Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

Darbe gecesi tanıklığım: 15 Temmuz gecesi neler oldu?

Cumartesi, 15 Temmuz, 2017
15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızı "dakika dakika darbe" notları ve anonslu olarak çektiğim videolarla anlatmak istiyorum...

Bir aile yemeği için eşim, aynı zamanda meslektaşım Murat ile mutfaktaydık. Pencereler açıktı ve uçakların seslerini duymaya başlamamızla telefonların çalması bir oldu. Gazete Duvar için adım atmış ama henüz yayına başlamamıştık. Yazı işleri müdürümüz Barış Avşar ilk arayanlardandı. Her Ankara gazetecisi gibi sıra dışı bir durum yaşandığının farkındaydık ve derhal telefonlara sarılıp askeri kaynakları aramaya koyulduk. Aldığımız ilk bilgi, “kapsamlı bir tatbikat” olduğu yönündeydi ama ikna olmadık. Bir anormallik olduğu kesindi. Yayında olmasak da geleceğe tanıklık bırakmak şarttı ve elimizde cep telefonlarımız, fotoğraf makinelerimizle düştük yollara. İlk durağımız, o dönem yaşadığımız evin yakınında bulunan Başbakan Binali Yıldırım’ın konutuydu. Ortalık çok sakin görünüyordu. Başbakan’ın Ankara’da olmadığını anladık çünkü kapıda ne korumalar vardı ne de hareketlilik. Bundan sonrasını o gecenin sabahında aldığım ‘dakika dakika darbe’ notlarıyla ve anonslu olarak çektiğim videolarla anlatayım.

21.50: Ankara’da savaş uçakları alçak uçuş yapmaya başladı.

22.00: Jetler Genelkurmay Karargâhı’nın ve Meclis’in üzerinde üst üste alçak uçuş gerçekleştirdi. Askeri kaynaklar gelişmeleri öğrenmek isteyen gazetecilere “kapsamlı bir tatbikat” olduğu açıklaması yaptı.

22.15: Ankara semalarındaki jetlere Sikorsky helikopterleri de katıldı. Genelkurmay Karargâhı önünde olağandışı bir hareketlilik başladı.

Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı’ndaki olağanüstülük dışında her yer sakin görünüyordu. Ortalıkta polis yok denecek kadar azdı. Aynı dakikalarda İstanbul’dan da haberler geliyordu.

22.00: Asker, tanklarla İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerini trafiğe kapattı. Köprülerin yanı sıra ana güzergâhlara da yerleştirilen askerler nedeniyle İstanbul’da kilometrelerce trafik oluştu, insanlar saatlerce evlerine ulaşamadı.

Kız kardeşimin eşi iş arkadaşlarıyla arabanın içinde köprüde kalmıştı. Eve ancak sabah varabildi ve tanık oldukları nedeniyle uzun süre kendine gelemedi. Bir yandan habercilik yapmaya çalışırken diğer yandan da yakınlarımızı, sevdiklerimizi kontrol ediyorduk telefonla. Aklım Meclis içinde ve dışında siyaset yapan sol muhalefetteydi. Hedefinde AK Parti iktidarı olan darbecilerin o karışıklıkta kime ne yapacağı belli olmazdı. Darbe başarılı olsa da olmasa da en fazla zararı onların göreceğinden daha o dakikalar emindim, nitekim öyle de oldu.

22.10: İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen ile Ankara Esenboğa havalimanları tanklar eşliğinde bir grup asker tarafından işgal edildi, hava trafiği durduruldu. Askerler, havaalanlarındaki polislerin silahlarına el koydu.

Başbakan’ı ilk arayan ve darbeye karşı olduğunu ifade eden liderlerden biri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ydi. Bahçeli yazılı açıklamasını ise gece yarısı yaptı. Bu sırada çeşitli hastanelerde görev yapan arkadaşlarımızdan da telefonlar geliyordu. Henüz hastanelere götürülen yaralı yoktu ama tüm sağlık personeli alarm durumundaydı.

22.20: Ankara’daki bazı hastanelerin personeline acil durum mesajı gitti. Acil servisler alarm durumuna geçirildi. Ambulansların sirenleri duyulmaya başlandı.

22.30: İstanbul ve Ankara’da kritik noktalarda askerler konuşlandı. Zaman zaman silah sesleri duyuldu. MİT üzerinde uçan Sikorsky helikopterden MİT’e ateş edildi.

22.40: Meclis’in Dikmen kapısına polis yığıldı. Genelkurmay kavşağında olağanüstü hareketlilik başladı.

22.45: Çatışma seslerinin duyulduğu Genelkurmay Başkanlığı önünde polis yolu kapattı. Meclis, Jandarma, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları, Genelkurmay Karargâhı’nın, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM’nin Ankara’daki dört ayrı binasından biri) yer aldığı bu kavşak Ankara’nın an itibariyle en hareketli ve tehlikeli yeriydi. İlerleyen saatlerce burada çok fazla can kaybı oldu.

KATLİAMLARLA BAŞLAYAN VE DARBEYLE DEVAM EDEN SÜREÇ

23.00: NTV canlı yayınına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım, bir kalkışma olduğunu söyledi. Hükümetin görevi başında olduğunu belirten Yıldırım, “Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır şekilde bedelini ödeyecektir” dedi.

Darbe gerçekti ve ertesi gün nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımızın cevabı yoktu. İnsanlar marketlere, ATM’lere akın ettiler.

23.10: Genelkurmay Karargâhının darbeci askerlerce kontrol altına alındığı, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da ellerinde rehin olduğu bilgileri yayılmaya başladı.

HÜKÜMET KARŞITLIĞININ VARDIĞI HALETİRUHİYE

Darbeyi kimin yaptığı bile henüz bilinmiyordu. Güvensizlik duygusu tüm kenti sarıp sarmalamıştı. Tam da bu sırada kıyı şeridinde tatilde olan bir arkadaşım arayıp gülerek “Oyun bunlaaar!” deyince neler hissettiğimi bilmem anlatmama gerek var mı! Hükümet karşıtlığının vardığı bu hâletiruhiye ne yazık ki kimilerine bugün de hâkim. Bu ruh haline, darbe gecesine dair cevaplanmayan pek çok soru hiç şüphesiz büyük katkı sağlıyor. Onları sormaya devam edelim ama yaşananların tümünü ‘tiyatro’ ilan etmek, hiç sağlıklı bir durum değil.

23.30: Gölbaşı’nda bulunan Özel Harekât Daire Başkanlığı’na F-16’lardan bomba atıldı. Daha sonra yine Gölbaşı’ndaki Polis Havacılık Daire Başkanlığı üst üste bombalandı. 42 polis hayatını kaybederken 43 polis de yaralandı.

“Darbecilerin gideceği ilk adreslerden biri de TRT’dir” düşüncesiyle Oran’a gitmiştik ki, korkunç bir patlama sesiyle irkildik. Gölbaşı’ndan yükselen dumanın adresinin Özel Harekât olduğunu anlamıştık. TRT’nin önündeki bulvarda araç trafiği çok ağır akıyordu ve arabalarının içinde ağlayan insanlar görüyorduk.

ART ARDA GERÇEKLEŞEN KATLİAMLARIN SON HALKASI DARBE OLDU

7 Haziran 2015 seçiminden 15 Temmuz Darbe Girişimine kadar geçen bir yıl zarfında şiddetin her türlüsüne tanık olmuştuk. 5 Haziran HDP mitingi, 20 Temmuz Suruç Katliamı, 10 Ekim Ankara Katliamı, 17 Şubat 2016 Merasim Sokak Saldırısı, 13 Mart 2016 Güvenpark Saldırısı, 28 Haziran 2016 Atatürk Havalimanı Saldırısı… Her biri korkunç katliamlardı. Hepsini art arda sıralayınca geriye ne kalıyor? Darbe!

23.35: TSK’nın e-posta adresinden, akredite basın mensuplarına gönderilen açıklamayla ülke yönetimine el konulduğu bildirildi.

23.40: Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde silah sesleri duyuldu. Çatışmada yaralanan polisler oldu.

23.44: AA, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın darbe girişiminde bulunan askerler tarafından Genelkurmay Başkanlığı’nda rehin tutulduğunu duyurdu.

23.45: Darbelerin sembolü olan tanklar İstanbul, Ankara ve Erzurum’da sokaklara indi.

‘ORDU YÖNETİME EL KOYMUŞTUR’ AÇIKLAMASI… PEKİ, HANGİ ORDU?

23.48: Bu saate kadar rutin yayınına devam eden ve dizi yayınlayan TRT 1’in yayını kesildi.

23.50: Bir grup asker Taksim ve Atatürk Anıtı etrafında uzun namlulu silahlarla konuşlandı.

23.51: Darbe girişiminde bulunan askerler Genelkurmay’dan bakanlıklara “Sıkıyönetim Direktifi” başlıklı bir yazı gönderdi.

23.51: Genelkurmay Başkanlığı’nın e-posta adresinden “Ordun yönetime el koymuştur” açıklaması yapıldı.

23.55: Yaklaşık 100 asker TRT binasına girerek, haber merkezi çalışanlarını ve personeli rehin aldı.

00.00: Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, TSK’nın e-posta adresinden yayınlanan bildiri için “Korsan bildiri” nitelendirmesinde bulundu.

TRT’DE OKUNAN DARBE METNİ VE ‘YURTTA SULH KONSEYİ’

00.02: TRT Haber’de, darbe metni okundu. Spiker Tijen Karaş’ın, “Bu metnin tüm Türkiye Cumhuriyeti kanallarında yayınlanması TSK’nın bir isteğidir ve emridir” sözleriyle başladığı açıklamanın altında Yurtta Sulh Konseyi imzası yer alıyordu.

Oysa bir saat bile olmamıştı TRT’nin önünden geçeli. Çelik yelekli 5-6 sivil polis ve bir haber ekibi dışında kimsecikler yoktu. Herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nerede ve nasıl olduğunu merak ediyordu.

00.03: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın evinin bulunduğun Üsküdar Kısıklı Caddesi’nde polis güvenlik önlemleri aldı. Özel hareket polisleri caddeyi trafiğe kapattı.

00:15: Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın güvende olduğunu bildirdi.

ABD’NİN O ÇOK TARTIŞILAN AÇIKLAMASI

00:15: ABD ve Rusya başta olmak üzere birçok ülke, Türkiye’deki vatandaşlarından evlerinden çıkmamalarını istedi.

00 22: ABD’den ilk açıklama, Rus yetkililerle Suriye meselesini görüşmek üzere Moskova’da bulunan Dışişleri Bakanı John Kerry’den geldi. Konuya ilişkin ayrıntılara sahip olmadığını belirten Kerry, “Türkiye’nin barış, istikrar ve devamlılık içinde kalacağını umuyorum” dedi.

Bu açıklama darbenin ertesi gününden başlayarak çok konuşuldu. Arabayla tüm Ankara’yı turlarken radyodan ve Twitter’dan takip ediyorduk gelişmeleri. İnsanlar sokağa çıkma yasağı olacak korkusuyla hâlâ alışveriş yapıyordu. O dakikalarda Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden oluştuğu henüz belirsizdi. Askerin yönetime el koymasına bıyık altından sevinen bir azınlık olsa da o gece dehşetin izleri herkesin yüzünden okunuyordu. Özellikle de darbe görmüş kuşak, solcusundan sağcısına çok endişeliydi.

CUMHURBAŞKANI’NDAN ‘SOKAĞA ÇIKIN’ ÇAĞRISI

00.26: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan darbe girişimiyle ilgili ilk açıklama geldi. CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın telefonu üzerinden canlı yayın yapan Erdoğan, halkı sokaklara çıkmaya çağırdı.

Meslektaşımız Hande’nin geçtiğimiz günlerde bir radyo programında yaptığı açıklamadan anladık ki, o telefonu hâlâ astronomik rakamlar ödeyerek satın almak isteyenler var; ama Hande ‘korkumdan telefona dokunamıyorum, gözüm gibi saklıyorum’ demiş.

00.35: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’ten İstanbul ya da Ankara’ya döneceği duyuruldu.

00.45: Cumhurbaşkanlığı sarayı çevresinde silah sesleri duyuldu. Askeri helikopterlerle saraya havadan ateş açtı.

Cumhurbaşkanı’nın insanlara sokağa çıkma çağrısı yaptığı dakikalarda Beştepe’de bulunan ve çok geniş bir araziye kurulu Sarayın çevresinde çekim yapıyordum ki helikopterden Sarayın üzerine ateş açıldı.

00.44: Darbe girişimini protesto amacıyla TRT önünde toplanan ve içeri girmeye çalışanlara helikopterden ateş açıldı, bir kişi yaralandı.

SIKIYÖNETİM İLANI

00.45: Darbe girişiminde bulunanlar ‘Yurtta Sulh Konseyi’, TSK imzasıyla bir açıklama yaparak sıkıyönetim ilan edildiğini duyurdu. Açıklama “Devletin yönetimi teşkil edilen yurtta sulh konseyi tarafından deruhte edilecektir. Yurtta Sulh Konseyi BM, NATO ve diğer tüm uluslararası kuruluşlarla oluşturulmuş yükümlülükleri yerine getirecek her türlü tedbiri almıştır” sözleriyle son buluyordu.

00.46: TRT binasında patlama ve silah sesleri duyuldu.

Kim ne yaparsa yapsın artık hava değişmişti! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla insanlar sokaklara dökülmüştü.

00.53: Darbeci askerlerin ilk gözaltı görüntüleri ajanslara düşmeye başladı.

00.55: MİT’in Ankara’daki merkezine askeri helikopterler tarafından ateş atıldı.

00.58: AB Bakanı Ömer Çelik, askerlere emre itaatsizlik çağrısı yaptı.

00.58: Çağrılar üzerine özellikle Ankara ve İstanbul’da sokağa çıkanlar oldu. Askerin tankla kapattığı Boğaziçi Köprüsü’nde ve Genelkurmay Karargâhı ve Akıncı Üssü başta olmak üzere Ankara’nın çeşitli noktalarında askerle protestocular arasında gerginlikler yaşandı.

Kanlı olayların bilançosu birkaç gün içinde netleşti.

01.00: İki tankla Atatürk Havalimanı’nın kontrolünü elinde bulunduran askerler çekildi. Binlerce kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılamak üzere havalimanında toplandı.

01.02: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişimine tepki gösteren bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, “Bu ülke darbelerden çok çekmiştir. Herkes çok iyi bilmeli ki Cumhuriyet Halk Partisi, parlamenter demokrasimizin vazgeçilmezi olan yurttaşlarımızın özgür iradesine bağlıdır” dedi.

01.05: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Darbe girişimi TSK içinde örgütlenen askerlerin işi” dedi.

01.10: Darbe girişimin ardından TSK içinden ilk en üst düzey açıklama 1. Ordu Komutanı Org. Ümit Güler’den geldi: “Küçük bir grubu temsil ediyorlar. Diğer birliklerle birlikte gerekli tedbirleri alıyoruz.”

01.10: AK Parti Genel Merkezi bir anda Türk bayraklarıyla yürüyen ve havada alçak uçuş yapan jetlere, Sikorskylere bağıran kalabalıkla doldu. Genel merkez binasının önünde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir otobüs de geldi.

Bu videoyu çektikten kısa bir süre sonra kalabalığın içinden birinin “Ajan bunlar!” diye bağırması üzerine bir linç girişimi atlattık. O anları hatırladıkça hâlâ ürperiyorum. İnsanlar her şeyi yapabilecek durumdaydı, kim kimdir belli değildi, başımıza ne geleceği de…

01.15: Savunma Bakanı Fikri Işık, “TSK içinde bir cuntanın kalkışma girişimi var” açıklaması yaptı.

01.15: Cumhurbaşkanı’nın çağrısının ardından camilerden ezan okunmaya başlandı. Yapılan anonslarla vatandaşlardan “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına kulak vermeleri, demokrasiye sahip çıkmak için Allah ve Muhammed aşkına sokağa çıkmaları” istendi.

01.18: Ankara  Kızılay’dan Çankaya istikametine ilerleyen tanklara vatandaşlar tepki gösterdi. Bazı vatandaşlar tankların üzerine çıktı.

01. 30: TBMM çevresinde tankların ateş açtığı bilgisi geldi.

Sokaklar karışmıştı ve yer yer çatışmalar yaşanıyordu. Aklım evdeki çocuklarımdaydı. Eve dönüp kendimize bir ilk yardım çantası yaptık. Evimiz Meclis’e yakın bir yerdeydi ve tepemize her an bir bomba düşebilirdi.

MECLİS BOMBALANDI

01.35: Meclis çevresinde silahlı çatışma sesleri duyuldu. Yine havadan Meclis’in üzerine ve çevresine ateş açıldı. Bu anlar, Meclis’in önündeki Milli Egemenlik Parkı’nın yanındaki Ballı Sokak’ta bulunan Fox TV Ankara temsilciği binasının çatı katından canlı yayınlandı. 1 saat içinde Meclis 3 kez bombalandı.

O bombaların her birini vücudumuzun her bir milimetrekaresinde hissettik. Meclis civarındaki eski evlerin çoğunun camları kırıldı. Birçok binada irili ufaklı hasar meydana geldi. Ses hızını aşan uçakların yarattığı dehşetin ardından sosyal medyada, Kürt illerinde bunun yıllardır yaşandığına dair yorumlar aklıma kazınanlar arasında.

01.49: TSK içindeki en kritik birimlerden olan Özel Kuvvetler, darbe girişimine destek vermediğini duyurdu. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı,“Eşkıyalar başarılı olamayacak. Paralel ihanet şebekesiyle karşı karşıyayız. Kısa sürede duruma el koyacağız. Şehidimiz var, yaralımız var fakat duruma hâkimiz” açıklamasında bulundu.

01.50: Meclis üzerine üst üste bombalar bırakılırken milletvekilleri ve Meclis çalışanları sığınaklara girdi.

01.54: İstanbul’da Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü’ne giden askerler teslim oldu.

02 08: ABD Başkanı Barack Obama, “Türkiye’de seçilmiş hükümet desteklenmeli” açıklaması yaptı.

02.11: İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Saldırı girişimi püskürtüldü” dedi.

02.13: AK Parti Genel Merkezi yakınındakilere ateş açıldı.

02.21: Ankara Gölbaşı’ndaki TÜRKSAT kampüsü, sivillerin tahliye edilmesinin ardından darbeciler tarafından bombalandı, 2 kişi öldü.

02.30: MİT, darbe girişiminin içinde yer alanların “vatana ihanetten” yargılanacaklarını bildirdi.

02.35: Telefonlara, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzalı şu mesaj atıldı: “Türk Milletinin değerli evlatları. Bu hareket Ankara’da ve İstanbul’da devletin zırhlı araçlarını ve silahlarını gasp etmiş dar bir kadronun, 70’li yıllardaki gibi davranarak millete karşı bir kalkışmadır. Şerefli Türk milleti demokrasine ve huzuruna sahip çık. Türk milletini sindireceğini düşünen bu dar kadronun hareketine karşı sizleri sokağa ve milletinize sahip çıkmaya çağırıyorum. Devletine, milletine sahip çık.”

BOMBA VE SİLAH SESLERİ SAATLERCE SÜRDÜ

Silahlar, bombalar, jetler… Kâbus sabaha kadar devam etti.

07.40: Darbe girişimine karışan 754 TSK mensubunun gözaltına alındığı 5 general ve  29 albayın görevden uzaklaştırıldığı açıklandı.

08.23: Akıncılar Askeri Üssü  basıldı ve darbecilerin burada tuttuğu Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar kurtarıldı.

11.01: Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Ümit Dündar, “Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız ve TBMM, TSK ile tam bir dayanışma içinde demokrasinin ve hukukun yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemiştir” dedi.

12.22: Çankaya Köşkü’nde açıklama yapan Başbakan Binali Yıldırım, “216 şehidimiz var” dedi.

İlerleyen günlerde kayıpların bilançosu netleşti ve o gece hayatını kaybedenlerin sayısı 248 olarak açıklandı.

Hiç bitmeyecek sandığımız o gecenin üzerinden bir yıl geçti; ama biz hâlâ aynı kâbusun içinde yaşıyoruz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI