İşbirliğine mahkum komşular Putin ve Erdoğan

Cuma, 5 Mayıs, 2017
Rus basınında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyareti gündemdeydi. Regnum ajansına göre Rusya-Türkiye ilişkileri hızla iyileşiyor ve Putin ile Erdoğan birlikte hareket etmeye muhtaçlar.

Rus medyasında Türkiye ve Ortadoğu konulu yorum ve haberlerler Recep Tayyip Erdoğan’ın Vladimir Putin ile yaptığı müzakereye odaklanırken TSK’nın olası Suriye’ye müdahalesi de öne çıktı.

Görüşmelerin arifesinde Argumentı i Faktı gazetesinin röportaj yaptığı Türkolog Viktor Nadein-Rayevskiy “Olumlu gelişmelere rağmen ikili ilişkilerde özellikle ticaret alanında çözülmemiş sorunlar mevcut” dedi. Suriye’de Rus ve Amerikan askerlerin Türk ve Kürt birlikleri arasında adeta tampon kurduğunu belirten Rayevskiy’e göre Soçi’de Erdoğan’ın, Suriye’ye bakışını Putin’e empoze etmeye çalışacağı kesin idi.

Kommersant gazetesi ise Soçi ziyaretinin Recep Tayyip Erdoğan’ın Donald Trump ile görüşmesinden önce yapıldığına vurgu yaptı. Putin ile Erdoğan sık sık görüşmesine rağmen iki liderin arasının “bulutsuz” olmadığını yazan gazete, Rusya ve Türkiye’nin Suriye’ye karşı tutumlarının birbirinden çok farklı olduklarının altını çizdi. Gazeteye konuşan uzmanlar, Ankara’nın Moskova ile Washington arasında seçim yapmakta zorlandığını bildirdi.

Son dokuz ay içinde Rusya-Türkiye ilişkilerinin hızlı iyileştiğini kaydeden Regnum ajansı yorumcusu Yuriy Barançik, görüşmelerde iki ülke liderlerinin olumlu gelişmeleri öne çıkarak olumsuz olanlardan söz etmediğini yazdı. Yazara göre hem ülke içinde hem dışında birçok zorlukla karşı karşıya gelen Erdoğan, toplantıda gergin görünüyordu.

Ajansın konuştuğu uzmanlar, iki lider arasındaki ilişkilere “dostluk” demenin doğru olmadığını, Putin ile Erdoğan’ın bugünlerde “işbirliğine mahkum komşu, birçok konuda anlaşabilen jeopolitik rakip” olduklarını bildirdi. Uzmanlara göre liderlerin ikisi de koordinasyon içinde hareket etmeye muhtaç.

Barançik ekonomik alanda belirli ilerlemenin söz konusu olduğundan bahsederken, dış politikada da bir gün önce Putin ile Trump arasında geçen telefon konuşmasında mutabık kalınan “güvenli bölgeler” üzerinde anlaşmaya varıldığını belirtti.

Yazıyı bitirirken Barançik, Erdoğan’ın ne Moskova ile Tahran ne de ABD’nin liderliğindeki koalisyon için müttefik olamayıp “geçici ama değerli yol arkadaşı” konumuna geldiğini öne sürdü.

Moskovskiy Komsomolets gazetesinde çıkan yazısında Yelena Yegorova, Türkiye’nin buğday vergisini kaldırmakla beraber domates yasağının devam etmesi ile Soçi’de Putin’in Rus çiftçilerinin çıkarlarını “tam olarak” koruduğunu dile getirdi.

Yazara göre son dönemde Rus-Türk ilişkileri inişli çıkışlı yoldan geçmekte. Üstelik bir süre önce Erdoğan, Putin ile özel konuştuklarını halka aktarmakla diplomaside “mauvais ton” (diplomatik nezaketsizlik) sayılan harekette bulundu. Yegorova, kendi deyişiyle “kendi kurallarıyla oynamaya alışan ve lüzum görünce verdiği sözde durmayan Erdoğan”ın Soçi’de Putin’den bir nevi iktisadi ve siyasi ültimatom alacağına dair dedikodunun bile kulaktan kulağa dolaştığını, ne var ki doğruyu bilemediğimizi yazdı.

Kommersant gazetesi muhabiri Andrey Kolesnikov’a göre, 2 Mayıs’ta Angela Merkel’in ne için Soçi’ye geldiği tam “kara kutu” olmuşken ertesi gün Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti çok daha “canlı” geçmiş.

Kolesnikov’a göre iki lider çok iddialı. Öyle ki iddialı Putin’e yağ çeken iddialı Erdoğan’ın dediği gibi ikisi de bölgenin kaderini değiştirebiliyormuş. Yazara göre bunu söylemekle Erdoğan, Putin’i de, kendisini de ikna etmeye çalışmış. İki liderin birbirine pek güvenmediğini ve verdiği sözde durmadığını öne süren Kolesnikov, buna rağmen anlaşmaya devam etmelerine dikkat çekti.

Birçok konuda anlaşmaya varılırken, Türkiye tavizlerde bulunurken vize ve domates konusunda Rusya’nın tutumunun sert kaldığını bildiren yazar, yazıyı şöyle bitirirdi: “Mevcut durum Erdoğan’ın kişiliğine aykırı. Erdoğan ayılacak. Yani iş bitmedi.”

Türk-Kürt sınır çatışmalarını kaleme alan Gazeta.ru yorumcularından Aleksandr Rıbin, TSK’nın Suriye Kürtlerinin kontrol ettiği bölgeye “birkaç başarısız” giriş teşebbüsünde bulunduğunu ve onun neticesinde her iki tarafın da kayıp verdiklerini dile getirdi. Aynı zamanda Rusya ve ABD, Türk jetlerinin, Yezidilerin kitlece yaşadığı Irak’ın Sincar bölgesini üç saat bombardıman altında tutmasını kınadı.

Yazara göre PKK ile YPG’nin buna olası karşılık vermesi Türkiye’nin Suriye’de ikinci kapsamlı operasyona yol açabilir. Rıbin, Irak ve Suriye’de devam eden kargaşa ortamında Erdoğan’dan yeni çıkış beklendiğini, Türkiye’nin “de jure” (hukuki olarak) olmasa bile “de facto” Suriye’nin bazı topraklarını alabileceğini öne sürdü.
Yazar, “25 Nisan’da yapılan bombardımanın amacı, Kürtleri karşı bir hamleye provoke edip Ankara’nın Suriye’de el çözmesinden başka bir şey değildir” diye yazdı.

Regnum ajansı sitesinde yayımlanan yazısında Stanislav Tarasov, Türkiye’yi “laik devletten İslamist tipi başkanlık cumhuriyetine” çevirmek isteyen Erdoğan’ın, Batı’nın buna göz yumacağını beklemekle hata yaptığını iddia etti. Üstelik yazara göre Erdoğan’ın Ankara ile Brüksel arasındaki krizin din farklılığına dayandığına dair savı, AB’nin sert tepkisine sebep oldu.

Tarasov, bugünlerde Brüksel’in, Türkiye’deki “Avrupa yanlısı çevreleri” harekete geçirmeye çalıştığını öne sürerek Abdullah Gül’ün son çıkışlarına dikkat çekti.

Yazar, Türkiye üzerindeki oyun devam ediyor. Ülkenin, Ortadoğu’daki kaosa sürüklenmek ile “Avrupa istikametine doğru” yürümeye devam etmek gibi iki alternatifi var. Bu konuda Erdoğan’ın alacağı kararlar çok önemlidir, dedi.

RBC Daily gazetesine göre Rusya’nın Türkiye’ye karşı açtığı “domates savaşı” Rus ziraatçılarına 50 milyon dolara mal oldu.

Gazeteye konuşan Aston şirketi Başkanı Vadim Vikulov, sorun önümüzdeki zamanda çözülmez ise 2017 rekolte fiyatlarının yüzde 10 kadar gerileyeceğini söyledi. Kendisine göre Rusya’dan üçüncü sınıf buğday satın alan sadece Türkiye var, diğer ülkeler daha düşük kalite buğday tercih etmekte. Vikulov, Mısır pazarı oldukça sınırlı olduğu ve Bangladeş daha düşük kalite mal aldığı için Türkiye pazarına çabuk bir alternatif bulmak çok zor, dedi.
Gazete, Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçov’un “Rus tahıllarına yeni alıcı bulmakta hiç sorun yok” açıklamasını alıntılayıp yazıyı bitirdi.

Rossiyskaya gazeta’nın yaptığı araştırmaya göre son üç sene zarfında Rus turistlerinin en çok sigortaya başvurduğu ülke yüzde 16 ile Bulgaristan oldu. Tipik vakalar arasında kalp yetmezliği, astım ve hipertasyon var. İkincilik (yüzde 13) soğuk algınlığı ve zehirlenme ile İspanya’ya ait. Üçüncü sırada (yüzde 11) bere, çıkık ve burkulma ile Tailand bulunuyor.

Vakaların yüzde 5’i ile Türkiye son sırada yer aldı. Ancak gazeteye konuşan uzmanlar bunu Türkiye’nin uzun süredir charter seferlerine yasak olması ile ilişkilendirdi.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI