Metin Solmaz
Metin Solmaz
  • msolmaz@gazeteduvar.com.tr

Türkiye-Yunanistan

Perşembe, 11 Ağustos, 2016
Türkiye’de eldivenden merdivene her şeyin sıkıcı bir festivali vardır. Yunanistan’da sürekli hoplamalı zıplamalı kızlı erkekli eğlenilen panayırlar olur.

Krizdeki Yunanistan güzel memleket. Kaş’tan, Bodrum’dan, Çeşme’den, Ayvalık’tan bir kayıklık Yunanistan şahane memleket. Ve insanıyla mimarisiyle coğrafyasıyla buraya çok benziyor. Şu on yıllardır gıdım değişmeyen sorunlardan bir kurtulsak ne olacağımızın kanıtı.

Amma ve lakin şimdilik:

Türkiye’de deniz gördüler mi ya Karadeniz’deki gibi insanla bağını bütünüyle kopartırlar ya da karış bırakmadan şezlongları gömüp dünya para isterler. Park etmek on liradır. Krizdeki Yunanistan’da böyle yapmazlar. Hatta bedava duş, giyinme kabini, cankurtaran koyarlar.

Türkiye’de Yunanlı görünce gözleri dolup, “Annem babam Selanikli, ben Yunancayı onlardan öğrendim” diyen birisini göremezsiniz. Yunanistan’ın her bir köşesinde Tokatlı, Yalovalı, Sinoplu şuralı buralı bulursunuz. Parlak gözleri ıslak, tatlı bir aksanla Türkçe muhabbet etmek için can atarlar.

Türkiye’de insanlar yarın ölecekmiş gibi yaşayıp, hiç ölmeyecekmiş gibi çalıştığı için para biriktirir. Kimsenin parası birikmez ama hep para biriktirilir. Hele büyük şehirlerde işinden şikayet etmediği zamanlarda eşinden şikayet eder insanlar. Herkes sokaklarda demin kedisi ölmüş gibi yürür. Krizdeki Yunanistan’da demokrasiyi hissederler, hayatın tadını çıkarırlar.

Türkiye’de devlet kendi vatandaşına güvenmez. Örneğin metrolarda turnikeler vardır. Başında bir de mutsuz güvenlik görevlisi herkesin gözüne gözüne bakıp çantasını arar. Sakın IŞİD filan demeyin. Hep böyleydi. Yunanistan’da kontrol yoktur. Kendi biletini kendin iptal edersin.

Türkiye’de insanlar ‘gezmeye’ AVM’lere gider. Yunanistan’da parklara, bahçelere, sokaklara. Ben zaten Yunanistan’da AVM görmedim. Kesin vardır ama ben yirmi kere geldim, bir kere görmedim.

Türkiye’de karşıya geçmek için bir üst yahut alt geçide katlanmanız gerekebilir. Yunanistan’da bir şeyin altından ya da üstünden arabalar geçer.

Türkiye’nin köylerinde köy kahvesi vardır. Erkekler ‘pinekler’. Yunanistan’ın ücra dağ köylerinde bile bir meyhane, bir kafe, bir meydan vardır. Kızlı erkekli takılırlar. Her mahallede bir meyhane (onlar taverna der) vardır. Herkes birbirini tanır.

Türkiye’de eldivenden merdivene her şeyin sıkıcı bir festivali vardır. Yunanistan’da sürekli hoplamalı zıplamalı kızlı erkekli eğlenilen panayırlar olur.

Türkiye’de insanlar sokakta sosyalleşemez. Sosyal medyada, okulda, ‘arkadaş çevresinde’ tanışır. Bir erkek bir kadına bir şey diyemez, terslenmekten korkar. Bir kadın bir erkeğe zinhar bir şey diyemez, ‘yollu’ denmesinden korkar. Yunanistan’da biriyle muhabbet için sadece muhabbet gerekir. Dil bilmek dahi gerekmez.

Türkiye’de deniz kenarında lokantaya gidemezsiniz. Hepsi restorandır. Ve hem pahalı hem bir örnek hem de lezzetsizdir. Krizdeki Yunanistan’da çeşit azdır ama herkesin menüsünde gururla söylediği bir şeyi vardır. Lokantalar ancak lezzetli ve çok lezzetli diye ikiye ayrılır. Üstelik daha ucuzdur.

Türkiye’de lokantada önünüzde tabak duramaz. Azıcık kirlensin çevrenizde pervane olan garson alır götürür. Pek çok zaman bahşiş için gözünün içine bakar. Ve personel mutsuzdur. Yunanistan’da genellikle mekan sahibi garsonluk yapar. Tabağınızla pek ilgilenmez. Ama mutludur, arkadaştır.

Türkiye’de yeni gittiğiniz yerde bir hesap tedirginliği yaşarsınız. Sürprizlere açıktır. Kuverler, servis ücretleri, ıvırlar zıvırlar icat edilebilir. Yunanistan’da hesapta sürpriz yoktur. Çok yerde sipariş verdikçe fiş gelir, masaya bantlarlar. Sonra üst üste koyup toplarlar.

Yunanistan’da bir yere baktıklarında o yeri görürler. Türkiye’de oraya aslında neler yapılabileceğini planlayıp orası bir mekansa kaç para kazandığını hesaplarlar.

Türkiye’de 4,5G vardır, Yunanistan’da en fazla 3G. Sık sık o unuttuğunuz GPRS harflerini görürsünüz. Hem Yandex navigasyonları bile yoktur.

Türkiye’de butik otel diye 500 Euro’ya kakaladıkları taş odaları, evleri Yunanistan’da 50 Euro’ya kiralarsınız.

Krizdeki Yunanistan’ın krizini araba başında anlarsınız. Otoyollar ve benzin Türkiye’den bile pahalıdır.

Türkiye’de de Yunanistan’da da yayaya pek yol vermezler.

Türkiye’nin kahvaltısı, (kraker saplanıp nar ekşisi dökülmüş o pahalı şeyler hariç) salatası, kahvesi, çayı ve suyu on numaradır. Yunanistan’ın beş.

Ve tabii, Türkiye’de helada poponuzu gönlünüzce yıkayabilirsiniz.


Metin Solmaz kimdir?

1969′da doğdu, Ankara’da büyüdü. İstanbul, Fethiye, Lapta, Lefkoşa ve Bodrum’da yaşadı. 1990 yılından bu yana yazılı basında ve muhtelif internet sitelerine yazıyor. siberalem.com, idefix.com, Overteam ltd ve Ağaçkakan Yayınları kurucularındandır. Kitapları: Kenardaki Milyonerler (1992, Korsan), Rock Sözlüğü (1994, Pan) Türkiye’de Pop Müzik (1996, Pan), Türkiye’ye Ait 100 Büyük Yanılgı (2015, Ağaçkakan), Erken Adam Hikayeleri (2016, Pan), 100 Ne Olacak Bu Memleketin Hali (Hazırlayan, 2016, Ağaçkakan) Facebook: MetSolmaz | Twitter: @metinsolmaz

YAZARIN DİĞER YAZILARI