Bu sezon iyimserlik kazanacak

Pazartesi, 26 Eylül, 2016
İster bir okur, isterse bir yazar ya da sanatçı olarak içinde yer aldığımız, önemsediğimiz, ortak değerlerimizin bir parçası kıldığımız, kültür ve sanata daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini biliyoruz şimdi.

Geçen sezona “Sanat bizi iyileştirir mi?” diye sorarak başlamıştım.* Bu sanat sezonu geldiğinde artık biliyorum ki iyileştirmez. Geçen bir yıl içinde ne sanat Türkiye’yi ne de Türkiye kültür ve sanatı iyileştirebildi. Başımıza gelen felaketlere yeni patlamalar, bir darbe girişimi ve sayısız yeni ölümler eklendi. Sanat dünyamız ise daha da içine kapandı…

Geçen hafta, açılışların haftasıydı. Her gün birkaç galeride birden yeni sergiler başladı. Ve o açılışlarda gördük ki kuraklık arttıkça, yapılabilen her sanat etkinliği bir vahaya dönüşüyor. Ayakta kalabilen galeri, orada sergi açabilen sanatçı daha da kıymetleniyor. Sanat insanları bu vahaların etrafında toplanıyor. Sadece susuzluğunu gidermek, hayatta kalmak için değil; kendi türdeşlerinin orada olduğu ve onlarla daha yakın olmak ihtiyacı hissettiği için…

Karaköy’de yıllardır direnmeyi bilmiş galerinin sahibi, “Yıllardır hiç bu kadar hareketli bir açılış olmamıştı” diye anlattı cuma gecesini. Belki sanat dünyasında sevilen bir sanatçıyla sezona başlaması da etkili olmuştu. Ama küratörlerin, sayısız sanatçının, koleksiyoncunun ve sanat izleyicisinin böyle yüksek katılımla bir araya geldiği açılışlar pek sık yaşanmaz. Güncel sanatın ‘lale devri‘nde galerilerine burun kıvırmaya başlayan sanatçıların da, bir ara gözü dışarı kayan koleksiyoncuların da ve tabii ki ayakta durabilmekte güçlük çeken galerilerin de tavrı değişti. Şimdi herkes birbirine daha çok ihtiyaç duyuyor. Felaketleri dayanışmayla atlatmak gerektiğini içgüdesel olarak bilen aile fertleri gibi…

Nişantaşı’ndaki galeri yöneticisi bir arkadaşım ise “Geçen Şubat’tan bu yana hayatımın en kötü günlerini yaşadım” diyor. Sadece resim satamamak değil onu bunaltan, herkesin kötü ruh hali ve onca yıllık emeğin boşa gitmesi endişesi… Bu sezonun ilk sergisi iyi başlamış. Beş yıl öncesinin yarısı kadar resim satabilseler de, fiyatlar neredeyse hiç artmamış olsa da moralleri düzgün… “İyi başladık” diyorlar. Çünkü şimdi, iyimserlik zamanı.

Her şey kötüye gidiyor da değil zaten. Dolapdere’de yeni açılan Dirimart‘ın ilk gününde, ressam arkadaşım ile ‘yeni bir galeri döneminin’ başladığını konuşuyoruz. Dirimart şık bir plazanın giriş katında. Bin metre karelik bu yeni mekan Nişantaşı’ndaki apartman dairesinden çok daha iddialı. Dirimart’ın az ilerisinde önünde çelik konstrüksiyon malzemesi yığılmış bir inşaatın üstünde Gaia Galeri yazıyor. Küçük, alternatif, her tür arayışı destekleyip kışkırtan Tophane Galerileri’nin yerini bin metrekarede büyük sergiler ve resimler ağırlayacak yeni galeriler alıyor gibi görünüyor. Hepsinin çekim merkezi Koç Müzesi‘nin inşaatı, aynı mahallede harıl harıl ilerliyor…

Bu sezon iyimserlik sezonu. İşin ucunu bırakmadan, belki biraz daha çabalayarak ama düzelsin diye, geleceğe ulaşsın diye çabalamak gerek. Ne yapıyorsan ona devam etmek, ısrarcı olmak şart. Adana’nın MHP’li Belediye Bakanı Hüseyin Sözlü de bunu çok net anlattı Film Festivali‘nin kapanış töreninde. Bombalar sebebiyle ödül törenini iptal ettikleri yıldan biraz buruk söz edip, bu yıl her şeye rağmen festivali eksiksiz tamamladıklarını ve bundan sonra da ‘kesintisiz’ sürdüreceklerini anlattı konuşmasında. Adana biterken İstabul’da bir başka festival yaklaşıyor: Filmekimi. Göreceksiniz, Filmekimi dolu dolu geçecek. İstanbul Film Festivali‘ndeki tutukluğun geçen yılda kalıp bittiğini haber verecek.

Tabii ki 80’lere, 90’lara geri dönmeyeceğiz. Hiçbir şey o zamanki kadar küçük ve iç içe olmayacak. Olamaz da… Ama benzer bir yakınlaşma yaşanacak. İster bir okur, isterse bir yazar ya da sanatçı olarak içinde yer aldığımız, önemsediğimiz, ortak değerlerimizin bir parçası kıldığımız, kültür ve sanata daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini biliyoruz şimdi. Hayat nasıl giderse gitsin. Artık her şeyin ‘iyileşme zamanı’ geldi.

* * *

Bana bütün bunları hissettiren sergilerden de söz edeceğim. Çoğunlukla daha sade, daha anlayışlı ve daha sakin işler gördüm. Tıpkı içimizden geçenler gibi. Bir sonraki yazıda…

*http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cem-erciyes/sanat-bizi-iyilestirir-mi-1434415/

YAZARIN DİĞER YAZILARI