Yağmur Dersleri

İlhan Sami Çomak, 1973 yılında Bingöl, Karlıova’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Bingöl’de tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’ne 1992 yılında kaydını yaptırdı. 1994 yılında gözaltına alındı ve tutuklandı. Müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yirmi üç yıldır cezaevinde... Türkçe dışında anadili olan Kürtçe dilinde de şiirler yazıyor. Yağmur Dersleri'nde uzun uzun çocukluğunu oynuyor, Çomak. Zamanın ağzından öpünce de mevsimler devriliyor bir bir. Ama hep ateşler gibi sabretmesini biliyor. Şimdi atına atlamış geliyor işte, bize yağmurlar getirmek için. İLHAN SAMİ ÇOMAK / YAĞMUR DERSLERİ / YASAK MEYVE YAYINLARI

Sermaye ve Duygular

20'nci yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ekonomik ve politik krizin reçetesi olarak sunulan 'neoliberalizm ve küreselleşmenin', sonunda bir kâbus gibi dünyanın üzerine nasıl çöktüğünün izlerini sürmek mümkün bu kitapta. Marazzi, krizlerle şekillenen bir geçiş dönemindeki dönüşümleri dışarıdan değil içeriden anlamayı öneriyor ve anlatımını bu doğrultuda gerçekleştiriyor. Öyle ki bir kadının yerde bırakılmış çorapları her seferinde gidip yerine koyması kadar içeriden... SERMAYE VE DUYGULAR / CHRISTIAN MARAZZI / OTONOM YAYINCILIK

Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine

 Cioran her sistemi bir put sayan Romanya'lı yazar,  sistemleri kölelleştirici, ruhu köreltici zorbalar olarak görür. Aristo, Aquinalı Thomas ve Hegel düşünce tarihinin en büyük zorbalarıdır ona göre. Mistiklere ilgi duyar, her zaman biraz budist olduğunu söyler. Buda, Eyüp, Sankara, Nietzsche, Chamfort onun en yakın dostlarıdır. Mistiklerin tanrıyla insandan insana konuşur gibi konuşmaları Cioran'ı derinden etkilemiştir. Yaşadığı çelişkiler, onu herhangi bir öğretiye bağlamaktan alıkoyar. Doğmuş Olmanın Sakıncası'nda Cioran " Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya başlarız...Yaşamak, savaşta toprak yitirmektir." der. DOĞMUŞ OLMANIN SAKINCASI ÜZERİNE / E.M CİORAN / METİS KİTAP

Akvaryum

Kitapları 19 dile çevrilen, 15 ödül kazanan, onlarca ülkede 70’ten fazla “Yılın En İyileri” seçkisinde yer alan David Vann, vurucu bir şiirsellikle şiddeti buluşturduğu yeni romanı Akvaryum’la okuyucularının karşısına çıkıyor. On iki yaşındaki Caitlin, rıhtımda işçi olarak çalışan annesiyle yaşıyor. Annesinin çalışma saatleriyle kızın okul saatleri uyuşmadığından, çocuk sabahları sınıf arkadaşlarından iki saat önce okula gidip beklemek zorunda, okul çıkışında da annesinin işten dönüp kendisini alacağı saate kadar şehrin büyük akvaryumunda vakit geçiriyor ve geniş hayal gücüyle, balıklarla insanların yaşamı arasında paralellikler kurarak onları inceliyor: “Bir şehrin en sevdiğim yanı hep bu olmuştur; akvaryumların en büyüğü olarak içinde koca dünyalar saklıdır.” Masal havasında başlayan roman, bir noktadan sonra David Vann’ın alışılmış gerilim çizgisine doğru hızla yol alıyor ve şaşırtıcı gelişmelere açılıyor. AKVARYUM / DAVID VANN / CAN YAYINLARI

Mermer Köşk

Mermer Köşk, yıkıcı bir aşkın romanı. Uğur ile Öykü’nün, Uğur ile Ezgi’nin, Öykü ile Ezgi’nin skandallar, sırlar, eski defterler içindeki hikâyesi. Paranın itişmesi, ego savaşları ve alacakaranlık bir aile tarihi çevresinde gelişen karanlık olaylar. Demirler Köşkü’nün bahçesi, serası ve Öykü’sü. Hisseler, büyük ortaklar, küçük ortaklar, atılan zarlar... Sonra başka türlü bir adamın gelişi… Paranın karşısında parasız yatılı. Mehmet Eroğlu, Mermer Köşk’ün fısıltılarını doyumsuz, kötülük yüklü bir devranın içinde aşkın savruluşunu anlatıyor. MERMER KÖŞK / MEHMET EROĞLU / İLETİŞİM YAYINLARI

Barış Takımı Çanakkale’den Gelibolu’ya Geçiyor

İlköğretim öğrencisi Ezgi sınıf arkadaşlarıyla bir “Barış Takımı” kuruyor. Barış Takımı Çanakkale'den Gelibolu'ya doğru çıkılan yolcululuk ile Çanakkale Savaşları'ndan başlayarak yakın tarihi iyice öğreniyor. Bu serüvende türlü maceralar yaşarken, Gelibolu Yarımadası'nı gezdikçe şaşırırıyorlar: Bilmedikleri ne çok şey varmış! Atatürk’ü ve onunla birlikte emek verenleri de daha iyi anlayan çocuklar, Barış Takımı'nın kurucusu Ezgi ile Anadolu'ya doğru yola çıkmaya karar veriyorlar. SEVGİ ÖZEL VE İBRAHİM DİZMAN / BARIŞ TAKIMI ÇANAKKALE'DEN GELİBOLU'YA GEÇİYOR / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Özgürlüğün Peşinde

Özgürlüğün Peşinde, “kişisel olan politiktir” sloganının hakkını verebilen, mütemadiyen özgürlük peşinde koşan bir hayatın yansıması. Mustafa Sütlaş’ın katkılarıyla şekillendirilen bu kitapta bir yandan Yüksel Selek’i, onun dalgalı, çetin ve aynı zamanda “sürgün” hayatını okurken, diğer yandan “memleket meselelerini”, 99 Depremi sonrası sivil örgütlenmelerin hayatiliğini, Yeşiller’i, barış girişimlerini, demokratik bir anayasa için harcanan mesaiyi, ekolojik mücadelenin yeni yeni filizlendiği zamanları, kadın hareketini ve dayanışmasını ve Türkiye’nin yakın tarihindeki mühim uğrakları, onun güçlü belleğinin bıraktığı izler aracılığıyla takip ediyoruz… YÜKSEL SELEK / ÖZGÜRLÜĞÜN PEŞİNDE / İLETİŞİM YAYINLARI

Fırat'ın Matematik Korkusu

Matematiğe karşı önyargılı olan milyonlarca çocuktan biri olan Fırat da onlar gibi "Matematik normal hayatta ne işimize yarayacak ki?" diyordu. Kitap, eğlenceli öykülerle matematiğin sadece bir ders değil, bir hayat biçimi olduğunu, Fırat'ın keşfetme serüveniyle anlatıyor. Bu serüvende, çocuklarına doğru rol-model olan anne-babalara, bilimin eğlenceli dünyasının kapılarını öğrencilere açan, öğretilerin günlük hayatla ilişkisini irdeleyen öğretmenlere de büyük sorumluluklar düşüyor. Düşünen, okuyan, sorgulayan, araştıran, çözüm üretebilen bireyler olma yolunda bütün öğrencilere destek olacak, destek olurken eğlendirecek bu çalışmayla matematiğe farklı bir gözle bakacaksınız. FIRAT'IN MATEMATİK KORKUSU / ELVİN ÖVEN / KIRMIZI KEDİ YAYINLARI

Ücretli Çalışmanın Tarihçesi

Robert Castel, bu kitabında sosyal sorunun ortaya çıkışını ve dönüşümünü incelerken toplumsal iş bölümü içinde işgal edilen yer ile bireyi güvence altına alan sosyal koruma sistemlerine katılım arasında güçlü bir bağlantı görüyor. Günümüzün 'prekaryalaşmış' ücretli çalışanlarının durumu ile geçmiş çağların toprağından kopmuş, sefalete mahkûm edilmiş milyonlarca emekçisinin durumu arasında yapısal süreklilikler saptayan Castel, parçalanan ücretliler toplumu ve güvencesizleşmenin yükselişi karşısında kaybedilenleri geri kazanmanın yollarını arıyor. Zengin bir tarihsel sosyoloji araştırması olan bu çalışmada, ücretli emeğin toplumsal serüveni altı yüz yıllık bir perspektifle sunulmakta. ÜCRETLİ ÇALIŞMANIN TARİHÇESİ / ROBERT CASTEL / İLETİŞİM YAYINLARI

Otel Paranoya

Hakan Bıçakcı’dan soğuk bir muamma hikâyesi Otel Paranoya. Tuhaf bir otel, zevksiz ve tenha, küflü odalar, kemiklere iyi gelen asansör havası, dumanı tüten çorbalar, ağrı kesiciler, yılan balıkları ve diğer müşteriler… Kitap, belleksiz bir rasyonalitenin, kaybolmanın rüyası. Berat Pekmezci ise, akıl tutulmasını, sıkıntının sınırlarını, delirmenin rehavetini ustalıkla resmediyor. OTEL PARANOYA / HAKAN BIÇAKÇI / İLETİŞİM YAYINLARI

Cereyanlar

Cereyanlar, Türkiye’de siyasî ideolojilerin özelliklerini; birbirlerini etkileme ve birbirlerinden etkilenme süreçlerini; kurguladıkları dili; ideolojileri popülerleştirme tekniklerini ve siyasî ideolojilerin gündelik hayatta nasıl karşımıza çıktıklarını gözler önüne seriyor. Tanıl Bora, “cereyanlar”ı şu başlıklar altında tartışıyor: Geç Osmanlı Zihniyet Dünyası, Batıcılık, Kemalizm, Milliyetçilik, Türkçülük ve Ülkücülük, Muhafazakârlık, İslâmcılık, Liberalizm, Sol, Feminizm ve Kürt Siyasal Hareketi.“Kimin söylediği”ne değil “ne söylediği”ne odaklanıyor. Böylece, siyasî düşünceleri sarmalayan ideolojik muhtevayı ve “iklim”i de ortaya koyuyor. Olayları anlatmak ve analiz etmekle yetinmeyip bunların arkasındaki düşünce oluşumlarını ele alması ise anlatımı güçlendiriyor. CEREYANLAR / TANIL BORA / İLETİŞİM YAYINLARI

Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?

Yazar, 1923’ten 1940’lı yıllara uzanan erken Cumhuriyet döneminde süren aile ilişkilerini, kadınlar özelinde ele alıyor. O yılları görüp hâlâ hayatta olan kadınların tanıklıklarına, aynı yıllarda yazılan romanları da ekleyerek karşımıza aile üstünden incelenen bir dönem panoraması çıkarıyor. Dönemin “makbul kadın” imajlarını, inşa edilmeye çalışılan “yeni aile” ile “geleneksel aile” kodlarının çatışmasını verirken, çok katmanlı bir okumaya da imkân tanıyor. DİKMEN YAKALI ÇAMOĞLU / KAYNANA NE YAPTI, GELİN NE DEDİ? / İLETİŞİM YAYINLARI

Koçgiri İsyanı

Dilek Kızıldağ Soileau tarihe “Koçgiri İsyanı” olarak geçen, gerek resmî tarihin gerek Kürt milliyetçi tarih yazımının önemli duraklarından biri olan Koçgiri İsyanı’nı birçok boyutuyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor: “Kürt devleti kurmak için girişilen bir Kürt isyanı” olup olmadığını, Alevi Kürtlerin olaylara dahlini, olayların “isyan” niteliği taşıyıp taşımadığını inceliyor. Bunu yaparken tarihsel, sosyal ve kültürel arka plana olduğu kadar resmî belgelere de bakıyor. KOÇGİRİ İSYANI / DİLEK KIZILDAĞ SOİLEAU / İLETİŞİM YAYINLARI

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

'Hayvanlardan Tanrılara Sapiens' kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. Yazarın bu kitabı, insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunda insanın bambaşka bir türe, homo deus’a evrildiği bir gelecek kurgusu. Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor? Homo sapiens nasıl hümanist öğretiye inandı? Hümanizm gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor? Gibi sorulara cevap aramak için insanlığın tarihi bilim, tarih ve felsefe ışığında inceleniyor. HOMO DEUS / YUVAL NOAH HARARİ / KOLEKTİF KİTAP

Hikâye Anlatma Sanatı

Hikâye anlatma sanatı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor ve daha çok kişi tarafından sevilip benimseniyor. Ashley Ramsden ile Sue Hollingsworth bu kitapta yirmi yılı aşkın süredir bu alanda edindikleri deneyimi aktarıyor ve konuya ilgi duyup yeteneğini açığa çıkarmak isteyenlere denenmiş özel teknikler, pratik öneriler ve önemli tüyolar eşliğinde yol gösteriyorlar. Hikâyeleri seven ve onlara daha yakından bakmak isteyen herkes için eşsiz bir kılavuz. HİKAYE ANLATMA SANATI / ASHLEY RAMSDEN, SUE HOLLINGSWORTH / İLETİŞİM YAYINLARI

Uzaklar

“Herkes denizcilerin birbirleriyle geçindikleri gibi geçinebilseydi dünya harika bir yer olurdu.” Osman Atasoy, eşinin ve yolculuk sırasında doğan kızları Deniz’in 1992-97 arasında 5 yıl boyunca “Uzaklar” adlı yelkenliyle dünyayı dolaştığı yolculuk bugün hâlâ ilham verici. Samimi ve edebi diliyle Uzaklar, Türk denizciliği için başucu kitabı olmanın yanı sıra, okuru dünyanın uzak diyarlarına götürüyor. Yazarın kendi deyişiyle, “İçinde uzakların çağrısını duyanlara adanmış” bir kitap. OSMAN ATASOY / UZAKLAR / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Zıvana

'Zıvana' gazetecilik ve oyunculuk yapmış, halen siyaset, edebiyat ve müzik üzerine yazan Burak Soyer'in otobiyografik romanı. Kitapta umudunu ve hayallerini kaybetmiş Sarı'nın çarpıcı hayatı anlatılıyor. Kitapta geçen "Ruhum bedenimden ayrılalı çok olmuştu. Benden o kadar nefret etmiş olmalı ki arkasından el sallamama bile izin vermeden uzaklaşmıştı içimden." cümlesiyle içinde bulunduğu karanlık durumu aktarıyor okurlara. ZIVANA / BURAK SOYAR / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Kadının hak arama rehberi

'Kadının Hak Arama Rehberi' kadınlara evde, işte, sokakta, severken, sevilirken, aldatılırken, şiddet görürken, tacize ve tecavüze uğrarken çaresiz ve yalnız olmadıklarını hatırlatmak amacı ile Altın Mimir tarafından yazılmış bir kitap. Mimir, Türkiye’nin en ünlü boşanma avukatlarından bir kadın hakları savunucusu. Yasalardaki maddeleri ve hak arama yollarını bir uzman gözüyle eksiksiz ve anlaşılır bir dille okura sunduğu yeni kitabı hukuki bir kılavuz niteliği de taşıyor. KADININ HAK ARAMA REHBERİ / AV. ALTIN MİMİR / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Israrı kanadında

Kaybın, telafisi mümkün olmayanın işlendiği bir kitap 'Israrı Kanadında'. Anton, Rahman, Hayim, Balô, Bihan, Aden, Rênas, Diyar, Cumhur, Daryal, Latif ve Rızgo’nun kederli, kırgın ve müstehzi öykülerini anlatıyor Figen Alkaç. Yazar bu coğrafyada yerinden edilmenin ve yurtsuz kalmanın öfkesini yaşayan bu 'kayıp özneleri', tüm sosyolojik yüklerden arındırmayı deniyor öykülerinde. "Çünkü anlatmak iyileştirir. Anlatılanı da anlatanı da. Ve elbette dinleyeni de..." ISRARI KANADINDA / FİGEN ALKAÇ / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Limon Ağacının Şarkısı

Meraklı bir limon ağacının büyüme süreci, Arslan Sayman'ın anlatımı ve Deniz Üçbaşaran'ın resimleriyle hayat buluyor! Küçük limon ağacı ne zaman büyüyeceğini, çiçekleriyle meyvesinin hangi renk olacağını çok merak ediyordu. Bunu arkadaşı kanaryaya, bahçeye gelen çocuklara, sarman kediye, hatta Bilge Güneş’e bile sordu. Ama azıcık sabrederse, her şeyi öğrenecekti... LİMON AĞACININ ŞARKISI / ARSLAN SAYMAN / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Pera Mera

Murat Yalçın’dan köy ve kır yaşamına dair öykülerin yeraldığı 'Pera Mera' Can Yayınları ile okurlarla buluşuyor. “Kendimi değiştirmiyorum, dünyayı değiştirmiyorum ama gerçekliği değiştirerek, kendi hayallerimin arkasına gizleyerek kendi yenidünyamı kuruyorum... ” diyor yazar. Kitap kentle kır arasına sıkışmış hayatları değil, kentle kır arasında gidip gelen göstergeleri anlatırken. Pera’nın güncel simgelerinden biri haline gelmiş Hazzopulo Köpeği’nden yola çıkarak kent ve kır hayatlarını okuyucusuna yeniden anımsatıyor. Öykülerin en güçlü yanı bu; kokuların bize geçmiş bir zamanı, uzaklarda kalmış bir mekânı anımsatması. Murat Yalçın, dilimizin tadını çıkararak çok boyutlu bir şekilde kullanmış kalemini. Kitabın sonundaki “Pera Mera Sözlüğü” ve Murat Yalçın’ın seçtiği şarkılardan oluşan “Pera Mera Ezgiliği” de okuyucuya eşlik etmekte. PERA MERA / MURAT YALÇIN / CAN YAYINLARI