Kürt meselesi Rus medyasının ilgi odağında

Cumartesi, 1 Nisan, 2017
Rus basını geçen hafta Ortadoğu'daki gelişmelere ve Kürt meselesine odaklandı. Rusya Stratejik Araştırma Merkezi Başkan Danışmanı Yelena Suponina Amerika’nın Kürtlerle yaptığı flörtün Ankara’yı iyice rahatsız ettiğini dile getirirken Politik Araştırma Enstitüsü Doğubilim Bölümü Başkanı Arseniy Grigoryev ise Amerika’nın, Esad’a karşı savaşacak militanlara eğitim vermek için “Kürt topraklarında” askeri kamplar kurmak istediğini belirtti.

Ortadoğu’daki gelişmeler ve özellikle “Kürt meselesi” geçen hafta bölgeyi takip eden Rus medyasının ilgi odağı idi. Bundan başka Orta Asya’da başlayan politik hareket dikkat çekici oldu.

Komsomolskaya Pravda gazetesinde çıkan yazıda Aleksandr Kots Orta Doğu’daki gelişmeleri kaleme aldı. Kots’a göre Suriyeli Kürtlerle flört eden ABD, Suriye’yi bölerek kendisine müttefik bir devlet kurdurmaya çalışıyor. “Yıllar önce aynı operasyon Sırbistan’da gerçekleşti, ülkeden Kosova bölgesi koparıldı.” diyen Kots, Kürtlere IŞİD’e karşı en etkin bir güç gözüyle bakan ve onları Rakka operasyonuna sokmaya çalışan Amerika’nın, Ankara’nın teklif ettiği TSK ve ÖSO’ya şüphe ile baktığını iddia etti.

Amerikan ve Kürt askerlerinin Tabka hareketinin Şam ordusunu Rakka’dan uzaklaştırmaya yönelik olduğunu öne süren yazar, Rakka halkının ekseriyetle Arap olduğundan Kürtleri kurtarıcı olarak kabul etmeyeceğini vurguladı.

Wefaqpress.net’in verdiği habere göre ABD, Tabka ve Rakka düştüğü halde Suriye topraklarında kurulacak Kürt özerk bölge sınırları, hatta IŞİD ortadan kalktıktan ve Suriye ile Irak parçalandıktan sonra kurulacak “Büyük Kürdistan”sınırları konusunda Kürtlerle anlaşmaya varmış.

Ortadoğu ve Orta Asya Araştırma Merkezi Müdürü Semyon Bagdasarov, Kürtlerin bağımsızlık değil, geniş özerklik istediklerini öne sürdü. Kendisine göre geçen sene Başer Esad bu şekilde hareket etseydi Kürtleri kendi saflarına katacaktı, ama başaramamış. Bagdasarov, Şimdi Afrin’de “Rusya’nın varlığı bir gerçek” olduğu için Kürtlerle daha aktif şekilde “çalışmamız lazım”, dedi.

Rusya Stratejik Araştırma Merkezi Başkan Danışmanı Yelena Suponina ise Amerika’nın Kürtlerle yaptığı flörtün Ankara’yı iyice rahatsız ettiğini dile getirdi. Her iki tarafla iyi ilişki korumayı başaran, üstelik Suriye ile Irak’ın toprak bütünlüğünü destekleyen Rusya, daha titiz davranıyor. Bölgeden “çok uzak duran” ve maceraperest ABD, Kürtleri kullanarak iki ülkeyi bölme planlarından bahsediyor, halbuki bu senaryo herkes için çok tehlikeli.

Politik Araştırma Enstitüsü Doğubilim Bölümü Başkanı Arseniy Grigoryev, Amerika’nın, Esad’a karşı savaşacak militanlara eğitim vermek için “Kürt topraklarında” askeri kamplar kurmak istediği malum, dedi. Üstelik ABD, Kürtlerle ittifak kurarak Rusya ve Türkiye’ye karşı bir koz elde edecek. Türkiye topraklarına da göz dikecek “40 milyonluk Bağımsız Kürdistan”, Erdoğan’ın “korkulu rüyası”dır. Bu gidişatla en çok şey kaybeden taraf Türkiye olacaktır, dedi.

EADaily’ye göre, politikasını zor testlerden geçirmeye çalışan Ankara, Trump’ın Amerikası ile ilişkileri iyileştirmeye umutlu. İki ülke arasındaki çekişmelere rağmen ABD ile işbirliği Türkiye’nin Orta Doğu ve Kafkaslar politikasının temelidir. Bugün itibariyle ülkede başta İzmir, İstanbul, Ankara, Konya ve Mersin’de olmak üzere Amerikan ve NATO’nun 15 karargah ve üssü bulunuyor.

Bugün Washington ile Ankara arasındaki en ciddi çekişme noktası “Kürt meselesi”. Hatta Amerika, Türkiye’yi daha çok rahatsız etmemek için Kürtlere verdiği desteği kamufle etmeye çalışıyor. Suriye’de kendi çıkarlarını koruyan Türkiye, “Fırat Kalkanı”nı başlatmış, YPG’nin Rakka operasyonunda yer almasına karşı çıkıyor. Üstelik NATO’nun dışında birçok ülke ile askeri alanda dahil sıkı ilişkileri var.

Öte yandan Erdoğan, Nisan referandumundan galip çıkarsa büyük ihtimal iktidarda 2029 senesine kadar kalacak. O halde hem ABD, hem AB Türkiye’ye yaklaşımını yumuşatmak, Erdoğan ile “ortak dil” bulmak zorunda olacak. Türkiye’nin NATO’ya karşı tutumu değişmeyecek şartıyla.

Gazeta.ru, Ankara’nın Moskova’daki “PYD temsilciliği”ni kapatma talebini değerlendirdi. Portala konuşan PYD’nin “Rusya yetkilisi” Abdusalam Ali, PYD’nin Moskova ofisinin olmadığını anlattı, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın her halde “Suriye Kürdistanı’nın temsilciliği”ni kastettiğini tahmin etti. Abdusalam Ali, Moskova ile doğrudan doğruya ilişkimiz var. Sanırım her iki taraf da bu durumdan memnun. Teröre karşı savaşan Rusya’nın Suriye’ye girişini selamladık, dedi.

Geçen Şubat ayında açılan Moskova irtibat bürosu, Erbil, Paris, Berlin, Stokholm ve Lahey’den sonra Rojava’nın altıncı yurt dışı bürosu oldu.
Çağdaş Türkiye Araştırma Merkezi uzmanlarından Yuriy Mavaşov, Moskova hiç bir zaman “Kürtlerin resmi temsilciliği”nin varlığını itiraf etmedi, büroyu kapatacağını sanmıyorum. Türkiye de bunu anlıyor, sanırım, dedi. Gazetenin Rusya Adalet Bakanlığı’ndan edindiği bilgiye göre PYD’nin, Rusya sınırları içinde herhangi faaliyeti yoktur.

Orta Asya’daki gelişmeleri takip eden Nezavisismaya gazetesi, Kazakistan ve Özbekistan’ın liderleri Nursultan Nazarbayev ve Şevket Mirziyoyev’in Astana’da yaptığı görüşmeleri kaleme aldı. İki ülke bundan sonra su, enerji ve bölgesel güvenlik alanlarında ortaklaşa hareket etmeye karar aldı. Nazarbayev’e göre Kazak-Özbek ilişkileri şimdi “sıfırdan” başlayacak.

Zamanında kurulmaya çalışılan ve çok konuşulan Orta Asya Birliği’nden hiç sözetmeyen iki lider bölgede beraber önderlik yapacakmış.

Gazeteye konuşan Orta Asya uzmanı Aleksandr Knyazev, amaçları farklı olan beş eski Sovyet Cumhuriyeti’nden oluşan Orta Asya bölgesi diye bir politik varlık yoktur. Fakat bölgenin en güçlü iki devleti koordine bir şekilde hareket edebilirse bölge bir bütünlük kazanabilir, dedi.

Uzman, bugün Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ı kullanan dış güçlerin çıkarlarının Kazakistan ve Özbekistan’ın çıkarlarına ters düştüğünü bildirdi. Knyazev, her türlü ittifaklardan uzak durmaya çalışan ve ikili ilişkileri kurmayı tercih eden Özbekistan’ın tutumunun, Moskova’nın önderliğinde entegrasyon girişimlerine “belirli oranda” karşı koyan Kazakistan’ın işine geldiğini, Astana ve Taşkent’in bölgedeye nüfuzunun da büyük ihtimalle “Washington, Moskova veya Pekin’in diktacılığından muaf olacağını” iddia etti.

Argumentı i Faktı gazetesi, “Kızıl Ordu” ismi ile bilinen Aleksandrov Topluluğu’nun, yaşadığı faciadan sonra ilk yurt dışı turunun birinci konserini İstanbul’da vereceğini bildirdi.
7 Nisan’da “protokol” ve ertesi gün “genel izleyici” karşısına çıkacak topluluğun 64 sanatçısı 26 Aralık 2016’da uçak kazasında hayatlarını kaybetmişti. Türkiye’den sonra Aleksandrov Topluluğu Çek Cumhuriyeti’ne geçecek.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI