Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Geleceğin sanatçıları yazılımcılar mı olacak?

Pazar, 30 Nisan, 2017
Ali Miharbi'nin Pilot Galeri'de açılan Pneuma sergisi yeni medya araçlarıyla nefes, rüzgar ve hava kavramlarına bakıyor.

Yeni medya sanatı 60’lardan bu yana teknolojik gelişmelerin sanata dahil olmasıyla oluşmuş bir kavram. 2000’li yıllardan bu yana İnternet teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla daha çok örneğini görür olduk. Türkiye’de ise birkaç kurum dışında yeni medya sanatına ilgi az. Halen yeni medya deyince videodan öteye geçen işleri görmek zor. Ali Miharbi’nin Pilot Galeri’de açılan Pneuma sergisi yeni medya sanatının geleceğine dair ipuçları veriyor.

Ali Miharbi hem Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği, hem de resim eğitimi almış bir sanatçı. Bu tuhaf birliktelik işlerinin formuna da yansıyor. Pneuma sergisinde de nefes üzerinden işlerini kurguluyor. Pneuma Antika Yunan’da nefes, rüzgar, hava gibi anlamlara geliyor, dini metinlerde ise kelimenin referansları ruha kadar gidiyor. Miharbi de bu sergisinde nefesin, havanın, rüzgarın ve hatta makine ruhunun yeni medyayla varacağı olasılıklara bakıyor.

kült7

Dört kanallı Soluk işiyle açılıyor sergi. Steteskopla alınan hastalıklı insan nefesleri ters çevrilmiş farklı renkte ışıklar yayan ekranlarla boğucu bir atmosfer yaratıyor. Bütün sergiyi de bu hırıltıları duyarak geziyoruz. Sergi mekanının ortasında yer alan Rüzgar işinde de hava almayan cam bir kutunun içinde rüzgar sensörü yer alıyor. Dış mekanlarda rüzgarın yönünü tayin etmek için kullanılan rüzgar sensörü galeri mekanının içine, hatta cam bir kutuya girerek bir anlamda işlevsizleşiyor. Ancak Miharbi’nin kendi yaptığı yazılımla İstanbul’un rüzgar yönü sensöre aktarılıyor ve bu sayede tekrar işlev kazanıyor.

Galerinin tepesinde ise bizi CNN Türk televizyonunda görülen gözler karşılıyor. Özel bir yazılım ekranda görülen gözleri yakalıyor ve ekrana yansıtıyor. Haber Bantları işinde de robot haber yazılımları anlamlı bir haber metninin cümle cümle, hece hece, harf harf bozarak yeni ve anlamsız metinler yaratıyor. Televizyonun Gözleri ve Haber Bantları işleri hem “eski tarz medya” araçları üzerinden bir sorgulamaya girişiyor, hem de yeni medya araçlarının geleceğine bakıyor. Sesliler isimli çalışmada da benzer bir rastlantısallık sorgulaması sesler üzerinden yapılıyor.

Bir süredir yeni medya sanatı bizde de trend. Ancak işin eğlencelik yönüyle sanatsal yönü arasında bocalayıp duruyoruz. Miharbi de işlerinde basit yazılımlar ve teknolojiler kullanarak teknoloji fetişizmine kapılmadan nasıl işler yapılacağını gösteriyor. Neredeyse herkesin biraz uğraşarak öğrenebileceği, hatta açık kaynaklarda bulabileceği yazılımlar geleceğin teknolojilerine ses seviyor. Benzer şekilde SALT Galata’da görebileceğimiz Refik Anadol’un Arşiv Rüyası çalışması bir yazılım mucizesi olarak geleceğin kütüphanelerinin nasıl olabileceğini sorguluyor. Tabi ki Anadol’un kullandığı yazılımlar açık kaynaklı olsa da basit ve herkesin kullanabileceği yazılımlar değil. Ancak yazılımların sanatla kurduğu bağı göstermesi açısından iki serginin aynı anda açılmış olması dikkate değer.

Başlığa dönersek, tabi ki yazılımcılar geleceğin sanatçıları olmayacak. Ancak yazılım üretimin her alanında olduğu gibi sanat alanında da önemli bir faktör olarak önümüzde duracak. Yazılım üzerine hazırlanan sanat çalışmalarıyla yapay zekayla insanın yarattığı estetik arasındaki salınımı sorgulayabileceğimiz örnekler olarak daha çok karşılaşacağız.

Ali Miharbi’nin Pilot Galeri’deki Pneuma sergisi 3 Haziran’a kadar görülebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI