'Kürtler Rakka'yı alırsa, Esad 'ılımlılarla' masaya oturmaz'

Pazar, 5 Mart, 2017
Rus basınında geçen hafta Suriye'de yaşanan gelişmeler önemli yer tuttu. Türkiye'nin YPG'nin önünü kesmeye çalıştığını belirten EADaily Ajansı, Türkiye'nin Rakka operasyonunda 'ılımlı muhaliflerin' yer alması için çabaladığını ifade etti. Rakka operasyonun bu gruplar için son şans olduğunu iddia eden ajans, Rakka'yı Kürtlerin alması durumunda Suriye Devlet Başkanı Esad'ın bu gruplarla masaya oturmayacağını savundu.

Geçen hafta Rus basını, Rusya ve Türkiye’nin içinde yer aldığı Suriye’deki gelişmelere büyüteç tuttu. Rus basınında Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler de yer aldı.

Regnum Ajansı yorumcularından Stanislav Tarasov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9-10 Mart’ta yapacağı Moskova ziyareti arifesinde Türk-Rus ilişkilerini değerlendirdi.

‘TÜRKİYE İMKANLARI SINIRLI BİR PARTNER OLABİLİR’

Tarasov, her iki taraf ticari ve ekonomik ilişkilerini krizden önceki seviyeye getirmeye niyetli olsa da “ekonomi ayrı politika ayrı” prensibinin “tükenmiş” olduğunu vurguladı. Tarasov’a göre, uçak krizinden sonra Rusya’nın Türkiye’ye duyduğu güven büyük ölçüde sarsıldı ve güvenin yeniden oluşması zaman alacak.

Buna rağmen her iki ülke Suriye konusunda, sonradan İran’ın da katıldığı bir ittifakı fiilen kurmayı başardı. Kimi yorumcuların “sorunlu” ve “yapay” dediği bu üçlü ittifak, Türkiye’nin hayal ettiği “Neoosmancılık”, İran’ın kurmaya çalıştığı jeostratejik “Şii hilali” ve Rusya’nın savunduğu “Avrasya birliği” sloganlarının birbirine ters düşmesine rağmen oldukça oturaklı görünüyor.

“Batı” ile “Doğu” arasında denge korumaya, yazarın deyişiyle “iki sandalyede birden oturmaya” çalışan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hem Putin hem Trump ile aynı çizgiden gitmesi bekleniyor. Tarasov yazıyı bitirirken, “Dolayısıyla Ankara, ‘istikrarı ve imkanları sınırlı olan’ bir partnerimiz olur, ona göre davranmamız gerekir” diyor.

‘IŞİD ORGANİZE ŞEKİLDE ÇEKİLDİ’

Orta Doğu ve Orta Asya Araştırma Merkezi Müdürü Semyon Bogdasarov, Türkiye’nin El-Bab operasyonunu “Politika Segodnya” ajansına yorumladı.

Uzmana göre “Yarım senedir El-Bab ile uğraşan TSK, defalarca ‘şehri temizledik’ açıklamasında bulundu, ama bunun ardından yeni çarpışma haberleri geldi”. Bordasarov, bu sefer cihatçılar ile anlaşmaya varıldığını ve IŞİD militanlarının şehirden oldukça organize bir şekilde çekildiğini iddia etti.

‘KÜRTLER RAKKA’YI ALIRSA ESAD MUHALİFLERLE GÖRÜŞMEZ’

EADaily Ajansı, Esad’ın gitmesini isteyen Türkiye ve Körfez ülkelerinin Suriye’de zor durumda olduğunu iddia etti. Ajansa göre Türkiye ve Körfez ülkelerinin desteklediği “ılımlı muhalefetin” Suriye’de kontrol ettiği alan sürekli daralmakta, üstelik El Kaide’nin uzantısı olan Şam’ın Fethi Cephesi (El Nusra Cephesi) “ılımlı” grupları “yutmaya” çalışıyor.

Rakka operasyonunu Suriyeli Kürtlerle yapmayı planlayan ABD de, “Fırat Kalkanı”na, Ankara’nın kendisine bağlı silahlı muhalif örgütleri korumaya ve kuvvetlendirmeye yönelik bir harekatı olarak bakıyor.

YPG’nin önünü kesmeye çalışan Türkiye ile bölge ülkeleri Rakka operasyonuna, EADaily Ajansı’nın “cihatçı” olarak nitelediği ılımlı muhalefetin yer alma fikrini ABD’ye empoze çalışıyor. Çünkü “ılımlı” grupların Rakka’yı alması o grupların ayakta kalması için tek şansları. Ajans, Kürtler’in IŞİD’in başkentini alması durumunda Esad’ın “ılımlılarla” masaya oturmayacağını öne sürdü.

ABD’nin bu plana yaklaşımı hala belirsiz kalmakla beraber yakın zamanda yüksek rütbeli Amerikan bürokratların Orta Doğu başkentlerinde yaptığı görüşmeler, Beyaz Saray’ın bu plana olumlu yaklaşım gösterdiğinin belirtisi olarak yorumlandı. Nedeni, Amerika’nın, Obama döneminde Suriye’de Rusya ve İran’a karşı zayıf düşmesinin intikam alma arzusu olabilir.

Tabii ki “ılımlı muhalefet”in yeniden canlanması Moskova ve Tahran’ın çıkarlarına aykırı.

‘TÜRKİYE, ERMENİSTAN’LA İLİŞKİ KURMADAN BÖLGESEL GÜÇ OLAMAZ’

Ermenistan Savunma Bakanı Vigen Sarkisyan, Dağlık Karabağ konusunda “taraflı davranan” Türkiye’nin, kendisini “bölgesel süreçlerden tecrit etmeye devam ettiğini” iddia etti. RİA Novosti Ajansına konuşan Bakan Sarkisyan, “Ermenistan ile sınırı kapalı tutmak ve siyasi ilişkilerden kaçınmakla, Güney Kafkasya’da bölgesel güç olmak mümkün değil” dedi. Sarkisyan’a göre bu münasebetle Türkiye’nin politikası “öngörülü” değildir.

Bakan, “Sanırım Türkiye’nin yaptıkları, Azerbaycan ile birlikte kurulan planları, bölgenin çıkarlarına aykırıdır… Türkiye’nin arada sırada Ermenistan ile Azerbaycan arasında arabulucu olma girişimleri ancak komik kalıyor” şeklinde konuştu.

RUS ŞİRKETİ IRAK’TA PETROL ÇIKARACAK

İzvestiya gazetesine konuşan Gıda Sağlık Kontrol Müdürlüğü (Rosselhoznadzor) Başkanı Sergey Dankvert, “önümüzdeki süreçte” Türk tarım ürünlerinin “bir yığın şeklinde” Rusya’ya dönmeyeceğini bildirdi. Dankvert’e göre, “Türk meslektaşlarımızla her zaman çıkış yolunu bulacağız, ama gene de Türk tarım firmaları Rus pazarına yığın bir şekilde artık giremez”.

Vedomosti gazetesi, Rusya’nın önde gelen “Rosneft” şirketinin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile 2017-2019 yıllarında ham petrol arama, çıkarma ve alımı konusundan anlaşma imzaladığını bildirdi.

Gazeteye konuşan “Rosneft” Başkanı İgor Seçin, her iki taraf “Kürdistan petrolünü” yeni pazarlara ortaklaşa taşıyacaklarını öne sürdü. Verilen bilgilere göre, Rus şirketi ham petrolü Erbil’den ön ödeme ile alacak.

ORHAN PAMUK’A TOLSTOY ÖDÜLÜ

Orhan Pamuk, Lev Tolstoy “Yasnaya Polyana” Müzesi 2016 ödülünü büyük yazarın torunu ve Putin’in Kültür Danışmanı Vladimir Tolstoy’un elinden aldı. Pamuk, Lev Tolstoy’un torunu ve Rusya’nın önde gelen gazetecilerden Fyokla Tolstaya’nın sorularını yanıtladı.

“Anna Karenina”nın, gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri olduğunu belirten Pamuk, “25 yaşında ilk romanımı yazarken çalışma masamda hep İlya Repin’in çizdiği Lev Tolstoy portre kopyası duruyordu” dedi.

10 senedir NY Columbia Üniversitesi’nde Lev Tolstoy konulu ders verdiğini anlatan yazar, bütün romanlarının tarih ile alakalı olduğunu anlatıp, kendisinin Tolstoy’a “tarih anlatan yazar modeli” olarak baktığını dile getirdi.


Andrey İsaev kimdir?

Moskova Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden mezun. Rusya Bilim Akademisi Şarkiyat Enstitüsü ile Kazan Devlet Üniversitesi'nde çalıştı. Toplam 17 yıl çeşitli görevlerde Türkiye’de bulundu, Çin ve Hindistan’da çalıştı. Gazetecilik, araştırmacılık ve çevirmenlik yapıyor. RS FM radyosu kurucularından ve ilk genel müdürü.“Eski Çağ Türkiye tarihi” ve “Hint-Avrupa Mitolojisi: bir inceleme denemesi” adlı kitapları var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI