Musa Özuğurlu
Musa Özuğurlu

Modern zaman devrimcisi mi emperyalist ajan mı?

Salı, 6 Şubat, 2018
Gezi olayları sırası ve sonrasında Gene Sharp ve Canvas çok tartışıldı. Kimi, olaylar sırasında kullanılan bazı yöntemlerden yola çıkarak olayların arkasında Sharp – Canvas ve dolayısıyla ABD’nin parmağı olduğunu öne sürdü. Kimine göre ise Türkiye’de de başka ülkelerde de yaşananlar düpedüz devrim ya da devrim girişimiydi. Ne olursa olsun Sharp’ın Ghandi’den ilhamla yaydığı yeni bir “yöntemi” vardı. Bu yöntemlerin hangi eller tarafından ne şekilde kullanıldığını, insanlığın hayrına olup olmadığını ise tarih belirleyecek.

Türkiye’de özellikle Gezi olayları sırasında tanınmaya başlanan, adı “renkli devrimler” ve “Arap Baharı” ile anılan, “diktatörlükten demokrasiye” (kılavuz) kitabının yazarı Profesör Gene Sharp geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti.

Gene Sharp uluslararası alanda keskin tartışmalara ve iddialara konu olmuş bir isimdi.

1928 doğumlu Sharp 1949 yılında üniversiteden sosyal bilimler alanından mezun oldu. Kore Savaşı sırasında zorunlu askerliğe karşı çıktığı için 1954-55 yıllarında dokuz ay hapis yattı. 1965 yılında başladığı Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Merkezi’nde çalışmasının yanı sıra 1972 yılından itibaren Massachusetts Üniversitesi’nde siyasal bilimler profesörü olarak çalıştı.

Sharp 1983 yılında Albert Einstein Enstitüsü’nü kurdu. Kendi tarifine göre dünya çapında çeşitli ülkelerde yaşanan çatışma/mücadele/isyanlarda uygulanabilecek “şiddet içermeyen eylem” konusunda çalışma yapan enstitü, amacını “demokratik reform ve kurum, kuruluşları savunmak; baskı, diktatörlük ve soykırıma karşı gelmek ve politik bir enstrüman olarak şiddete olan inancı azaltmak” olarak anlatıyor. (1)

Gene Sharp “Diktatörlükten Demokrasiye” adlı kitabını 1993 yılında Burmalı aktivist Tin Maung Win’in isteği üzerine yazdı.

Kitap “pasif devrim” için temel ilke, strateji, taktik ve uygulamaların nasıl olması gerektiğini anlatıyor.

Diktatörlükten Demokrasiye, Gene Sharp, Milena Kitap, 2013, 136 syf.

Kitap ilk olarak 1993 yılında Tin Maung Win’in editörlüğünü yaptığı “Yeniçağ” dergisinde Burma dilinde ve İngilizce olarak parçalar halinde yer aldı, daha sonra kitaplaştırıldı ve zaman içinde 31 dile çevrildi.

Sharp’ın kitabı “Bir devrim nasıl başlatılır” adı ile filmleştirildi ve 2011 yılında gösterime girdi. (2)

Ruaridh Arrow yönetmenliğinde çekilen filmde rol alan Robert “Bob” Helvey, Vietnam Savaşı’na katılmış Amerikalı emekli bir albay ve Gene Sharp tarafından kurulan Albert Einstein Enstitüsü’nün eski yöneticisi. Helvey, Sırbistan Devrimi öncesi Otpor mensuplarına eğitim verdi.

Gene Sharp, Albert Einstein Enstitüsü, Helvey, Canvas yöneticileri ilişkileri çeşitli ülkelerde “Renkli devrimler” adı verilen yönetim değişiklikleri sırasında/sonrasında yönetim değişikliklerinde ABD parmağı arayanlar tarafından sert şekilde eleştirildi.

Örneğin “Arap Baharı” sürecinin komplo olduğunu savunan ve bu nedenle Sarkozy yönetimi ile sorunlar yaşayan Fransız gazeteci Thierry Meyssan Albert Einstein Enstitüsü, Gene Sharp ve Robert Helvey ile ilgili bir makalesinde üçlüyü suçluyor. (3)

Meyssan’a göre Gene Sharp sadece kitap yazmakla yetinen bir teorisyen değil. Sharp ve bir dönem ABD askeri ataşelerinin eğitimini üstlenen Helvey ikilisi, “Amerikan çıkarlarının tehlikede olduğu ya da tehlikeye düştüğü hemen her yerde doğrudan ya da dolaylı olarak faaliyete geçtiler.”

Meyssan’ın iddialarına göre CIA ve NATO’ya da kurs veren Sharp, 1989’da Burma Demokratik İttifakı, Tayvan İlerici Demokratik Parti gibi oluşumların kurulmasında rol alıyor. Sharp’ı Burma’ya götüren isim ise Robert Helvey. Albert Einstein Enstitüsü 1990 yılında Helvey’in gözetiminde 16 ülkeden 185 uzmana “şiddet içermeyen yaptırımlar” başlığı altında kurs veriyor. Enstitüyü destekleyenlerden birisi National Endowment For Democracy’nin dört kuruluşundan biri olan International Republican Institution. Sharp 1990’da İsveç’te, 1991 yılında Kızılordu’ya karşı mücadele eden Litvanyalı politikacıları da eğitiyor. 1998’de Otpor’a, 2002’de Irak Ulusal Konseyi üyelerine Lahey’de eğitim veriyor. Meyssan 2003 yılında Gürcistan’da yaşanan devrimi gerçekleştiren muhaliflerin danışmanının da Albert Einstein Enstitüsü’nden olduğunu ileri sürüyor.

Meyssan’ın iddiaları bunlarla sınırlı değil: 2002’de Venezuela’da Hugo Chavez’e karşı CIA tarafından organize edilen darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca Sharp ve ekibi devreye giriyor ve “Sumate” oluşumunun Ağustos 2004 yılında yaptığı gösterilerde eğitim veriyor.

Robert Helvey ise 2004 Kasım ayında “Turuncu Devrim” sırasında Kiev’de görülüyor. Bundan önce 2003 yılında Venezuela’da faaliyette bulunuyor.

Tony Logan imzalı, 30 Nisan 2007 tarihli yazının bir kısmını oluşturan ve Reuters’ın geçtiği Karakas mahreçli Pascal Fletcher imzalı 30 Nisan 2003 tarihli haberde ise Helvey’in faaliyetleri ayrıntıları ile anlatılıyor. (4)

Habere göre Chavez’i diktatör gibi davranmakla ile suçlayan bir grup işadamı ve profesyonelin davet ettiği Helvey, Karakas’ta bir üniversitede “stratejik pazarlama” başlığı altında ders veriyor. Ancak ders notları biraz farklı. Dersler “şiddet içermeyen direniş”in nasıl olması gerektiği üzerine yoğunlaşıyor. Toplantıya davetlilerin dışında kimse alınmıyor.

“Bir devrim nasıl başlatılır” filminde rol alan ikinci isim, Otpor’un kurucularından ve “renkli devrimler” ve “Arap Baharı” adı verilen süreçlerde adından çok söz edilen Srdja Popoviç.

Yönetim değişikliklerinin ardında ABD parmağı arayanlara göre işin pratik kısmı Canvas’a düşüyor.

SHARP-CANVAS İLİŞKİSİ

Bu iddia sahiplerine göre Albert Einstein Enstitüsü ve Gene Sharp tarafından teorisi oluşturulan ve ilk olarak Otporcular tarafından Miloseviç’in devrilme sürecinde pratiğe dökülen “pasif devrim” başarılı olunca bu şekilde gerçekleştirilen devrimlerin ihracı düşünüldü. Otpor’un 2003 sonlarında dağılmasının ardından hareketin önde gelen isimleri Srdja Popoviç ve Slobodan Djinoviç “Uygulamalı Şiddet İçermeyen Eylem Ve Strateji Merkezi” (The Center For Applied Nonviolent Action And Strategies) “Canvas”ı kurdular.

Canvas’ın internet sitesinde kim oldukları, bugüne kadar hangi ülkelerde ya da hangi ülkeler için faaliyette bulundukları, isyan süreçlerindeki rolleri ile ilgili bilgiler yer alıyor.(5)

Sitede Canvas’ın “diktatörlükleri devirmek için çalıştığı, yöntem olarak Ghandi’yi örnek aldığı” gibi bilgiler var.

Canvas kurs verdiği “öğrencilerden” para almıyor, internet sitesinden yönetimlerini devirmek isteyenlere bedava hizmet de sunuyor.

Canvas hükümetlerden yardım almadığını sadece şahıslardan veya hükümet dışı organizasyonlardan “bağış kabul ettiğini” iddia ediyor.

Ancak “komploculara” göre Canvas onlarca ülkede faaliyette, kurucuları ise ülkeden ülkeye dolaşıyorlar. Onlarca ülkeden yüzlerce gence uzun süreli kurs verilmesi, bu öğrencilerin çeşitli ülkelere götürülmesi, elektronik ağın kurulması, birçok ülkede yönetimlerin devrilmesi aşamasındaki gösterilerin organizasyonu kuşkusuz hem mali açıdan hem de organizasyon açısından bir dernek ya da / eğitim merkezini çok çok aşan faaliyetler.

Komplocular bu nedenle Canvas’ın “üç beş genç tarafından hobi olsun diye” kurulan basit bir oluşum olmadığını savunuyorlar.

Yine aynı iddia sahiplerine göre Canvas, Ford Foundation başta olmak üzere ABD’li “hükümet dışı” kaynaklardan besleniyor. Canvas’ı destekleyen kuruluşlardan birisi de Harriman Enstitüsü. Enstitü 50’li yıllarda sadece Sovyetler Birliği konusunda çalışmak üzere kurulmuş. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ise çalışmalarını eski Sovyet ülkelerine yaymış.(6)

Gene Sharp karşıtları Popoviç – Harriman Enstitüsü arasında sıkı bir ilişki ve işbirliği olduğunu iddia ediyor. Enstitüyü bünyesinde barındıran Columbia Üniversitesi’nde bir süre “misafir bilim adamı” olarak çalışan Popoviç, öğrencilere seminerler verdi.

Popovic bu seminerlerden birinde öğrencilere yönelik yaptığı konuşmada Mısır’da yaşananlar ile ilgili olarak şunları söylüyordu: Bu, 19 günlük bir devrim değildir, bunu unutun! Böyle düşünmek (hazırlığı) çok uzun zaman alan bir süreci olaylara yüzeysel bakmaktır.

Popoviç Harvard Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada ise gelecekten haber veriyordu:

5 Ekim 2011’den önce, Mübarek, Bin Ali ve Kaddafi’nin devrildiğini göreceğiz. Ancak Esad çok büyük bir meydan okuma ile karşı karşıya kalacak.

Gene Sharp’ı suçlayanların arasında eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez de vardı. Chavez 2007 yılında yaptığı bir TV konuşmasında Einstein Enstitüsü ve Gene Sharp’i suçlayınca Sharp, Chavez’e yazdığı açık cevabı mektubunda “dünyadaki devrimlerin arkasında enstitünün ve kendisinin olduğu suçlamalarının haksız olduğunu” savunuyor.

Gene Sharp, Chavez’e açık mektubunda “devrimlerin arkasında kendisinin olduğu iddiasının saçma olduğunu” iddia ediyor. Ancak Einstein Enstitüsü’nün Kasım 2013 tarihinde yenilenen sitesinde de yer alan “diktatör nasıl devrilir” videosunda “benim işim bu” diyor. (7)

CANVAS – STRATFOR İLİŞKİSİ

Stratfor dünya çapındaki elemanları vasıtası ile istihbari bilgi toplayan bir kuruluş. George Friedman tarafından kurulmuş. STRATFOR özellikle sıcak bölgelerle ilgili analizleri ile biliniyor.

Wikileaks belgelerinde Canvas’ın ABD tarafından desteklendiğini gösteren bir yazışma da yer alıyor. Marko Papiç – Lauren Goodrich arasındaki yazışmada Canvas’taki kaynağın (muhtemelen Popoviç) ABD yönetiminin özellikle İran üzerine (ve diğer ülkelerde) çalışan gruplara para yardımını kesmeyi düşündüğünü anlatıyor. (8)

Wikileaks’in sızdırdığı ve Canvas – ABD ilişkisini gösteren başka yazışmalar da var.

Örneğin 1 Ocak 2012 tarihli Stratfor iç yazışmasında Canvas’ın Venezuela stratejisi ve yapacakları anlatılıyor.(9)

Amerikan açık istihbarat sitesi Stratfor’da Ortadoğu ve Latin ülkeleri araştırmacısı olarak görev yapan Reva Bhalla tarafından Stratfor Avrasya analisti Marko Papiç’e yazılan mesajda eylül ayında Venezuela’da seçimlerin yapılacağı belirtildikten sonra şu ifadelere yer veriliyor:

Oradaki (Venezuela) aktivistler ve onlara yardım edenlerle (bunların kim olduğu sadece sizde kalsın) yakın temas halindeyiz. Hazırlığımızın ilk aşaması devam ediyor.

ARAP BAHARI VE CANVAS

Otpor’un Mısır’daki karşılığı “6 Nisan Gençlik Hareketi” idi. 6 Nisan Gençlik Hareketi’ne mensup gençler isyan sırasında Otpor – Canvas’tan aldıkları eğitimde öğrendiklerini uyguladılar.

Mısır’da “Hepimiz Halid Said’iz” sayfasını oluşturan Vail Guneym 6 Nisan Hareketi’nin önde gelen isimlerinden biriydi. Guneym “pasif direniş” konusunda birçok toplantı düzenledi, eğitimler verdi. Eğitimler Canvas’ın hazırladığı videolar eşliğinde veriliyordu.

6 Nisan Hareketi’nden bir başka isim Muhammed Adil, Otpor – Canvas’ın Kahire’nin kenar mahallelerinde kurslar düzenlediğini, bu kurslarda barışçı direnişin nasıl yapılacağını öğrendiklerini anlatıyordu. Adil’e göre insanları şiddet içermeyen görüntüler ile etkilemeliydiler. İnternette videoların yayılması için de kurslar düzenlendi.

Popovic Arap Baharı adı verilen süreç devam ederken verdiği seminerlerden birinde şunları söylüyordu:

Çalışmalarımın bir kısmını birkaç sebepten dolayı Ortadoğu’ya yoğunlaştırdım. Birincisi mücadele bitmedi, 8-9 ülkeden bahsediyoruz. Bu ülkelerden bazılarında bazı gruplar ile çok iyi iletişim halindeyiz. Bu grupları ifşa etmemek için açıkça anlatmayacağım. Bazı ülkelerde durumu gözlüyor ve yapılması gerekeni (hazırlık) yapıyoruz. Sırbistan’daki devrimden sonra 37 ülkede çalıştık. Ortadoğu’dan önce beşinde başarılı olduk. Yani Gürcistan, Lübnan, Maldivler, Mısır ve Tunus. Bu liste uzayacak.

Gezi olayları sırası ve sonrasında da Gene Sharp ve Canvas çok tartışıldı. Kimi, olaylar sırasında kullanılan (duran adam, piyano çalınması gibi) bazı yöntemlerden yola çıkarak olayların arkasında Sharp – Canvas ve dolayısıyla ABD’nin parmağı olduğunu öne sürdü. Kimine göre ise Türkiye’de de başka ülkelerde de yaşananlar düpedüz devrim ya da devrim girişimiydi.

Gene Sharp ise Chavez’e verdiği açık yanıtta olduğu gibi kendisi ve Albert Einstein Enstitüsü ile ilgili iddiaları tamamen saçmalık olarak değerlendirdi. Kitabında yer alan yöntemlerin kullanılması ile hiçbir alakasının olmadığını savundu.

Ne olursa olsun Sharp’ın Ghandi’den ilhamla yaydığı yeni bir “yöntemi” vardı. Bu yöntemlerin hangi eller tarafından ne şekilde kullanıldığını, insanlığın hayrına olup olmadığını ise tarih belirleyecek.

(1) https://www.aeinstein.org/about/mission-statement/

(2) http://howtostartarevolutionfilm.com/

(3) http://www.voltairenet.org/article30032.html

(4) http://churchandempire.blogspot.in/2007/11/otpor.html

(5) www.canvasopedia.org

(6) http://harriman.columbia.edu/about-us/mission

(7) http://www.aeinstein.org/video/

(8) https://search.wikileaks.org/gifiles/?viewemailid=1760536

(9) https://search.wikileaks.org/gifiles/?viewemailid=1116408


Musa Özuğurlu kimdir?

Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada” haftalık programını sunmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI