'Türkiye ve Rusya arasında 'soğuk savaş' bitti'

Pazar, 12 Mart, 2017
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya ziyareti, Rus basının ana gündem maddesi oldu. Stanislav Tarasov, Putin’in Erdoğan’ı destekleme karar verdiğini ve iki ülke arasındaki "soğuk savaşın" bittiğini yazdı.

Rus medyasında Recep Tayyip Erdoğan’ın Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeler doğal olarak öne çıktı. Rossia-1 TV’nin yaptığı yoruma göre görüşmeler, hem Moskova, hem Ankara’nın ilişkileri normalleştirmekte artık kesin kararlı olduklarını gösterdi, Rossia-24 TV ise görüşmelerin başlıca sonucunun karşılıklı anlayışın ikili ilişkilere geri dönüş olduğunu belirtti.

Bu hafta Rus yorumcuları meşgul eden ikinci konu ise Suriye’deki “üçlü eksenin” geleceği oldu.

‘ERDOĞAN, PUTİN İÇİN AVRUPA’YI FEDA ETTİ’

Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya ziyaretini değerlendiren REGNUM yorumcularından Stanislav Tarasov, Putin’in Erdoğan’ı destekleme karar verdiğini öne sürdü. Tarasov, “Rus-Türk politik dansının” gittikçe “güzel ve zarif” olmasına rağmen ikili ilişkilerin uçak krizi öncesine nazaran hala zayıf olduğunu iddia etti. İki ülke arasındaki “soğuk savaş” bitse de karşılıklı güven yavaş iyileşiyor.

İyi ki Moskova ve Ankara, Suriye’de işbirliğinin kaçınılmaz olduğunun bilincine varmış.

Kimi Batılı yorumculara göre Erdoğan, Avrupa’yı Putin için feda etmiş. Halbuki Rusya, Türkiye’den bunu hiçbir zaman istememişti.

Gene de, Türkiye Cumhurbaşkanı için hayati önem taşıyan referandum öncesi Rusya ile yakınlaşma Erdoğan’ın eline kuvvetli bir koz vermiş oldu. Önemli olan, Ankara bu kozu ne şekilde kullanacak.

‘İRAN Şİİ REJİMLERİ TÜRKİYE SÜNNİ HAREKETLERİ DESTEKLİYOR’

EADaily ajansına göre, “çeşitli dış güçler” tarafından birbirine karşı kışkırtılan Ankara ve Tahran çatışmadan kaçınmaya çalışıyor. 1 Mart’ta İslamabad’da gerçekleşen üst düzeyde ikili görüşme de bu amaçla yapıldı. Zirvede Suriye’nin toprak bütünlüğünü konuşan Hasan Ruhani, TSK’nin Suriye ve Irak’ta “davetsiz misafir” olarak kaldığına ima etmiş olmalı. Şam’dan Türklere davetiye beklenemezken, Bağdat ta 2015’in Aralık ayında Türk askerlerinin çekilmesini istedi.

Ajansın deyişiyle İran, Şii ve meşru rejimleri; Türkiye ise o rejimler karşıtı Sünni güçleri destekliyor. Hatta Tahran’a her yerde kafa tutmaya çalışan Ankara, Irak Kürtleri ile bile ittifak kurmuş.

Ajansa göre jeostratejik gündemi yumuşatmak için İslamabad’da Erdoğan ve Ruhani ekonomik konulara ağırlık vermesine rağmen, önümüzdeki süreçte iki ülke arasındaki çelişkilere son verilemeyecek. Moskova-Ankara-Tahran üçlü eksenine katılması bile İran ve Türkiye’yi barıştıramıyor bir türlü.

‘RUSYA, TÜRKİYE’NİN OPERASYONLARINDAN TEDİRGİN’

Ajans, Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü operasyondan Moskova’nın da tedirgin olduğunu öne sürdü. Özellikle, Türk askerlerinin Tadef kasabasında Şam ordusuna yaptığı saldırıdan sonra.

Ajansa göre, bu arada Türkiye’nin Suriye’den çekilme niyetinde değil. Bunun kanıtı olarak, Azez’in tıpkı bir “Türk kolonisine” dönüştüğü savunuluyor. Azez’de Türk lirası kullanılıyor, Türk polisi devriyeye çıkıyor, ÖSO karargahları tek tek TSK’e devrediliyor.

Türk ordusunun El-Bab’dan doğuya ilerleme ihtimali İran’ın baş ağrısı. İran, ABD’nin desteklediği Suriye’li Kürtlerin umurunda değil ama Rojava’ya komşu bölgeler İran yanlısı grupların kontrolünde. Türk askerleri onlarla sıcak temasa girerse yeni kriz patlar.

Bu arada devreye giren Rusya, 2 Mart’ta Palmira’nın kurtuluşunda kritik rol oynadı, 3 Mart’ta ise Menbiç’in batısındaki bölgeyi kontrol altında tutan Kürtleri, mevzilerini Şam ordusuna devretmeye ikna etti. Bu çıkıştan sonra TSK’nin “söz verdiği” Menbiç bombardımanı gerçekleşemedi. Ajans analizi bitirirken, bu şekilde Rusya’nın Suriye’de yeni bir cephenin açılmasını önlediğini iddia etti.

‘TÜRKİYE, RUSYA VE İRAN FARKLI ÇIKARLAR PEŞİNDE’

Rusya Dış İlişkiler Bakanlığına bağlı “Mejdunarodnaya jizn” dergisinde yayımlanan yazıda siyaset bilimci Vladimir Sajin, Moskova-Ankara-Tahran eksenini kaleme aldı.

Sajin’e göre “2016’nın ikinci yarısında” Suriye’de varlığını gösteren güçlerin hepsi, sadece askeri yolda zafere ulaşılamayacağını anlamış. Bunun ardından Rusya, Türkiye ve İran’ın himayesinde Astana’da Ocak ve Şubat 2017’de yapılan görüşmelerin neticesinde ateşkes ve denetleme mekanizması sağlanmıştı.

Ne var ki ülkelerin üçü de Suriye’de farklı çıkar peşinde.

Afganistan’dan Lübnan’a uzanan bir “Şii kuşağı” kurmakla uğraşan İran, Esad’ı kaybederse planı suya düşer. Kürtlerin devlet kurma çabalarının önünü kesmeye çalışan Ankara, Suriye ve bütün Orta Doğu’da Türkmenleri ve İran karşıtı Sünni Arapları desteklemekte. Moskova ise (yazara göre) sivil savaşın bitmesini, bütün Suriyelileri temsil eden hükümetin kurulmasını ve “tabii ki Şam’ın, Rusya’nın Suriye ve bütün Orta Doğu’da çıkarlarına destek vermesini” istiyor.

Bunun yanı sıra Sajin, Rusya yeni Suriye’nin laik görürken, ABD ile “Rönesans hayal eden” Türkiye’nin buna karşı çıktığını ve İran’ın planının tersine Suriye devletinin Sünni olmasını arzu ettiğini öne sürdü. Ankara, “varsayımlı” İran karşıtı birliğe İsrail’in de katılmasını bekliyormuş.

Sajin yazıyı bitirirken, “üçlü eksenin” Suriye’de barışa şimdiden katkıda bulunduğunu ama bu ittifakın “gelecekte bölgenin sorunlarını çözmekte becerikli olacağı meçhul” olacağını savundu.

REZERVASYONLARIN YARISI TÜRKİYE’YE YAPILDI

Argumentı i faktı gazetesine konuşan Rusya İhracat Merkezi İhracat Politikası Müdürü Mihail Sneg, Rusya’nın yurt dışına sadece petrol ve doğalgaz satmadığını anlattı. Kendisine göre bugün itibarıyla Rusya dünya çapında tahıl, kozmetik, bitkisel yağ, şekerleme, gübre, oto lastik, kereste, kağıt, demir ve demir dışı metaller, boru, sigara, çamaşır makinesi vb. sektörlerde söz sahibi. Hammade, enerji ve yakıt dışı kalemlerin yurt dışına satışı, ülkenin ihracatında son üç yıl içinde % 27’den % 38’e varan artışla 2016’da 109 milyar dolara ulaştı.

Rusya’dan en çok hammade, enerji ve yakıt dışı ürün alan ülkeler Çin (%7,6), Kazakistan (%7,2), Beyaz Rusya (%5,8), ABD (%5,5), Türkiye (%4,9), Holanda, Hindistan, Mısır, Almanya, Güney Kore, Japonya, İtalya, Birleşik Krallık, İran, Polonya, Belçika ve Özbekistan.

Rusya Turoperatör Derneği’ne atıfta bulunan Rossiyskaya Gazeta, yaz aylarında rezervasyonların yarısının Türkiye’ye yapıldığını yazdı. Bunun ana sebebi ise, Türkiye’nin indirime gitmesi. Mesela, Mayıs ortasında başlayan haftalık “all inclusive” (herşey dahil) dört yıldızlı otel fiyatları kişi başına 13 bin ruble’den (220 dolar) başlıyor.

Ocak ayında Türkiye’ye gelen Rus turist sayısı, 2016’ya göre % 81.5 artışla 40 bini aştı.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI