Faydalı canavar!

Cuma, 11 Kasım, 2016
‘Canavarın Çağrısı’, fantastik ögeleriyle bir çocukluktan yetişkinliği geçiş filmi gibi görünse de ‘gerçekçi’ ögeleri hedef kitlesi için biraz ağır kaçabilir.

Juan Antonio Bayona, İspanyol korku sinemasının 2000’li yıllardaki çıkışından sonra Hollywood’un dikkatini çeken birçok isimden biri. 2007 tarihli “Yetimhane” (El orfanato) ile büyük övgüler almasa da dikkatleri çekmeyi başarmıştı. Bunda hiç kuşku yok ki filmin arkasında Guillermo del Toro gibi bir ismin de olması etkiliydi. Yıllar sonra çocukluğunu geçirdiği yetimhaneye dönen bir kadının, evlatlık edindiği çocuğun kaybolması ve yetimhanenin geçmişteki karanlık yanların ortaya çıkışını anlatan yapım, özellikle yönetmenin atmosfer kurmadaki başarısıyla sınıfı geçen bir ilk film olarak kayıtlara geçmişti.canavar

Beş yıl sonra Naomi Watts, Ewan McGregor’u başrole taşıdığı İspanya-ABD ortak yapımı  “Kıyamet Günü” (Lo imposible) ise 26 Aralık 2004 tarihinde Tayland’ta yaşanan tsumani felaketini bir fon olarak kullanarak ‘aile’ güzellemesi yapıyordu. Batılı ailenin dramlarına ve kavuşma çabalarına sahne olurken, Taylandlıların durumuyla fazla ilgilenme ihtiyacı duymayan yönetmen, yine de özellikle tsunami sahnelerinde görsel olarak üst düzey bir iş çıkarmıştı. Bu başarıdan kaynaklı olsa gerek, bu hafta gösterime giren “Canavarın Çağrısı” (A Monster Calls” gibi görsel olarak zorlayıcı bir film kendisine emanet edildi. Bir sonraki filminin “Jurrasic World 2” olduğu düşünüldüğünde bu durum daha da pekişiyor.

TERSTEN BİR CANAVAR ÖYKÜSÜ

“Canavarın Çağrısı”, bildik canavar öykülerini ters yüz eden bir hikayeye sahip. Bu bakımdan da merak uyandırıcı. Patrick Ness’in kendi romanından senaryolaştırdığı hikaye, filmde de söylendiği gibi “çocuk olamayacak kadar büyük ama yetişkin olamayacak kadar da küçük’ bir çocuğun gerçeklikle yüzleşme ve onu kabullenme serüveni.

Filmin kahramanı 12 yaşındaki Conor, benzer hikaye ve filmlerde olduğu gibi anne babası ayrılmış, okulla sorunları olan, kendisinden iri çocuklar tarafından ezilen, sosyal olarak uyum sağlamakta zorlanan bir çocuktur. Çünkü annesi ağır hastadır ve onu kaybetme korkusu Conor’u çok etkiler. Üstelik pek de iyi anlaşamadığı anneannesiyle yaşamak zorunda kalacak olması durumu daha da karmaşık hale getirmektedir.

Conor’un bu zor gerçeklikten kaçışı, penceresinden her gün gördüğü mezarlığın ortasındaki dev porsuk ağacının onu ziyaretiyle fantastik bir aleme geçişiyle gerçekleşiyor. Canavarın anlattığı hikayelerle hayatının değişeceğini ve annesinin iyileşeceğini düşünen Conor için fantastik dünyadaki bu gezinti aslında gerçek dünyayı kabullenme sürecine dönüşüyor.

FİLMİN BAŞARISI VE ZAAFI

Filmin başarısı da zaafı da Conor için kurduğu bu ikili dünyadan kaynaklanıyor. Başarısı, bir çocuğun fantastik dünyasına ustaca girmekteki ustalığında yatıyor. Bunu gerçeküstü ögelerle beslemesi, canavar figürüne yüklediği olumlu anlam, korkularla yüzleşme alanı olarak bu dünyayı tercih etmesi ve tabii ki hikayenin görsel olarak tasarlanışındaki maharetten kaynaklanıyor.

Zaafı ise hikayenin melodrama kayan gerçek dünya ile kurduğu ilişki. Conor’un, annesi, anneannesi ve babasıyla kurduğu ilişkilerin giderek daha da çetrefil hale gelmesi ve sert bir gerçekliğe doğru ilerlemesi filmin zorluk derecesini çocuk/ergen hikayesi olmaktan biraz uzaklaştırıyor. Bu kadar soğuk gerçekçilik, bir çocuğun kaldıramayacağı kadar yükün Conor’un üzerine binmesi filmin hedef kitlesi konusunda bir kafa karışıklığına işaret ediyor. Filmin basın gösteriminden sonra sinema yazarı bir arkadaşım, gösterim öncesinde dağıtılan kitabı oğluna verip vermemekte kararsız kaldığını söyledi. Çünkü filmin ‘gerçek’ dünyasının sertliğinin oğlunun kendisini kötü hissetmesine sebep olabileceğini düşünüyordu. Haksız sayılmaz. Bu bakımdan “Canavarın Çağrısı”nı ‘ergen’ler için fazla sert bir yetişkin filmi olarak da tanımlayabiliriz.

Juan Antonio Bayona’nın yönetmenlik becerilerinin bir kademe daha ilerlediğini, genç oyuncu Lewis MacDougall’ın maharetini, Liam Neeson’un canavarı seslendirmedeki ustalığını da bir kenara not edelim.

ORİJİNAL ADI  A Monster Calls
YÖNETMEN Juan Antonio Bayona
OYUNCULAR Lewis MacDougall, Felicity Jones, Liam Neeson, Sigourney Weaver, Toby Kebbell
YAPIM 2016, ABD, İspanya, İngiltere, Kanada
SÜRE  108 dk.
VİZYON TARİHİ 11 KASIM 2016

Ütopya ferahlığı

Filmekimi’nin dikkat çeken yapımlarından birisiydi ‘Kaptan Fantastik’. Gerçekleşmesi zor bir ütopya gibi başlayıp, “Ege’de küçük bir köy” hayali kuranların da ikna olabileceği ‘makul’ bir uzlaşmayla bitmesine rağmen, sinemada uzun süredir göremediğimiz ütopya dünyasını perdeye taşıması açısından oldukça önemli bir film var karşımızda.

Ben Cash, altı çocuğuyla birlikte ABD’nin Kuzeybatı Pasifik ormanlarında bir tür komün hayatı yaşamaktadır. Aile doğa ile sağlıklı bir ilişki kurmakta, çocuklar evde aldıkları eğitimle küçük birer dâhiye dönüşmektedirler. Öyle ki, altı yaşında olanlar bile babalarıyla edebiyattan, politikadan ve tarihten konuşma becerisine sahiptir. Dış dünyanın bir distopya gibi tanımlandığı bu evren, bir süredir hastanede olan annenin hayatını kaybetmesiyle değişir. Babanın bütün itirazlarına rağmen annenin cenazesine katılmak isteyen çocuklar dış dünya ile temas kurduklarında, bilginin sosyalleşmek için yeterli olmayacağını da anlarlar. Ben, ilk başta sert tutum takınsa da zamanla bir ‘uzlaşı’ bulmak zorunda kalacaktır.

‘Kaptan Fantastik’, bilginin ancak toplum içinde bir anlam ifade edebileceğini, insanlarla temas kurmayan bir birikimin kendisinin test etmekten aciz kalacağını anlatıyor izleyicisine. Asıl olarak ‘sistemin dışında ama toplumun içinde’ bir hayatın bu düzende dahi mümkün olabildiğini, sisteme bağlanmadan bağımsız hareket ederek de doğa ve insanlarla ilişkinin devam edeceğini ve mutlu olunabileceğini gösteriyor.

Son dönemde sinemada üst üste gelen karamsar hikayelerden sonra “Kaptan Fantastik” bir tutam umut taşıyan, görülmesi gereken bir film.

ORİJİNAL ADI  Captain Fantastik
YÖNETMEN Matt Ross
OYUNCULAR Viggo Mortensen, Frank Langella, George Macka, Samantha Isler, Annalise Basso, Nicholas Hamilton
YAPIM 2016, ABD
SÜRE  118 dk.
VİZYON TARİHİ 11 KASIM 2016

YAZARIN DİĞER YAZILARI