Katalonya bağımsız

Perşembe, 5 Ekim, 2017
Katalonya bu hafta sonu bağımsızlığa giden yolda bir adım daha, belki de son adımını atacak ama bu yol çok muhtemel mahkeme salonlarından, boykotlardan, grevlerden ve sokaklardan geçiyor…

Barcelona ayakta. Bu daha çok alışılmış bir Barcelona şampiyonluğu sonrası değil. Yüzbinlerce kişinin sessiz yürüyüşü, sokakları boydan boya kesen onlarca barikat, kepenklerini kapatmış esnaf ve turistlerin gürültücü kahkahaları yerine bağımsızlık havası, endişesi, kesin kararıyla dolu bir kent…

Referandumdan önceki günlerde Katalonya parlamentosunda, Katalonya’nın solcu partisi CUP-CC’den parlamenter Eulàlia Reguant ile konuşuyorduk.

Eulàlia Reguant

– Katalanlar ne istiyor ?  

Eulàlia Reguant: Bu soruya çok net bir cevap verebilirim. Biz bu referandum ile bağımsız bir cumhuriyet istiyoruz. Yani Katalonya, İspanya cumhuriyetinden ayrılarak bağımsız bir cumhuriyet inşa etmek istiyor. Tabii ki bu soruya referandumda evet cevabı çıkarsa… Bu referandum halka evet ya da hayır deme imkanı tanıyor. İspanyol devletinin de, bir politik sorunun demokratik olarak çözülmesine saygı göstermesi gerekir. Bu birçok temel hakkın yerine getirilmesidir. Ve bu aynı zamanda çok uzun yıllardır sürdürülen mücadelenin neticesi olarak ‘kendi kaderine tayin hakkı’nın kabul edilmesi demektir…

Sadece Katalan sol partinin talebi değildi bu ve zaten şu anki iktidardaki sağ parti de dahil büyük çoğunluğun isteğidir bağımsızlık.

Zaten eğer Katalonya’nın yakın geçmişine bakarsanız farklıdır radikal solun dışında, son 30 yıldır hükümet olan sağ da bunu ister. Böylece Katalonya’da tek olabilecek şeyin, bir referandum ile bağımsız bir cumhuriyet kurmak düşüncesi olduğunu görürsünüz. Tabii ki burada sağın istediği cumhuriyet ile bizim istediğimiz cumhuriyet arasında çok fark var. Biz referandum ile bir kurucu anayasa oluşturmak ve temel hakların korunduğu bir cumhuriyet düşüncesinde birleşiyoruz.

Referandum yapıldı ve büyük bir olasılıkla bu hafta sonu Katalonya bağımsızlığını ilan edecek. Referandumda yüzde 90 oranında bağımsızlık için ‘evet’ çıktı. Ancak bu çok yüksek oran sizi yanıltmasın çünkü referanduma sadece yüzde 42 oranında katılım oldu ama bu düşük katılım oranı da sizi şaşırtmasın çünkü her türlü baskıya rağmen, İspanya demokrasisi düzeyinde insan haklarını oldukça çiğneyen polis şiddetine ve İspanya’ya rağmen bir katılımdı bu. Ayrıca İspanya anayasa mahkemesi de bu referandumun geçersiz olacağına dair bir karar almıştı ve baştan itibaren hukuka aykırı ilan edilmişti. Yani bütün bunlara rağmen yüksek bir katılımdı. Bağımsızlık talebinin anayasaya aykırı olma meselesini de Eulàlia Reguant ile konuşmuştuk.

Eulàlia Reguant: İspanyol hükümetinin bugün kurumsal olarak inşasını ortaya çıkaran anayasa, diktatörlüğün ardından elitlerin yaptıkları bir anlaşmadır. Bu Francocu elitistlerle, Franco’ya karşı mücadele veren elitistlerin birlikte yaptıkları, sokakların da bu politik duruma katlanmak zorunda kaldıkları bir sessizlik anlaşmasıdır. Yani bir şeyleri karıştırmama, 40 yıldır yaşananları hiç deşmeme gibi bir şey bu sessizlik anlaşması. Geçmişte yaşananlara ilişkin hiçbir özür dilenmesi de söz konusu değildir. İşte İspanya’nın kuruluşundaki bu anlaşma antidemokratiktir zaten. Bu anlaşma ile herkesin tek bir ulus olduğunun kabulü antidemokratiktir ve bu, sömürgecilikten kazanılan hakla kabul edilmiştir. Bu anlaşma, yurttaşlık haklarına da aykırıdır. İşte şimdi de buna dayanarak referandumu kabul etmiyorlar. Bu, Avrupa’nın esas görünümüne de aykırı bir şey ki zaten burada Avrupa’nın durumu da önemli ve onların bu duruma karşı tavrı da.

Biz konuşurken, hemen içerde, mecliste oylamalar yapılıyordu. Kararlar alınıyor, uygulanıyordu. Seçilmişlerin demokraside karar verme hakkı ile övünüyordu İspanya demokrasisi ama aynı meclis, bağımsızlık için bir referandum kararı alınca sayılmıyordu. İronik değil mi? 2014’teki danışma niteliğindeki referanduma ilişkin, o dönemin başbakanı hakkında soruşturma devam ediyordu ve bu referandum için çalışma yapanlara yeni soruşturmalar açılmıştı ama bir yandan referandum sandıkları hazırlanıyordu. Eulàlia Reguant anlatıyordu:

“İspanya devletinin mahkemeleri, referandumu kim örgütledi, kim çalıştı, onun peşinde. 2014 Kasım ayındaki referandum sırasındaki hükümete soruşturma açtı ve aynı zamanda, şimdi aynı şekilde ‘Katalan parlamentosunda da buna ilişkin bir oylamaya nasıl gidilmesine izin verilir ve bunun için bir anayasa komisyonu çalışması nasıl yapılabilir?’ diye, aynı şey yine soruşturuluyor. Bu maksimum saçmalık çünkü oylama burada olacak, bununla ilgili bir komisyon burada, bütün bu sürecin peşinde. Buna ilişkin bir ajanda hazırlanıyor. Fakat zaten bizim referandum talebimizin kökeni tam da bu. Yani yapılan her şeyin, mahkeme karşısına çıkmakla sonuçlanması. Bu, halkın taleplerinin bu durumda yerine getirilmesinin imkansız olduğunu göstermekte. Bizim için, radikal sol için, biz hep diyoruz, bu bizim için hiçbir şey. Yani böyle bir soruşturma açarlarsa, süreci durdururlarsa, peşimize düşerlerse, buna katlanırız, bir başkasına başlarız. Bu soruşturmalar bizim için hiçbir şey…”

Aslına bakarsanız eğer referandum hakkı kabul edilseydi, İskoçya’daki gibi bağımsızlığa ‘hayır’ çıkma olasılığı da pek yok değildi. Mesela bütün İspanya’da üçüncü büyük parti durumundaki sol parti ‘Podemos’ referanduma, referandum hakkına ‘evet’ diyordu ama böyle bir bağımsızlık referandumunda tavırları, bağımsızlığa ‘evet’ değildi.

Katalonya bu hafta sonu bağımsızlığa giden yolda bir adım daha, belki de son adımını atacak ama bu yol çok muhtemel mahkeme salonlarından, boykotlardan, grevlerden ve sokaklardan geçiyor…

YAZARIN DİĞER YAZILARI