Evrim Altuğ
Evrim Altuğ

New York'ta bir güncel 'Uvertür'

Pazar, 15 Ekim, 2017
Borusan'ın 900 parçayı geçen güncel sanat koleksiyonundan bir seçki, 'Uvertür' niyetine New York'ta. Küratörlüğünü Borusan Contemporary artistik direktörü Kathleen Forde'un üstlendiği sergi, 28 Ekim'e dek açık. Kurumun Michigan Üniversitesi Güzel Sanatlar Müzesi sergisi devam ederken, Ai Wei Wei ise New York'ta 'komşuluk' üzerine şekillenen kamusal, çok boyutlu ''İyi Çitler İyi Komşular Yapar" adlı projesiyle boy gösteriyor.

ABD’nin New York kentindeki East Village ve aşağı Manhattan bölgeleri arasında bulunan Bowery caddesi, başta bu yıl 40’ncı yılını kutlayan, özgün, güncel mimarisiyle hep dikkati çekmiş New Museum olmak üzere, sayısı onları geçen sanat mekânına ev sahipliği yapıyor.

İran’dan Kuzey Kore’ye, şu aralar Dünyanın sonunu getirmek için elinden geleni ardına bırakmayan Başkan Donald J. Trump’ın ‘dağlara taşlara’ bir alaycılıkla, hırçın suretini popüler kültür üzerinden her yere bırakmayı sürdürdüğü kentte, şu günlerde Türkiye güncel sanatından isimleri de barındıran özel bir sergi de izleniyor.

Bowery caddesi 208’de 28 Ekim’e dek yer alan bu karma sergi, Borusan Contemporary Sanat Yönetmeni Kathleen Forde’un mekânda derinliğine tasarladığı yapıt düzeniyle, Borusan’ın vaktiyle İstanbul İstiklâl caddesindeki eski sanat galerisini hatırlatır bir havaya da bürünmüşe benziyor. Ahmet Kocabıyık’ın ev sahipliğindeki, Borusan Contemporary İdari Direktörü Yağız Zaimoğlu’nun da hazır bulunduğu 12 Ekim tarihli açılışında, halen Columbia Üniversitesi adına konuk hoca olarak kentte bulunan Prof. Ali Akay ile, çağdaş sanatçı Burak Arıkan ile Serkan Özkaya ve gazeteci yazar Elif Key gibi isimleri de buluşturan sergi, yapıtlarıyla Claudia Hart (Mevsimler, 11 dk., HD video, 2009), Ali Kazma (Yazılı, altı kanallı video yerleştirme, 2011), Michael Rovner (Kara Orman, 2016, Led ekran, video), Daniel Canogar (Hipocampo 2, 2010), John Gerrard (Sow Farm, 2009), U-Ram Choe (Una Lumino Portentum,2008), Jim Campbell (Grand Central Station No.2,2009) ve Allard van Horn’u (034 Urban Songline, video, 2015) buluşturuyor.

Forde’un Parasol Projects’de düzenlediği sergi, Uluslararası Kurumsal Çağdaş Sanat Koleksiyonları Birliği’nin ilk Türkiyeli üyesi koleksiyonun yeniliğe açık ve özgün anlatımlara her daim meraklı karakterini dışavurur bir çeşitlilik taşıyor.

Yapıtların hemen hepsinin yeni ifade olanaklarını gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse de kavramsal olarak yapıcı biçimde zorladığı, gözlerden kaçmıyor.

Bilindiği üzere, 29 Kasım’a dek ‘Hareketli Görüntü’ adlı bir başka Borusan Contemporary sergisi ile Michigan Üniversitesi Güzel Sanatlar Müzesi’nde gündeme gelen Forde’un seçkisi, Türkiye ve Amerika’ya yönelik içerik ve göndermeleriyle de hoş bir görsel tını yakalıyor.

Sözgelimi Allard van Hoorn’un 034 Urban Songline isimli yapıtı, İstanbul Rumelihisarı’ndaki Perili Köşk’te yer alan ve hafta sonları 10.00-19.00 arası ziyarete açık olan Borusan Contemporary’nin belli bir mekânı için hazırlanmış. Burada sürekli sergilenen ve New York’a da misafir olan eser, Boğaz’ın su sesini bir besteye dönüştürüyor. Yine, Ali Kazma’nın işindeki, kendi okuma notlarından beslendiği büyülü, şiirsel içeriğe baktığımızda hiç bir şeyin en ateşli ve karanlık anda bile yok olamayabileceği, dilin ve kelimelerin samimiyetinin baki kalacağı, coşkun bir umutla sizi karşılıyor. Veya Jim Campbell’in bölgeye selam veren çalışmasında, New York Büyük Tren Garı yolcuları, birer elektro-leke halinde, belleğinizde kelebekler misali uçuşuyor. Bu manzarayı, Koreli U-Ram Choe’nin Art-Nouveau’ya elektroteknolojik bir methiye düzdüğü büyüleyici ışık çiçekleri perçinliyor.

U-Ram Choe’nin ışık çiçekleri…

Sergiye seçilen eserlerin 2009 ve 2016 tarih aralıklı oluşları ise, şu ana dek sayısı 900’ü aşkın parçaya sahip olan Borusan Contemporary’nin, sırf sözde veya kâğıt üzerinde değil, gerçekte de bu işi ne kadar ‘güncellemeyi’ kafaya koyduğunu bir biçimde bize açıklıyor. Manidar bir kendinden eminlik ile, çok daha geniş bir evrenin / birikimin haberini veren ‘Uvertür’ isimli sergi, beraberinde, bünyesinde Türkiye’den Burak Arıkan, Serkan Taycan, Ayşe Erkmen, Gülsün Karamustafa, Cevdet Erek, Esra Ersen ve Evrim Kavcar gibi isimleri de barındıran ulusaşırı koleksiyonun yayımlanan ve galeride de sunulan üçüncü ‘onur’ cildini de getiriyor.

Ai Wei Wei

 

Borusan Contemporary İdari Direktörü Yağız Zaimoğlu, sergi üzerine açılışta yaptığımız söyleşide bizimle, özetle şu bilgileri paylaşıyor:

“Bu koleksiyon içinden, bizim için önemli olduğunu düşündüğümüz hem Türkiyeli, hem yabancı, hem yeni alımlarımızın, hem komisyon ettiklerimizin olduğu bir seçimi artistik direktörümüz Bn. Kathleen Forde üstlendi. Bizim esas özelliğimiz, ofis-müze işini devam ettirebilmek. Bizim için şu anda verebileceğimiz en büyük müjde, koleksiyonumuzun yeni alımlarla büyüyecek olması.

Sanat alanında konuşmamız gerekirse, müzelerin sadece sergi yapılan yerler olarak değil, ziyaretçisi ile daha interaktif olabilen yerler olma yolunda evrimleştiğini görüyoruz. Sosyal medya bu alanda çok önemli ve biz de bu alana çok önem veriyoruz. Borusan Contemporary’nin de herkesin hafta sonunu geçirebileceği bir yer haline gelmesini ve koleksiyonumuzun da yeni katılımlar ile özel koleksiyonlar arasında adı sayılır bir yere gelebilmesini ümit ediyoruz.

Özellikle son dönemde yaşanan gelişmelere baktığımızda, kimi kaynaklar, Türkiye ile ilgili çok kötümser bir tablo çiziyor. Bu gerçek değil ve biz Türkiye’de hâlâ sanat üretiyoruz. Halen sanat galerileri açık. Müzeler devam ediyor. Ve Türkiye’den de özel bir kurum bunu New York’ta da sanatseverlerle buluşturabiliyor. Esas amacımız buydu; çünkü alım yaptığımız bir çok sanatçı New York’lu. Bu da onlarla birlikte olabilmek için bir fırsat. Özellikle içinde bulunduğumuz bölge, bana Karaköy’ü anımsatıyor. Yeniden gelişen bu yerlerde daha ufak, ama bağımsız pek çok galeri bulunuyor. İzlenen sanat da yeni medyaya yönelmiş görünüyor ve zaten buradan çıkan sanatın dünya çağdaş sanatını yönlendirdiğini de biliyoruz. Bizim ilgi alanımız olan video sanatına, sanal zekâya, video gerçeklik ile 3D teknolojiye doğru bir yönelme olduğunu görüyoruz.

Benim geleceğe dönük umudum şu: Türkiye’nin güncel sanat ve kültür alanında, Dünya haritasında daha da önemli bir yerde bulunabilmesi. En büyük endişem ise, Dünya kültür sanat haritası diye bir şeyin kalmaması, bu konunun tüm Dünyada üçüncül, dördüncül bir noktaya indirgenmesi.”

Bu arada son bir not yerine, İstanbul’da ‘Porselene Dair’ sergisi ile Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde 28 Ocak’a dek yer alan Ai WeiWei ise, kâr amacı gütmeyen Kamusal Sanat Fonu desteğinde, kentin Manhattan, Queens, Aşağı Doğu Yakası ve East Village gibi kesimlerinde yer alan çeşitli parklar, konum ve sokak direklerinin yanı sıra kimi sürpriz kamusal – ticari zeminlere, ‘İyi Çitler İyi Komşular Yapar’ isimli yerleştirme projesini taşımış bulunuyor.

Bilgi: borusancontemporary.com / publicartfund.org

YAZARIN DİĞER YAZILARI