‘Narcos’un eksik karakteri

Cuma, 8 Eylül, 2017
‘Narcos’ dizisinin ilk sezonunda on dakikalığına tanışma fırsatı bulduğumuz Barry Seal’ın çarpıcı öyküsü, Doug Liman’ın temposu düşmeyen filmiyle konuk oluyor bu hafta sinemlara.

Son yılların önemli dizilerinden “Narcos”un ilk sezonunun dördüncü bölümünde, hikayede çok da önemsenmeyen bir adamla tanışmıştık: Barry Seal. Pablo Escobar’ı yakalamak isteyen Amerikalı ajanlar bir tesadüf eseri Barry Seal’in kokaini Kolombiya’dan ABD’ye götüren pilot olduğunu öğreniyordu. Kahramanlarımız Javier ve Steve, kadınlara düşkünlüğü ile bilinen Barry Seal’ı bir randevuevinin kapısında yakalıyor ve sorguya çekiyordu. Kaçakçının onlara verdiği fotoğraflar hem Amerika’nın Nikaragua’ya olan politikasını hem de bir dönem CIA için de çalışmış olan Seal’in hayatını değiştiriyordu. Ama bütün bunlar dizi içinde on dakikada olup bitmişti.

İlginçtir, bu hafta gösterime giren “Barry Seal: Kaçakçı” (American Made) filminde karakterin kadınlara olan düşkünlüğünü göremiyoruz. Daha çok ailesine düşkün gibi resmediliyor. Ama filmin derdi bu değil.

FIRSATÇI BİR PİLOTTAN, ULUSLARARASI SUÇLUYA

Parlak bir pilot olan Barry Seal, puro gibi basit kaçakçılık işleri yaparak aile bütçesine katkı sağlamaktadır. Bir gün CIA’den olduğunu söyleyen Monty Schafer adlı bir adamla tanışır. İşini bırakması, bir şirket kurması ve ülkesine hizmet etmesini teklif eder. Dünyanın en hızlı çift motorlu uçağıyla Latin Amerika üzerinde uçacak ve Komünist gerillaların kamp alanlarını fotoğraflayacaktır. Ancak kazandığı para Seal’a yetmez. Fırsat ayağına gelir. Pablo Escobar bu yetenekli pilottan kokainlerini ABD’ye götürmesini ister. Üstelik kilo başına 2 bin dolar verecektir. Seal kolay paranın hazzına kapılır ve işi kabul eder ama CIA’in de ondan istekleri bitmez.

Bu sefer Nikaragua’daki kontra güçlerine silah götürmesi istenir, yetmez kontraları ABD’ye getirmesi talep edilir. Bir yandan kontrol ettiği uçak filosu büyürken, diğer yandan da yaptığı işlerin sayısı artmaya ve kontrolden çıkmaya başlar. Nikaragua ile uyuşturucu trafiği arasındaki bağlantıyı kanıtlamak için gerçekleştirilen bir operasyonda deşifre olması bütün işleri karıştırır. Aslında buraya kadar anlattıklarımız, hala VPN ile girebildiğimiz Vikipedia sayfalarından okunabilir. Mevzu bu hikayenin filmde nasıl ele alındığı.

2012 yılında “Stash House” adlı vasat korku filminin senaryosunu yazan Gary Spinelli bu kez birkaç adım ileriye atmış görünüyor. Ama filme asıl damgasını vuran “Geçmişi Olmayan Adam, 2002”, “Mr and Mrs. Smiht, 2005”, “Dürüst Oyun, 2010”, “Yarının Sınırında, 2014” gibi filmlere imza atam yönetmen Doug Liman. Yönetmenin alametifarikalarından olan tempo bu filme de damgasını vuran şey.
Liman, ele aldığı karakterin tempolu ve karmaşık hikayesini filmin görsel dili kurarken de kullanıyor. Bir yandan Barry Seal’in iç içe geçen ve giderek karmaşıklaşan ilişki ağları akıp giderken, arka planda da ABD’nin orta ve Latin Amerika’ya yönelik siyasetinin izlerini görmek mümkün. Tabii Reagan, Noriega, Escobar gibi tanıdık simalar eşliğinde…

KARAKTERİNİ YARGILAMIYOR

Film, karakterine karşı her hangi bir önyargıda bulunmamaya özen gösteriyor. Yargılamamaktan uzak duruyor. Kendisini çok akıllı ve fırsatçı olarak gören bir adamın daha büyük akıl ve organizasyonlar tarafından nasıl kullanıldığını ve günü geldiğinde de kenara atıldığını görmemiz isteniyor belli ki.

Barry Seal’in hayatından oluşturulan hikaye, yalnızca dönemin politik ve narkotik trafiğinin fotoğrafını çekmiyor. Bir yandan da kişisel bir hikaye anlatıyor. Motivasyonu ‘ailesini daha iyi şartlarda yaşatmak’ olan fırsatçı bir adamın, şartları kontrol edemez hale gelişine ve yok oluşana da tanıklık ediyoruz. Barry Seal’in kazandığı paraları artık kontrol edemez hale geldiği, koyacak yer bulamadığı zirve anlarında aslında ağa takılmış bir balık gibi çaresiz kalışını izliyoruz.

Barry Seal’ı canlandıran Tom Cruise “Görevimiz Tehlike”deki karakterinden bir türlü sıyrılamasa da böylesi tempolu bir film için akıllara gelebilecek en ideal isimlerden birisi olarak duruyor. Ama filmin dikkat çeken performansı, Seal ile sürekli temas halinde olan ve onu yönlendiren CIA ajanı Monty Schafer’ı canlandıran Domhnall Gleeson’dan geliyor.

“Barry Seal: Kaçakçı”, ne tam olarak aksiyona meylediyor ne de politik bir film olmanın sınırlarına yaklaşıyor. Ama her ikisini de yeterince barındırdığı için izlenmeyi de hak ediyor açıkçası.

ORİJİNAL ADI: American Made
YÖNETMEN: Doug Liman
OYUNCULAR: Tom Cruise, Sarah Wright, Domhnall Gleeson, E. Roger Mitchell, Jesse Plemons, Alejandro Edda
YAPIM: 2017 ABD
SÜRE: 115 dk.

YAZARIN DİĞER YAZILARI