Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

İlhan Kesici Kirmancî ve Zazaca ağıt öğreniyor

Perşembe, 5 Nisan, 2018
İlhan Kesici’yi tanıyanlar kendisinin müzikle olan yakın ilişkisini bilir. Tambur çaldığını, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği repertuarının epey geniş olduğunu, zor eserleri bile çok iyi söylediğini… Kesici, müziğin kendisi için ne anlam ifade ettiğini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanından şu alıntıyla açıkladı, “Halkımıza ve hayatımıza ne kadar yaklaşırsak o kadar mesut olacağız. Biz bu türkülerin milletiyiz"; "Ben de bu türkülerin insanıyım,” diye de ekledi.

Cumhurbaşkanı adayını henüz açıklamayan ana muhalefet partisinde adaylığın yakıştırıldığı isimlerden İlhan Kesici ile partisinin salı günkü Meclis grup toplantısı sonrası Meclis restoranında yemek yedik ve uzun uzun sohbet ettik. CHP İstanbul Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi İlhan Kesici’ye kuliste “Sayın Cumhurbaşkanım” diye hitap eden partililerin ilgisi büyüktü.

ADAYLIK İDDİALARINA İLİŞKİN, ‘DAHA ÖNÜMÜZDE 1.5 YIL VAR’ DEDİ

İlhan Kesici, Mart 2019’daki yerel seçimde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olacağı iddiasını 1994’teki adaylığını hatırlatarak “Ben o işi 25 sene önce yaptım. Artık ulusal ölçekte politika yapıyorum” sözleriyle yalanladı. Peki ya cumhurbaşkanlığı adaylığı? “Daha önümüzde 1.5 yıl var. Türkiye bir hafta sonrasını bile görmekte zorlanıyor” diye söze başlayan Kesici açıklamasına şöyle devam etti, “Normal şartlarda, öyle tahmin ediyorum ki bütün partiler önce Mart 2019’daki belediye seçimlerini görecekler. Seçime ittifaklı veya ittifaksız girilmesi de dâhil olmak üzere iktidar da muhalefet partileri de buradan dersler çıkaracaktır. Bunlara bağlı olarak da cumhurbaşkanı isimleri telaffuz edilir. Şimdiden herhangi biri ben adayım diyemez.”

‘SEÇİME KARAR VERECEK İRADE İKİ KİŞİDİR’

İlhan Kesici ile Meclis bahçesinde katşılaşan partililer kendisine “Sayın Cumhurbaşkanım” diyerek selam verdiler.

“Açıklamanızdan genel seçimin zamanında yapılacağını düşündüğünüz sonucu çıkıyor” diye araya girmem üzerine şunları söyledi İlhan Kesici, “Seçime karar verecek irade iki kişidir. Birisi Sayın Cumhurbaşkanıdır, 316 milletvekili olan bir partinin Genel Başkanıdır. İkinci isim de Sayın Devlet Bahçeli’dir. O da AK Parti ile yapılan ittifakın en önemli siyasi unsurudur. Bunlardan bir ses çıkarsa seçim tarihiyle oynanmış olur. Ara ara Sayın Cumhurbaşkanı’na soruluyor. Her seferinde seçim zamanında yapılacaktır diyor. Sayın Bahçeli de son Meclis grup toplantısında seçimler zamanında yapılmalı dedi. Böyle olunca bize düşen seçimlerin zamanında yapılacağını düşünmektir.”

Deneyimli siyasetçi bu konuyu burada noktalayınca “Nergis (Demirkaya) sizin Kürtçe öğrendiğinizi duymuş ya da Kürtçe şarkılara çalıştığınızı, doğru mu?” diye soruyorum. “Kürtçe değil ama Kürtçe ve Zazaca şarkı öğrendiğim doğru” diye yanıtlıyor İlhan Kesici ve sohbetimiz rota değiştiriyor.

‘BİZİM KÜRTLERİMİZ DERTLİ, ALEVİLER DERTLİ’

İlhan Kesici’yi tanıyanlar kendisinin müzikle olan yakın ilişkisini bilir. Tambur çaldığını, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği repertuarının epey geniş olduğunu, zor eserleri bile çok iyi söylediğini… Kesici, müziğin kendisi için ne anlam ifade ettiğini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanından şu alıntıyla açıkladı, “Halkımıza ve hayatımıza ne kadar yaklaşırsak o kadar mesut olacağız. Biz bu türkülerin milletiyiz”; “Ben de bu türkülerin insanıyım” diye ekledi Kesici.

Sivas Zara doğumlu Kesici, bir süredir Kirmancî ve Zazaca ağıtlara çalıştığını anlatırken, “Ağıt demek dert demektir. Türkçe’de uzun havalar gibi Kürtçe’de de ağıtlar var. Bizim Kürtlerimiz dertli, Aleviler de dertli. Aslında bütün türkülerimiz dertlidir” dedi.

Maral’dan Şev tarî (Zazaca), Aynur’dan Ahmedo (Kirmancî), Aram Tigran’dan Ay Dilberê (Kirmancî)’ye çalıştığını söyleyen Kesici, tercümana ihtiyacı olduğunda arkadaşlarından yardım istiyor.

‘BABAANNEM RİŞVAN AŞİRETİ’NDENDİ’

Babaannesinin Rişvan Aşireti’nden olduğunu belirten İlhan Kesici, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki iskân politikasıyla aşiretin bir kolunun Zara’ya geldiğini şu sözlerle anlattı, “İmparatorluk bakiyesi tam bir milliyetler bakiyesidir. Babaannemin ailesi Adıyaman Kâhta’dan Haymana’ya gelmiş, 1880’de de Zara’ya yerleşmişler. Babaannem Zara doğumluydu. Kürtçe bilmezdi. Bizimkilere sorsan Rişvan Türkmen aşiretidir, Kâhta’dakilere sorarsan Kürt aşireti. En büyük aşiretlerden biri, konargöçerlerden ve Rişvan Aşireti. Kürtlerin kahir ekseriyeti Şafii mezhebindendir. Rişvan Aşireti ise Hanefi mezhebindendir.”

“Sivas, Elaziz, Erzurum, Malatya, Diyarbekir, Urfa ve Kerkük… Türkülerin ana vatanı burasıdır” diyen İlhan Kesici’ye göre Sivas Alevi türkülerinin, deyişlerinin ayrı bir yeri var. “Leyl-i Matem’i yani Kerbela Ağıdı’nı Ender Balkır’dan dinlemelisiniz” diye hatırlatan Kesici, stüdyoya girip kayıt yapmayı düşünüyor musunuz soruma, “Düşünüyorum ama bir şarkıyı, türküyü doğru okumak için beş yüz tekrar yapmak lazım” yanıtını verdi.
Müzik yeteneğini aldığı annesiyle “Suda balık yan gider” türküsünü çok söylediklerini anlatan İlhan Kesici eşi Binhan Hanım için söylediği Elazığ türküsünü de mırıldandı sohbet sırasında. “Binhan Hanım’ı ailesinden istediğimizde kızı bize vermek istemediler önce. Şu Elazığ türküsünü söylerdim durmadan: Bir kara kaş bir kara göz sende var. Bir tükenmez deli gönül bende var. Yedi yıldır derde derman ararım. Hiç demezsin derde derman bende var…”

1994’TE İSTANBUL İÇİN ERDOĞAN’LA YARIŞMIŞTI

Türk Sanat Müziği’nde iddialı olduğunun altını çizen Kesici, “Ben asıl Hüzzamcıyım” diyor ve en sevdiği eserin, Selahattin Pınar’ın, “Ümidini kirpiklerine bağladı gönlüm. Yıllarca o bir çift göz için ağladı gönlüm” olduğunu söylüyor. Kendisinin, Münir Nurettin Selçuk’un Segâh makamındaki eseri “Dönülmez akşamın ufkundayız” şarkısını çok iyi söylediğini de hatırlatıyor.

Dört gün önce hayatını kaybeden Türk Halk Müziği sanatçısı Mükerrem Kemertaş için Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “…Huma Kuşu da çok yükseklere uçmuş oldu. Mekânı Cennet olsun” diye yazmıştı Kesici. Kendisi “Huma Kuşu”nu, 1994 yılında Cem Özer Şov’da seslendirmişti. Programa yerel seçimdeki rakibi Zülfü Livaneli ile birlikte çıkmıştı.

Hatırlayanlar vardır. İlhan Kesici, 27 Mart 1994 Yerel Seçiminde ANAP’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı idi. O yarışta, SHP’nin adayı Zülfü Livaneli, Refah Partisi’nin adayı ise Recep Tayyip Erdoğan’dı. Erdoğan, Kesici’yi 3 puan farkla yenmişti. Kesici yüzde 22 oy aldı, Erdoğan ise yüzde 25. Sohbete başladığımızda İstanbul adaylığının söz konusu olmadığını, kendisinin ulusal ölçekte siyaset düşündüğünü söyleyen Kesici’ye, Kirmancî ve Zazaca da cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bir hazırlık mı, diye sorduğumda gülümsemekle yetindi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI