Mühdan Sağlam
Mühdan Sağlam

Petrolde büyük kapışma: New York’a karşı Şanghay

Çarşamba, 28 Mart, 2018
Petrol anlaşmalarının yuan üzerinden satışı ne anlama geliyor? Daha önce kullanılan para birimi enerji piyasaları -küresel ekonomi politik dengesinde ne ifade ediyor? Çin’in bu atılımı ABD’yi nasıl etkileyecek? Bu hafta enerji piyasalarına Şanghay Borsası’ndaki yuan'lı satışın etkilerini ele alacağız.

Bu hafta küresel enerji piyasalarında kırılma yaratacak büyük bir atılım gerçekleşti. Uluslararası Şanghay Borsası’nda ilk defa Çin resmi para birimi yuan üzerinden petrol anlaşmaları dönemi başladı. 26 Mart’ta başlayan satışın ilk üç saatinde 15.4 milyon varil petrol eylülde teslim edilmek üzere el değiştirdi.

Aylardır küresel ekonomi ve enerji dünyasında gündemde olan bu konu sadece enerji piyasası açısından değil, küresel ekonomi politikte müstakbel hegemonun en güçlü alanda kendine yer açma girişimi olarak da incelenmeye değer.

Petrol anlaşmalarının yuan üzerinden satışı ne anlama geliyor? Daha önce kullanılan para birimi enerji piyasaları -küresel ekonomi politik dengesinde ne ifade ediyor? Çin’in bu atılımı ABD’yi nasıl etkileyecek? Bu hafta enerji piyasalarına Şanghay Borsası’ndaki yuan’lı satışın etkilerini ele alacağız.

OPEC FİYATLARINDAN BORSALARA PETROL FİYATLARININ DÖNÜŞÜMÜ

Enerjinin nasıl alınacağı, fiyatın kontrolü ve bunu belirleyen dinamikler küresel petrol piyasasındaki dönemlendirmelerin en önemli gösterenlerinden birisi. 1970’lere kadar enerji piyasasında yedi kız kardeşler olarak bilinen büyük petrol şirketlerinin liste fiyatları dediği, yani şirketlerin belirlediği fiyatlar geçerliydi.

1960’ta üretici ülkelerin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (Organization of the Petroleum Exporting Countries-OPEC) şemsiyesi altında bir araya gelmesi imtiyaz anlaşmalarına hafif etkiler doğurmuş olmakla birlikte üreticilerin fiyatlarda benim dönemim başlıyor dediği atılım 1973 Petrol Krizi’yle geldi. 1980’lere kadar da üreticilerin ağırlığını koyduğu şekilde devam etti.

1970’lerin sonunda ilan edilen neoliberalizmin etkilediği alanların başında petrol piyasası geldi. Marx’ın kapitalizmdeki dönüşümü ve hızı anlatmakta kullandığı “Katı olan her şey buharlaşıyor.” sözü, “metalaşabilen her şey borsada işlem görüyor” şekline büründü ve finansallaşma selinden petrol de nasibini aldı.

Diğer metalardan farklı olarak petrolün menkulleşme süreci 1983’de New York Mercantile Exchange’de (NY MEX) başladı. Daha önce arz-talep dengesine dayanan fiyatlandırma, artık borsadaki spekülasyonlar, kürese finansal krizler, jeopolitik gerilimlerin yatırımcılar üzerindeki etkisince yönlendirilir hale geldi.(1) Örneğin 2014-2016’daki ivmeli fiyat düşüşünde küresel arz ve çeşitlilikte fiyatları 100 dolardan 30 dolara kadar indirebilecek büyük bir sarsıntı yaşanmamışken bu manzaranın ortaya çıkması gözlerin yeniden finansal piyasalara dönmesine neden olmuştu.

Finansallaşma rüzgarına petrolün eklenmesi olarak anılabilecek bu sürece “Petrol kontratları hangi para birimi üzerinden satılmakta?” sorusu yöneltildiğinde geri planda kalan uluslararası ekonomiye kimin hakim olduğu sorusu da yanıt buluyor.

Petrol kontratlarında kullanılan para birimi önemli çünkü enerji rapor ve analizleri halihazırda hidro-karbonların enerji piyasasında aslan payına sahip olduğunu işaret ediyor. Örneğin BP Enerji Raporu 2017’ye göre küresel enerji talebinin yüzde 35’i hâlâ petrolden karşılanmakta.(2) 1983 itibariyle NY MEX’te kontrat satışı Amerikan Doları üzerinden gerçekleşti. NY MEX ve Londra merkezli Intercontinental Exchange (ICE) petrol fiyatlarının belirlenmesindeki hayati merkezler. Her iki büyük borsada petrol anlaşmalarının satışı dolar üzerinden gerçekleştiriliyor.

Amerikan doları üzerinden küresel enerji talebinin önemli bir kısmını karşılayan petrol dolar bazlı satışı dört açıdan kritik. Birincisi, kalkınmakta olan ülkelerin neredeyse tamamı sanayileri için gerekli olan enerjide petrolden faydalanıyor. Buysa dolarla işi olsun olmasın petrole ulaşmak isteyen her tüketicinin dolar rezervine sahip olması demek. Yani petrol standardı, dolar standardı anlamını kazanır. İkincisi, dolar rezervine sahip olmak için tüketici ülkeler küresel ticarette daha fazla mal ihraç etmek veya borçlanmak durumunda. Buysa ABD’nin öncelediği serbest ve küresel ticaretin perçinlenmesi anlamına gelir. Üçüncüsü, ABD halihazırda altınla bağını kopardığı için yalnızca kendi hazinesi tarafından basılan dolarla ihtiyacı kadar petrol alabilir hale geliyor. Son olarak, üretici ülkeler ekonomik, finansal ve sanayi konusunda cılız yapılara sahip olduğu için ellerindeki dolar rezervlerini ABD ve Avrupa bankalarında değerlendiriyor. Böylece ABD küresel olarak kendi liderliğindeki ekonomi ve sosyal politikaların hayata geçmesi için söz konusu mevduatları kredi/hibe olarak üçüncü dünya ülkeleri başta olmak üzere dağıtabiliyor. Yani petro-dolar sistemi ABD’nin küresel pozisyonunun önemli sacayaklarından birisi.

NEW YORK’A KARŞI ŞANGHAY: BORSA SAVAŞLARI

Çin’in yaklaşık bir yıl önce kurulan ve 26 Mart itibariyle Eylül 2018 vadeli sözleşmelerin satışa sunulduğu Uluslararası Şanghay Enerji Borsası bu denklemi zorlamaya çalışıyor. Bu borsada petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının işlemlerinde yalnızca yuan kullanılmıyor, ayrıca altın ve diğer para birimlerine alan açılıyor.(3)

Uluslararası para transfer sistemi Swift verilerine göre Eylül 2017’de yuan’la gerçekleştirilen ticari işlemin genel içindeki payı yüzde 1.85. Bu oranın değişkenlik gösterdiğini ve iki yıl önce 2.79’a kadar çıktığını da not etmek gerekiyor. Benzer biçimde yükselen piyasalarda yuan’ın ticari işlem payı yüzde beş civarında. Ayrıca bunun yüzde 95’ten fazlası dolara karşı yapılan işlemlerde karşılık buluyor.

Yuan’ın oranı ilk etapta kulağa çok küçük geliyor olsa da küresel ticaret alışkanlıklarını, doların hâlâ güçlü bir konumda yer alması gibi sebeplerle küçümsememek gerekiyor. Çin dünyanın en büyük ihracatçısı, Çin ticaretinde yuan bazlı emtia ticareti oranı 2017’de Çin’in genel ticaretinde yüzde 10’luk paya sahipti. Ancak bu oranın yüzde 30’a çıktığı dönemlerin de olduğunu akılda tutmak lazım. Çin ticari işlemlerinde yuan’ın ağırlık kazanması için çeşitli stratejiler uyguluyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler uyarınca söz konusu atılımlar yenileniyor. İşte Uluslararası Şanghay Enerji Borsası bu anlamda hayati bir atılım olarak görülüyor.

YUAN İÇİN SANA SANA MUHTACIM PETROL

Dünyanın en büyük ihracatçısı olan Çin 2017 itibariyle en büyük petrol ithalatçısı. Bu şu demek Çin petrol fiyatlarında değişim yaratabilecek kadar yüksek tüketim gücüne sahip. Benzer biçimde petrol, genel olarak enerji kaynakları, küresel ticarette önemli bir paya sahip. Sadece petrol ticaretinin payı yüzde üç- dört bandında yer alıyor. Başka bir anlatımla karşımızdaki devasa bir piyasa. İşte bu devasa piyasanın çekim merkezi Uluslararası Enerji Ajansı Dünya Enerji Görünümü 2017 Raporu’na göre Hindistan, Çin ve Güney Asya ülkeleri.(4) Örneğin Basra Körfezi’nden kalkan 100 gemiden 75’inin rotası Asya ve Asya Pasifik. İşte bu faktörler ışığında yani petrol, genelde enerjinin küresel ticaretteki hacmi ve talep artışının olduğu bölgeler Çin’in geniş bir perspektifle yola koyulduğunu gösteriyor. 2040’ta kendisinin de dahil olduğu tüketim merkezi olacak bir bölgeye uluslararası bir enerji borsası kuruyor, üstelik dolar yerine yuan olacak şekilde. Şanghay Enerji Borsası’nın bir diğer önemli projeksiyonu orta vadede New York ve Londra gibi kendi brenchmarkını oluşturmak. Bu hem Çin’in kendi ulusal enerji güvenliğini garantileyebilecek bir ön alıcı mekanizma hem de küresel ticarette dolara karşı yuanın güçlenmesini sağlayacak bir adım.

Küresel ekonomide ABD odaklı sistemde temkinli bir biçimde gedikler açan Çin küresel projeler, bankalar ve oluşumlarının yanına yeni bir araç ekledi. Uluslararası Şanghay Enerji Borsası’nın fiziki varlığıyla karşılık bulan bu adım hem dolara karşı yuanı güçlendirmeye hem de enerji piyasalarının kalbi NY MEX’e karşı ibreyi Şanghay’a çevirmeye çalışıyor.

(1) Volkan Özdemir, Petrol Piyasalarında Yeni Dönemin Ayak Sesleri, http://www.eppen.org/index.php?sayfa=Yorumlar&link=&makale=234 (20 Aralık 2017).

(2) BP Energy Report 2017, https://www.bp.com/content/dam/bp/pdf/energy-economics/energy-outlook-2017/bp-energy-outlook-2017.pdf, s. 17. 

(3) Özdemir, a.g.y.

(4) International Energy Agency, World Energy Outlook 2017 Executive Summary, www.iea.org/Textbase/npsum/weo2017SUM.pdf (25 Şubat 2018).


Mühdan Sağlam kimdir?

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora yapmaktadır. Enerji politikaları, ekonomi-politik, devlet-enerji şirketleri ilişkileri, Rusya’da devletin dönüşümü ve enerji politikaları, Avrasya temel ilgi alanlarıdır. Gazprom’un Rusyası (2014, Siyasal Kitabevi) isimli kitabın yazarı olup, enerji ve ekonomi-politik eksenli yazıları mevcuttur. 7 Şubat 2017'de çıkan 686 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI