Musa Özuğurlu
Musa Özuğurlu

Musul operasyonunu anlamak için

Pazar, 16 Ekim, 2016
IŞİD unsurları ise Suriye’ye geçebilir ve burada barındırılmayacağı için Türkiye sınırına doğru itilebilir. Bu durum örgüt ile savaşan Türkiye açısından büyük tehlike yaratır.

Türkiye’nin işbirliği içinde olduğu Kürdistan Özerk Yönetimi’nin de Irak merkezi hükümeti ile birlikte bu operasyonda yer alması hükümet ile Kürdistan yönetimi arasındaki sorunları biraz daha öteleyebilir hatta olumlu bir hava yakalanmasını sağlayabilir. Böyle bir durum Türkiye’nin Irak ve Kuzey Irak politikalarına darbe anlamına gelir.

MUSUL GENEL BİLGİLER

Türkiye sınırına bazı noktalardan yaklaşık 105 km uzaklıkta, Dicle nehri havzası üzerinde bulunan Musul Irak’ın petrol zengini illerinden birisi ve çevresi ile birlikte yaklaşık 1,5 milyon nüfusu barındırıyor. Çoğunluk Sünni Araplardan oluşuyor. Türkmenler, Ermeniler, Ezidiler de yaşıyor.

Musul, Kürt Özerk Yönetimi bölgesine çok yakın ve Kürt bölgesi tarafından çevrelenmiş durumda. Telafer, Tel Keyf, Başika gibi Musul’a komşu yerleşim birimleri Kürtlerin de hak iddia ettiği bölgeler.

IŞİD NE ZAMAN GİRDİ?

IŞİD, Haziran 2014’te Musul’a girdi ve şehri tamamen ele geçirdi. Aslında o zamanlar bir operasyon düşünülüyordu, ancak çeşitli sebeplerle operasyon gecikti. Gecikme nedeni daha çok siyasi. Musul’da Türkiye’nin, İran’ın, Kürdistan Özerk Yönetiminin ve Irak’ın istekleri var.

IŞİD şehre girdiği zaman savaşmadan şehri terk eden Irak ordusundan, önemli miktarda Amerikan silahı ele geçirdi. Irak ordusundan çok sayıda asker baskın sırasında öldürüldü. Dönemin başbakanı Nuri El Maliki, Peşmerge tarafından kendisine verilen “IŞİD saldıracak” istihbaratını ciddiye almadığı ve ordu şehri savunmada başarısızı olduğu için daha sonra istifa etmek zorunda kaldı.

Operasyon düşük yoğunluklu olarak yaklaşık 6 aydır sürüyordu aslında. Ancak kesin sonucun alınabilmesi için aylardır hazırlıklar da yapılıyordu.

KİM NE İSTİYOR?

Petrol zengini Musul üzerinde hâkimiyet kurmak için hem Irak içinde hem de Irak ile komşu ülkeler arasında mücadele sürüyor. Irak içinde Irak merkezi hükümeti ile Kürtler arasında uzun zamandır bir mücadele sürüyordu.

Türkiye de hem tarihi gerekçelerle hem de Irak merkezi hükümetinin Musul’a hâkim olması durumunda, bölgesel Şii-Sünni eksenleri mücadelesinde alan kaybedeceği için Musul’a önem veriyor. Musul’daki petrol yatakları da hem Irak merkezi yönetimi, hem Kürt Özerk Yönetimi ve bu yönetimle işbirliği yapan Türkiye için ekonomik açıdan çok önemli.

Musul aynı zamanda İran’ın, Irak ve Suriye ile oluşturmayı planladığı petrol ve gaz koridorunun önemli duraklarından birisi.

Şii-Sünni ekseni mücadelesinde Irak ile Türkiye arasında görünür sorunlardan birini Haşd El Şabi adlı birlikler oluşturuyor. Türkiye bu birliklerin İran ve Şii Irak hükümeti güdümündeki Şiilerden oluştuğunu öne sürüyor, Irak hükümeti ise birliklerde önemli sayıda Sünni’nin bulunduğunu ve birliklerin mezhepsel oluşum olmadığını savunuyor.

Türkiye ve Suudi Arabistan’a göre Haşd El Şabi’nin ya da Irak ordusunun Musul’a hâkim olması durumunda bölgesel mezhep mücadelesinde İran-Irak-Suriye üçlüsü önemli avantaj elde edecek.

Bu nedenle Türkiye de Haşd El Şabi’ye alternatif olarak Sünni Haşd El Vatani birliklerinin kurulmasına önayak oldu ve halen Türk askerleri Başika’daki üste bu birlikleri eğitiyor.

OPERASYONA KİMLER KATILACAK?

Operasyona Irak ordusu, ABD hava kuvvetleri ve Irak ordusuna operasyon idaresinde yardımcı olacak çoğunluğu subay düzeyinde ABD askerleri katılıyor. Kürt Peşmerge güçleri ise operasyona katılan diğer önemli gücü oluşturuyor. Peşmerge 2015 yılında da Musul’a yönelik operasyon yapmıştı. Süryani birlikleri ve PKK’nın da operasyona destek vermesi bekleniyor. Türkiye, PKK’nın operasyona katılmasına tepkili. ABD ise PKK’nın geri unsur olarak destek vereceğini savunuyor.

TÜRKİYE AÇISINDAN

Türkiye’nin Başika’da birlik bulundurması ve Irak hükümeti ile son günlerde yaşanan restleşmeler ABD tarafından yumuşatılmaya çalışılıyor ancak bunun ne kadar başarılı olduğu operasyon başladıktan sonra görülecek. Çünkü Haşd El Şabi’yi hedef alan açıklamalar sonrası oluşum Türk askerine karşı bir saldırı gerçekleştirebilir. Irak’taki en büyük güçlerden Mukteda El Sadr başta olmak üzere diğer bazı oluşumlar da Türkiye’nin askeri varlığına karşı açıklamalar yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “B ve C planlarını uygularız” ifadesi de Türkiye’nin geri adım atmayacağının göstergesi olarak algılandı.

Musul’un Irak ordusu ve Haşd El Şabi birliklerince IŞİD’ten alınması halinde Irak hükümeti uzun bir zaman sonra Türkiye sınırına doğru en önemli merkezde hâkimiyeti sağlamış olacak.

IŞİD unsurları ise Suriye’ye geçebilir ve burada barındırılmayacağı için Türkiye sınırına doğru itilebilir. Bu durum örgüt ile savaşan Türkiye açısından büyük tehlike yaratır. Nitekim Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonu yaklaşık 2 aydır sürmesine rağmen IŞİD karşısında net bir başarı elde edemedi ve IŞİD Türkiye sınırının yanı başında eylem gerçekleştirebiliyor.

Musul’un Irak hükümeti tarafından kontrol altına alınması son günlerde bölgedeki gelişmeler karşısında dikkat çekici sessizliğini koruyan İran’ın bir kaleyi daha alması demek olacak.

İran bu durumda Suudi Arabistan ile açıktan, Türkiye ile örtülü sürdürdüğü mücadelede önemli bir kazanım elde edecek. Böyle bir kazanım aynı zamanda çok iddialı açıklamalar sonrasında Erdoğan açısından başarısızlık olarak görülecektir.

Türkiye’nin işbirliği içinde olduğu Kürdistan Özerk Yönetimi’nin de Irak merkezi hükümeti ile birlikte bu operasyonda yer alması hükümet ile Kürdistan yönetimi arasındaki sorunları biraz daha öteleyebilir hatta olumlu bir hava yakalanmasını sağlayabilir. Böyle bir durum Türkiye’nin, Irak ve Kuzey Irak politikalarına darbe anlamına gelir.


Musa Özuğurlu kimdir?

Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada” haftalık programını sunmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI