Haydarpaşa’ya hayat öpücüğü

Pazartesi, 5 Haziran, 2017
Kısa bir süre için bile olsa Haydarpaşa tren garının yeniden canlandığını görmek güzel. Hem de tüm peronları kaplayan kitaplar, vagonların içinde gezinen okurlar, yazarlar sayesinde… Kadıköy Kitap Günleri 11 Haziran’a kadar sürüyor.

Terkedilmiş bir tren garında kitap festivali düzenlemekten daha iyi fikir olamaz. Yıllardır terkedilmiş halde bekleyen İstanbul’un simgelerinden Haydarpaşa Tren Garı, hafta sonu 9. Kadıköy Kitap Günleri sayesinde hayata döndü. Rayların üstünde dinlenen eski trenler ve yolcusuz kalmış boş peronlar, kitap tezgahları ve okuyucularla canlandı.

AVESTA YAYINLARI’NIN OLMAMASI ÖNEMLİ BİR TATSIZLIK

Bir zamanlar trenlere inip bindiğimiz o peronların üstüne küçük kitap stantları konmuş. 200 kadar yayınevi indirimli kitap satıyor, tıpkı diğer kitap fuarlarındaki gibi. Hemen hemen bütün büyük yayınevleri var ama daha güzeli küçük, bazısının adını bile duymadığımız yayıncılar birbirinden ilginç, albenili kitaplarıyla burada kendini gösterebiliyor. Neredeyse tek eksik Avesta Yayınları. Kürtçe kitaplar basan yayınevinin sudan sebeplerle fuara kabul edilmemesi önemli bir tatsızlık olarak kayda geçiyor…

firuzan7

ONUR KONUĞU FİRUZAN

Kimi stantlarda yazarlar kitaplarını imzalıyor; mesela Kitap Günleri’nin Onur Konuğu Füruzan Yapı Kredi Yayınları standında, önünde küçük bir kuyruk oluşmuş. Enis Batur, Sel Yayınları standında az sonra başlayacak söyleşisini bekliyor. Her yerde Turhan Günay’ın posterleri var. Arkası deniz manzaralı etkinlik alanında Günay’ın dostları toplanmış gıyabında verilen Onur Ödülü dolayısıyla Turhan Günay Yalnız Değildir başlıklı etkinlikte konuşmalar yapıyorlar. Literatür Yayınları’nda Ayşe Hür ve Erdoğan Aydın okurlarıyla söyleşiyor, bir başka peronda trenlerin önüne konmuş masada Ufuk Uras yeni çıkan anı kitabını imzalıyor.

Peronlara yazarların isimleri verilmiş ve kitap sokaklarına dönüştürülmüş. Duygu Asena Sokağı, Ahmet Oktay Sokağı, Haldun Taner Sokağı gibi… Kitap Günleri’nin belki de en güzel yanı bütün trenlerin kapılarının açık olması. Buraya gelmek, hayatımızdaki yerini kaybeden Haydarpaşayı ve o eski trenleri ziyaret etmek, bol bol fotoğraf çekmek için de bir fırsat gibi… Ziyaretçiler eski trenlerin içinde geziniyor, yataklı, kuşetli vagonlarında fotoğraflar çekiyor, oturup bir koltukta dinleniyor, aldıkları kitapları karıştırıyor. Bir daha içinde hiçbir zaman biralar rakılar içilerek uzun yolculuklar yapılmayacak yemekli vagon tekrar hayata dönmüş, büfeden aldıklarıyla kendilerine küçük sofralar kuran kitap insanlarını ağırlıyor masalarında.

Bazı vagonlar ise söyleşi alanı; Seray Şahiner kitabından bir bölüm okuyor, Behçet Çelik bir söyleşide konuşuyor. Etkinlik sırasını bekleyen yazarlar, burada karşılaşıp biraz muhabbet etmek isteyenler, yorulmuş yayıncılar hepsi ünlü Gar Lokantası’nı doldurmuş yiyip içiyor. Evet, meyhanesi olan Türkiye’deki tek kitap fuarı burası. Bazıları dışarılara taşıyor, Haydarpaşa’nın önünde, etrafında kaldırımlara, merdivenlere yayılmış keyif çatıyor. Kentin merkezindeki bu romantik mekanın tadını sonuna kadar çıkartıyor insanlar.

Yine de buradan bıkan beş on dakikada kendini Kadıköy çarşısına hatta Moda’ya atabiliyor. Yani ziyaretçisini etkinlik alanına kapatmayan, giriş çıkışı ücretsiz, ulaşımı kolay bir tür fuar. Evet biraz panayır gibi, bildik fuarlardan daha karmaşık görünüyor, ama biraz da bu nedenle güzel ve eğlenceli. Kadıköylülerin ayağına kitabı ve yazarları getirmek, başka semtten olanları da Kadıköy’e çekmek gibi yerel yönetim açısından çok başarılı bir sonucu var.

Kadıköy Belediyesi iki yıldır Kitap Şenliği’ni Haydarpaşa’da düzenliyor. Ulaştırma Bakanlığı’nı nasıl aşabildiklerini bilmiyorum ama tarihi gar binasını pek kullanmayıp etkinliklerin tümünün peronlarda gerçekleştirmelerinde bir uzlaşma hali var gibi… Böyle terk edilmiş kamusal ve endüstriyel yapıların kültürel amaçla kullanılması dünyanın her yerinde gözde bir uygulamadır. Geçici şenlik ortamı, yapıyı kısa bir süre için de olsa tekrar hayata döndürür, insanların orayı ve tatlı anıları hatırlamasını sağlar.

Tabii bu, ‘geçiş dönemine’ has, tekrarı zor bir durum. Yapı, bir başka işleve kavuştuğunda bu şenlik de tatlı bir hatıraya dönüşecek. Üzeri grafitilerle kaplı eski trenler de 90’lardan kalma tabelalar da büfeler ve meyhanesiyle gar ortamı da tümden değişecek birkaç sene içinde. Haydarpaşa Kitap Günleri, kültürel tarihimizin güzel anılarından biri olacak. O nedenle bir hafta daha devam edip önümüzdeki Pazar günü bitecek bu etkinliğe mutlaka gitmek lazım. Hem bu hatıranın bir parçası olmak, hem de İstanbul’un özellikle Kadıköy’ün iyi düzenlemiş, küçük bir kitap fuarına nasıl da can katabileceğini görmek için.

YAZARIN DİĞER YAZILARI