarda birinci çıktı. Başka türlü karar veremezdik” yanıtını verdiğini öğrendik.

Bu diyalogu aktaran CHP yöneticisi sözüne şöyle devam etti, “Böyle düşünen, kendisine rakip olmuş birini aday göstermekten çekinmeyen, seçim sürecinde hepimize ‘Muharrem Bey’e her türlü desteği verin’ talimatında bulunan bir genel başkana, eşli bir yemekte yapılan teklifin izahı yoktur. Hele o yemeğin ardından yapılan açıklama kabul edilemez. Muharrem İnce kendisine güvenenleri de hayal kırıklığına uğrattı.”

Peki seçimin hemen ardından Muharrem İnce’yi neden partiye davet edip bütün bu krizin yaşanmasının önüne geçecek önlemleri almadınız, diye sorduğum aynı isim şunları söyledi, “Fırsat vermedi ki! Kendisine yol göstermeye çalıştık ama dinlemedi.”

“ERDAL İNÖNÜ-KILIÇDAROĞLU, BAYKAL-İNCE” BENZETMESİ

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan genel başkanlığı almak isteyen Muharrem İnce’nin tutumu akıllara, SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün karşısına üç kez çıkan ve üçünde de yenilen Deniz Baykal’ı getiriyor.

Bir parti yöneticisi, “Kemal Bey’in tarzıyla Erdal İnönü’nün tarzı birbirine çok benzer. ‘Koltuğa yapışmak’ diye kullandıkları o çirkin ifade var ya; ne rahmetli Erdal İnönü öyle biriydi ne de Kemal Bey öyle biri. Erdal İnönü’yü bu yarışa zorlayan ve her defasında yenilen Deniz Baykal’dı. Kemal Bey’i de aynı şekilde zorlayan Muharrem İnce’dir. İnce biraz sabretseydi, yerel seçime el ele gidebilseydik kendisi büyürdü. Ancak böyle davranarak hem kendisini bitirdi hem partiyi yıprattı” dedi.

MUHARREM İNCE PARTİ KURAR MI?

Görünen o ki, muhaliflerin tercihi, son ana kadar CHP’de kalmak ve partiyi seçimli kurultaya götüremiyorsa tüzük kurultayına zorlamak olacak. Hiçbiri gerçekleşmezse yola yeni bir partiyle devam etmek de uzak bir ihtimal değil.

 

Sosyal demokratların bölünmüşlüğünün ağır faturaları hatırlanıyor şu süreçte sık sık. CHP, SHP ve DSP 1994 Yerel Seçimine ayrı ayrı girdiği için Ankara’yı da İstanbul’u da kaybetmişti sosyal demokratlar. İnce ve onunla birlikte hareket eden isimlerin, kuracakları yeni bir partiyle veya var olan bir başka parti çatısı altında yerel seçime girme ihtimalinin de benzer sonuçlar doğuracağı yorumu yapılıyor.

CHP YEREL SEÇİME NASIL HAZIRLANACAK?

Sadece CHP’deki kurultay tartışmaları değil, İYİ Parti’nin yaşadığı sarsıntı da yerel seçim öncesi hem siyasetin muhalif cephesinin moralini bozdu hem seçmenin umudunu kırdı. Bunun bir an önce tamir edilmesi gerektiğini söyleyen parti yöneticilerine “Bu tartışmalar yaşanmasaydı neler yapacaktınız veya şimdiden sonra yapmayı planladıklarınız neler?” diye sordum. İşte yanıtı:

Üç kanaldan seçim değerlendirmesi yapıyorduk.

1) Akademisyenlerin de çalıştığı bir teknik değerlendirme.

2) Bilim, Yönetim, Kültür Platformunun yapacağı siyasi değerlendirme.

3) Seçimin yerelde nasıl sonuçlandığının değerlendirmesi.

Bu iş 19 Ağustos’a kadar bitecek. Muhtemelen il, ilçe başkanlarını ağustos sonunda toplarız. Milletvekili grubu ve PM(Parti Meclisi) de bu gündemle toplanır. Bu sonuçları kamuoyu ile paylaşırız ve ortaya bir yol haritası çıkar. Bütün bunları planlamıştık ama yapmaya fırsat bulamadık.

Buna paralel olarak yerel seçim hazırlıklarının yapılması lazım. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı arkadaşımız Seyit Torun “Vizyon Belgesi”ni hazırladı. Yine ağustos sonu il, ilçe başkanlarıyla buluşup Vizyon Belgesini paylaşacağız…

CHP’nin yaklaşık 40 il başkanı parlamenter seçildi. “Bu çok önemli bir kazanım ama elimizdeki gücü kullanmaya fırsat bulamadık” diyor parti yöneticileri.

YAZARIN DİĞER YAZILARI