Yasaklı yıllarında Berlin’den Nâzım’a selâm…

Pazar, 3 Haziran, 2018
Nâzım Hikmet bir dünya ozanı. Önceki yazılarımdan birinde çeşitli dillerde bestelenmiş şiirlerinden dem vurmuş, birkaç örnek vermiştim. 55 yıldır aramızda değil belki ama şiirleri şarkılarla çoğalıyor.

12 Eylül karanlığını dağıtan bir albümden söz ederek yazıya başlayayım… 1988 yılında yayımlanan ikinci Grup Yorum albümü, “Haziran’da Ölmek Zor”. Albüme adını veren şarkı, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in aynı adlı şiirinden Hüsnü Arkan tarafından bestelenmiş, külliyata “dışarıdan” alınmıştı. Sonrasında topluluğun aldığı (şüphesiz tartışmaya açık) bir kararla altına Grup Yorum imzası atıldı ama hakkını verelim, Hüsnü Arkan’ın muazzam bestesi, şiiri, etkisini kaybetmeden dinleyiciye ulaştırdı. 12 Eylül darbesi sonrasında soldaki ilk kıpırdanmalardan biriydi bu. Kıt öğrenci bütçemizle aldığımız kaseti özenle saklamış, Grup Yorum konserlerini kovalar olmuştuk.

Şiir, “Orhan Kemal’in güzel anısına” ithaf edilmiş. Büyük yazarın aramızdan ayrıldığı tarih, 2 Haziran 1970 ama Korkmazgil, bu şiirde, Orhan Kemal’den yedi yıl önce bir 3 Haziran günü hayatını kaybeden Nâzım Hikmet’i anlatmış. En etkileyici dizeler, şunlar: “yıllar var ki ter içinde / taşıdım ben bu yükü / bıraktım acının alkışlarına / 3 Haziran ‘63’ü”

Nâzım Hikmet, 55 yıl önce bugün bu dünyayı terk etti. Memleketinden uzaktaydı, hasret çekiyordu. Hasretiyle gitti ve hayal ettiği gibi Anadolu’da bir çınar ağacının dibine değil, Moskova’da bir mezarlığa gömüldü. Üstelik başında kocaman bir kara taş var! Mezarını Türkiye’ye taşımak için zaman zaman girişimlerde bulunuyorlar ama galiba yattığı yerde bırakmak en doğrusu…

Şairin hasreti, çok zaman şarkılara sirayet etti ve memleketinden uzak zamanlarında yazdığı şiirler zaman zaman farklı isimlerce bestelendi. Zülfü Livaneli’nin “Zor Yıllar” albümünde yer alan “Vapur” bunlardan biri: “Bir vapur geçer Varna önünden / Bir vapur geçer Boğaz’a doğru / Nâzım usulcacık okşar vapuru / Yanar elleri…” Varna, şairin hayatında özel bir yere sahip. Hakkında kitaplar yazıldı, o dönem yazdığı şiirler elden ele yayıldı.

O dönemde yazdığı şiirlerin bir kısmı, 1979 yılında Almanya’da yayımlanan bir albümde karşımıza çıktı: Tahsin İncirci yönetiminde Batı Berlin İşçi Korosu / Türkischer Arbeiterchor Westberlin, 1979 tarihli “Barış ve Gurbet Türküleri / Lieder für den Frieden und Lieder aus der Fremde” başlıklı albümde Sümeyra’ya eşlik ediyordu ve albümün ikinci yüzü “Nãzım Hikmet’in şiirleri üzerine türküler”e ayrılmıştı. Üç bölümden oluşan “Varna Türküleri” [“Dikili Taşlar” ve Sofra” ile birlikte] bu bölümün ilk şarkısı. Sonrasında “Japon Balıkçısı”, Kız Çocuğu” ve “Hürriyet Kavgası” var. İlkini Ünol Büyükgönenç’ten, ikincisini Zülfü Livaneli’den, üçüncüsünü Timur Selçuk’tan biliyoruz ama buradaki yorumlar, Tahsin İncirci’nin kendi besteleri.

Batı Berlin İşçi Korosu / Türkischer Arbeiterchor Westberlin

İncirci, bir dönemini Almanya’da geçirdi, sonrasında Türkiye’ye yerleşti. Müzik çalışmalarını hâlâ sürdürüyor. Almanya’daki ilk işlerinden biri, ATTF (Avrupa Türkiyeli Toplumcular Federasyonu) İşçi Korosu. M. Erdemir adıyla yaptığı düzenlemeler, 1974 yılında “İşçi Şarkı ve Marşları” adıyla bir plakta toplandı. Albümde, Nâzım Hikmet şiirleri üzerine yapılmış besteler de vardı. Bunlar arasında bulunan “Onbeşler İçin / Onbeşlerin Kitabesi” ve “Türkiye İşçi Sınıfına Selâm”, sonrasında bir 45’lik plakta Batı Berlin İşçi Korosu tarafından da yorumlandı.

Koronun bir diğer albümü, 1986 tarihli “Çok Uzaklardan Geliyoruz / Wir Kommen Weit Her”. Albüme adını veren şarkı, Nâzım Hikmet’in bir şiirinden. Albümde bir Nâzım Hikmet bestesi daha var: “Memleketimi Seviyorum / Ich Liebe Mein Land” –ki bu şarkı, bir başka albüme daha ismini vermişti: Lutz Görner imzalı şiir albümü…

“Çok Uzaklardan Geliyoruz”da koronun eşlik ettiği solist, sonrasında yaptığı başarılı çalışmalarla adını duyuran Sema. Eşi Dieter Moritz, albümde çello çalıyor. Sema hem yaptığı albümlerde Nâzım Hikmet şiirlerine yer verdi hem de “Şeyh Bedrettin Destanı”nı Tuncel Kurtiz’le birlikte sahneye taşıdı. Memleketin gördüğü en etkileyici sahne gösterilerinden biriydi bu. Neyse ki Kalan Müzik tarafından kaset ve CD olarak yayımlandı, dilediğimizde dinleme şansına sahibiz.

Batı Berlin İşçi Korosu’nun yer aldığı bir başka plak, 1980 yılında Almanya’da düzenlenen işçi koroları şenliğinin canlı kayıtlarından oluşan “Wenn die Feinde mächtig sind…” Albüm Essen, Bremen, Kiel ve Berlin’de çalışmalarını sürdüren koroların festivalde seslendirdikleri şarkıların kayıtlarından oluşuyor. İlk yüzün kapanışını, Tahsin İncirci yönetiminde Batı Berlin İşçi Korosu yapıyor. Seslendirdikleri şarkı, “Der Deserteur”. Aynı şenliğe Berlin’den katılan bir diğer koro, Hans Eissler Chor. Koro, iki yıl sonra yapacağı “Ohne Angst Leben” başlıklı albümün kapağına Nâzım Hikmet’in bir fotoğrafını koyacak…

Nâzım Hikmet bir dünya ozanı. Önceki yazılarımdan birinde çeşitli dillerde bestelenmiş şiirlerinden dem vurmuş, birkaç örnek vermiştim. 55 yıldır aramızda değil belki ama şiirleri şarkılarla çoğalıyor.


Murat Meriç kimdir?

1972’de doğdu. Çanakkale ve İzmit’te okudu. Ankara’da kimya mühendisliği eğitimi alırken, dinlediği müziğin tarihine merak saldı ve oradan ilerledi. Kendini bildi bileli plak topluyor; okuyor, dinliyor, dinlediklerini yazıyor, sevdiklerini çalıyor. Kedi gibi meraklı. Rakı, roka, bamya, erik seviyor. İstanbul’da yaşıyor ama Ankaracı. 1996’da Müzük adlı dergiyi çıkartan ekipten. Sonrasında Roll mürettebatına katıldı. Mürekkep, Birikim, Milliyet Sanat, Virgül, Bant gibi dergilerde yazıları yayınlandı. Yeni Binyıl, Radikal ve BirGün'ün yazarlarındandı. Ankara’da Radyo Arkadaş’ın kuruluşuna katıldı ve pek çok radyoda programlar yaptı. Şu anda Açık Radyo'da, hafta içi her sabah Şarkılarla Memleket Tarihi adlı programı hazırlıyor ve sunuyor. Pek çok televizyon programının danışmanlığını yaptı, metnini yazdı. 2002 - 2003 yıllarında hazırlayarak sunduğu Kırkbeşlik adlı televizyon programı TRT’de yayımlandı. Kalan Müzik için bir Tülay German albümü (Burçak Tarlası 64 – 87, 2001) derledi, pek çok albüme yazar ve danışman olarak katkıda bulundu. Pop Dedik / Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği (İletişim Yayınları, 2006) ve 100 Şarkıda Memleket Tarihi (Ağaçkakan Yayınları, 2016) adlı iki kitabı, üzerinde çalıştığı pek çok projesi var. Üniversitelerde ve kültür merkezlerinde müzik tarihi üzerine seminerler verdi, veriyor. Düzenli olarak Gazete Duvar, Vatan Kitap ve Kafa’da yazıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI