Yangından kurtulan 22 yaşındaki Topaç ailesine kavuşunca hayata döndü

Yangınlarda kaybolan hayvanların sahiplerini arama girişimleri sürüyor. 22 yaşındaki Topaç, "Evi kurtardıktan sonra her şeyi yerine koyuyorsunuz ama bir şey eksik" diyen ailesine kavuştu.

Fotoğraflar: İlkay Akbaş ve Datça Hayvan Severler Derneği
Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Marmaris, Milas, Manavgat ve Köyceğiz'de günler süren orman yangınlarında 'büyükbaş', koyun ve 'beyaz et'in yanı sıra binlerce hayvan daha hayatını kaybetti, kayboldu. Solucandan kediye, kaplumbağadan horoza, kirpiden tavşana, attan eşeğe, binlerce hayvan için bölgede oluşturulan seferberlik sürüyor. 

Başta Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ve hayvanları koruma dernekleri olmak üzere çok sayıda gönüllü, yaralı hayvanları hayata döndürmeye ve kayıp olanları sahiplerine kavuşturmaya çalışıyor. Sosyal medyada günlerdir kayıp ilanları paylaşılıyor; yangından kurtarılan, yüzlerinde katıksız bir dehşet ifadesi olan hayvanların sahipleri aranıyor.

22 yaşındaki Topaç da ailesinden kopmak zorunda kalan hayvanlardan biriydi. 

Topaç, 2000 yılından beri Marmaris'te Akbaş ailesiyle yaşıyor. Öyle ki, ailenin en kıdemli bireylerinden biri.

ALEVLER 15-20 ADIMA KADAR YAKLAŞINCA... 

Geçtiğimiz haftaki yangında, alevler evinin 15-20 adım yakınına kadar geldi. Etraftaki evler yandı. Ona 21 yıldır bakan 55 yaşındaki Aynur Akbaş bir yandan yangını söndürme, bir yandan hayvanlarını kurtarma telaşındaydı. HAYTAP ve aktivist hayvan dernekleri de aynı anlarda köydeki hayvanları kurtarmaya çalışıyordu. Aynur Akbaş, "Merhem sürerler, iyi olsun" diye düşünerek Topaç'ı onlara teslim etti. O kargaşada telefon numarasını vermeyi unuttu...

Alevler saatler sonra söndürüldüğünde, kurtarılan hayvanların toplandığı merkeze Topaç'ı almaya gittiler. Ama Topaç orada yoktu. 3-4 gün daha da ondan haber alamayacaklardı...

'HAYVANLARIMIZIN HEPSİ AİLEDE BİR BİREY'

Aynur Akbaş'ın kızı İlkay Akbaş, annesinin o günlerde büyük bir üzüntü hissettiğini anlatıyor. "Yangın söndü, evde Topaç eksikliği hissedildi" diyen İlkay Akbaş, "Bizim hayvanlarımızın hepsi birey ailede. O orada eksik oldu mu, biz de çok huzursuz oluyoruz" sözleriyle anlatıyor o günleri.

'EVİ KURTARDIKTAN SONRA HER ŞEYİ YERİNE KOYUYORSUNUZ AMA BİR ŞEY EKSİK'

"Annem bizden daha büyük bir yıkıntıdaydı; evi kurtardıktan sonra her şeyi yerine koyuyorsunuz ama bir şey eksik. Annem büyük bir suçluluk hissetti... Öbür hayvanlar da çok demoralize oldu, kedi arkadaşları var, onlar da..." diyor. 

Aslında Topaç o sırada emin ellerdeydi. Ama bir köpek için -'nazar' değmesin- Guinness Rekorlar Kitabı'na aday olacak 22 yıllık yaşıyla da durumu iyi değildi.

'BİZDEN AYRI KALINCA KENDİNİ ÇOK KAPATMIŞ'

Gereken müdahale ve tedaviyi veteriner Hakkı Kafalı yaptı; aşırı sıcak ve dumanlı havada, hayvan dostu bir aile onu daha güvenli ve klimalı ortamda rahat ettirebilmek için Datça'ya taşıdı. Ancak durumunda ciddi bir iyileşme sağlanamıyordu. İlkay Akbaş, "Et, bulgur, havuç, bir hayvanın yiyebileceği her şeyi yapmışlar, Topaç yememiş. Bizden ayrı kaldığında kendini çevreye çok kapattığını düşündüm" diyor.

Topaç'a Datça'daki hayvan dostu aile sayesinde kavuştuklarını anlatan İlkay Akbaş "Ona çok güzel baktılar" derken, bir yandan da köpeklerinin eve döndüğünde adeta 'yeniden canlandığını' söylüyor.

'EVE GELDİĞİNDE ÇOK DUYGULANDI'

Aynur Akbaş başta durumunun kötü olduğunu görünce "Durun, onun banyo saatleri vardır" diyerek Topaç'ı hemen yıkamış. Topaç stresten 1.5 kilo vermiş olsa da ayaklanmış: "Çok sevindi. Yerine götürdük hayvanların yanına. İnek, koyun ve kediler var. Çok mutlu oldu. Biz de çok ağladık. Topaç da bize bakıyor; o an çok duygulandı. Zıpladı, kuyruk salladı. Herhalde evi çok özledi. Eve geldikten sonra yemek yedi; hemen yedi mutlu olduğu için..."

'O BİZİM PUZZLE'IMIZIN PARÇASI'

Datça'daki hayvan dostu ailenin Topaç'ı hayatta tutmak için elinden geleni yaptığı, Marmaris'te de Akbaş ailesinin ondan ayrı kaldıkları için büyük bir eksiklik hissettiği sırada, çevreden "Dişleri yok, duymuyor. Çok yaşlı, niye bu kadar üzülüyorsunuz" diyenler de 'eksik olmamış'.

İlkay Akbaş, bu bakış açısına karşı çıkıyor; yaşlı bir köpeğe bakmanın tüm zorluklarının ve sorumluluğunun altını çizerek, "Biz onu sonuna kadar istiyoruz, o bizim puzzle'ımızın parçası" diyor. Topaç'a 22 yıldır bakan annesinin özellikle 'eksik' hissettiğini vurguluyor...

'ÇOCUKLUĞUM, GENÇLİĞİM, HER ŞEYİM YANDI'

İlkay Akbaş, yangın sırasında bölgede 'kaybedilenlerin' anlamını da yerli halkın gözünden şöyle özetliyor: "Çocukluğum yandı. Gençliğim yandı, her şeyim yandı. Herkesin köyde bir ağacı vardır, o ağaçlar yandı..."