Volkan Ağır
Volkan Ağır

'Warum Lan'* pazartesi?

Cumartesi, 3 Mart, 2018
Futbol oyununun endüstriyelleşmesiyle en büyük gelir kalemi yayın kalemi oldu. Maçların günlerinin alışılagelinen haftasonu günlerinden çarşamba ya da pazartesi gününe alınması ise özellikle Bundesliga tribünlerinde büyük tepkiyle karşılandı.

Süper Lig’in en büyük sıkıntılarından bir tanesi seyirci sayısı. Ortalamalar bile ülkedeki Süper Lig takımlarının stadyumlarını doldurabilecek kapasitede değil. En son Osmanlıspor’un Teleset Mobilya Akhisarspor’u konuk ettiği maçta tribünlerde 180 kişi (200 kişi yoktu) vardı. Küme düşmeme mücadelesi veren iki takımın karşılaşmasında bu kadar az sayıda taraftar olması dikkat çekti. Karşılaşma 3-2 gibi bir skorla, belki futbol olmasa da gol açısından keyif veren bir şekilde sonuçlanmıştı üstelik. Maç 25 Aralık Pazartesi günüydü, soğuk bir akşamüstü Ankaralılar evinde oturdu, dizisini izledi. Ertesi gün işe gitmek zorunda olan Akhisarlılar ise tribüne gelmekten vazgeçti, belki dost evlerinde, kahvehanelerde lokallerde maçı ekrandan izledi. Belki de izlemedi.

BOKSTAN FUTBOLA PAZARTESİ YAYINLARI

Pazartesi maç yayınlamak yeni bir icat değil. İlk olarak tabii ki yayıncılığın ve pazarlamanın anavatanı olarak görülebilecek Amerika Birleşik Devletleri’nde temeli atılıyor. 1949’da pazartesi ve salı günleri boks maçları yayınlıyor NBC. 50’lerde NBC yerini DuMont’a bırakıyor. DuMont yayınlarına futbolla ama ‘korumalı’ futbolla devam ediyor. Pek başarılı olamayan DuMont yerini CBS’e sonra ABC’ye bırakıyor. O dönemler farklı iki lig organizasyonu olan AFL ve NFL 1966 yılında birleşmeye karar veriyor ve 1970’te birleşme tamamlanıyor. İlk Super Bowl da bu birleşme sonrasında oynanıyor. “Pazartesi gecesi futbolu” adi verilen programla ABC yayınlarına başlıyor.

 

Futbol (ayakla oynanan, Avrupalı olan) ise pazartesi yayınlarına İngiltere 1. Ligi’nin endüstriyelleşmesiyle ve Premier Lig olmasıyla başlıyor, Sky Sports’un yayıncılığıyla. İlk maç 17 Ağustos 1992’de Manchester City ve Queens Park Rangers arasında oynanıyor. Şampiyonlar Ligi’nin İngiliz takımları için öneminin artmasıyla birlikte pazartesi maçları İngiltere için de azalıyor. Yani gerekçe yine endüstriyelleşen futbol. Fakat yine de yayın haklarından elde edilen gelirler nedeniyle büyük bir değişiklik olmadığını söylemek de mümkün. Değişen tek şey yayıncı kuruluş.

Premier Lig’in yayın haklarının milyar dolarlar karşılığında satılması, hem Premier Lig takımlarıyla hem de genel olarak ligle maddi açıdan mücadele edilmesini son dönemde bir hayli zorlaştırdı. Spor Toto Süper Lig’in yayın hakları Fransa merkezli BeInSports’a satılmış olsun olmasın, oyun kalitesi bakımından kendini geliştirmediği sürece Premier Lig’e erişemeyecek. Ancak hem oyun kalitesi, hem de takımlarının evrenselliği açısından Bundesliga bu konuda Premier Lig’le boy ölçüşebilmek için bazı denemeler yapmaya başladı. Yıllardır maç saatleri ezbere bilinen Bundesliga maçları artık çarşamba günleri akşamüstü, pazar günleri saat 13:30 ya da pazartesi akşamları yayınlanmaya başladı. Bu durum Almanya’da Bundesliga taraftar gruplarının büyük tepkisine neden oluyor.

NEDEN PAZARTESİ?

“Warum lan?”

Şahsen bu konudaki ilk tanıklığım, artık bir taraftarı da olduğum 1. FC Köln maçına denk geliyor. 20 Eylül 2017 Çarşamba günü 1. FC Köln, Cenk Tosun’un altyapısından yetiştiği Eintracht Frankfurt takımını konuk etti. Maç saati ise 18:30’du. O maçta Köln ultraları arasında maçı izlerken, Frankfurt taraftarları karşı tribünde bir pankart açtı. Pankartta, Frankfurt ekibinin Türk taraftarlarının da etkisiyle olacak ki, “18:30 Warum Lan?” yazıyordu.

Bundesliga yönetimine sorarsanız cevap bellidir; “yayın gelirleri ligin maddi sürdürülebilirliği için önemli” diyeceklerdir. Fakat takımlarını yalnız bırakmak istemeyen Frankfurt taraftarlarının haklı isyanının nedeni belliydi. Köln ve Frankfurt arası özel araçla iki-üç saat kadar sürüyor. Trenle ise aşağı yukarı 1 saat süren bir mesafeye sahip iki şehir arası. Maç her zamanki gibi cumartesi günü 15:30’da oynansa, sabah yola çıkıp maç sonrası akşam yemeğinde evde olmak gayet mümkün. Bu kadar uygun ulaşım koşullarına karşın maçın çarşamba günü oynanması, maça gelmek isteyen Frankfurt taraftarının iş yerinden izin almak gibi problemlere ve bu nedenle taraftar sayısının azalmasına neden olmuştu. Bu yüzden haklı bir soruydu “18:30 Warum Lan?”. Yani taraftar sayısını yüksek tutabilecekken ve taraftar, futbol maçlarının televizyon izlenirliğini de yüksek tutarken pazartesi gününe maç koymaya değer miydi?

Frankfurt taraftarlarının boş bıraktığı tribünler…

Frankfurt taraftarı, son olarak RB Leipzig maçında başka bir protestoya imza attı. Pazartesi akşamüstü oynanan maçı protesto etti ev sahibi ekip taraftarı astığı pankartla. Boş bıraktıkları kale arkası tribünün arkasına, “Pazartesi maçlarını ıslıklıyoruz. Sesi de buraya bıraktık” pankartı astılar 19 Şubat Pazartesi akşamı oynanan maçta. “Warum Montag’s Lan?“ da tribünde yer alan bir başka pankarttı. Karşılaşmanın ikinci yarısı başlamadan önce de taraftarlar sahaya tenis topu ve konfetiler atarak protestolarına devam etti.

KULÜP DE TARAFTARIN YANINDA

Taraftarların gerçekleştirdiği ilk ve son eylem bu değildi. Bundesliga’nın ve Avrupa liglerinin en yüksek taraftar ortalamasına sahip Borussia Dortmund takımı 1996’dan sonra ilk kez bir maçını 54.300’den az sayıda taraftara oynadı. Türkiye düşünüldüğünde hâlâ yüksek görünse de 350 adet Dortmund taraftar grubunun, girişiminin bu boykotta yer aldığını söylemek gerek. Maç sırasında stadyumda yapılan anons ise yüreklere su serper nitelikteydi: “Pazartesi gününe konan maçlarımız için yayıncı kuruluşla görüşmelerimizi ve lobi çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz.”

 

Augsburg, Stuttgart, Dortmund, Frankfurt, Köln gibi takımlar başta olmak üzere, tüm taraftarlar şu anda pazartesi maçlarını boykot etme kararı almış durumda. Yapılan anket sonucuna göre de yüzde 91,4 oranında pazartesi maçlarına karşı görüş belirtilmiş durumda. 1. FC Köln taraftarları da ligde tutunma açısından yüksek önem taşımasına karşın 12 Mart Pazartesi günü, 3 saatlik mesafedeki Bremen’de oynanacak maça, pazartesi maçlarını boykot etmek üzere gitmeme kararı aldı. Deplasmana gittiğimden değil ama o gün 1. FC Köln taraftarı arkadaşlarımla maçı boykot ederek evde izleyeceklerden biri de benim. O güne kadar Bundesliga’daki gelişmelerle görüşmek üzere.

* “Neden lan?”


Volkan Ağır kimdir?

30 yaşında. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI