Mehmet Said Aydın
Mehmet Said Aydın

'Dünya Sinema Sözlüğü' üzerine

Cumartesi, 30 Haziran, 2018
Kanımca, bu sahanın gene müstesna işlerinden birine, Rakı Ansiklopedisi’ne benziyor biraz. Bu sözlük, Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü, meselesinin tamamını ele almayı amaçlamıyor. O yüzden adı “gayri resmi” zaten. Ama, yazarın inisiyatifine bırakılan, “Böyle madde başı mı olurmuş?” dedirttiği andan hemen sonra, “Vay canına” dedirten kısmıyla Rakı Ansiklopedisi’ndeki yönteme epey yaklaşıyor.

Altyazı dergisi, memleketin yüz akı dergilerinden biri. Dergiciliğin ne denli güç bir iş olduğunu biliyorum çünkü dergicilik yapacak kadar cesur olamadım hiç. Yapanlar bana hep, hayatta bilmediğim bir anda, anlamadığım bir cesaretle donanmış gibi gelir. Bunca şey olurken, hayranlık kendiliğinden ekleniyor silsileye.

Tam adıyla Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü, Altyazı dergisinin üçüncü özel sayısı. Mayıs 2018 tarihini taşıyor. İki manada çok önemli ve elbette çok zor bir tarih bu: İlki, doların fırlamasından ötürü kâğıda zam geldi. İkincisi, bahsi geçen mayıs ayından hemen sonra ülke erken seçime gitti. Eh, seçim varken kim ne yapsın özel sayıyı. Hele bir de aylardan. Neyse, geçelim bu kısmı. Şikâyetten, şikâyetlenmekten, hayıftan, hayıflanmaktan çok ne var?

Altyazı’daki arkadaşlar tevazu sahibi insanlar. Ben olsam, bu sayıya (ve önceki iki sayıya) özel yerine müstesna derdim. Bu müstesna sayının (aslında adlı adınca kitabın ve hatta sözlük cisminde görünen ansiklopedinin) editörleri Senem Aytaç ve Fırat Yücel. Tamamı dört renk basılmış ve anons edildiği üzere “resimli”. Müstesna tasarımı Ahmet M. Öğüt’e ait. Düzeltiler Berke Göl ve S. Sezen Kutup tarafından yapılmış.

Kanımca, bu sahanın gene müstesna işlerinden birine, Rakı Ansiklopedisi’ne benziyor biraz. Şundan ötürü “biraz”: Rakı Ansiklopedisi adlı adınca ansiklopedi olan, bir ucu müthiş Larousse’a, öteki ucu Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’ne dayanan bir devasa kitaptı. Meselesinin her şeyine dokunmaya gayret ediyordu. Ama kimi maddeler, hadisenin kültürüne dairdi ve aslında, yazarının nesnesiyle kurduğu ilişkiyi öne alıyordu. Bu sözlük, Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü, meselesinin tamamını ele almayı amaçlamıyor. O yüzden adı “gayri resmi” zaten. Ama, yazarın inisiyatifine bırakılan, “Böyle madde başı mı olurmuş?” dedirttiği andan hemen sonra, “Vay canına” dedirten kısmıyla Rakı Ansiklopedisi’ndeki yönteme epey yaklaşıyor.

Editörler Senem Aytaç ve Fırat Yücel’in beraber imzaladığı sunuşta “[B]ir kapsayıcılık iddiası yok. Yazarlarının perspektifinden tarihin belli anlarına, olaylarına, kavramlarına, nesnelerine bakıyor,” denmesi, bu meyanda oldukça tutarlı ve dürüst. Ama halen biraz tevazu taşıyor, çünkü mühim bir kapsayıcılık da taşıyor kitap.

Aynı sunuşun sonunda şunu kaydediyor editörler: “Umarız ki bu sözlük size, sinemanın gelmişi, geçmişi ve geleceği arasındaki sınırları unutturacak; tarih yazımına bugüne kadar egemen olmuş beyaz, sömürgeci, heteroseksist, eril sesten özgürleşen başka başka anlatılara kapı aralayacak.” Dünyanın şimdiki tarihi beyaz, sömürgeci, heteroseksist ve erilken, sinemanın kendisi bundan nasiplenmesin? Editörler, bu –neredeyse– retorik soruyu, oldukça net yanıtlıyor. Ne iyi ediyorlar.

Bir sözlükten beklediğimiz biçimsel şartların hepsi mevcut. Alfabetik sırayla gidiyor, mümkün yerlerde görseller var, maddeler tanımlanıyor, tepe metin olarak sözlüğün ilgili maddesinin adı geçiyor. Ama yöntemi “müstesna” olduğu için, başka şeyler de yapılmış biçimsel olarak: Kaynakça ve dizin eklenmiş, maddelerde konu edilen filmlerin dizini eklenmiş, seçilmiş kaynakça ihmal edilmemiş, kişi dizini konmuş ve en önemlileri yazar dizini ile sözlük maddeleri listesi konmuş. En önemli dedim, çünkü A’dan Z’ye okumak bir yana, hangi yazarın hangi maddeyi yazdığını merak etmek epey mümkün bu sözlük özelinde. Dahası, maddeler alışılmadık olduğu için (“Ozu Usulü Kurgu”, “Taylorizmin Filmleri” yahut “Gündelik Hayatın Harikalarının Kâşifi Olan Film” gibi), başlıkları da kitabın sonunda liste halinde görmek müthiş okuma konforu sağlıyor. Yanlış saymadıysam eğer, 50 yazardan mürekkep bu müstesna eser. “Abel Gance’a Göre Napolyon” maddesiyle açılıyor, “1789 Manifestosu” maddesiyle kapanıyor.

“Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bugünlerde”, Altyazı’nın Gayri Resmi ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü’nü, havası da kendi kadar tuhaf 2018 Haziran’ının şu son gününde, hararetle tavsiye ediyorum naçizane. Ve hepimize, bir daha, bol güneşler diliyorum. Sinemada da güneş, mühim bir şeydir.


Mehmet Said Aydın kimdir?

1983 Diyarbakır. Kızıltepeli. Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Üç şiir kitabı var: “Kusurlu Bahçe” (2011), “Sokağın Zoru” (2013), “Lokman Kasidesi” (2019). “Kusurlu Bahçe” Fransızcaya tercüme edildi (2017). “Dedemin Definesi” (2018) isimli otobiyografik anlatısı üç dilli yayımlandı (Türkçe, Kürtçe, Ermenice). Türkçeden Kürtçeye iki kitap çevirdi. BirGün ve Evrensel Pazar’da “Pervaz” köşesini yazdı, Nor Radyo’da “Hênik”, Açık Radyo’da “Zîn”, Hayat TV’de “Keçiyolu” programlarını yaptı. Editörlük yapıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI