Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Mona Lisa nihayet İstanbul'da!

Pazar, 12 Kasım, 2017
 Kasa Galeri'de yer alan TRUMBAUER Aile Koleksiyonu seçkisi dünya sanatının başyapıtlarını bir araya getiriyor.

Son dönemde özel koleksiyonların kamuya açık alanlarda sergilenmesine dair bir fenomen oluştu. Koleksiyonculuğun belli bir düzeye gelmesiyle müze olma yolunda ilerleyen koleksiyonlar belli aralıklarla izleyiciyle buluşuyor. Ömer Koç’un kişisel koleksiyonundan oluşan “Kapı Çalana Açılır”a olan ilgi bir vakaya dönüşmüş durumda. Yurt dışından bir koleksiyon olarak da İstanbul izleyicisi bu aralar Kasa Galeri’deki “TRUMBAUER Aile Koleksiyonu” seçkisini görebilirler.

Trumbauer ailesi 1800’lü yılların sonundan bu yana eser hırsızlığı yaparak oluşturdukları koleksiyonlarında Picasso’dan Rembrandt’a kadar klasik ve modern dönemden birçok eseri barındırıyor. Ancak aile şu an medyatik olan sanat hırsızları gibi satıp para kazanmak gibi yerine koleksiyon oluşturmak amacıyla hırsızlıklarını gerçekleştiriyorlar. Kendi içinde bir etik geliştirmişler. Hatta müzeden çaldıkları Leonarda da Vinci’nin Mona Lisa tablosunun kamuyla buluşamamasından rahatsız olunca eserin çok iyi bir sahte kopyasını yapıp hırsızlık yaptıklarını itiraf ederek müzeye kopyasını vermişler. Bunun cezası olarak da aileden birkaç kişi 7 ay hapis yatmış. Ancak orijinal Mona Lisa halen koleksiyonlarında. Ve Kasa Galeri’deki sergide orijinal Mona Lisa’yı görebiliyoruz.

Sergi üç ayrı bölümden oluşuyor. İlk bölümde ailenin hırsızlık için yaptığı kroki çizimlerini ve aile ağaçlarını görüyoruz. İkinci bölümde de kamusal alandan, parklardan çalınan heykellere dair bir seçki sunuluyor. Üçüncü bölümse başyapıtlara ayrılmış. Güvenlikli bir dolap içinde yer alan koleksiyonda Picasso, Dali, Matisse, da Vinci, Caravaggio, Lucian Freud gibi sanatçıların sanat tarihine damga vurmuş resimlerini görebiliyoruz. Rembrandt’ın erken dönem bir işini görmek gerçekten de heyecan uyandırıyor…

Trumbauer Aile Koleksiyonu seçkisini koleksiyonerin özel güvenlikçisi eşliğinde geziyoruz. Güvenlik görevlisi neyse ki Türkçe biliyor, ancak koleksiyonun güvenliği nedeniyle rezervasyonla girilebiliyor. Güvenlik görevlisini sadece bir eşlikçi değil, aynı zamanda ailenin bir temsilcisi olarak düşünebilirsiniz. Aile ve koleksiyon hakkında ayrıntılı bilgiyi kendisinden alabiliyorsunuz. Güvenlik görevlisinin sanat tarihi bilgisi ve eserler hakkında yaptığı yorumlar gerçekten de ufuk açıcı.

Trumbauer Aile Koleksiyonu genç sanatçılar Suat Öğüt ve Özgür Demirci sayesinde İstanbul’a geliyor. Dünya sanat tarihine dair böylesine önemli eserlerin bulunduğu bir koleksiyonu İstanbul izleyicisinin ayaklarına kadar getiren genç sanatçılara bir teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bu sergiye ev sahipliği yapan Kasa Galeri de ayrı bir teşekkürü hak ediyor.

Eser hırsızlığı sanat dünyasının en sansasyonel gündemlerinden biri olageldi. Çalınan ya da bir şekilde ortadan kaybolan eserlerin bizde de uzun bir tarihi var. Trumbauer ailesinin koleksiyonu da çalıntı eser düşüncesini sorgulatıyor. Bir yandan da sahte/gerçek eser tartışmalarına dair de bir oyuna davet ediyor. Trumbauer Aile Koleksiyonu sanat tarihinde her zaman tartışmaların başında yer almış eserler üzerinden etik bir sorgulamanın kapısını aralıyor. Bir eser müzede olduğunda kamusallaşır mı? Eserin hangi versiyonu orijinaldir ve görülmeye değerdir, hangisi depolarda kalır? Bir ailenin koleksiyonuna girdiğimizde neler düşünürüz? Son bir soru olarak da, dünya sanatının başyapıtları hangi şartlarda bir araya gelir? TRUMBAUER Aile Koleksiyonu seçkisi İstanbul’da göremeyeceğimiz gerçekdışılıkta bir sergi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI