Volkan Ağır
Volkan Ağır

Günlerden bir gün 1. FC Köln Avrupa'ya gitmiş

Pazar, 17 Eylül, 2017
Tanığım! 2900 koltuk ayrılan ama Londra'ya 20 bin kişiyle giden 1.FC Köln taraftarının heyecanının tanığıyım!

Açık Radyo’da teknik ekipte kayıt teknisyeni olarak çalıştığım dönemde bir değişim programıyla radyoya Almanya’dan bir meslektaşımız gelmişti. Markus’la çok muhabbet etme fırsatı yakalayamasak da son günlerinde kapı önü sohbeti yaparken tabii ki konu futbola geldi. Köln’de yaşayan Markus Borussia Dortmund taraftarı olduğunu söylemiş, günün birinde Almanya’ya Köln’e gelirsem birlikte 1. FC Köln-B.Dortmund maçını izleyelim diye sözleşmiştik. O zaman sene 2013, mevsim sonbahardı.

KENDİMİ MÜNGERSDORF’TA BULDUM’

O zaman öylesine söylenmiş olan bu sözü tam 3 yıl sonra gerçekleştireceğimizden habersizdik. Müngersdorf’taki, Rhein Energie Stadı’nda 1.FC Köln-B.Dortmund’u ağırlıyordu. Aralık ayıydı, dünyanın her yerinde uygulandığı iddia edilen elektronik bilet sistemi yoktu, biletler Markus’tan, yerimiz kale arkası sağ üst taraftandı. Bir anda anlayamadığım bir şekilde üstümden kocaman bir pankart açılmaya başlandı. Ne olduğunu bilmiyordum ama keyfini çıkarıyordum. Sonradan öğrendim ki Wilde Horde isimli taraftar grubu kuruluşunun 20. yılı için özel bir koreografi hazırlamış.
Maça konsantre olması zordu.Sahaya uzaklıktan ziyade üç kat giyinmiş olmama karşın havanın soğukluğu tüm keskinliğiyle kendini hissettiriyordu. Gözümün de sahaya değil çoğunlukla bulunduğum yerin hemen sol aşağı kısmında davul seslerinin yükseldiği, 200-300 belki de daha fazla taraftarın hiç durmadığı, sürekli kulağıma hoş gelen melodiler ve sözlerini anlamaya çalıştığım tezahüratların söylendiği bölgeye odaklanması bir etkendi. Markus’a o gün, “Bir kere de şuradan maç izleyelim” demiştim gülerek. Esas maç orada yaşanıyordu. 1-0 önde götürdüğümüz maçın son dakikalarında Marco Reus kafayla güzel bir gol atarak maçın 1-1 bitmesini sağlıyordu.

volkan-agir-2

SÜD KURVE HEYECANI

Gün geldi 2017’nin Mart Ayı’nda Tribünlerin Sesi Belgeseli’nin Köln gösteriminde Pierre ile tanıştım. Maçlara gidip gitmediğimi, 2 hafta sonra oynanacak Hertha Berlin maçına gidip gitmek istemediğimi sordu. Seve seve kabul edilecek bir teklifti, işimi gücümü ayarlayıp maça gittim. Kale arkası üst bölümde izlediğim B.Dortmund maçında aralarında olmayı temenni ettiğim grubun içinde, ‘Süd Kurve’de, güney tribününde olacağımı bilet kontrolünden geçtikten sonra öğrendiğimde heyecanım kat kat artmıştı. Enfes geçen maçı 4-2 kazanmış avrupa kupası hayallerini gerçekleştirme yolundaki önemli rakiplerimizden 3 puanı söküp almıştık.

Tezahüratlarına aşina olduğum 1.FC Köln maçlarında arkadaş grubumla kale arkasında yer alma arzum artmıştı. Ligin bitimine haftalar kalmış avrupa kupası hayalleri artmıştı Köln’ün. Frankfurt galibiyetinde sahada yer alamadım ama Borussia Mönchengladbach ile oynanan heyecanlı derbide kale arkasındaydım. Hayal kırıklığı yaşamıştık. Avrupa kupası hayalleri azalmaktaydı. Başka bir mağlubiyete tahammülümüz yoktu ama derbide kaybetmek daha can sıkıcı olmuştu.

GÜNLERDEN BİR GÜN BİR ŞEY OLDU

Bitime 3 hafta kala maç kaybetmeden gelebilmiştik. Şahsen 3 maçta 9 puana olan inancım yüksekti. Werder Bremen’le oynanacak maç çok kritik öneme sahipti. Daha önce sezonluk kartlarıyla maçlara girdiğim, grubun diğer üyeleri de bu maçı kaçırmak istemiyordu. 25 yıldır süren Avrupa Kupalarında mücadele etme hasretini dindirmek yolunda bu maçta alınacak sonuç kritik, kazanmak mecburiydi. Maçın sonucuna göre Avrupa Ligi’ne gidip gidemeyeceğimiz belli olacaktı. Ya da 5. mi 7. mi gidecektik? Maç öncesi yapılan yorumlarda geçen en önemli detay yaz tatili planıydı: “Köln ön eleme oynarsa Temmuz’da tatile gidemeyeceğimizi söyledim kız arkadaşıma. Umarım maçları kazanıp ön eleme oynamadan Avrupa Ligi vizesini alırız.”

.

.

Müthiş hızlı başlamış olan maçta ilk 15 dakikada 2-0 öne geçmeyi başarmıştık. Bir maç için stadyumdaysam, maçtaki her ayrıntıyı görebilecek bir yerde olmak ilk tercihim olsa da, kale arkasında yarattığımız sinerjinin skoru 2-0’a taşıdığını hissettiğim an bu özel taraftar grubunun arasında olmak tribün geçmişimin en önemli mertebesine ulaşmış, taraftarlık algım başkalaşmıştı! Karşılıklı goller neseniyle inanılmaz iniş çıkışlar ve gergin geçen maç 4-3 bitti! Artık daha rahat ve yüksek bir coşkuyla sezon boyu dilimizden düşmeyen şarkıyı coşkulu haykırışlarla dillendiriyorduk.

(Eines Tages, eines Tages, eines Tages wirds geschehen und dann fahren wir nach Mailand um den FC Köln zu sehen!)*

EUROPA POKAAL’E GERİ DÖNÜŞ!

Tribünde kendime yer bulamadığım sezonun son maçı Mainz’la oynanmış ve 2-1 kazanılan maçla, rakiplerimiz Hertha ve Freiburg’un da puan kaybetmiş olması, 1. FC Köln’ün ligi 5. sırada tamamlanmasını sağlamış ve Avrupa Ligi vizesini almıştık! 2002 yılında ilk kez Köln’e gelip spor sayfasına baktığımda, asansör takım olarak anılan 1. FC Köln 25 yıllık hasretine son vermişti. ‘Europa Pokaal’ (Avrupa Kupası) tezahüratı 3 gün 3 gece Köln’ü inletti.

Günlerden bir gün, bir şey oldu derken o şey oldu! 1. FC Köln 1986 yılında final oynadığı UEFA Kupası’na 25 yıl sonraki adıyla ‘Avrupa Ligi’ne geri döndü! Kuralar çekilir çekilmez maç biletleri henüz satışa çıkmadan İngiltere, Sırbistan ve Belarus deplasmanlarına uçak biletleri alındı. Sonuç: Kendilerine 2900 kişilik bilet ayrılmasına karşın 20 bin kişiyle Londra sokaklarındaydı 1. FC Köln taraftarları. Amaç stadyumda olamasa bile stadyum etrafında takımının bu macerasına tanık olmaktı. Kimileri Arsenal taraftarlarının biletlerini satın alıp rakip takım taraftarları arasına sızdı. Ufak bir grupla güvenlik arasına kısa süreli taşkınlık çıktı. Maç iptal edilme ihtimaliyle karşı karşıya kaldı. 1 saat ertelenmesi kararı maçı direkten döndürdü. Güvenlik sağlandı ve maç geç de olsa başladı. Arsenal taraftarından fazla çıkıyordu sesleri. 15 bin kişilerdi Emirates’t ve oturmaya da niyetleri yoktu. Jhon Cordoba’nın ayağından uzak mesafeden kazanılan tarihi gol taraftarların zincirlerini kırdı.

KARNAVAL RUHU LONDRA’YI SAPASARDI

Skor 3-1 Arsenal lehine sonuçlandı. Ancak Kölnlüler’in keyfi yerindeydi. Maç sonu hemen terketmediler yerlerini. Emirates’i coşkularıyla inlettiler. Maç sonrasında biletlerini sosyal medyadan satan Arsenalliler Kölnlüleri tebrik edecek kadar mest olmuşlar biletlerini sattıklarına.

UEFA Kupası’nda final oynadıktan sonra bugüne kadar geçen 25 yılda yıl 5 kez küme düşmüş, iflastan Güney Kıbrıs’ta hiç varolmayan bir paravan şirket sayesinde kurtulmuş bir takımın taraftarları 20 Mayıs 2017’de Japon mucizesi Yuya Osako’nun skoru 2-1 yapmasının ardından bebekler gibi ağladı o gün Arsenal maçına giden taraftarlar.

Londra’da oldukları gün hayatlarının günüydü hepsi için. Günlerden bir gün, bir şey oldu, 20 bin 1. FC Köln taraftarı, kendi kültürlerlerinin en önemli parçası olan Karneval Ruhunu Londra’ya taşıdı. Tüm şehre bir günlüğüne Futbol Karnavalı yaşattı.

*Günlerden bir gün, günlerden bir gün, günlerden bir gün bir şey oldu. Ve sonra gidiyorduk Milano üzerinden FC Köln’ü izlemeye.


Volkan Ağır kimdir?

1987 İstanbul doğumlu. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI