Mühdan Sağlam
Mühdan Sağlam

Kanada'nın gözü neden Arktik'te?

Çarşamba, 23 Ağustos, 2017
Arktik'te adalarda, açık deniz ve kıyılarda petrol ve doğal gaz çıkarıldığı söylenmeli. Benzer biçimde mineraller ve ilaç endüstrisinde de Kanada Arktik’ten faydalanıyor. Ülkenin ihracatında üçüncü sırada yer alan minerallerin büyük bir kısmı Arktik’ten geliyor. Kısaca özetlemek gerekirse, Kanada için Arktik, mineraller ve halihazırdaki enerji rezervlerini artırması açısından önemli.

Arktik bölgesi beş kıyıdaştan oluşuyor. Bunların en görünenlerinden birisi sempatik başbakanı ve refah düzeyiyle gıpta edilen Kanada.

Kanada yüz ölçümü bakımından Rusya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci büyük ülkesi. Benzer biçimde Kanada ile Rusya’nın görünürlüğü Arktik bölgesinde de karşılık buluyor. Ottawa’nın Kuzey dediği bölge yani Arktik’teki adaları (Ellesmere, Axel Heiberg,  Baffin,  Devon,  Victoria ve  Banks)  Kanada’nın yüz ölçümünün yüzde 40’ını oluşturuyor. 36 milyonluk Kanada nüfusunun yüzde beşi Kuzey Arktik Dairesi’nde yaşıyor.

Rusya örneğinde olduğu gibi Kanada da sınır ve egemenlik konusundaki keskin tavrıyla biliyor. Bu hafta Kanada’nın Arktik’teki pozisyonunu toprak anlaşmazlıkları ve silahlanma ve enerji açısından ele alacağız.

RUHUMDAN BİR PARÇASIN SÖKÜP ATAMIYORUM

Her kıyıdaşın kendince bir Arktik hayali ve politikası var. Kimisinde hukuki vurgu ağır basarken, Kanada örneği ziyadesiyle tarihsel göndermelere sahip. Arktik’in Kanada kimliği için vazgeçilmezliği resmi belgelerde de karşılık buluyor. Modern Kanada tarihinin Kuzey’e yapılan keşiflerle başladığı dikkate alındığında Fransız ve İngiliz sömürgesi bu bölgenin tarihinde onların deyimiyle Kuzey, Arktik ayrı bir öneme sahip. Keşiflerle başlayan süreç bugün Kanada’nın kültürel mozaik ve dil çeşitliliği zenginliğiyle övünmesinin zemini. Gerek müzikleri gerek dilleriyle Kuzey’in yerli halkları Kanada kimliğinde ayrı bir öneme sahip. Ottawa bu nedenle bölgeyi “ruhunun bir parçası” olarak tanımlıyor. Çetin bir rekabetin zemini olan bölge, tabii ki sadece kültür ve ruhla korunacak değildi. Kanada daha önceki yazıda altı çizildiği üzere egemenlik hakları konusunda Rusya’nın en dişli rakibi. İkisi de BM Komisyonu’nun yolunu ya itiraz ya hak iddiası için bitmez bir çabayla arşınlıyor. Zaten bu egemenlik vurgusu Kanada dış politikasının temel önceliği.

“Egemenlik vurgusu”, Arktik özelinde kıyıdaşlar arasındaki anlaşmazlıkları işaret etmekte kullanılıyor. Halihazırda beş kıyıdaşın da egemenlik vurgusu, “sizden geri kalacak değilim” şiarıyla ivme kazanmış durumda. Nitekim sadece Rusya değil, Kanada’da da bilim insanları egemenlik iddialarını ispat için teşvik edilmekte. Yani bilim Ottawa’da da ulus devletin toprak anlaşmazlıkları için seferber ediliyor.

DÜNYA SİZİN ARKTİK BENİM: TOPRAK ANLAŞMAZLIKLARI

Kıyıdaşların Arktik politikasının dikkat çeken yanı, kimsenin elini korkak alıştırmayıp “buraların hepsi benim” iddiası. Ancak hararetli ve meydan okuyucu girişimlerle bu iddiaların önü kesiliyor. Nitekim Kanada da 1925’te 60-141 boylam arasındaki toprakların kendisine ait olduğunu söylese de bu gerçekleşmedi.

Kuzeybatı Geçidi Anlaşmazlığı: Yukon, Kuzeybatı Toprakları (Northwest Territories) ve Nunavut bölgeleri pek çok Kanadalıya ev sahipliği yapmasının yanında kıyıdaşları da aşan bir anlaşmazlıkla biliniyor. Buradaki su yolları Nunavut ve Kuzeybatı Toprakları bölgeleri içerisinde yer alıyor. Kanada adaların sahibi olduğu için su yollarının da kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Daha önce çok görünür olmayan bu vurgu, küresel ısınma kaynaklı buzul erimesiyle yeni bir hâl aldı. Kuzeybatı Geçidi olarak bilinen bu yollar, uluslararası nakliye için önemli hale geldi. Bu durum Ottawa’nın iddiasına tepkinin de temel sebebi. Kuzeybatı Geçidi politikasına sanıldığının aksine Rusya değil, ABD, AB ve Çin muhalefet ediyor. Washington ve diğerleri Kanada’nın kuzeyindeki bölgenin uluslararası boğaz statüsünde olduğunu ve Kanada’nın tek başına egemen olmayacağını belirtiyor.

Grönland Anlaşmazlığı: Grönland Danimarka’nın Arktik’e kıyıdaş sayılmasının temel nedeni. Kanada, Grönland ile toprakları arasında bağlantı olduğunu ve buranın da ona ait olduğunu iddia ediyor. Ancak bu talep Rusya’yla çekişmesi kadar güçlü değil. İddia masada olmakla beraber “ daha sonraya” ertelenmiş durumda.

Münhasıran Ekonomik Bölge Anlaşmazlığı: Önceki Rusya yazısında Moskova’nın egemenlik iddiaları detaylı biçimde ele alınmıştı. Moskova- Ottawa hattında ipleri geren Rusya’nın kıta sahanlığı iddialarına karşın Kanada’nın Münhasıran Ekonomik Bölge (MEB) vurgusu. Hatırlanacağı üzere Rusya’nın BM Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu’na sunduğu belgelere en güçlü itiraz da Kanada’dan gelmişti. Kanada 250 millik MEB konusunda ısrarlı. Rusya’nın aksi bir tavrında da gerekeni yapmaktan çekinmeyeceğini söylüyor. Gerekenin de askeri bir yanıt olduğu söylenmeli. Peki Kanada neyine güveniyor? Bu soruya yanıt arayalım.

OTTAWA BİR YANDAN NATO BİR YANDAN SİLAHLANMA

Kanada Arktik bölgesindeki enerji kaynaklarına ilişkin tartışmaların alevlenmesiyle bölgedeki egemenlik haklarını askeri varlıkla desteklemeye başladı. İlk olarak 2010’da Kanada Sahil Güvenlik’i silahlandırıldı. Arktik açıklarında gezecek bir devriye filosu ve Kutup bölgesi için özel yapım buz kırıcı üretme kararı hızla uygulamaya sokuldu. Devriye gemilerinden ilkinin 2018’de yapımının tamamlanması bekleniyor.

Selefi muhafazakar hükümet gibi 2015’te iktidara gelen Justin Trudeau’nun liberal hükümeti de Arktik’te Kanada’nın varlığının pekiştirilmesinden yana. Nitekim eski askeri projelere yenilerinin eklenmesi bu politikanın açık kanıtı. 2013’te kurulan Arktik Eğitim/ Tatbikat Merkezi’ni geliştirilecekleri ifade edildi. Kış aylarında 120 askerle operasyonel olan bu merkezin yetmediğini savunan askeri kurmaylar tüm yılı kapsayacak operasyonel merkez ve birimlerin kurulması için çabalıyor.

Hızlı manevra gücü ve otuz gün kesintisiz operasyon yapabilen Kuzey Operasyon Hub’larının Iqaluit ve Resolute Bay, Nunavut, Yellowknife, Inuvik ve Kuzeybatı Toprakları bölgelerine 2018 itibariyle aşamalı olarak konuşlandırılması planlanıyor. Ayrıca Kanada, sekiz buz-kırıcı devriye gemisi satın almasının yanı sıra, Arktik’te yüksek-profilli askeri tatbikatlar yapıyor. Ayrıca Ellesmere Adası’nın kuzeyine askeri üs kurma planı da gündemde.

Kanada’nın akılda tutulması gereken en önemli özelliği NATO üyesi olması. NATO henüz bölgede askeri üs ya da benzeri bir varlığa sahip değil. Ancak sık sık Arktik’te tatbikat yaptığı söylenmeli. Benzer biçimde Ottawa-Washington da sık sık askeri tatbikatlar yapıyor. Özellikle F35’ler ve savaş gemileriyle bölgede arzı endam edilmesi, şimdilik Rusya’ya mesaj olarak yorumlanabilir. Ancak NATO’nun varlığının hayati önemde olduğu da akılda tutulmalı. Peki enerji cephesinde durum nedir?

ENERJİ VE MİNERALLER AÇISINDAN ARKTİK’İN VAZGEÇİLMEZLİĞİ 

Danimarka haricinde Arktik kıyıdaşları enerji açısından profili yüksek ülkeler. Kanada’ya bakacak olursak; ABD Enerji Bilgileri Dairesi 2016 verilerine göre, Kanada dünyada en fazla enerji üreten beşinci ülke.

Ottawa Oil & Gas Journal 2015 verilerine göre 173 milyar varil petrolle dünyada Venezuela ile Suudi Arabistan’dan sonra en fazla petrol rezervine sahip ülke. Kanada petrolün yanında doğal gazda da iddialı.

ABD Enerji Bilgileri Dairesi 2014 verilerin göre Kanada’nın 76 trilyon fit küp doğal gaz rezervi var. Çarpıcı olmayan bu rezerve rağmen Kanada kuru doğal gaz üretiminde dünyada beşinci sırada. Dahası ihracat konusunda da Kanada dikkat çekici. Rusya, Katar ve Norveç’in ardından Kanada dördüncü en büyük ihracatçı. Her ne kadar Ottawa LNG piyasasında “ben de varım” demek istiyorsa da halihazırda ülkenin gaz ihracı boru hatları üzerinden sağlanıyor. Enerji ve ilgili ürünlerin Kanada’nın ihracatında petrol ilk sırada, diğer alanlar ilk beşte yer alıyor.

Arktik bölgesi özelinde şunu söylemek mümkün: bölgedeki enerji rezervlerinin bir kısmı Kanada MEB’i ve ulusal sınırlarındaki adalarda yer alıyor. MEB’deki kaynaklara erişim çok yavaş ilerliyor, zira güçlü bir teknolojik yatırım gerekiyor. Ancak adalarda, açık deniz ve kıyılarda petrol ve doğal gaz çıkarıldığı söylenmeli. Benzer biçimde mineraller ve ilaç endüstrisinde de Kanada Arktik’ten faydalanıyor. Ülkenin ihracatında üçüncü sırada yer alan minerallerin büyük bir kısmı Arktik’ten geliyor. Kısaca özetlemek gerekirse, Kanada için Arktik, mineraller ve halihazırda olan enerji rezervlerini artırması açısından önemli. Ottawa’nın enerji şirketlerinin buradaki projeleri bunun önemli göstergelerinden.

Haftaya: Barent Denizi’nin güçlü sesi, petrol, doğal gaz, balıkçıları ve kremleriyle aklımızda yer eden Norveç’le devam edeceğiz.


Mühdan Sağlam kimdir?

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora yapmaktadır. Enerji politikaları, ekonomi-politik, devlet-enerji şirketleri ilişkileri, Rusya’da devletin dönüşümü ve enerji politikaları, Avrasya temel ilgi alanlarıdır. Gazprom’un Rusyası (2014, Siyasal Kitabevi) isimli kitabın yazarı olup, enerji ve ekonomi-politik eksenli yazıları mevcuttur. 7 Şubat 2017'de çıkan 686 sayılı KHK ile üniversiteden ihraç edilmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI