Size bu hakkı kim veriyor?

Çarşamba, 9 Ağustos, 2017
Kamusal alanda her türlü davranışı mantıksız ölçütlerle kısıtlanmaya kalkışılırken iş hayatında da anlamsız kısıtlamalarla adeta sadece kocaya para yetiştirmek için çalışmasına izin verilen kadın söylemleri almış başını gidiyor.

“Elinizi ve dilinizi, dinin ve kadınların üzerinden çekin” diyerek başladığı basın açıklamasıyla bildirdi, Nurten Ertuğrul, yapılan suç duyurusunu.  Sevgili Nurten amansız bir sigara karşıtı olduğu halde meselenin başörtülü sigaradan ibaret olmadığının bilinciyle sordu: Size bu hakkı kim veriyor?

SUÇLU: NEZAKET VE İYİ NİYET 

Hadi hep birlikte çirkefleşelim demiyorum. Dünyanın daha fazla çirkinliğe hiç ihtiyacı yok. Üstelik yukarıdaki soruya verilecek doğru cevapların çeşitliliği de pek çok. Ancak tüm yanlış anlaşılmaları da göze alarak en son sözü en başta söyleyip nezaketi suçlu ilan ediyorum. İyi niyeti de suç ortağı.

Her köşeden kadınları itham eden yazılarla sözlü şiddet uygulanırken; evde fiziksel şiddetin dozu yükselir,  Gülfidan örneğinde olduğu gibi kocası Tayfur Çeliktop’tan gördüğü şiddet, elektrikli işkenceyle dudak uçuklatan boyutlara varırken; en yüksek kademelerden nafakanın kesileceğine ilişkin söylemlerle boşanma engeli olarak ekonomik şiddet tehdidi yapılırken; bir başkası da köşesinden çalışan Müslüman kadınlara hitabıyla itham içeren ayarlar çekme hakkını kendinde bulurken; başkaları benzer gerekçelerle şort giyen, parkta spor yapan kadınlara saldırırken şüphesiz en anlamlı soru bu hakkı onlara kimin verdiği?

İLTİFATIN FAZLASI HAKARET NEZAKETİN FAZLASI RİYA

Sessiz kalıp, nezaketini bozmamak için susanlar veriyor. Söylem ve eylemdeki kötülüğe itirazı, sui zanla itham edenler veriyor. İftira, tehdit hakaret içeren söylemlere mazeret uydurmayı iyi niyet zan edenler veriyor. Uysalca itaate niyeti olmadığı halde yüksek sesli itirazı nezaketine yakıştırmayanlar veriyor. Görmezden, duymazdan gelinirse bu hadsizlerin kendiliğinden susacağını zan edenler veriyor.

EĞİTİM, İSTİHDAM, ŞİDDET, NAFAKA KISKACINDA KADIN 

Kamusal alanda her türlü davranışı mantıksız ölçütlerle kısıtlanmaya kalkışılırken iş hayatında da anlamsız kısıtlamalarla adeta sadece kocaya para yetiştirmek için çalışmasına izin verilen kadın söylemleri almış başını gidiyor.

Böyle bir ortamda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya mealen “yirmi yaşlarında kadın nafaka bekliyeceğine çalışsın” diyor. Kendi bakanlığında “annelik kariyeri” uydurmasıyla kadının çalışmasını kötücül gösteren nice cemaatin uzantısı çeşitli sivil toplum örgütlerine alan açılmışken bu söylem ne yaman çelişki. Ama verecekleri cevabı biliyoruz. Defalarca sayısız kişiden benzerlerini duyduğumuz için biliyoruz. Kadının çalışmasına ilişkin “ihtiyacı olan kadın” tanımlamasıyla ötekileştirilen yoksullara cevaz verdikleri herkesin malumu.

Eğitimden yararlanma hakkı kısıtlanmış, meslek sahibi olma şansı tanınmamış, anneliğe ve evkadınlığına (bu da ne demekse) özendirilmiş kadınlara sıra nafakaya geldiğinde çalışsana demenin izahı çok açık. Bu ülkede kapitalistleşmiş ama ataerkil zihniyetten de uzaklaşamamış dindar algının hassas olduğu tek konu erkeğin cüzdanı. Kadının ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak için kırk takla atanlar sıra erkeğin ödeyeceği nafakaya geldiğinde yan çiziyor.


Berrin Sönmez kimdir?

1960 Ankara doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Öğrencilik yıllarında Maliye Bakanlığı'nda çalışıp mezuniyet sonrası Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak akademiye geçiş yaptı. Halkevi üzerine yaptığı doktora tezini sağlık nedeniyle yarım bırakarak üniversiteden ayrılıp çeşitli orta okul ve liselerde tarih öğretmenliği yaptı. Yaklaşık beş yıl sonra önce okutman sonra öğretim görevlisi olarak tekrar akademiye döndü. Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisiyken yakalandığı 28 Şubat sürecinde ve bu defa isteği dışında üniversiteden bir kere daha ayrıldı. Sözleşmesinin haksız olarak yenilenmeyişine itiraz ederek açtığı idari dava, dönemin keyfi idaresi ve idareye tam bağlı yargısının pervasızca verdiği “rektörün takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildiği için emekli oldu. Dört-beş yıl çeşitli kurum ve konumlara demir atarak geçirdiği çalışma hayatı sonrası kendisini ilk defa gerçekten ait hissettiği tek yer olan Başkent Kadın Platformu Derneği üyesidir. Sivil toplum alanında kadın, çocuk, insan hakları, demokrasi ve barış savunusuyla gönüllü çalışmayı sürdüren feminist-aktivist Berrin Sönmez’in çeşitli dergilerde makale ve denemeleri yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI