Venezuela seçimlerinde hile var mı?

Pazar, 27 Mayıs, 2018
Yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, Chavist halkın Maduro için oy kullanmaya devam etmesi, Bolivarcı Devrimin mimarı olan Chavez’e olan derin inançlarından ve Venezuela sağına güvenmemelerinden kaynaklanıyor.

Venezuela’da Maduro erken seçimi yüzde 67 oy oranıyla yeniden kazandı. Bu seçim zaferi Bolivarcı devrimciler için yeni bir zafer mi yoksa muhalefetin dediği gibi hile ile elde edilmiş bir sonuç mu? Bütün bunları 10 yıldan fazladır Venezuela’da yaşayan ve orada olduğundan beri yakın Chavist çevrelerle ilişkileri paylaştığımız gazeteci Mustafa Özdemir ile konuştuk.

Venezuela’da seçim oldu ve Maduro kazandı. Muhalefet “hile var” diyor, ne diyorsun bu konuda, hile var mı?

Yüzde 48 ile son yılların en düşük katılımının yaşandığı cumhurbaşkanlığı seçiminde Maduro 6.2 milyon oy alarak yüzde 67 ile yeniden cumhurbaşkanı seçildi.

Seçime hile karıştığını sanmıyorum ama sağ muhalefet son 20 yılda Bolivarcılarla girdikleri 24 seçim yarışının sadece ikisinde sonuçlara itiraz etmedi, onlar da kazandıkları seçimler. Öte yandan Chavizm 2017 Temmuz ayında Kurucu Meclis için halk oylamasında 8 milyondan fazla oy aldı, 2017 Ekim’de yapılan eyalet seçimlerinde 23 eyaletin 18’ini aldı, 2017 Aralık’taki belediye seçimlerinde ise 6.5 milyon oyla 336 belediyenin 306’sını kazandı.

Maduro’nun en yakın rakibi ile arasındaki oy farkının 4 milyondan fazla olduğunu da hatırlarsak, hile iddiasının bence çok elle tutulur bir yanı yok.

Mesela yemek kartlarının dağıtılması bu oy kullanma oranını artırdı mı ya da halkın bu kesimi Maduro’ya bu yüzden mi oy veriyor?

Ayda bir devlet kurumları ya da mahalli organizasyonlar aracılığıyla yapılan ucuz fiyata yiyecek dağıtımı özellikle gecekondu halkından ve kamu çalışanlarından takdir görüyor. Hiper enflasyon, karaborsa, istifçilik, ambargo gibi sorunlardan alım gücü iyice düşen Venezuela halkı için bu hizmetler, Bolivarcı hükümetin halkı korumaya yönelik politikaları, sağ radikaller içinse bunlar, oy satın almak için yapılan bir gösteri.

Yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, Chavist halkın Maduro için oy kullanmaya devam etmesi, Bolivarcı Devrimin mimarı olan Chavez’e olan derin inançlarından ve Venezuela sağına güvenmemelerinden kaynaklanıyor.

Mustafa Özdemir

Esas kurucu anayasa oylamasında zafer kazandı bana göre Maduro. Peki sana göre bu anayasa gerçekten demokratik bir kurucu anayasa mıdır?

Ekonomik ve siyasi krizlerle mücadele eden Venezuela’da son bir yılda dört seçim yaşandı ve bunlara bağlı olarak gündem çok çabuk değişiyor. En yetkili organ olan Kurucu Meclis, sokaktaki şiddet eylemlerinin bitirilmesinde temel bir rol oynadıktan sonra, daha çok politik ve gündelik ihtiyaçlara yanıt vermeye çalışıyor. Fakat Kurucu Meclis asli görevi olan demokratik katılımı örgütleyerek, yeni bir anayasa hazırlamada şimdilik sınıfta kaldı gibi görünüyor.

Hile bana göre de abartı çünkü Chavistler zaten kemik oylarını aldı. Ayrıca fazladan hile yapmışlar gibi gelmiyor bana. Peki muhalefetin kaybetme nedeni ne ? Örneğin bir kısmı boykot yaparken, bir kısmı katıldı; bu mudur kaybetme nedenleri ?

2013’ten bu yana ciddi bir ekonomik ve siyasi krizle boğuşan Venezuela’da, enflasyonla ilişkisinde alım gücünün yitirdiği değer inanılmaz. Bugün bir aylık asgari ücret olan 2.555 bolivar ile yalnızca iki kilo et ya da 25 adet ekmek satın alabilirsiniz. Yani başka bir harcamanız olmadığı durumda, asgari ücretle günde anca bir ekmek satın alabilirsiniz.

Mecliste çoğunluğu oluşturan sağ partilerce hazırlanan raporda, Nisan 2017, Nisan 2018 enflasyon oranı yüzde 13.779. Ambargo, kıtlık, karaborsa, güvenlik, suç ve yolsuzluklar derken Venezuela’da deyim yerindeyse muhalefet etmek için gerekli bütün objektif koşullar mevcut.

Ancak seçimlerde sağın çatı örgütü olan MUD’un ortak bir adayda uzlaşamaması üzerine seçimleri boykot çağrısı yapması, sağ içindeki farklılıkları da ayyuka çıkardı. Sağ liderlerden Henry Falcon ve Evanjelist Bertucci seçimlere katıldılar.

Bence MUD’un seçimleri boykot kararı (eğer bir plana hizmet etmiyorsa) tam bir politik fiyasko, fiyaskonun tetikleyicisi ise sağcı liderlerin iktidar hırsı.

Venezuela her zaman dehşetli 4/5 aileden oluşan bir oligarşinin idaresi altındaydı. Son 20 yıllık Bolivarcı yönetim sonrası ise Boliburjuvazinin de bu oligarşide yer aldığını düşünüyorum ve bu yüzden sınıfsal anlamda, egemen güçlerin de bölündüğünü düşünüyorum. Yani oligarşinin iki kanadı var gibi artık, ne dersin?

Ben Boliburjuvaları devlet içinde üst düzey görev yürüten, Bolivarcı görünümlü ama rüşvet ve yolsuzlukla zengin olan, yeni sınıf ya da tabaka olarak kavrıyorum. Boliburjuvaziyi oligarşi teriminin içine alabilir miyiz, açıkçası bundan emin değilim ancak kapitali elinde bulunduran iki ayrı kesimin olduğu ve bunların çıkarlarının da çoğunlukla taban tabana çatıştığını söyleyebiliriz.

Geçenlerde Türkiye ile imzalanan anlaşmayı biliyor musun? Mal karşılığı uygun fiyata petrol anlaşması ve adeta bir ALBA sözleşmesi. İlginç olan Türkiye’den mesela ton balığı ve hatta madeni yağ, -petrolden elde edilen madeni yağ- satın alıyor. Sence 20 yıldır üretimi örgütleyememesinin nedeni ne?

Venezuela yaşadığı uluslararası ambargo sürecini kırmak için acil olarak yeni ticari ilişkilere ihtiyacı olduğundan tavizler verebiliyor ve satın alacağı ürünlerin ödemesini yapabileceği neredeyse tek şeyi de petrol ve yan ürünleri.

Petrolün 1914 yılında çıkarılmaya başlanmasından itibaren petrol geliri üzerine kurulan sosyo ekonomik yapıyı değiştirmek kolay olmamakla birlikte, ekonomiyi çeşitlendirme adına kayda değer hiçbir gelişimin olmadığı açık.

Bence üretimi örgütleyememesinin en önemli sebeplerinden birisi yolsuzluk. Çünkü örneğin devletin kasasından her bir tarım kooperatifine verilmek üzere çıkan 30 bin lira, işletmeye 10 bin lira olarak ulaşıyor. 20 bin lira bürokratik yapı içinde yolda kayboluyor. Ayrıca sürdürülebilir ve denetlenebilir bir ekonomi politikasının olmaması, üretimi işçilerce örgütleme kanallarının yaratılamamış olması, toplumun dokusuna işlemiş çalışma kültürü, disiplin, planlı yaşam gibi kültürel unsurlara, 2002’den sonra petrol fiyatlarındaki artışın kattığı rehaveti de ekleyebiliriz. Aklıma gelen olası sebeplerden bazıları bunlar.

Son soru sence ‘Bolivarcı devrim’ diye bir şey var mı ? Ya da ‘Bolivarcı devrim’ devam ediyor mu ?*

Eğer devrim halkın organize olarak iktidarı alaşağı edip başka bir toplumsal sistem kurma işine girişmesi ise, 2002’de Başkanlık Sarayı’nı kuşatarak Chavez’i sağcı darbecilerin elinden alan gecekondu halkı ve Bolivarcı askerler, hemen akabinde Chavez önderliğinde yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kamulaştırılarak gelirin yeniden daha adil bir biçimde dağıtıldığı bir toplumsal yapı inşasına koyuldular ve programlarına 21’inci yüzyıl sosyalizmini kurma iddiasını eklediler. Bugün mahalle konseyleri, komünler ve taban örgütleri, belki de Bolivarcı hükümete rağmen devrim devam mücadelesi veriyorlar.

Onlar Bolivarcı devrim devam ediyor mu sorunuza şöyle yanıt veriyor: ‘Her zaman ve her yerde!’

YAZARIN DİĞER YAZILARI