Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Galata Rum İlkokulu'ndan bâki kalan...

Pazar, 21 Ocak, 2018
Lara Ögel'in Galata Rum İlkokulu'ndaki İmtidâd sergisi yapının tarihindeki izleri bugüne çağırıyor.

Zaman; mazi, hâl ve istikbal diye üçe taksim edilirse de bu çok itibari bir taksimdir. Sabit olan bir şey üçe taksim edilebilir; lâkin daima yürüyen bir şey taksim edilemez. “Hâl” dediğimiz şey yarından sonra “mazi” olacaktır. İstikbal dediğimiz gelecek günler dahi, zaman yürürken “hâl” olacaklar, sonra maziye karışacaklardır. Hakikatte mazi, hâl ve istikbal yoktur. Ortada bir “imtidâd” vardır. (Yahya Kemal, Aziz İstanbul)

Yahya Kemal’in, devamlılık diye bugünün Türkçesiyle söyleyeceğimiz imtidâd kavramına dair düşüncelerini aslında daha çok öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” şiirinden hatırlıyoruz. Tanpınar’ın dilindeki “Yekpâre, geniş bir ânın / Parçalanmaz akışında” dönemin değişen zaman/mekan algısı içinde Bergsoncu bir önerme olarak yer eder. Çağdaş sanatçı Lara Ögel’in Galata Rum İlkokulu’ndaki Açık Okul Kütüphanesi’nde yer alan sergisi de ismini, düşüncesini ve ruhunu imtidâd kavramından alıyor.

Lara Ögel duygusal bir arkeolog edasıyla çalıştığı işlerinde mekanın tarihi ve ruhuyla bağ kuran ve örtüşen işler üretiyor. Ögel’in çalışmaları kolay kolay bir sergi mekanından diğerine taşınabilecek işler değil. Mekana uygun ya da daha doğru bir tabirle mekanla birlikte üretilmiş işler. Galata Rum İlkokulu’ndaki sergisi de yapının tarihinden yola çıkıyor.

İmtidâd’dan devam edersek… Kemal ve Tanpınar okumaları uzun bir süredir Osmanlı-Türkiye, Doğu-Batı dikotomileri üzerinden yapıldı. Yakın zamanda özellikle Tanpınar okumalarında yeni arayışlar olsa da imtidâd dönüşen zamanın akışı içinde asıl hüviyeti muhafaza etmek üzerinden yorumlandı. Ögel ise sergisinde bu düşünceyi modernizm ya da kimlik tartışmaları içinden değil, zaman ve mekanla ilişkimiz üzerinden geliştiriyor.

Okulun üçüncü katına, Ögel’in sergisine çıktığımızda duvarlara işlenen renkli karolar karşılıyor izleyiciyi. Ve odalardan birine davet ediyor. “şafak, başlangıç” isimli yerleştirme renkli kitap kapaklarını, ciltlerini malzeme olarak alıyor. Sappho’nun Fragmanlar’ından izler, alıntılar taşıyan bu karolar bir yandan da yapının bir zamanlar ana okulu olarak hizmet verdiği dönemdeki renklerini hatırlatıyor.

Serginin merkezinde de “bindik ağaçların basamaklarına” yerleştirmesi yer alıyor. Okulun depoda duran eski pencere çerçeveleri merdivenlerin demir tırabzanlarını hatırlatan bir kaide üzerinde izleyiciyi çağırır. Üzerindeki tozların bile durduğu oval dizilmiş çerçeveler bir yandan izleyiciye hoş geldin demek için sıralanmış kişileri hatırlatır, bir yandan da okulun tarihinden izleri karşımıza çıkarır.

İmtidâd aslında yapının Açık Okul Kütüphanesi’nden doğan ve oradan taşan bir sergi. Açık Okul Kütüphanesi bölümünde de serginin düşüncesinin oluşum aşamalarına dair izleri görüyoruz. Galata Rum İlkokulu’nun 90’larda ana okulu olarak hizmet verdiği sürede öğrencilerinin yaptığı sulu boya çizimlerle Ögel’in sergi taslağı olarak hazırladığı çizimler yan yana gelir. Çocukların çizimleri, renkleri sergiyi çevreleyen renk paletini çağırır. Sappho alıntısı olarak kullanılan bölümler de kütüphanedeki kitaplarda işaretlenerek izleyiciyi okumaya çağırır.

Lara Ögel’in İmtidâd sergisi Galata Rum Okulu’nun hafızasına yönelik bir davet. Ya da durgun, derinden bir yekpâre akış…

Sergiyle ilgili ayrıntılı bilgi için: https://www.facebook.com/events/2063833473846160/

YAZARIN DİĞER YAZILARI