'ABD’nin özü göçmenler üzerine kurulu'

Perşembe, 9 Şubat, 2017
ABD Başkanı Donald Trump'ın aldığı kararlara karşı özellikle New York'ta büyük eylemler yapıldı. ABD'de yaşanan gelişmeleri Mount Sinai Tıp Fakültesi öğretim görevlisi Zeynep Hülya Gümüş ile konuştuk.

trump-protesto-1

Trump, ABD’nin yeni başkanı, koltuğa oturur oturmaz vaatlerini (!) yerine getirmeye başladı. Ortaya çıkaracağı dehşetli yıkım nedeniyle çevrecilerin protestolarla durduğu petrol boru hatlarının inşaatının başlaması için imzayı attı, Meksika sınırına duvar öreceğiz diye tweet attı ve 7 Müslüman ülke için ABD vizelerini ve oturumlarını tanımama kararı aldı. Sınırlarda saatlerce bekletilenler, yıllardır yaşadıkları evlerine geri dönemeyenler, yaşlılar ve çocuklar dünya medyasının sayfalarında yer aldı. Buna karşı özellikle de New York’ta büyük eylemler yapıldı. Bütün olanları New York’ta çok uzun süredir yaşayan Türkiyeli bir akademisyen, Zeynep Gümüş ile konuştuk.

der-spiegel-donald-trump

Alman Der Spiegel dergisi ABD Başkanı Donald Trump’ı, Özgürlük Heykeli’nin başını keserken resmetti.

Geçen hafta oldukça hareketliydi ve ABD’de de neler yaşandı?

Trump’ın turist ya da çalışma vizesi olanlarla da kalmayıp yeşil kartı, yani daimi oturma izni olan göçmenleri bile toptan engellemesi büyük yankı uyandırdı. Özellikle benim yaşadığım New York’ta yer yerinden oynadı diyebiliriz. New York tarihi boyunca göçmenlerin ve mültecilerin ABD’ye, yani Amerikalıların bakış açısı ile özgürlüğe ilk adım attıkları yer ve şehrin simgesi Özgürlük anıtıdır. Anıtın altında “Give me your tired, your poor, your huddled masses yearning to be free” yazar. Yani “Bana yorgun, fakir, üst üste toplanmış, nefes almaya hasret insanlarını ver”.

Simgesel ama güzel. Aslında garip olan da bu değil mi? ABD baştan aşağı göçmenler ülkesi, soykırıma uğramış Kızılderilileri saymazsak. Bir yerde okumuştum; “Bizim en soylumuzun kökeni, İngiliz hapishanelerine dayalıdır.” diyordu. Yani bugünün hegemonyası, ırkçısı beyaz Protestan’ın kökeni de bu…

Göçmenlerden oluşan ABD’de bu çok hassas bir konu. Özellikle New York’ta. New York eyaleti Senatörü Charles Schumer yasağa istinaden kendi göçmen ailesinin hikayesini anlatırken medya karşısında ağlamaya başladı. Evet, bugünün ırkçısı çoğunlukta ‘White Anglo Saxon Protestant – WASP’ dediğimiz, beyaz İngiliz kökenli Protestanlar ama bunu genelleyemeyiz. Çünkü bu grubun içerisinde de tamamen Trump karşıtı pek çok insan var.

Tabii ki. Fakat Trump yanlısı siyahlar ve Hispanikler de var mı? Bu politikasını da destekleyen?

Genellemek zor; ABD’de globalleşme ile gelen değişimlerden zarar gören, fakir bölgelerde yaşayan beyazlar arasında ırkçılar olabiliyor. Trump yanlısı siyahlar ve Hispanikler de var ama çoğunluk karşıt. Bir de hatırlamamız gereken, Amerikan seçmenlerinin yarısı seçimlerde oy kullanmadı. Oy kullananların da çoğunluğu Trump’a oy vermedi.

zeynep-hulya-gumus

Zeynep Hülya Gümüş, Mount Sinai Tıp Fakültesi öğretim görevlisi


Milli irade değil yani!

Bu bölgelerde yaşayanların haklı korkuları var. Üniversite eğitimi olmayanlar için, eski zamanlarda olduğu gibi bir fabrika işi bulmak zor. Fabrikaların çoğu artık Meksika ya da Çin’de.

Bunun dışında yaşadıkları, büyüdükleri kültürün değişime uğradığının farkındalar. Latin Amerikalıların gelmesi ile anlamadıkları İspanyolcanın yaygınlaşmasına içerliyorlar. Geleceğe dair korku ve belirsizlik içerisindeler.

 

Sence Trump bunu sürdürebilecek mi? Çünkü ABD özellikle kuvvetler ayrılığının, yasama yürütme ve yargının simgesel bir ülkesidir. Gerçekten köklü bir demokrasi geçmişi vardır –Burjuva demokrasisi diye vurgu da yapıyım da sol okur için. Son yargıç kararından sonra bu Trump’ın deyişi ile ‘Sözde yargıç’ es geçilebilecek mi sence? Bu kararı durdurma kararı olan yargıç James Robart…

Şu anda görünen o ki Cuma günü itibari ile Seattle’daki yargıç James Robart bu kararın bölgesel eyalet ekonomisine zarar verdiğine karar verdi ve ülke düzeyinde yasağı kaldırdı. Trump da buna hemen kızgın bir tweet ile cevap verdi. Lakin bu yargıca dokunması zor. Yargıç, Bush zamanında 99 oya karşı sıfır oyla atanmış, Yani Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerle Demokratların tamamının desteğini almış bir yargıç. Nitekim üst mahkeme de kararı onayladı. Bu gerçekten de ABD sistemini sınayan bir karar. Merakla gelişmeleri izliyoruz. Zaten hükümet yeşil kartlıların ve çifte vatandaşların yasağını kaldırarak geriye çark etmiş durumda.

trump-protesto-2

Burada sormak istediğim çok önemli bir noktaya değindin: ‘Bölgesel ekonomiye zarar.’ Çünkü bu göçmenler sadece kendi keyifleri için gelmiyor aksine ABD’nin buna ihtiyacı var. Yani nereye dışarı atıyorsun? Ekonomi dediğin onlar öğretim üyelerinden, bilişimcilere kadar…

Elbette. O sebeple, mesela ABD’nin ‘Ivy League’ dediğimiz en seçkin üniversitelerinin hepsi bu karara karşı çıktı. Silicon Valley (Silikon Vadisi) de aynı şekilde. Özellikle ABD’de bilim alanında çok başarılı İranlı bilim insanları var. Bu insanların hikayeleri geniş tepki uyandırdı.

Belki de bu durum ‘bir farkındalık yarattı’ diyebilir miyiz?

Mesela Princeton Üniversitesi’nde yeşil kartlı bir doktora-sonrası araştırmacı ülkeye giremeyecekti. Ona destek olmak için kesinlikle politika ile uğraşmayan, bilim dışında başka alanlar ile ilgilenmeyen hocalar destek çıktılar.

Kötü başkan iyi örgütlenme yaratır!

Elbette! Ve bilim insanları yasağa karşı imza kampanyası başlattı.

En fazla direnişin New York’ta olması bu yüzden değil mi? Çok kozmopolit ve özellikle beyaz yakalılar olduğu için. Öyle değil mi?

Şu ana kadar 51 Nobel ödüllü, 104 Dirak/Turing/Poincare madalyalı, Pulitzer, MacArtur gibi çok önemli ödülleri kazanmış akademisyenlerin yanında, 20.000’den fazla akademisyen ‘yasağa karşı akademisyenler kampanyası’na imza attı. Bu şimdiye kadar görülmemiş bir destek.

Ya muhtarlar! [Bu röportajdan sonra Trump şerifleri topladı!]

New York’un özelliği, her zaman göçmenlerin harmanlandığı bir yer olması. Bunlar sadece beyaz yakalılar da değil. Dünyanın her yerinden farklı sınıflardan, farklı dinlerden gelen insanların buluştuğu bir yer.

Mesela Puerto Rico günü yürüyüşünde kadınlar adalarının bayrağını bikini gibi giyer ve dans ederler. İki adım ileride, aynı zamanda Şiiler kendi yürüyüşlerinde yoldan geçenlere bedava İngilizce Kuran-ı Kerim dağıtıyorlardı. Bunu bizzat yaşadım.

 

Trump’ın bu kararı İslamofobiyi nasıl etkiler? Güzel bir fotoğraf vardı bir Yahudi çocuğu ile bir Müslümanın birlikte bu yasası protesto ettiği

New York, göçmen geçmişi sebebi ile belli başlı diğer şehirler ile beraber kendisini “Sanctuary City” (barınak şehir) ilan etti. Yani göçmen ya da mülteciler ile ilgili devlet kanunlarını uygulamayacak. Buna yasadışı göçmenler de dahil.

musluman-yahudi-cocuk

Mesela Google bile yabancı çalışanlarını geriye çağırdı. Sizde böyle bir ülkeden çıkmama tavrı var mı? Ne olur ne olmaz dönemem diye. Üniversitede böyle bir gelişme var mı?

Bu çerçevede benim bağlı bulunduğum MountSinai Tıp Fakültesi de kendisini “Sanctuary Institution” ilan etti. Yani hiçbir çalışanın ve öğrencinin göçmenlik statüsünü devlet ile paylaşmayacaklar. Eğer bu karardan etkilenenler varsa onlara da yardımcı olacaklar. Okullar bu yasağa tamamen karşı.

Fakat Trump’ın kararı aramızdaki var olan ayrışmayı daha da güçlendirecektir. Ben bu gidişatın iyiye doğru olduğunu düşünmüyorum.

Mesela bütün bunlar olurken Kanada’da bir camiye Trump’ı destekleyen bir genç saldırıda bulundu ve insanları öldürdü. Aynı şekilde Teksas’ta bir camiyi yaktılar.

Bu tip saldırılar artacak ve Müslüman olmak giderek zorlaşacak. Artık insanlar ırkçılıklarını saklamıyorlar. Lakin aynı zamanda da Teksas’ta yanan cami için Amerikalılar hemen aralarında para topladı. Amerikan Sivil Hakları Birliği (ACLU-American Civil Liberties Union) bu karardan etkilenenlere bedava avukat yardımında bulunuyor. Yani göçmenlere ve Müslümanlara büyük bir destek de söz konusu.

trump-protesto-3

Benim son 10 yıldır vurguladığım, dünyada her şeyin artık mekân, kimlik ekseni üzerinden yürüdüğünün bir üst derecede simgesi olarak görüyorum bunu. Yani yeniden sarı yıldızlarla mı dolaşacak insanlar ve bütün ABD bir gettoya mı dönüyor?

Bu bahsettiğin önemli bir nokta. ABD’de halkı sokaklara döküp, protesto ettiren de bu. Müslüman kıza sarılan Musevi çocuk fotoğrafı. Bu bir rastlantı değil. Trump’ın özellikle Yahudi Soykırımı yıl dönümünde göçmen kararını almış olması, İkinci Dünya Savaşı’nda yine aynen bugünkü gibi ABD’de sınırdan döndürülenlerin daha sonra kamplarda öldürülmüş olması, Musevilerin toplu hafızasındaki yaraya parmak bastı ve özellikle New York’ta onları sokaklara döktü. Daha Pazartesi akşamı New York’ta Müslümanlara destek yürüyüşü yapan 20 liberal haham tutuklandı.

Bu akademisyenler bizde olsaydı çoktan tutuklanmıştı ya da işten uzaklaştırılmıştı. Yani bu gösteriler terör örgütüne destek sayılabilirdi. Trump’ın beteri var de sen oradakilere!

Her durumda kimlik üzerinden gelişen bir politika var sanırım üst yapıya da yansıyan. New York yine kimlik üzerinden ama bunun aksine bir yer olduğu için, bu kadar güçlü tepki gösteriyor.

Peki, göçmenler olmasa ABD olabilir mi?

Göçmenler olmazsa ABD olur elbette ama dünya lideri olur mu? Bilimde ilerleyebilir mi? ABD’nin son Nobel ödüllü bilim insanlarının hepsi göçmen!

trump-protesto-4

Ah göçmenler bırakın gidin, batsın bu medeniyet! Peki, sence bu vize yasağı Türkiye’yi de kapsar mı? Yani Türkiyelilerin girişi de yasaklanabilir mi?

Bu vizenin Türkiye’ye sıçrayacağı konusunda bazı dedikodular dolaşıyor. Lakin hükümet bu karar dolayısıyla çok tepki aldı. Bunu daha çok tetiklemek istemeyebilirler. Tabii Türkiye’de terör eylemleri devam ederse, Trump ani bir kararla yasak getirebilir. Şu anda durum çok belirsiz. Şu anda ABD’de bulunan göçmenlere tavsiye edilen, bir süre ülkeyi terk etmemek ve seyahat planı yapmamak. ABD dışındakilerin de ellerini çabuk tutup bir an önce ülkeye giriş yapması lazım. Bence ileriki aşamalarda, ABD içinden verilen tepkileri de dikkate alırsak çifte vatandaşlar ve yeşil kartlılar etkilenmez ama çalışma ya da turist vizesi olanlar ve mülteciler etkilenebilir.

Elbette dünya çapında terör eylemleri artarsa halkın desteği tersine dönebilir ve Müslümanlara toptan yasaklar gelebilir. Bakalım göreceğiz. Bir de unutmadan özellikle Iraklılar bu karara çok kızgın. Sırtlarından vurulduklarını düşünüyorlar çünkü Ortadoğu’daki müttefiki olarak ABD ordusu ile çalışan Iraklılar, ABD’ye şimdi giremiyor filan.

Burada esas sorunu ‘terör’ diye sanki ‘trafik kazası’ gibi bir şeye bağlarsan her şeyi, gizli bir faşizmi kabul etmiş oluyorsun. Yani Trump gibi bir adamın ABD’de patlayacak iki bombasıyla, bütün bu iyimser dayanışmanın tuzla buz olacağı bir gerçek…

ABD İkinci Dünya Savaşı’nda kendi vatandaşı Japonları toplama kamplarına koymuştu. Tarih tekerrürden ibarettir lafından yola çıkarsak her şey mümkün. Lakin bu verilen karar, ABD’nin ana karakterine aykırı. ABD’de dine dayalı ayrım yapılamaz. Mesela o kamplara atılan Japonlar, Star Trek dizisi aktörü George Takei dahil olmak üzere şimdi torunları ile bugün Müslümanlara destek için yürüyüşlere katılıyor.

Güzel bir benzetme. Öte yandan Meksika sınırına duvar ördürüyor Trump. Aslında Berlin Duvarı’nı ister sevin ister sevmeyin, yıkılınca duvar virüsü bütün dünyayı sardı.

Bu konuda Hispaniklerin tavrı nasıl?

Meksikalılar duvar konusuna çok kızgınlar. Bildiğin gibi Meksika başkanı Trump ile görüşmesini iptal etti. Eski başkan Vicente Fox da Twitter’dan Trump’a küfürlü mesajlar attı. Dünyaya “machismo” (maçoluk) terimini Latin Amerikalıların verdiğini düşünürsek onlara sert çıkmak pek akıl kârı değil!

Nihayetinde unutulmaması gereken, burada bütün üniversitelerin, şirketlerin, akademisyenlerin desteği. ABD’nin özü göçmenler üzerine. Bazı korkularım olsa da ben bu yasakların ABD sistemi içerisinde barınamayacağına inanıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI