Evrim Altuğ
Evrim Altuğ

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler mezatı

Pazar, 26 Kasım, 2017
Geçtiğimiz günlerde Christie's’in 450 milyon dolar ile kırdığı Leonardo da Vinci - Dünyanın Kurtarıcısı (Salvatore Mundi) rekorundan sonra, şimdi de önümüze başka bir 'birikim' kondu. Sotheby's Müzayede Evi, 20'nci yüzyılın simgesel vakalarından 1917 Rus Devrimi'nin asırlık yıldönümüne denk getirdiği mezatını, Sovyetler Birliği'ne adadı.

Dünya, varlığını 1860’ların borsa krizi sonrasında adeta mecburiyetten yapılmış aşırı indirim kampanyasının kara tahtadaki suretiyle öğrendiği kapitalizmin 2017 versiyon ‘Kara Cuma’sını ilginç biçimde, daha ‘kara’ havadislerle geride bıraktı. Mısır’daki Sina Yarımadası’nın kuzeyindeki Ariş Bölgesi’nde, 240’a yakın Müslüman, büyük olasılıkla yine Müslüman olduklarını bildirecek ve bir dava uğruna Allah’a Sufî camiinde el açmış sivilleri makineli tüfek ve bombalarla katleden IŞİD’li teröristlerce katledildi. Ülkede üç gün yas ilan edildi. Şiddet öylesine güçlüydü ki, teröristler olay yerine gelen cankurtaranlara ve bölgedeki araçlara dahi saldırıda bulundu.

Bundan birkaç saat sonra ise, sırf silah sesleri duyulduğu için Londra’daki alışveriş merkezi Oxford Circus ve bağlı bulunduğu metro istasyonu yaya ve ulaşıma panik içinde kapatıldı. Avrupa Birliği’nin ‘Brexit’ süreci ve koalisyon arayışlarıyla kendini kıyasıya sorguladığı şu günlerde, kimi değerler de bu koşullardan ziyadesiyle nasibini aldı.

Geçtiğimiz günlerde Christie’s’in 450 milyon dolar ile kırdığı Leonardo da Vinci – Dünyanın Kurtarıcısı (Salvatore Mundi) rekorundan sonra, şimdi de önümüze başka bir ‘birikim’ kondu. Sotheby’s Müzayede Evi, 20’nci yüzyılın simgesel vakalarından 1917 Rus Devrimi’nin asırlık yıldönümüne denk getirdiği mezatını, Sovyetler Birliği’ne adadı. Müzayede kataloğunda 80 civarında sanatçının 120’ye yakın parçası bulunurken, 1920-1991 dönemi arası yapıtların fiyatları ise, bin ilâ 2 milyon 500 bin İngiliz sterlini üzerinden başlangıç fiyatı ile görücüye çıkarıldı.

Kurumun yılda iki kez düzenlediği ‘Rus resimleri’ ve ‘Rus sanat eserleri, ikon ve mücevherleri’ mezatı kapsamında el değiştirecek yapıtlar arasında, dönemin sanatına Perestroyka / Glasnost sürecinden bu yana ilgi duyan ABD’li Raymond Johnson ve Sovyetler Birliği sanatına 1970’lerden bu yana tutkun sanat galericisi, Gekkoso Sanat Galerisi’nden Japon Yoko Nakamura’nın koleksiyonundan parçaların da yer alması, dikkat çekiciydi. 28 Kasım’da düzenlenecek müzayedede öne çıkarılan kimi eserler ise, sanat tarihine göz kırpar biriciklikteydi:

Sotheby’s’in büyüteçlediği üzere, 1917-1932 yılları arasında, Devrim’e yönelik sanatsal tepkinin öne çıkan figürlerinden Alexander Rodchenko’nun ‘Emekçiler Kulübü Yerleştirmesi’, 1925 Paris’inden gelen tarihi fotografik suretiyle önümüze konurken, bunu yine aynı sanatçının Devlet Havayolu Dobrolet adına ürettiği 1923 tarihli reklam afişi izledi. Bu 35’e 46 santimlik çalışma için öngörülen rakam on ila on beş bin dolar arasında görünürken, tuvaldeki ideolojik ve estetik devrim ile evrimi yansıtan parçalarıyla ressamlar Alexander Deineka (Madenci, 1925) ve Serafima Ryangina (Baltık Tersanesi’ndeki Öğrenci Eylemi, 1930) ve Georgy Rublev’in 1933 tarihli, ‘Bir Fabrika Partisi Buluşması’ resmi ya da kolektif bir çiftlik görünümünü Stalin ile Voroşilov ile sunan Alexander Gerasimov gibi figürler katalogdaki yerini aldı.

Kabaca 10’ar yıllık kültürel ve estetik periyotlardan çalışmaları buluşturan zengin katalog, Rus yoldaşların türlü meslekler ve durumlardaki hallerini betimlerken, bunlar arasında uzay fatihi, kozmonot Yuri Gagarin’i yazlık keyfiyle betimleyen bir portre ile, Lenin’i bir çiftlik evinde yansıtır başkası da dikkat çekiciydi. Erik Bulatov’un 1991 tarihli ‘Elveda Lenin’ isimli çalışmasına dek uzanan eserler, madenciler, pilotlar, aydınlar, postacılar, köylüler, tersane işçileri, hatta Gorbaçov portresine uzanan öyküsüyle, linkte de görebileceğiniz dramatik bir albüm lezzetini yansıttı.

Dünyadaki sol rüzgârın sanat tarihine etkileri üzerine düşünmemiz gerektiğinde, Sol haber portalında AİCA Türkiye (aicaturkey.org) Başkanı, eleştirmen ve küratör Fırat Arapoğlu’nun Sanat A.Ş. isimli kitabıyla Türkiye’de adını duyuran yazar ve eleştirmen Julian Stallabrass ile yaptığı söyleşiye de, büyüteçle bakmak pek yerinde gibi.

Derneğin TÜYAP Sanat Fuarı davetlisi olarak geldiği İstanbul’da Arapoğlu ile konuşan Stallabrass, bakın Sovyet sanatının günümüz pazarındaki varoluşuna, nasıl bir okuma getirmişti:

“Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının hemen sonrasında zenginler, Sovyet sosyalist gerçekçi sanat yapıtlarını birer birer satın almaya başladılar çünkü artık komünizm onlar için bir tehdit olmaktan çıkmıştı. Benzer biçimde, dünyanın her yerinde Sovyet avangardı üzerine sergiler açılmaya başlandı. Örneğin, Londra Kraliyet Akademisi’nde büyük ölçekli Sovyet avangardı sergisi açılmıştı. Çok iyi yapıtların sergilenmesine karşın, bu sergide sanat yapıtlarının muhafazakâr eleştirisi yapılarak, aslında bütün sosyalist rejim eleştiriliyordu.

İnsanların Sovyet siyaset, kültür ve ekonomi modellerine bu kadar ilgi duymalarının nedeni olarak, uzun süren finansal krizleri öne sürebiliriz. Postmodern çağda başta Lenin olmak üzere birçok Sovyet isminin uzağından yakınından geçmeyenlerin, şimdi tekrar Lenin okumaya ve Žižek aracılığıyla yorumlamaya başladıklarına şahit oluyoruz. Genel olarak, komünist dünya görüşünde dikkate alınması ve kullanılması gereken birçok fikir olduğunu düşünenlerin sayısı giderek artmakta.”

Hal böyle iken, ‘Kara Cuma’, ya da Rus Devrimi’nin yüzyılı demişken ABD’nin New York kenti de tarihe başka bir pencereden bakmakta. Metropolitan Sanat Müzesi’nde 7 Ocak’ta sona erecek sergi, Avrupalı sanatçıların gözlerinden, Birinci Dünya Savaşı ve görsel sanatların dönemin insanlık manzarasına bakışını gözler önüne seriyor. Her taraf yangın yeriyken, ekonomik ve sosyal eşitsizlikler bunca ayyuka çıkmışken, bu birikimin ‘ihbar’ ettiği dünyaya bir de buradan bakmanızda büyük fayda bulunuyor:

Velev ki insanlık, kataloglarda kalmasın, haraç mezat, kendi gıyabında el değiştirmesin diye.

YAZARIN DİĞER YAZILARI