Musa Özuğurlu
Musa Özuğurlu

Rusya, Suriye’de kalıcı

Cumartesi, 13 Ağustos, 2016
Rusya daha önce “geçerken uğradığı” Suriye’de Adana – İncirlik üssüne yaklaşık 185 km uzaklığa (aslında yakına demek lazım) bu kez somut askeri gücü ile tamamen yerleşmiş olacak.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye hükümeti ile imzalanan ve Rusya Hava-Uzay Birlikleri’ne bağlı hava gruplarının Suriye’de konuşlandırılmasını öngören anlaşmayı Duma’nın onayına sundu. Dünya basını Rus askeri varlığının artık kalıcı olduğu haberlerini geçiyor. Ruslar zaten kalıcı olarak yerleşmişlerdi. Şimdi yapılan bu kalıcılığın resmiyete dökülmesinden ibaret.

Rusya’nın Suriye’deki savaşa doğrudan askeri olarak müdahil olması iki ülke arasında 26 Ağustos 2015’te imzalanan anlaşmaya dayanıyor.

Suriye ve Rusya’nın Şam’da imzaladığı bu anlaşma Rusya’nın ilk birliklerini ve uçaklarını gönderdiği Eylül 2015’ten sonra; Ocak 2016’da duyuruldu.

RUSYA’NIN ORTADOĞU’DAKİ İLK HAVA ÜSSÜ

Lazkiye yakınlarındaki Çeble ilçesinde bulunan Hmeymim üssü Rusya’nın Ortadoğu’daki ilk hava üssü olma niteliğini taşıyor. Rus asker ve uçakları Eylül 2015’te resmiyete dökülmeden yaklaşık bir ay önce Suriye’de varlık göstermeye başlamıştı.

Rusya’nın Suriye’ye 6 adet MIG-31 savaş uçağı göndermişti. Konuyla ilgili o dönemde dünya basınında çıkan haberler Rusya tarafından yalanlanmıştı. Ancak yerel kaynaklar Rus askeri varlığını doğruluyordu.

Hatta Eylül 2015’te Şam kırsalı – Duma’da pazar yerinin bulunduğu caddede Ceyşul İslam örgütünün karargâhına yönelik saldırıyı bu uçaklar gerçekleştirmişti.

Rusların Hmeymim sivil havaalanına asker ve uçak göndermesi ise Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının niteliksel olarak değişmesi anlamına geliyordu.

Uluslararası basında “Hmeymim Üssü” olarak geçen havalimanının asıl adı “Lazkiye Basil Esad Uluslararası Havalimanı ve Ceble ilçesinde bulunuyor. Pist uzunluğu 3 km olan havalimanı daha önce de gerektiğinde askeri amaçlar için de kullanılıyordu.

Rusya bazı uçakları için yetersiz olması nedeniyle önce pistin askeri amaç için kullanılan kısmında ıslah çalışmaları yaptı ve pist Rus uçaklarının iniş / kalkışlarına uygun hale getirildi. Rusya bu çalışmalardan sonra Ortadoğu’daki ilk hava üssünü de inşa etmiş oldu.

İNCİRLİK’E KARŞI LAZKİYE

Bilindiği gibi ABD’nin Türkiye’deki en önemli askeri üssü İncirlik. ABD, bölgedeki hemen her müdahalesinde bu üssü kullanıyor. Lazkiye bu açıdan stratejik konuma sahip. Rusya buraya hava üssü kurarak hem ABD / NATO’ya güneyden de komşu olmuş oldu hem olası bir durumda bölgeye hâkim / hazır bir birliğe de sahip oldu.

O dönemde Bölgede Suriye temelli yaşanan gelişmeler, Rusya’nın ABD ve Batı ile sık sık karşı karşıya gelmesi, Türkiye’nin askeri müdahale olasılığının bulunması gibi nedenler ve uzun vadeli planlamalar Rusya’yı Lazkiye’de hava üssü oluşturmaya iten nedenler olarak görülüyor.

RUSYA’NIN SURİYE’DEKİ ASKERİ VARLIĞI

Rusya bugüne kadar Suriye’de sadece Tartus deniz üssüne sahipti. Bu üs Sovyetler Birliği döneminde 1971 yılında yapılan anlaşmaya göre kullanılıyor. Üs resmiyette üs olarak değil malzeme ve teknik destek noktası olarak tanımlanmış. Ancak 2008’de iki ülke arasında yapılan anlaşmalardan sonra üssün devamlı deniz üssü olarak kullanıldığı biliniyor.

Rusların bu üs dışında Suriye’nin bazı yerlerinde istihbarat üsleri, radarları da olduğu biliniyor. Suriye’de isyanın başlaması ile birlikte yaşanan bölgesel ve küresel gelişmeler sonrası bu tesislerin modernize edildiği ve yenilerinin eklendiği de bilinenler arasında.

Diğer yandan Sovyetler döneminden bu yana iki ülke arasında devam eden askeri işbirliği nedeniyle Suriyeli subaylar Rusya’da (da) eğitim alıyor, Rus subaylar Suriye’de eğitim veriyor. Suriye ordusu zaten Rus ekolüne göre eğitiliyor.

Suriye’nin silah gücü büyük oranda Sovyetler – Rusya’ya dayanıyor. Bu silahlar arasında MIG serisi uçaklar; Pantsir savunma sistemleri, İskender füzeleri, T serisi tanklar, kimyasal silahlar da var. Rusya’nın geliştirdiği en önemli silahlardan olan S-300’lerle ilgili anlaşma / teslimat iddiaları ise bitmiyor. Kimine göre S-300’ler Suriye’ye verilmedi, kimine göre ise çoktan Suriye’de oldular bile.

Rusya ile Suriye arasında bugüne kadar yapılan askeri anlaşmaların çerçevesi tam olarak bilinmiyor.

Kriz döneminde daha önce zaten Suriye’de var olan Rus subay sayısında artış olduğu kesin. Bu subaylar askeri, istihbari, teknik destek için Suriye’de bulunuyorlar. Diğer yandan sahada bulunmasalar da (yeni yeni sahada bulunmaya başladıklarına dair iddialar var) askeri taktik açısından da destek sunuyorlar.

Bunların dışında Rus gemileri özellikle ABD gemilerinin Akdeniz’de daha çok görünmeye başladığı zamanlarda Akdeniz’de gövde gösterisi yaptılar.

ENTEGRE DENİZ – HAVA ÜSSÜ

Rusların Hmeymim’de çalışmalarının başladığı zamanlarda yayılan söylentilere göre çalışmalar havalimanı ile sınırlı değildi. Rusya’nın Tartus deniz üssünü kıyıya çok yakın olan havalimanının hemen karşısına (Ceble’nin kuzeyinde, Rimeyli) taşıyacağı da öne sürülmüştü. Rimeyli tarafındaki üssün Tartus’takine göre daha büyük olacağı belirtiliyordu.

Tartus üssü dünya basınında yer aldığı kadar büyük ve işlevsel bir üs değildi aslında. Dolayısıyla Rusların küçük ve orta boy gemileri için bakım onarım amaçlı kullanılıyordu. Büyük (120 mt ve üstü) Rus gemileri ise Lazkiye limanına yanaşmak zorunda kalıyordu. Rusların Rimeyli tarafına yapılacak deniz üssü ile birlikte kapasite sorunu da ortadan kaldırmayı amaçladıkları belirtiliyor.

Havalimanının deniz limanı ile birlikte üs olarak kullanılacak olması önemli bir dönüm noktasını da oluşturuyor: Rusya daha önce “geçerken uğradığı” Suriye’de Adana – İncirlik üssüne yaklaşık 185 km uzaklığa (aslında yakına demek lazım) bu kez somut askeri gücü ile tamamen yerleşmiş olacak.


Musa Özuğurlu kimdir?

Gazeteci. Mesleğe 1994 yılında başladı. Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010 yılında TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalışmaya başladı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016 yılına kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen Artı TV’de hafta içi her gün iç ve dış gündeme medyanın yaklaşımını yorumladığı “Medya Kritik” ve iç ve dış gündemin tartışıldığı “Bu arada” haftalık programını sunmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI