Selim Temo
Selim Temo
  • stemo@gazeteduvar.com.tr

El-netice

Çarşamba, 11 Nisan, 2018
Söz konusu divanda birkaç Arapça ve altı da Kürtçe manzume bulunuyor. Geri kalan manzumeler Türkçedir.

Tuğba Aydoğan ve Kenan Erdoğan’ın “Manisa’da Medfun Mutasavvıf Bir Şair: Seyyid İbrahim Halil Efendi ve Divanı ‘Kenzi-i Şumûs’” başlıklı “akademik” yazılarını okuyunca insan nurlanıyor! Yazarlarla araştırmanın nesnesi arasında herhangi bir mesafe yok. Mesela şöyle diyorlar: “Kendi ifadesine göre kırk bir tarikattan irşad görevi ve icazet almış olan İbrahim Halil Efendi, yürütmeyi daha ziyade Nakşibendî tarikatı üzerinden yapmıştır.” Bir sayfa sonra gerçekten de öyleymiş gibi “41 tarikatten icazet almış olan” ifadesini kullanıyorlar. Önce “kırk bir tarikattan” diyorlar, sonra ise “41 tarikatten.”

Onlara göre şeyhin 100 kadar da menkıbesi vardır, ancak yazının “sınırlı” olması nedeniyle onun “başından geçen menkıbeler” ayrıca incelenebilir. Elbette edebiyat artık başka bir yerde olduğu için divanın edebî bir değeri yok, ama yazarlar büyük bir keşif yapmışlar gibi paso “müellif nüshası” deyip duruyorlar.

Halîl, Vehbî, Recâî, Hüdâî ve İbrâhim gibi mahlaslar kullanan Halil İbrahim Soğukoğlu’nun Divân-ı Kenz-i Şümûs’u yaklaşık 8 bin beyitlik 730 kadar manzumeden oluşmaktadır. Söz konusu divanda birkaç Arapça ve altı da Kürtçe (Kurmancî) manzume bulunuyor. Geri kalan manzumeler Türkçedir (Osmanlıca). 1994 yılında İsviçre’de Aramî alfabesiyle basılan kitap, 2001’de, İstanbul’da Latin alfabesiyle basılır. Kitapta divan şiiri gibi tekke şiiri örnekleri de görülmektedir.

Halil İbrahim Soğukoğlu

Türkçe manzumeler için “tasavvufî”, Kürtçe manzumeler için ise “öğüt tonlu” demiştik. Türkçelerde kendi hayatından bahseden Soğukoğlu’nun şu beytini aktarmakla yetinelim: “Ey vatanı issiler vatana gelin / Bir vatanım içün terk-i evtânım.” Dolayısıyla bir vatanı için vatanları terk eden biriyle karşı karşıyayız.

Bu divanın dışında da Kürtçe manzumeleri olduğu söyleniyor. Divandaki altı Kürtçe manzumesi ise, sonlara doğrudur ve 724-729 numaraları arasındadır. Kurmancînin “Berfırat” (Fırat kıyısı) ağzı ile yazılmış olan manzumeler birtakım gramer ve imlâ hataları barındırır. Sever Işık ve Nevzat Eminoğlu’nun yaptıkları transkripsiyonda da birtakım hatalar göze çarpıyor, izafeler gibi. Bu manzumelerden 726 numaralı olanı çevirisiyle birlikte aktarıyoruz:

 

726

Baxçeyê dostê sunbul rihanê vebû
Teyrê bilbil ra xunçe maûnê vebû

Wexta xwe ye mela werin aşiqan
Camêrê Xweda meydana xwe vebû

Hîro dostê hûn dewet eşqê kirin
Ca meriyê Xweda meydanê xwe vebû

Ne cewher e kufrê kêla bêxwe mexwe
Ê kî dixwazî kaniya cewherê vebû

Hana ji dûr da tu xudan merîfet nabî
Êk aşiq bû, kaniya îrfanê vebû

Êk dixwazî mêla qedehekî vexwu
Werin dikana şerabê eşqê vebû

Derva rêkin megrin hûn ji vê rêkî
Hîro rêka sirrê furqanî vebû

Ê kî ji Adem ra secde nakirî
Ji wî ra qapûyê lenetê vebû

Melaîkan ji Adem ra secde kirin
Ji herdika zî yekî ra rê vebû

ÇEVİRİSİ

Sümbül ve reyhanın dostu olan bahçe açıldı
Bülbül kuşu için mâ’ûn goncalar açıldı

Vakti geldi ey mollalar âşıklara gelin
Cömert Allah’ın meydanı açıldı

Dostlar sizi bugün aşka davet etti
Artık Allah dostları için meydan açıldı

Cevher değildir tuzsuz aşı yeme
İsteyen için cevher pınarı açıldı

Böyle uzakta marifet sahibi olamazsın
Âşık olan içen irfan pınarı açıldı

Bir kadeh içmek isteyene
Gelin dükkâna, aşk şarabı açıldı

Bu yolu bırakmayasınız sakın
Bugün furkanî sırrın yolu açıldı

Adem’e secde etmemiş olana
Onun için lanet kapısı açıldı

Melekler secde ettiler Adem’e
İkisinden her biri için bir yol açıldı

Netice olarak altı yazılık bu dizide İbrahim Halil Soğukoğlu’yu anlatmaya ve çözümlemeye çalıştım. Mümkün olan bütün yorumları yapmam mümkün değil elbette. Öyle bir iddiam da yok. Ama birilerinin anlattığı gibi olmadığı açık. Bence “ilginç” ve “renkli” değil, görevini yerine getirmiş bir görevli o. Birilerine örnek olurken birilerine ibret olabilecek bir portre.

Yazının görselleri TDV İslâm Ansiklopedisi’nden alınmıştır.


Selim Temo kimdir?

27 Nisan 1972’de Batman’ın Mêrîna köyünde doğdu.2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Etnoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1997’de Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü, 1998’de Halkevleri Roman Ödülü’ne değer görüldü. Yüksek lisansını (“Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması”) ve doktorasını (“Türk Şiirinde Taşra: 1859-1959”) Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. 2009’da Mardin Artuklu Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. 2011’de, Exeter Üniversitesi’ndeki (İngiltere) Centre for Kurdish Studies’de konuk hocalık yaptı. Hrant Dink Vakfı tarafından “dünyada, geleceğe dair umudu çoğaltan kişiler”den biri sayılarak “2011’in Işıkları” arasında gösterildi. Radikal gazetesinde başladığı köşe yazarlığına (Kasım 2013-Kasım 2014), Ocak 2017’den beridir Gazete Duvar’da devam ediyor. Dört Türkçe iki Kürtçe şiir kitabı, bir romanı, iki antolojisi, 12 çocuk kitabı, yedi roman-öykü çevirisi, iki şiir kitabı çevirisi, bir çevrimyazısı, bir gazete yazıları ve iki edebiyat kuramı kitabı yayımlandı. 6 Ocak 2017’deki 679 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edildi. Amed’de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI