Mühdan Sağlam
Mühdan Sağlam

Oslo’nun Arktik politikası ne kadar barışçıl?

Çarşamba, 30 Ağustos, 2017
Arktik; Rusya, Kanada ve Norveç açısından kademeli bir biçimde silahlanmanın yaşandığı bir bölge. Öyle ki ülkelerin stratejileri yer yer onlara yönelik var olan kabullerin sorgulanmasına neden oluyor. Oslo dünyadaki barış görüşme ve müzakerelerinin çoğuna ev sahipliği yapıyor. NATO ya da başkasının teşvikiyle barışın merkezinin Arktik’teki bu hamleleri kuşkusuz ironiden daha fazlasına işaret ediyor.

Arktik bölgesinin bir diğer önemli kıyıdaşı Norveç. Bulunduğu coğrafi konum bir kıyıdaştan öte Norveç’in Arktik uluslarından sayılmasının temel gerekçesi. Arktik Norveç ekonomisinde önemli bir paya sahip balıkçılık ve enerji kaynakları açısından vazgeçilmez değerde. Bu hafta yüzümüzü Barents Denizi’nin en iddialı aktörü Norveç’e çeviriyoruz.

İKİ KIYIDAŞIN SINIRINDAN ÇOK ÖTE: BARENTS DENİZİ

Barents Denizi, Norveç ve Rusya’nın Arktik’teki topraklarını ayıran sınır. Barents sadece sınır çizgisi değil, aynı zamanda balıkçılık ve enerji rezervleri açısından stratejik bir önem taşıyor. Ayrıca Rusya ile Norveç sınır anlaşmazlığında da merkez. Denizin doğusu Rusya sınırlarına dahilken, batısı Norveç’e ait. Taraflar arasında anlaşmazlığa neden olan, Barents’in yüzde 12’sine denk gelen 176 bin kilometrekarelik alanın işletilmesiydi. Her iki taraf da buradaki balıkçılık ve enerji kaynaklarının kullanımı konusunda 40 yıl boyunca karşıt tezler öne sürdü. Ancak 2010’da Oslo ve Moskova uzlaşıya vardı. 2011’de yürürlüğe giren anlaşmayla değinilen bölgenin ortaklaşa kullanımı kabul edildi.

Barents Moskova ve Oslo açısından o kadar önemli ki taraflar Barents İşbirliği oluşumunu 1993’te hayata geçirdi. Bölgeye kıyısı olan 13 ülkeden Rusya, Norveç, Finlandiya ve İsveç Barents Bölgesel Konseyi’nde de yer alıyor. 6 milyon nüfus, 1.75 milyon kilometrekarelik alan (Norveç’in yaklaşık beş katı) bu mekanizmanın hareket alanına giriyor. Bölgesel hedefleri olmakla beraber Rusya’ya barışçıl ilişkiler ve işbirliği oluşumun ana gayesi.

DÜNYANIN OMEGA 3 MERKEZİ: BALIKÇILIK

Norveç denildiğinde akla gelen en önemli sektör balıkçılık. BM Gıda ve Tarım Örgütü 2016 Raporu’na göre Norveç, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci balık ihracatçısı. Dahası ABD ile beraber dünya ıstakoz ihracatının yüzde 70’ini elinde tutuyor. Norveç için balıkçılık o kadar vazgeçilmez ki Oslo’nun AB’ye katılımı reddetmesinin de temel gerekçeleri arasında sayılıyor. Brüksel’in Ortak Balıkçılık Politikası’nın kendisine zarar vereceğini düşünen Oslo AB üyeliğini veto etmişti.

Barents Denizi yıllık 3 milyon ton balık ve yan ürünleri vermesi açısından üzerinde durulmaya değer. Üstelik soğuk su balıkçılığı yapıldığı için buradaki ürünler yüksek besin değeri dolayısıyla kıymetli. Her ne kadar konu Arktik üzerinden şekillense de merkez Barents Denizi. Arktik’in iki kıyıdaşı Rusya ve Norveç, balıkçılık konusunda işbirliği halinde. 1976’da Oslo ve Moskova arasında kurulan Ortak Balıkçılık Komisyonu kısa süre sonra bölgedeki balıkçılık için Genel İzinle Yakalanabilecek Balıklar Düzenlemesini (Total Allowable Catches) yayınlandı. Bu mekanizma ve anlaşma Barents’in kullanım hakkını, diğer kıyıdaşlarının cılız paylarına karşın, iki ülkeye hasretmiş durumda.

ALGILAR VE YARGILARLA KARŞILIKLI SİLAHLANMA

Daha önce de vurgulandığı üzere Norveç ve Rusya Arktik’te komşu iki ülke. Temel anlaşmazlıkları da Barents Denizi’nde yaşanmış ancak 2011’de ikili anlaşmayla sorun çözülmüştü. Barents’te işlerin yolunda gitmesi ikili ilişkilerde bahar havası izlenimi vermemeli.

Taraflar arasında Finnmark bölgesinde sakinliğin maskelemeye yetmediği bir gerilim mevcut. Temelindeyse karşılıklı tedirginlik ve Rusya’nın yayılmacı bir strateji uygulayacağına dair kaygı var. Daha önce vurgulandığı gibi Rusya Arktik’te en fazla silahlanan kıyıdaş. NATO şemsiyesi altında bulunan Norveç, Rusya’ya karşı NATO’nun genel tatbikat ve desteğiyle yetinmiyor. ABD ve İngiltere’yle özel anlaşmalar yaparak hem savaş uçağı ve gemisi alıyor, hem de ortak girişimlerde bulunuyor. Örneğin 2017’nin başında 300 ABD denizcisinin altı ay boyunca Norveç’te konuşlanmasına izin verilmesi dikkat çekiciydi. Benzer biçimde yine Norveç-Rusya sınırında Finnmark’a bağlı Vardo kasabasına Rusya’yı gözetlemek amacıyla ABD-Norveç ortak projesiyle bir radar sistemi kurulması planlanıyor.

Soğuk Savaş boyunca ABD, İngiltere ve Norveç SSCB’nin kuzey rotasını kullanarak Atlantik’e inmesi ihtimaline karşı yakın işbirliği yapıyordu. Dikkat çekici olan tarafların son yıllarda benzer bir yakınlaşmayla silahlanması ve Rusya’nın Kuzey’den Atlantik’e ulaşma kabusuna kapılması. Rusya böyle bir amacının olmadığını, ABD’nin Avrupa’da sarsılan kontrolünü yeniden ele almak için bu kartı kullandığını ifade etmişti. Ancak görünen o ki, kıyıdaş olan/olmayan ülkelerin niyet okuma üzerine kurulu senaryolarla Kuzey’de silahlanmaya gidiyor.

ENERJİDE ZENGİN, İKLİM ANLAŞMASINDA ÖRNEK ÜLKE

Norveç, ABD Enerji Bilgi Dairesi 2015 raporu uyarınca dünyanın en büyük üçüncü doğal gaz ihracatçısı, Avrupa’nın da en büyük petrol üretici.

Oil and Gas Journal 2016 verilerine göre Norveç, 5.14 milyar kanıtlamış petrol rezervini elinde tutuyor. Petrol rezervleri başta Kuzey, Norveç ve Barents Denizi olmak üzere kıyı bölgelerde bulunuyor. Statoil bu bölgelerde 30 projeye sahip.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Norveç 2017 Raporu, Norveç’in günlük 2 milyon varil petrol ürettiğini vurguluyor, ancak en yüksek üretimin gerçekleştiği 2001’den bu yana yüzde 40’lık düşüşe de dikkat çekiyor. Barents Denizi’nde bulunan ve keşfedilmemiş devasa kaynaklar da raporda kendisine yer buluyor.

Benzer biçimde toplam kanıtlanmış 1.92 trilyon metreküp doğal gaz rezervi olan Oslo’nun buradaki merkezi de Kuzey Denizi. Her ne kadar Norveç elinde büyük bir rezerv bulunduruyorsa da, 1993’ten bu yana sürdürülebilir bir üretim modeliyle kademeli üretim artışı uyguluyor. Halihazırda 2001’deki tırmanmayla Oslo’nun yıllık doğal gaz üretimi 120 milyar metreküp (bcm) civarında. Yüzde 67’si devlete ait Statoil en büyük doğal gaz üreticisi, ancak yalnız değil. ExxonMobil, Total, Shell ve Eni ülkede göze çarpan şirketler. Yüzde 98’i ihraç edilen doğal gazın istikametiyse AB ülkeleri. Yani Norveç Avrupa enerji güvenliği açısından vazgeçilmez konumda.

Zengin enerji rezervlerine sahip olan Oslo’nun ülkesinde kullandığı elektriğin yüzde 97’si su gücünden (hydropower) geliyor. Su gücünün yanında rüzgar Norveç’in yine temel enerji üretim alanı. Ulusal sınırlarında yenilenebilir enerji atılımında bulunan Oslo, 1990-2020 arasında karbon emisyonunu yüzde 30 düşürmeyi planlıyor. Bu çerçevede sadece sanayi ve hane içinde değil, ulaştırmada da elektrikli araçların kullanımı teşvik ediliyor. Paris İklim Anlaşması dahil tüm iklim anlaşmalarında boy gösteren Norveç, EIA Raporu’na göre bu anlamda en başarılı örneklerden birisi.

Arktik’teki kaynaklara gelince, Rusya ve Norveç arasında yaklaşık 40 yıl süren Barents Denizi anlaşmazlığı 2011’de son buldu. Dahası iki ülke sınırından geçen petrol ve doğal gaz rezervlerinin birlikte işletilmesi öngörülüyor. Norveç lehine sonuçlanan bu anlaşmayla yaklaşık 88 bin kilometrekare kıyı sahası Oslo’nun hanesine eklendi. Halihazırda Statoil, Snohvit ve Blåmann başta olmak üzere Barents’te pek çok projeyi hayata geçirmiş durumda. Ayrıca Barents’te bulunan dünyanın en büyük beşinci doğal gaz havzası Shtokman’da Gazprom ile Statoil beraber çalışıyor.

Sonuç olarak Arktik; Rusya, Kanada ve Norveç açısından kademeli bir biçimde silahlanmanın yaşandığı bir bölge. Öyle ki ülkelerin stratejileri yer yer onlara yönelik var olan kabullerin sorgulanmasına neden oluyor. Oslo dünyadaki barış görüşme ve müzakerelerinin çoğuna ev sahipliği yapıyor. NATO ya da başkasının teşvikiyle barışın merkezinin Arktik’teki bu hamleleri kuşkusuz ironiden daha fazlasına işaret ediyor.


Mühdan Sağlam kimdir?

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora yapmaktadır. Enerji politikaları, ekonomi-politik, devlet-enerji şirketleri ilişkileri, Rusya’da devletin dönüşümü ve enerji politikaları, Avrasya temel ilgi alanlarıdır. Gazprom’un Rusyası (2014, Siyasal Kitabevi) isimli kitabın yazarı olup, enerji ve ekonomi-politik eksenli yazıları mevcuttur. 7 Şubat 2017'de çıkan 686 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI