Musa Özuğurlu
Musa Özuğurlu

Birileri Erdoğan'ı uyarmalı

Perşembe, 22 Eylül, 2016
Türkiye ÖSO adı verilen oluşum ile Fırat Kalkanı harekatına başladığı zaman Hükümet ve Türk basını tarafından "ordu" olarak nitelendirilen bu militanlar ile ilerleme olmayacağı çok belliydi.

Türkiye’nin yaklaşık bir ay önce başladığı Fırat Kalkanı Harekatında yeni ortağı Ahararuşşam örgütü. Bu işin ÖSO ile yürümeyeceği çok açıktı.

Zira ÖSO diye bir örgüt olmadığı gibi ÖSO adı altında oluşturulmaya çalışılan “ordu” nitelikli unsurlardan meydana gelmiyordu ve “zorlama ile” bir yere kadar gidilebildi.

Ahraruşşam, Suriye’de yönetime karşı savaşan en tehlikeli örgütlerden biri. Örgüt, 2011 yılında krizin hemen başında yönetimin çıkardığı af ile çoğunluğu Şam yakınlarındaki Saydnaya hapishanesinden salıverilen selefi militanlar tarafından yaklaşık 20 silahlı grubun bir araya gelmesi ile oluşturuldu.

2012’ye kadar kayda değer bir varlık gösteremeyen örgüt Halep, İdlib ve Hama başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde etkili.

Örgüt kendini (internet sitesinde) “İslami ıslah ve yenilenme” örgütü olarak niteliyor. Amacının “Esad yönetiminin tamamen devrilmesi ve İslami devlet kurulması” olduğunu belirtiyor. (1)

Ahraruşşam’ın Türkiye tarafından desteklendiği uzun bir zamandır iddia ediliyor. Örgüt, İngiltere ve ABD tarafından “öldürücü olmayan silahlarla” desteklenmişti. ABD tarafından “ılımlı” olarak tanımlanan Ahrauşşam, El Nusra Cephesi’nin öncülüğünde kurulan Fetih Ordusu’nun bileşenlerinden biri.

Ahraruşşam örgütü Fetih Ordusu’nun İdlib’i ele geçirmesinden sonra kentteki Hristiyanları infaz etti. Geçtiğimiz Mayıs ayında ise Hama kırsalındaki Alevi Köyü Zara’da, El Nusra ile birlikte 42 kişinin öldüğü katliamı gerçekleştirdi ve onlarca sivili kaçırdı.

Ahraruşşam Örgütü, El Nusra ile birlikte Türkiye destekli militanların girdiği Al Rai’nin (Çobanbey) batısındaki bölgede etkili.

IŞİD’E KARŞI EL KAİDE

Birkaç gün önce kendi şeriat konseyinden Türk ordusu ile birlikte savaşabileceği fetvasını alan örgüt, El Nusra ile işbirliği yaparak doğrudan El Kaide’ye bağlı olarak çalışıyor.

Çünkü IŞİD, El Kaide’den ayrılığını çoktan ilan etmişti ancak, El Nusra’nın El Kaide’ye bağlılığı halen sürüyor. Yani bu durumda Türkiye El Kaide’den ayrılan IŞİD’e karşı yine El Kaide ile işbirliği yapmış olacak.

Başbakan Binali Yıldırım, ABD’nin YPG’yi doğrudan silahlandıracağı iddiaları için “Bir terör örgütüyle başka bir terör örgütünü yok etmek için bir mücadeleye girilmez. Eğer bir terör örgütünü kullanarak bir başka terör örgütünü yok etmeye çalışırsanız kullandığınız örgüt de başınıza bela olur” dedi. Yıldırım aynı durumun Türkiye için geçerli olmadığını düşünüyor olmalı.

Türkiye ÖSO adı verilen oluşum ile Fırat Kalkanı harekatına başladığı zaman hükümet ve Türk basını tarafından “ordu” olarak nitelendirilen bu militanlar ile ilerleme olmayacağı çok belliydi.

Şimdi sicili bozuk bir örgüt ile işbirliği yapılacak (aslında zaten işbirliği vardı).

Bu arada ABD’nin YPG’yi doğrudan silahlandıracağını açıklaması, ABD ile Türkiye arasındaki derin görüş ayrılığının devam ettiğini gösteriyor.

Bu durumda Türkiye, ABD ile de dolaylı olarak savaş halinde. Türkiye diğer yandan askeri üssünün bulunduğu ve etkin olduğu yerde uçuşa yasak bölge ısrarı ile Rusya ile de karşı karşıya geliyor. Sadece bu değil, Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko ile görüşmesinde Ankara’nın Rusya ile ilişkilerini yeniden iyileştirmesinin, Türkiye’nin “Kırım’ın ilhakını tanımama ve Kırım Tatarlarına yönelik hak ihlallerini’ kınama yönündeki tutumunu değiştirmeyeceğini” ifade etti.

Hemen ardından Rusya’nın tepkisi dikkat çekici. Fırat Kalkanı konusunda sinirlerine hakim olmaya çalıştığı çok belli olan Moskova, bu sefer de nezaketini sürdürdü ve Federasyon Konseyi’nin savunma komitesi başkan yardımcısı Klintseviç, “Türk Cumhurbaşkanı bir piyanoyu aynı anda birkaç kişiyle çalmaya çalışıyor izlenimi bırakıyor. Eminim ki Rus Dışişleri bunu dikkate almış ve gerekli çıkarımları yapmıştır” demekle yetindi. Ama bu durum hep böyle devam edecek diye bir kural yok.

Suriye’ye Türkiye’nin de müdahalesi ile gelişmelerin daha da çetrefilleştiği çok açık. Bu karışık ortamda Türkiye, El Kaide uzantısı Ahraruşşam ile yeni bir denemeye girişiyor. Erdoğan New York’a gitmeden önce Fırat Kalkanı operasyonunun başarılı olduğunu söylemişti. Ancak El Kaide son birkaç gündür savunma pozisyonunu terk etmiş görünüyor. Ahraruşşam’a ihtiyaç duyulması da Erdoğan’ın yanlış değerlendirme yaptığını gösteriyor.

Erdoğan, Rakka operasyonu için de “olabilir, koalisyon ile katılırız” dedi. Ancak PYD lideri Salih Müslim, Türkiye’yi sıcak karşılamayacaklarını yineledi. ABD ise PYD’yi tercih ettiğini her adımda yeniden ortaya koyuyor.

Suriye’de bugünlerde işler yolundaymış gibi gösterilebilir. Ancak gerçek hiç de öyle değil ve uzun vadede maliyet daha da artacak.

Bu maliyeti Ahraruşşam gibi örgütler ile karşılamak ise “faizcinin eline düşmek” gibi.

Operasyon kapsamında hayatını kaybeden asker sayısı şimdiden 10’a yükseldi.

Birileri Erdoğan’ı uyarmalı.

(1) http://ahraralsham.net/ar/page/5/%D8%AA%D8%B9%D8%B1%D9%8A%D9%81-%D8%A8%D8%A7%D9%84%D8%AD%D8%B1%D9%83%D8%A9


Musa Özuğurlu kimdir?

Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada” haftalık programını sunmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI