Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Mamut'ta öne çıkan 10 genç sanatçı

Çarşamba, 26 Nisan, 2017
Genç sanatçılara destek vermek amacıyla yola çıkan Mamut Art Project beşinci yılında resimden heykele, enstalasyondan yeni medyaya kadar farklı alanlarda çalışma yapan sanatçıları ağırlıyor. Dikkat etmeniz gereken genç sanatçıları dinledik.
mam1

.

Sanatı ulaşılabilir hale getirmek ve genç sanatçılara alan açmak amacıyla yola çıkan Mamut Art Project beşinci yılında KüçükÇiftlik Park’ta ziyarete açıldı. 26-30 Nisan tarihleri arasında, 1000 başvuru arasından jüri üyelerinin seçtiği 50 sanatçının işleri görülebilecek. Dikkat etmeniz gereken sanatçılardan projelerini dinledik.

TOFAŞ AŞKI MAMUT’TA

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde fotoğraf eğitimi alan Can Görkem TOFAŞ otomobil tutkunlarına dair hazırladığı TOFAŞK fotoğraf serisiyle Mamut’ta. Daha önce ‘Gezi ve Yarını’ başlıklı videosu, Dolapdere’de bulunan ve halk arasında “Hırsız Pazarı” olarak bilinen pazardan triptik fotoğraf çalışması olan Görkem TOFAŞK çalışması hakkında şunları söylüyor: “Ne kadarımız bu birleştirilmiş sözcük hakkında bilgi sahibiyiz bilmiyorum ama pek çoğumuzun aşina olduğu şey Türk Otomobil Fabrikaları tarafından üretilen Tofaş marka otomobiller. Doğan, Şahin, Kartal nam-ı değer “Kuşlar”. Türkiye toplumunda önemli yere sahip olan otomobiller 90’larda Türkiye otomobil sektörünün % 41’ine sahipti.

Neredeyse iki otomobilden birinin Tofaş olması birçoğumuzun bu arabalarla bir hikayesi olduğunu da doğrular nitelikte. Benim çocukluğum da memur çocuğu olarak tüplü, kırmızı bir Şahin’in içinde geçti. O zamanlar hayalini kurduğum tek araba babamın sahip olduğu o kırmızı Şahin’di. Günümüzde üretimleri yapılmasa da ülkenin farklı şehirlerinde ve kırsalında hala en çok tercih edilen araçlardan biri. “TOFAŞK”çılar bu tercihlerinin sebebinin genellikle Türkiye’de üretilmiş olmaları, ucuz olmaları ve modifiye edilmeye açık olmaları olduğunu söylüyorlar.

Zamanlarının önemli bir bölümünü arabalarıyla ve onları modifiye ederek geçiren bu genç topluluğun en önemli sosyalleşme alanları ise grup olarak yaptıkları TOFAŞK etkinlikleri ve yarışları. Yarışlar bireylerin kendi aralarındaki statü ve hiyerarşi bakımından ciddi öneme sahip ve izleyici kitlesi de oldukça kalabalık ve fanatik.”

KOBANE’NİN SAVAŞ ARABALARI

Yakın Doğu Üniversitesi Edebiyat ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü mezunu olan Rasim Aslan Kobane’de çektiği bir fotoğraf serisiyle katılıyor. “Kobane’de yaklaşık iki ay kaldım, oradaki yıkımı, vahşeti ve acıyı görünce savaşı izlemenin ve uzaktan sadece izleyici olmanın aslında savaşı yapmak ve yok etmek kadar korkunç bir şey olduğunu anladım. Yok edilmiş bir şehirle karşılaşacağımı biliyordum ama korkunçluğu ve barbarlığı bu seviyede görebileceğimi tahmin bile edemiyordum. İnsanlar kendi arabalarıyla kaçma fırsatı bile bulamamış, yıkımın içinde rengarenk parlayan arabalar, lüks markalar savaşın hiçbir şeyi ayırt etmeden nasıl yok ettiğini gösteriyordu bana. Arabalar, şehir içinde sokaklarda yatan yüzlerce insan cesedinin birer temsili gibiydi, bendeki karşılığı, verdiği şey buydu.”

NEFRET CİNAYETLERİ MAMUT’TA

Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nde eğitimine devam eden Berkay Yahya da LGBTİ’ler üzerine hazırladığı çalışmasıyla Mamut’ta. “Projenin ismi 2015 yılı başında intihar eden, aslında dolaylı yoldan öldürülen trans arkadaşımızın yılbaşından birkaç gün önce sosyal medya üzerinden paylaştığı ‘Harika bir yıldı. Bunun parçası olduğun için teşekkürler’ hazır paylaşımından geliyor. Yılbaşının hemen öncesinde herkes paylaşıyordu bu cümleyi. Arkadaşımızın intiharı da yılbaşı gecesi gerçekleşti. Geçen bir yılda yaşananlar, onun intiharı, bütün bu bir yılın özetinin bir cümlelik sonucuna dönüşüverdi birden.

Bu işte de yakalamaya çalıştığım zorla şahit ettirme fikrinden sonra, buna maruz kalanlara yöneltilen bir ‘teşekkür’ aslında bu cümle. Bunun nasıl okunacağını ise şahit olan bizlerin çözmesi gerekiyor. Projem 2015 sonbahar döneminde hazırladığım üçer dakikadan oluşan 3 kanallı videolardan oluşuyor. Konusu Nefret cinayetleri/suçları olan işin anlatımını bu konu üzerinde daha önceden söylenmiş sözler, içeriden üretilmiş işler şekillendirdi biraz da. İçerisinde nefreti, şiddeti kendine konu edinmiş bir iş ortaya çıkarılmak istendiğinde şiddeti/kurbanı göstermeye, yaşanılanı yeniden sahnelemeye yönelinmekte refleks olarak. Fakat ‘Farkındalık’ yarattığı düşünülerek hazırlanan bu işlerin aslında tam olarak neye hizmet ettiğini veya dönüştürücü bir fikir olup olmadıklarının sorgulanması gerektiği de tartışılan bir konu. Video projem de bu soruların soncunda şekillendi.”

AYDINLANMA KADINLARININ PORTRELERİ

Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Enstitüsünde Yüksek Lisans eğitimine devam eden ve 2013 yılından bu yana İzmir’in ses haritasını çıkarma projesini yürüten Ziyafettin Oğuz Aydınlanma kadınlarının portreleriyle Mamut’a katılıyor. “Güzellik, çağdaş bir dünya fikrini savunur ve aydınlık kavramını sürekli besler. Bu anlamda, çağdaş dünya savunucusu olan, kendi hayatlarını değerli düşünce, fikir, anlayış ve mücadeleyle yaşamış aydın kadınların portrelerini çalıştım. İzleyiciler 2016 Ocak ayında başladığım ve 2016 Kasım ayında bitirdiğim 5×5 cm boyalı alanda 60 portreyi aydınlığın yüzü olarak görecekler.”

ceren11

‘Can’an’ sergisinden…

YA CAN, YA CAN’AN

Bir süredir Berlin’de bir sanatçı kolektifiyle “isn’t it Love?” fotoğraf serisi üzerine çalışan Ceren Saner “Can’an” adlı analog fotoğraf serisiyle Mamut’a katılıyor. Saner seriyi annesi ve onunla ilişkisi üzerine görsel bir günlük olarak tanımlıyor. “Ben üç yaşındayken vefat eden babam, annemi ilk gördüğü günden sonra, şu sözleri söyleyerek bahsetmiş ondan; ‘Ya can, ya Canan.’ 2015 yılının Şubat aynın o bilmem kaçıncı gününde, eski dost adını verdiğim babamın analog kamerasına koyduğum ilk film rulosunu, annemin benden ilk defa saçını boyamada yardım istemesi üzerine bilinçsizce çekmeye başladığım fotoğraflarla bitirecek, eski dostun filmin bittiğini belirten sesini ilk defa duyacak, ve şaşkınlıkla annemin boneli saçlarına bakarak şu cümleyi kuracaktım: Sonunda, seni, babamla birlikte çekebildik.”

kenan1

Game Art Projesi’nden…

VİDEO OYUNLARIYLA GAME ART

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Fotoğraf ve Video okuyan Kaan Sofuoğlu Mamut’a video oyunlarını sanat malzemesi olarak kullandığı Game Art Projesiyle katılıyor. “Gameart inandığım ve imkan buldukça üretmeye devam edeceğim bir alan. Seyirci deneyimine ihtiyaç duyması en önemli noktası bence. Çevremden gelen ilk tepkiler, projemi oyunun yasalarından yoksun olmakla suçlamak oldu. Bu tartışmalar hoşuma gidiyor açıkçası, arkadaşlarımla saatler süren bu tarz sohbetleri seviyorum. Haklı oldukları şey, projemde oyunlarda alışıldığı gibi bir rekabet veya puan sistemi bulunmuyor olması. Bu da onu bir oyun olmaktan çıkarıp, sanat külliyatı içerisinde değerlendiren şey aslında.”

ANKARA’NIN GURUR TABLOSU BİNALARI

Hacettepe Üniversitesi Heykel bölümü mezunu olan Gökçen Ataman Ankara Havaalanı’yla şehir merkezi arasındaki bölge üzerinde Google Street View aracılığıyla bulduğu binalar üzerine yaptığı projesiyle katılıyor. “Bu binaların bulundukları güzergah dolayısıyla Potemkin köylerine benzediğini düşüyordum, ama çalışmalarım sırasında aslında bir gurur tablosu olduklarını fark ettim. Ankara’nın yeni mimari stiline uygun bir dil yakalayabilmek ve aslı mümkün olduğu kadar korumak için Street View’da gördüğüm perspektifleri, kağıt üzerinde kapladıkları alanları değiştirmedim, düzeltmedim.”

ZOR SAADET AYNASI

İngiltere, İspanya ve Türkiye’de festival, parti, konser dekoru ve kostüm çalışmaları yapan Milan Nae, Zor Saadet Aynası çalışmasıyla Mamut’ta. Uluslararası Af Örgütü’nün Trans Onurlu ve Türkiyeli Sergisi’nde ve 2010 İstanbul Onur Haftası Sergisi’nde küratörlük de yapan Nae aynı zamanda birçok sergide de kendi çalışmalarıyla yer aldı. Mamut’taki projesi hakkında şunları söylüyor: “Mamut’taki projem sezgi diyarından sürreal bir kesit. Hepimizin her an deneyimlediği tercih yapma halinin tuhaf bir tür yansıması ve bir yumuşaklık önerisi. Sezgilerin bizi götüreceğini hissettiğim bir doku ve renkler dünyasını fiziksel olarak yaratmayı denedim. Mekanı da deneyimin içine katarak izleyici için bütünlüklü bir estetik alan kurgulamak istedim. İzleyicinin standımda uçuşkan, amorf, uyumlu, uyumsuz formlar; renksel ve dokusal ilişkilenmeler ve zıtlıklarla karşılaşacağını söyleyebilirim.”

EĞİTİM SİSTEMİNİN SIRALARI

Gazi Üniversitesi’nde Görsel Sanatlar Eğitimi eğitimi alan ve bu alanda ders veren Ömer Dinler eğitim sistemi üzerine hazırladığı bir enstalasyonla Mamut’ta. “Projemde mevcut olan eğitim sistemimizin insan hayatına kattıklarını ve aldıklarını farklı bir açıdan göstermeyi ve eleştirmeyi amaçladım. Mesajımı hazır yapım malzemelerini kullanarak, enstalasyon yaparak şekillendirdim. Bunu hepimizin, hayatlarının büyük bir kısmını geçirdiğimiz, kullanılmış ve halen de kullanılmakta olan ahşap sıralar ile yapacağım düzenlemede ve yerleştirmede vermeye ve anlatmaya çalıştım. Standımı ve izleyiciyi çalışmamın bir parçası haline getirmeyi ve eserin parçası haline gelen izleyiciyi rahatsız etmeyi amaçlıyorum.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI