Volkan Ağır
Volkan Ağır

Sporda büyük değişimlerin yılı: 2016

Cumartesi, 31 Aralık, 2016
Bu yazı tüm detaylarıyla 2016'ya bakış görevi üstlenmiyor. Kişisel süzgeçten geçen haberler ve dünya sporunu derinden etkileyen olayları hatırlayıp hafızayı tazeleme niyetinde...

Bundan bir kaç sene önce bir iddia vardı: Maya Uygarlığı’nın takvimine göre 21 Aralık 2012’de dünyanın sonu gelecekti. Bu iddiaya göre bir çoğumuz dünyanın bir anda oluştuğu ‘Big Bang’ patlaması gibi bir şey yaşayacağımızı ve dünyanın yok olacağını düşünmüştük. Öyle olmadı. Sonradan ortaya çıktı ki, bildiğimiz dünyanın, yaşadığımız dünya sisteminin sonu gelecekmiş. O günden sonra bugüne dek olanları düşününce Maya Uygarlığı’na olan inancım arttı. Değişen ekonomik düzen, toplumsal hareketler, ülke politikalarının değişimi, artan yoğunlaşan iklim değişikliği… Spor dünyası da ‘Yüce’ Maya Uygarlığı’nın takviminin etkisinden olacak ki büyük değişimler yaşadı, yaşıyor.

Fazla derine inmeden, tarihsel olarak çok da uzaklara gitmeden bir göz atarsak 2013’ten bu yana hızlı bir özet geçebiliriz bu değişimlere. 2013’te Konfederasyonlar Kupası sırasında Brezilya halkının stadyum harcamalarına tepkisi, 2014 Dünya Kupası sırasında da devam etmişti. Aynı yıl FIFA hakkında başlatılan yolsuzlukların belgeleri sızdırılmış ve konuşulmuş, 2015’te Copa America sırasında da mayıs ayının sonunda FIFA’ya FBI tarafından baskın yapılmıştı. Yılın sonlarına doğru ise UEFA Başkanı Michel Platini’nin de yolsuzluklara bulaştığı kanıtlanmıştı. Sepp Blatter ve Michel Platini’ye yavaş yavaş kapı gösterildi. Futbol dünyası, transfer süreçlerinde yaşanan usülsüzlüklerinin ‘Football Leaks’ belgeleriyle yayınlanmasıyla derinden sarstı. Aynı yılın kasım ayında Dünya Anti Doping Ajansı’nın bağımsız kurullara yaptırdığı soruşturmayı değerlendiren Uluslararası Olimpiyat Komitesi Rusya’nın atletizmde sistematik olarak devlet desteğiyle doping yaptığına kanaat getirdi. 2016’ya girilirken bu hızla değişti spor dünyasının dinamikleri.

NELER OLDU 2016’DA?

Ülke gündeminin politik yoğunluğunu aratmayacak derecede hızlı ve büyük olaylar yaşandı. Doping skandalıyla girdik, hiç şike olmayacağını düşündüğümüz, burada saflık bizde!, tenis dünyasında şike yapıldığı iddialarıyla devam ettik. FIFA Başkanlık seçimleri kapımızı çaldı. Kuradan sıcak top çekildi(!) ve İtalyan Gianni Infantino Blatter’in halefi oldu. Rus sporcular hakkındaki doping iddiaları kesinleşirken Rusya, Olimpiyat Oyunları’nda atletizm dalından men edildi.

Leicester City, “az bütçeli transfer ve öz futbol” sloganıyla başladığı sezonda ligde kalmayı hedeflerken Premier Lig’i zirvede bitirdi. Bu, yıllardır zenginin düdüğünün çaldığı Premier Lig sistemine büyük bir başkaldırı niteliğindeydi. Diğer büyük liglerde şampiyonluk yarışlarında değişen pek bir şey yoktu. Ancak Avrupa Şampiyonası bir çok ‘Leicester City’ izlettirdi bize. Başta Galler ve İzlanda futbolda hegemonya koyan büyükler taş çıkartan bir performans sergiledi. İzlanda çeyrek, Galler yarı final gördü. Cristiano Ronaldo önderliğindeki Portekiz Milli Takımı, oynadıkları 7 maçın sadece bir tanesinde 90 dakikayı galip tamamlayarak Avrupa Şampiyonu oldu. Türkiye’nin ‘Milletçe iyi hazırlanamadığı’ turnuvada yazacağı tarih ise ‘Biz bitti demeden bitti’!

Lionel Messi vergi kaçakçılığı davalarıyla uğraşırken, Arjantin Milli Takımı Copa America’yı yine finalde Şili’ye kaybetti. Büyük yıkım ve travma yaşayan Messi ve takım arkadaşları milli takımı bıraktı, sonra geri döndü. Messi’nin bireysel olarak madalya/ödül kazanamadığı yıl Neymar Brezilya’yla altın madalyaya uzandı. Ancak yıl sonunda ortaya çıktı ki Neymar da , Cristiano Ronaldo da Messi gibi vergi kaçıranlar arasındaymış. Olimpiyat Oyunları demişken tarihin en skandal dolu oyunlarına şahitlik ettik Brezilya’da. Ve en üzücü olaylarından biri de Brezilya takımı Chapecoense’nin, kendi kıtasının Leicester City’si olacakken uçağının düşüp neredeyse tüm takımının ölmesiydi.

YİNE DE ENSEYİ KARARTMAYIN!

Türkiye özelinde ise ülke gündeminden uzak kalamayan bir spor yılı yaşandı demek mümkün. Siyaset ve sporun kolkola yürüdüğü bir başka yıldı aslında. Olimpiyat oyunlarında kazanılan tüm madalyalar ’15 Temmuz Demokrasi Şehitleri’ içindi. Paralimpik Oyunları’nda kazanılan madalyalar ise günlük hayatımızda olduğu gibi engellere takılarak ilgisiz kaldı.

Futbol tribünlerde cinsiyetçiliğin, ırkçılığın, milliyetçiliğin çokça ve artarak dile geldiğine şahitlik ettik. Yılın sonlarında nüfus kütüğüne göre bilet satılması işlemleri yürürlüğe konurken, birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu şu günlerde derbilerin bazıları deplasman taraftarına açıldı. Fransa-Almanya maçı sırasında stadyuma bombalı saldırı gerçekleştirme teşebbüsünü hatırlatan, Beşiktaş-Bursaspor maçı sonu bombalı saldırıya şahitlik ettik. Şehmus Özer’in vefatı trajik bir hikaye olarak 2016’nın hüzün çekmecesindeki yerini aldı.

 

Basketbolda Fenerbahçe’nin Euroleague Finali’ne çıkması ve voleybolda da Eczacıbaşı’nın tarihe geçen dublesi sportif açıdan yüzümüzü güldüren olaylardı. Mete Gazoz, Tutya Yılmaz, Çağla Büyükakçay gibi genç sporcuların olimpiyat oyunlarındaki azmi de sportif olayları düşününce tebessümlerimiz arasında yer aldı.

Bu yazı tam manasıyla ve tüm detaylarıyla 2016’ya bakış görevi üstlenmiyor. Kişisel süzgeçten geçen haberler ve dünya sporunu derinden etkileyen olayları hatırlayıp hafızayı tazeleme niyetinde olduğu ise malum.

2016’nın son günündeyiz. Tarihi atarken sadece 6’nın yerine 7 yazacak olmak bile ufak bir umut ışığı arattırıyor bize her değişimin yarattığı psikoloji gibi. 2016, 2017’den çok daha kötü mü olacak iyi mi olacak hiç kimse emin değil. Her seneye umutlarla giriyoruz ama devamında ise hep hüsran yaşıyoruz. 2017 eminim ki çok daha kötü olacak ama en çok ihtiyaç duyduğunuz anlarda güç sizinle olsun. Yine de yeni yılda da olabildiğince hoşçakalın ve enseyi karartmayın.


Volkan Ağır kimdir?

30 yaşında. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI