Rus basınında geçen hafta: 'Suriyeliden daha çok Suriyeli olamayız'

Cumartesi, 10 Şubat, 2018
Argumentı i Faktı gazetesine konuşan “Arsenal Oteçestva” dergisi genel yayın yönetmeni emekli albay Viktor Murahovskiy “Suriyeliden daha çok Suriyeli olamayız. Şam’a desteğimiz devam ediyor ama bu desteğimiz sınırsız ve süresiz olamaz. Maddi ve manevi yatırım yaptığımız Suriye ordusunun yerine savaşamayız" dedi.

Nezavisimaya gazetesi yazarlarından İnovasyon Gelişme Enstitüsü İslam Araştırma Bölümü Başkanı Kirill Semyonov’a göre Suriye’de Kürtlerin zayıflaması Rusya’nın işine geliyor.

Kürtler ile işbirliğine giren ABD, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un deyişiyle “Kürtlerin bölücülük projesine yağ sürüyor”. Kürtlerin sempatisi için Washington ile yarışan Moskova, Rojava’nın geniş otonomisi konusunda Şam’ı ikna etmeye çalışmasına ragmen Kürtler ABD’nin tarafını tutarak Suriye’nin kuzeyinde Arap, Türkmen ve Nusayrileri kapsıyan “alternatif Suriye’yi” kurmaya yöneldi.

Ne var ki bugünün şartları altında adı geçen proje Şam ve Moskova açısından Esad’ı devirme fikrinden vazgeçen İdlib’deki muhalif oluşuma nazaran daha tehlikelidir. ABD’nin desteklediği “Özerk Kuzey Suriye” projesi, Türkiye ve Katar’ın aktivitesinden rahatsızlık duyan BAE ve Suudi Arabistan gibi yeni sponsorları da çekebilir.

Dolayısıyla Rusya’nın, Türkiye’nin Afrin operasyonuna yeşil ışık yakarak Kuzey Suriye “yarı-devletini” zayıflatmaya çalıştığını iddia eden yazar, bununla beraber Afrin’in olası düşüşünün Şam’a alternatif siyasi yapıyı kurmaya çalışan Amerika’nın bölgedeki tutumunu zayıflatmayacağını tahmin etti. Semyonov, üstelik Washington’un “Afrin’i Türkiye’ye teslim etmesini” Ankara’nın bölgedeki çıkarlarına “saygı jesti” olarak nitelendirdi.

Argumentı i Faktı gazetesine konuşan “Arsenal Oteçestva” dergisi genel yayın yönetmeni emekli albay Viktor Murahovskiy IŞİD’in ana güçlerinin bozguna uğramasına rağmen Suriye’de devam eden sivil savaşın son aşamasına gelmediğini ifade etti. İdlib, Şam’ın doğusunda ve başka iki-üç bölgede radikal islamcılar hâlâ direnmeye devam ediyor.

Rus askerlerinin kısmi çekilişini yorumlıyan Murahovskiy, “Suriyeliden daha çok Suriyeli olamayız. Şam’a desteğimiz devam ediyor ama bu desteğimiz sınırsız ve süresiz olamaz. Maddi ve manevi yatırım yaptığımız Suriye ordusunun yerine savaşamayız” dedi.

Rus uçağına isabet eden füzenin teröristlere nasıl ulaştığını yorumlayan uzman, Amerikalılar ile Türklerin “biz teslim etmedik” diye güvence verdiğini, şu an kesin bilgiye sahip olmadığımızı ve bir ihtimal Suriye ordusundan ganimet olarak alınabildiğini söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Vatikan ziyaretini değerlendiren siyaset bilimci Stanislav Stremidlovskiy, REGNUM ajansı sitesinde yayımlanan yazıda Vatikan’a ailesiyle beraber gelen Türkiye Cumhurbaşkanının Papa’yı “kullanamadığını” iddia etti. “Kutsal Makam Basın Odasından” edinilen haberlere göre taraflar ikili ilişkileri, Türkiye’deki gelişmeleri, Türk Katoliklerinin durumunu, mülteci sorununu ve “özellikle Kudüs meselesi olmak üzere Ortadoğu’daki olup bitenleri” ele aldı.

Stremidlovskiy, Amerikan Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasına karşı çıkan her iki tarafın tam olarak mutabık kalmadığını öne sürdü. Kudüs konusunda Müslüman ülkelerini etrafına toplayıp belirli “siyasi sermaye” elde etmeye çalışan ama genel olarak başarısız kalan Türkiye, Hıristiyan dünyasında destek arıyor.

Afrin operasyonuna gelince yazar, “kimi Kürt makamlarının” SDG’nin kontrol ettiği bölgelerden Hıristiyanları göç ettirerek etnik olarak homojen kitle yaratmaya çalıştığına, Hıristiyanları TSK’ya karşı zorla savaştırdığına dair haberler geldiğini belirtti. Bu münasebetle Erdoğan, işgalde bulunmadığını, sadece ‘teröristleri temizleyip’ sivil Suriyelilere eve dönme imkanını sağlayacağına Papa’yı ikna etmeye çalıştı.

Kısacası Vatikan’da Papa’dan dış politika konusunda “nimet” almaya çalışan Erdoğan, “Ermeni sorunu” başta olmak üzere Papa ile “ortak dil” bulmakta zorlanınca, Papa’dan ancak “yakınlaşma ve işbirliğine giden yol tarifini” aldı. Stremidlovskiy, Sanırım, bu yol Türk Katoliklerinin sorunlarını çözmekten geçer, Kudüs konusunda iki tarafın bakış benzerliği olsa da bu, beraber hareket edecekleri anlamına gelmez” ifadesimi kullandı.

Rusya’da düzenlenen ankete göre çoğu vatandaş, Rus bilim insanlarının büyük buluşlara imza attıklarına inanmakla beraber, ankete katılanların yüzde 72’si son zamanlarda bilim alanında elde edilen herhangi bir başarıyı örnek gösteremedi. Bu münasebetle Vzglyad.ru muhabirleri önde gelen bilim insanlarına mikrofon uzatarak Rusların en önemli buluşları listesini çıkardı.

Bu listede önemli buluşlar şöyle sıralandı:

– Plazmada faz değişim efekti, Güneş sisteminin dev gezegenleri ile dış gezegenlerin fiziki yapısı araştırmasında dünya bilimi tarafından geniş şekilde kullanılmaktadır.

– Albert Einstein tarafından öngörülen en ağır gök cisimlerinin çıkardığı uzay-zaman dokusunda salınım veya gravitasyon dalgaları buluşu, uluslararası LİGO projesine katılan özellikle Rus uzmanları tarafından yapılmıştır.

– Gene uluslararası CERN projesinde çalışan Rus bilimadamlarının sayesinde Higgs bozonu keşfedilmiştir. Bugün çizdiğimiz evren modelindeki yeri “Tanrı parçacığı” şeklinde tabir edilecek kadar önemli olan Higgs bozonu 1964 yılında İskoçyalı bilim adamı Peter Higgs tarafından tahmin edilmişti.

– Amerika’da çalışan Rus asıllı bilim adamları artık çeşitli alanlarda kullanılan grafen maddesini keşfetmiştir.

– Virüslere karşı etkin olmayan antibiotiklerin yerini birçok vakada alan ve Rusya’da icat eden antiviral ilaçların üretimine başlanmıştır. Mesela Triazivirin ilacı on beş grip tipine karşı etkili olmaktadır.

– Bulunduğumuz sene içinde kara enerjinin kara maddeye dönüşümünü izah eden yeni tanım geliştirilmiştir. Evrenin yüzde 95’ini teşkil eden kara madde ve kara enerji hakkında bilgimiz hâlâ çok azdır.

– Kıpçaklara karşı düzenlenen seferi anlatan ve “Rus İlyadası” denen “Slovo o polku İgoreve” (“İgor ordusu destanı”) XVIII’inci yüzyılda bir manastırda bulunmuştu. O zamandan beri kimi uzmanlarca taklit olduğundanşüphelenilen eserin orijinal olup XII’nci yy’de yazıldığı bilimsel metodlarla ispatlanmıştır.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI