Aydın Selcen
Aydın Selcen

Legari Von Braun Cumhuriyeti

Pazar, 4 Haziran, 2017
Biz hukuk devletini geçtim, kanun devletini yitirdiğimiz bir dönemdeyiz. “Ama Fransa’da da OHAL...” diye başlayan her cümlenin arkasını ancak yalanlarla doldurabiliriz. 1453’ün yıldönümünde 1453 hafriyat kamyonunu yanaşık düzen birerle kol yürütüyoruz şantiye sahasında.

Soldan gelen Macron bağımsız aday olarak Fransa Cumhurbaşkanı seçildi. Başbakanını sağdan seçti: Le Havre Belediye Başkanı Edouard Philippe de Macron gibi çok katmanlı siyasal kişilik. Solda başlayıp sağa geçmiş. Macron ilk turda (dahi) aşırılıkçı sağın adayı LePen’den fazla oy aldı. Ama siyasi partisi olmadığı için Haziran başındaki seçimlerde ne sonuç alacağı belirsizdi. “En Marche” hareketini, “République En Marche”a çevirdi. Şimdi, kamuoyu yoklamalarına göre milletvekili seçimlerinden de birinci çıkacak. Macron, sosyalistlerin oyunu yüzde beşe doğru bastırırdı. Merkez sağ Cumhuriyetçiler’i de LePen Ulusal Cephe’sinin altına itti.

Biz bunları konuşmaya uzağız. Sesi kendi yankı odasında çok çıkan bir solumuz var. Milliyetçilikte İslamcı iktidarla yarışan bir ana muhalefetimiz var. Öyle bir ana muhalefet ki eşbaşkanları ve milletvekilleri hapiste olan TBMM’deki üçüncü partiyle görüşmüyor. OHAL uygulamasının kalkması için kitlesel barışçıl demokratik eylemlere öncülük etmekten ısrarla kaçınıyor. Referandum oylamasının yansıttığı seçmendeki sınıfsal kaymaya sırtını dönüyor. Parti içi ifade özgürlüğünü dahi savunmuyor. Demokraside, ekonomide, hak ve özgürlüklerde varolanın ötesinde neyi hedef koyduğu belli değil. “Normalleşmekten” ne anladığını bilmiyoruz.

FRANSA BÖLGELER YÖNETSEL HARİTASI

Fransa’da da (yarı)-başkanlık rejimi var, bizde de. Orada da OHAL var bizde de. Benzerlikler burada bitiyor galiba. Fransa V’inci Cumhuriyeti, seçilen başkanın siyaseti ardından sürüklemesi için tasarlanmış. Seçim iki turlu: sistemin doğası gereği, ilk turda aidiyete, ikinci turda rakibi elemeye odaklı oy kullanılıyor. Bizim idari yapı büyük ölçüde Fransa III’üncü Cumhuriyet’ten uyarlama. Üniter devlet olan Fransa’da vilayetlere (illere) dayalı yönetim, defalarca reforme edilip bölgeler oluşturulmuş. Daha sonra bölgeler de birleştirilip, en etkin idare tarzı aranmış. Yetmemiş, halen üzerinde konuşuluyor, çalışılıyor. Bizde memur yoğunluğu belki yüzde 65’in üzerinde Ankara’da, Avrupa şampiyonu Fransa’da yüzde 40 Paris’te. Tüm cumhurbaşkanı adayları gibi Macron da memur sayısında azaltma vaat ediyor.

Şöyle düşünün: ABD Akdeniz’deki iki destroyerinden ateşlediği 59 Tomahawk seyir füzesiyle Şayrat Üssü’nü vurmuştu. Rusya ise 2015’te Hazar Denizi’ndeki gemilerinden, geçtiğimiz günlerde ise Akdeniz’deki denizaltı ve gemilerinden Kalibr seyir füzeleriyle Suriye’deki IŞİD hedeflerini vurdu. Düşünün ki daha II’nci Dünya Savaşı’nda Almanya ünlü mühendis Von Braun’un geliştirdiği teknolojiyle kendi topraklarından İngiltere’deki hedefleri V-2 roketleriyle vurabiliyordu. Savaşın bitiminde ABD’ye getirilen Von Braun, ay yolculuğunu gerçekleştiren Apollo projesini de yürütenlerdendi. Bizim hayal ufkumuz ise tanklarla Fırat Kalkanı. Ve bu küresel güçlerle Suriye çayırında güreşe çıkmışız.

DENİZALTIDAN ATEŞLENEN KALİBR FÜZESİ

Biz hukuk devletini geçtim, kanun devletini yitirdiğimiz bir dönemdeyiz. “Ama Fransa’da da OHAL…” diye başlayan her cümlenin arkasını ancak yalanlarla doldurabiliriz. 1453’ün yıldönümünde 1453 hafriyat kamyonunu yanaşık düzen birerle kol yürütüyoruz şantiye sahasında. Tek başına tek kollu bir adama saldıran polisimiz plastik mermi yağmuruna tutuyor onu. İşinden atılan akademisyenlerimiz, pasaportları iptal ediliyor, sorduklarında hangi kanun, yönetmelik vs. çerçevesinde işlem yapıldığını dahi öğrenemiyorlar. İslam 1395 yıllık bir din, biz her Ramazan ayında “orucu ne bozar” sorusuna yanıt arıyoruz. Evet ne diyoruz? “Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak.”

Velhasılı kelam yıl 2017, hayaller Wernher Von Braun, gerçekler Legari Hasan Çelebi. Yahut al gözüm seyreyle sana çifte kavrulmuş mübarek günde yurdumun perişan hali.


Aydın Selcen kimdir?

1969 İstanbul doğumlu ve Saint Joseph Lisesi ile Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. 1992-2013 arasında Dışişleri Bakanlığı'nda meslek memuru olarak çeşitli görevlerde bulundu. Son olarak 2010-13 tarihleri arasında Erbil Başkonsolosluğu görevinde bulundu. Merkeze döndüğü gün "memuriyetten istifa etti." Genel Energy petrol şirketinde bir buçuk yıl siyasi danışmanlık yaptı. 2015'den beri bağımsız olarak özellikle Irak ve Suriye konularında yazıyor. Galatasaray kongre üyesidir. Alaz adında bir kızı var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI