Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor

Çarşamba, 23 Mayıs, 2018
AKP 4, CHP ve İYİ Parti 6, MHP 2, Saadet Partisi hiç. Listelerin birinci sıralarında yer alan kadın sayısı açısından ittifaklar cephesi böyle. Yok aslında Cumhur İttifakı'yla Millet İttifakı'nın birbirinden farkı. Toplayıp terazinin bir kefesine ittifakları koyalım diğer kefesine sadece HDP’yi. 18/18 denk düşüyor liste başı kadın aday sayısı. Tabii HDP listelerinin bütünü incelendiğinde seviniyoruz aslolarak. HDP kadınlar tarafından alkışlanmayı hak eden tek parti.

Kadınların seçilme ihtimali yönünden listeleri incelemek hayli moral bozucu. 25’inci dönem parlamentoda kadın temsil oranı yüzde 17’ye ulaşmışken 26’ncı dönemde yüzde 14 olmuştu. Dönem içerisinde HDP’den düşürülen vekilliklerle sadece demokrasinin çıtası aşağı çekilmekle kalmamış aynı zamanda kadın oranı da yüzde 11 civarına inmişti. Şimdi 27’nci dönem parlamentoyu şekillendirecek olan 24 Haziran seçimlerine adaylığı kesinleşen kadın politikacıların kaçı girebilecek? AKP 126 kadın adayın kaç tanesini meclise taşıyabilecek? CHP 137 kadın politikacıdan kaçını seçilebilir sıralardan aday gösterdi? İyi parti ve HDP’li kadın adayların şansı yüksek mi? MHP ve Saadet Partisi kadınlara ne kadar şans tanıdı? Bu soruların cevabını ararken ilk ölçüt liste başı kadın aday sayısı.

Her partinin aday listelerini, seçim çevrelerinin hangilerinde kadın adayların birinci sırada yer aldığını incelerken çıldırmak işten bile değil. Gerçi sabaha kadar tek çıldıran ben değilmişim zira bianet ekibi de tüm gece aynı bakış açısıyla çalışmış. Yazıyı sayı ve oranlara boğmaktan kurtardı beni ama kızgınlık, öfke, üzüntü baki tabi. Teşkilatlarda aktif çalışan pek çok kadın varken ve aday adaylığı başvurusunda kadın sayısı hiç de az olmadığı halde listeler berbat. Berbat zira tıpkı evdeki gibi görülmemiş siyasetteki kadın emeği de. Hani ev kadını ve devlet memuru emeği ancak işler yapılmadığında görünür olur ya işte siyasetteki kadının durumu da pek farklı değil. Kadınlar kendilerini seçilebilir sıralardan aday göstermeyen parti yönetimlerini protesto için kampanya çalışmalarını boykot edebilseler keşke. Emekleri görünür olur, hak ettikleri değeri görürlerdi belki. Ama işte siyaset bu öyle çok girdisi çıktısı var ki hele kampanya sürecinde… İmkansız…

AKP 4, CHP ve İYİ Parti 6, MHP 2, Saadet Partisi hiç. Listelerin birinci sıralarında yer alan kadın sayısı açısından ittifaklar cephesi böyle. Yok aslında Cumhur İttifakı’yla Millet İttifakı’nın birbirinden farkı. Toplayıp terazinin bir kefesine ittifakları koyalım diğer kefesine sadece HDP’yi. 18/18 denk düşüyor liste başı kadın aday sayısı. Tabii HDP listelerinin bütünü incelendiğinde seviniyoruz aslolarak. HDP kadınlar tarafından alkışlanmayı hak eden tek parti. Listelerde kadın erkek dağılımını büyük ölçüde eşitlemeyi başarmış. Pek çok listenin sıralamasında bir kadın bir erkek aday görmek mümkün.

Sayı ve sıralamayla bu kadar ilgilenince nitelik nicelik tartışması açıp suyu bulandıranlar çıkar hemen. Bilindiği gibi parlamentoda erkeklerin sayısını, kadınların liyakatini sorgulayan anlayış, erkek siyasetine yol veren çarpık zihniyetin ürünü. Mecliste her konu oylamayla, parmak hesabıyla karara bağlandığı halde kadın erkek eşitliği söz konusu olunca sayısal varlık önemsizmiş gibi gösterilmeye girişilir. Oysa biliriz önemsiz olmadığını. Hangi partiden, hangi siyasi eğilimden olursa olsun kadın varlığının yükselmesi o siyasi hareketin, kurumun genel eğilimini eşitlik lehine iyileştirmekte. Uluslararası standartlara göre cinsiyet eşitliği önündeki engellerle mücadele kararlılığının hayata geçirilebilmesi için gereken kritik eşik yüzde 33.5. Bir ortamdaki insanların en az üçte biri kadın olduğunda toplumsal zihniyet eşitlik karşıtı direnci terk etmeye başlıyor. Parlamentoda zihniyet dönüşümünün başlayabilmesi için gereken kritik eşik bile Türkiye siyasetine çok yüksek çıta. Bırakın eşitliği, eşitliğe giden yoldaki kritik dönemece erişmek için bile kırk fırın ekmek gerek. Ya da tüm partiler bu konuda HDP’den ders almalı.

Liste başı kadın aday sayısı ittifakların toplamına denk düşse bile adaylıkların kabulünde neredeyse cinsiyet eşitliğine ulaşmış parti için 87 listeden 18’inde birinci sıranın kadınlara ayrılması yetersiz aslında. Yine de eşitlik ve demokrasi alanında hiçbir parti eline su dökemez. Listeler öyle söylüyor. Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın tahliye talebi reddedilmiş ve listelerinde tutuklu adaylara yer vermiş olan HDP, maruz kaldığı hukuksuzluklara rağmen eşitliği önceleyen tek parti olmayı sürdürüyor. Sadece cinsiyet eşitliğini kurmaya çalışmakla yetinmeyip aynı zamanda bu toplumun ötekisine de listelerinde geçmişte olduğu gibi yer açmış. Alevi, Ermeni, Süryani, Ezidi, LGBTİ+, OHAL ve KHK mağduru adaylarla bu ülkenin dışlanmışlarını kucaklamaya özen gösteren tek parti. Her ne kadar siyasal şiddetle arasına mesafe koyamadığı için kusurlu olsa da terörün tek sorumlusuymuş gibi gösterilerek siyaseten katline hükmedilmiş bu parti, ezberleri bozmaya aday. Bir yerde Cumhur İttifakı bir yerde Millet İttifakı, küçük ya da küçülmekte olan partilerin baraj sorununu ortaklaşarak aşmaya çalışırken HDP, fark yaratma özelliğiyle barajı aşıp yeni dönemin belirleyicisi olma yolunda.


Berrin Sönmez kimdir?

1960 Ankara doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Öğrencilik yıllarında Maliye Bakanlığı'nda çalışıp mezuniyet sonrası Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak akademiye geçiş yaptı. Halkevi üzerine yaptığı doktora tezini sağlık nedeniyle yarım bırakarak üniversiteden ayrılıp çeşitli orta okul ve liselerde tarih öğretmenliği yaptı. Yaklaşık beş yıl sonra önce okutman sonra öğretim görevlisi olarak tekrar akademiye döndü. Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisiyken yakalandığı 28 Şubat sürecinde ve bu defa isteği dışında üniversiteden bir kere daha ayrıldı. Sözleşmesinin haksız olarak yenilenmeyişine itiraz ederek açtığı idari dava, dönemin keyfi idaresi ve idareye tam bağlı yargısının pervasızca verdiği “rektörün takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildiği için emekli oldu. Dört-beş yıl çeşitli kurum ve konumlara demir atarak geçirdiği çalışma hayatı sonrası kendisini ilk defa gerçekten ait hissettiği tek yer olan Başkent Kadın Platformu Derneği üyesidir. Sivil toplum alanında kadın, çocuk, insan hakları, demokrasi ve barış savunusuyla gönüllü çalışmayı sürdüren feminist-aktivist Berrin Sönmez’in çeşitli dergilerde makale ve denemeleri yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI