Koçgiri İsyanı

Dilek Kızıldağ Soileau tarihe “Koçgiri İsyanı” olarak geçen, gerek resmî tarihin gerek Kürt milliyetçi tarih yazımının önemli duraklarından biri olan Koçgiri İsyanı’nı birçok boyutuyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor: “Kürt devleti kurmak için girişilen bir Kürt isyanı” olup olmadığını, Alevi Kürtlerin olaylara dahlini, olayların “isyan” niteliği taşıyıp taşımadığını inceliyor. Bunu yaparken tarihsel, sosyal ve kültürel arka plana olduğu kadar resmî belgelere de bakıyor. KOÇGİRİ İSYANI / DİLEK KIZILDAĞ SOİLEAU / İLETİŞİM YAYINLARI

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

'Hayvanlardan Tanrılara Sapiens' kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. Yazarın bu kitabı, insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunda insanın bambaşka bir türe, homo deus’a evrildiği bir gelecek kurgusu. Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor? Homo sapiens nasıl hümanist öğretiye inandı? Hümanizm gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor? Gibi sorulara cevap aramak için insanlığın tarihi bilim, tarih ve felsefe ışığında inceleniyor. HOMO DEUS / YUVAL NOAH HARARİ / KOLEKTİF KİTAP

Hikâye Anlatma Sanatı

Hikâye anlatma sanatı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor ve daha çok kişi tarafından sevilip benimseniyor. Ashley Ramsden ile Sue Hollingsworth bu kitapta yirmi yılı aşkın süredir bu alanda edindikleri deneyimi aktarıyor ve konuya ilgi duyup yeteneğini açığa çıkarmak isteyenlere denenmiş özel teknikler, pratik öneriler ve önemli tüyolar eşliğinde yol gösteriyorlar. Hikâyeleri seven ve onlara daha yakından bakmak isteyen herkes için eşsiz bir kılavuz. HİKAYE ANLATMA SANATI / ASHLEY RAMSDEN, SUE HOLLINGSWORTH / İLETİŞİM YAYINLARI

Uzaklar

“Herkes denizcilerin birbirleriyle geçindikleri gibi geçinebilseydi dünya harika bir yer olurdu.” Osman Atasoy, eşinin ve yolculuk sırasında doğan kızları Deniz’in 1992-97 arasında 5 yıl boyunca “Uzaklar” adlı yelkenliyle dünyayı dolaştığı yolculuk bugün hâlâ ilham verici. Samimi ve edebi diliyle Uzaklar, Türk denizciliği için başucu kitabı olmanın yanı sıra, okuru dünyanın uzak diyarlarına götürüyor. Yazarın kendi deyişiyle, “İçinde uzakların çağrısını duyanlara adanmış” bir kitap. OSMAN ATASOY / UZAKLAR / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Zıvana

'Zıvana' gazetecilik ve oyunculuk yapmış, halen siyaset, edebiyat ve müzik üzerine yazan Burak Soyer'in otobiyografik romanı. Kitapta umudunu ve hayallerini kaybetmiş Sarı'nın çarpıcı hayatı anlatılıyor. Kitapta geçen "Ruhum bedenimden ayrılalı çok olmuştu. Benden o kadar nefret etmiş olmalı ki arkasından el sallamama bile izin vermeden uzaklaşmıştı içimden." cümlesiyle içinde bulunduğu karanlık durumu aktarıyor okurlara. ZIVANA / BURAK SOYAR / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Kadının hak arama rehberi

'Kadının Hak Arama Rehberi' kadınlara evde, işte, sokakta, severken, sevilirken, aldatılırken, şiddet görürken, tacize ve tecavüze uğrarken çaresiz ve yalnız olmadıklarını hatırlatmak amacı ile Altın Mimir tarafından yazılmış bir kitap. Mimir, Türkiye’nin en ünlü boşanma avukatlarından bir kadın hakları savunucusu. Yasalardaki maddeleri ve hak arama yollarını bir uzman gözüyle eksiksiz ve anlaşılır bir dille okura sunduğu yeni kitabı hukuki bir kılavuz niteliği de taşıyor. KADININ HAK ARAMA REHBERİ / AV. ALTIN MİMİR / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Israrı kanadında

Kaybın, telafisi mümkün olmayanın işlendiği bir kitap 'Israrı Kanadında'. Anton, Rahman, Hayim, Balô, Bihan, Aden, Rênas, Diyar, Cumhur, Daryal, Latif ve Rızgo’nun kederli, kırgın ve müstehzi öykülerini anlatıyor Figen Alkaç. Yazar bu coğrafyada yerinden edilmenin ve yurtsuz kalmanın öfkesini yaşayan bu 'kayıp özneleri', tüm sosyolojik yüklerden arındırmayı deniyor öykülerinde. "Çünkü anlatmak iyileştirir. Anlatılanı da anlatanı da. Ve elbette dinleyeni de..." ISRARI KANADINDA / FİGEN ALKAÇ / DOĞAN KİTAP YAYINLARI

Limon Ağacının Şarkısı

Meraklı bir limon ağacının büyüme süreci, Arslan Sayman'ın anlatımı ve Deniz Üçbaşaran'ın resimleriyle hayat buluyor! Küçük limon ağacı ne zaman büyüyeceğini, çiçekleriyle meyvesinin hangi renk olacağını çok merak ediyordu. Bunu arkadaşı kanaryaya, bahçeye gelen çocuklara, sarman kediye, hatta Bilge Güneş’e bile sordu. Ama azıcık sabrederse, her şeyi öğrenecekti... LİMON AĞACININ ŞARKISI / ARSLAN SAYMAN / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Pera Mera

Murat Yalçın’dan köy ve kır yaşamına dair öykülerin yeraldığı 'Pera Mera' Can Yayınları ile okurlarla buluşuyor. “Kendimi değiştirmiyorum, dünyayı değiştirmiyorum ama gerçekliği değiştirerek, kendi hayallerimin arkasına gizleyerek kendi yenidünyamı kuruyorum... ” diyor yazar. Kitap kentle kır arasına sıkışmış hayatları değil, kentle kır arasında gidip gelen göstergeleri anlatırken. Pera’nın güncel simgelerinden biri haline gelmiş Hazzopulo Köpeği’nden yola çıkarak kent ve kır hayatlarını okuyucusuna yeniden anımsatıyor. Öykülerin en güçlü yanı bu; kokuların bize geçmiş bir zamanı, uzaklarda kalmış bir mekânı anımsatması. Murat Yalçın, dilimizin tadını çıkararak çok boyutlu bir şekilde kullanmış kalemini. Kitabın sonundaki “Pera Mera Sözlüğü” ve Murat Yalçın’ın seçtiği şarkılardan oluşan “Pera Mera Ezgiliği” de okuyucuya eşlik etmekte. PERA MERA / MURAT YALÇIN / CAN YAYINLARI

Huzursuzluk

Zülfü Livaneli yeni romanında bizleri Ortadoğu’nun bir gerçeğiyle yüzleştiriyor. Hikayenin merkezinde Mardinli Hüseyin ile Suriye göçmeni Ezidi bir kadın, tecavüzcüsünden kör bir kız çocuğu dünyaya getirmiş Meleknaz’ın aşk hikâyesi yer alıyor. Roman, İstanbul’da yaşayan gazeteci İbrahim’in, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberini almasıyla başlıyor. Daha sonra İbrahim gizemli bir kadının peşinde, Ezidiler ve kendi memleketi hakkında bilmediği pek çok şey öğrenir. Bir yandan da bölgenin, farklı inançlara karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu bizzat görür. Zamanla kendisi de umutsuz bir tutkunun esiri olacaktır… Okur, Livaneli tarafından kadim Mezopotamya’nın zengin insan potansiyeliyle de bir kez daha yakınlaştırılıyor. ZÜLFÜ LİVANELİ / HUZURSUZLUK / DOĞAN KİTAP

Saydam Turp

Eleştirmenlerin, dilini Gorki ve Soljentitsin'in şiirsel ve çarpıcı anlatımına benzettiği Mo Yan, bu kitabında Çin taşrasını anlatıyor. Fanteziyle lirizmi kaynaştırırken bürokrasiyi, kara mizaha, hatta yer yer doğaüstü unsurlara yer vererek irdeliyor. Taşra yaşamında halkın acılarına ve sevinçlerine değinen Mo Yan, ayrıca modern Çin'in kısa zamanda köşeyi dönen görgüsüz yeni zenginleriyle de okurlarını tanıştırıyor. Yazar Saydam Turp’un kahramanlarından Kara Çocuk'u şöyle tanımlıyor: ''İnsanüstü bir yetenekle acıya katlanabilen ve insanüstü bir duyarlılığa sahip olan o kara tenli çocuk, bütün yazdıklarımın ruhunu simgeliyor.'' 1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon yazar Kenzaburo Oe’nin, ''Ben Nobel Ödülü’nü vermek için birini seçecek olsam Mo Yan’ı seçerdim.'' sözleriyle değerlendirdiği Mo Yan, 2012’de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan ilk Çinli yazar oldu. Saydam Turp’u Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirerek Türkçeye kazandırdı. SAYDAM TURP / MO YAN / CAN YAYINLARI

Sibop

“Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben.Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana.” Sibop, öyküleriyle tanıdığımız Başar Başarır’ın ilk romanı olan Sibop'da, romanın kahramanı kendini “acemi kolpacı” Orhan olarak ifade ediyor. Doğma büyüme Cihangirli Orhan, hukuk tahsili yapmış. Girdiği işlerde pek tutunamamış, ailesinin gözünden bile düşmüş. Kimse tarafından yüzüne bakılmayan biri. Öyle ki, adı “sibop”a çıkmış. Ama bir gün Orhan’ın yüzüne bakan bir kız çıkıyor ve roman başlıyor. Başar Başarır’ın bu sürükleyici, inandırıcı, azmettirici romanının öne çıkan yanı dili olabilir; bir solukta, Türkçenin tadına vara vara okuyacağınız Orhan’ın hikâyesini çok seveceksiniz. BAŞAR BAŞARIR / SİBOP / CAN YAYINLARI / 324 Syf.

Aşktan da Öte: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti

Hakan Bilge bu kitabında Hitchcock sineması, yönetmenin ele almaktan haz duyduğu temalar ve kişisel saplantıları ele alınıyor. Hitchcockyen unsurlar psikanalitik bir bakışla çözümlenirken aynı zamanda kullandığı görsellerle de yazar, gerilim sinemasının ana unsurlarını okur için daha anlaşılır hale getiriyor. Amerikan sinemasında bir gezinti tadında yazılmış bu eserde, Notorious'u ve öteki Hitchcock filmlerini başka filmlerle karşılaştırmalı olarak bulmak, Ingrid Bergman ve Cary Grant ile diğer casusluk hikayelerini mercek altına almak mümkün. HAKAN BİLGE / AŞKTAN DA ÖTE: HITCHCOCK SİNEMASINDA KİŞİSEL BİR GEZİNTİ / DORUK YAYINLARI

Malte Laurids Brigge'nin Notları

Modern şiirin büyük ustası Rilke'nin tek romanı olan bu eserde, okurlar modern dünyayla, sanatla, aşkla, Tanrı’yla ve ölümle girişilen hesaplaşmalarda bir varoluş serüvenine çıkarılıyor. Aynı zamanda yazarın hayatından, çocukluğundan ve ailesinden de izler taşıyan bu kitap, Alman edebiyatında 19. yüzyıl realist romanından kopuşun da simgesi olma özelliğini taşımakta. RAINER MARIA RILKE / MALTE LAURIDS BRIGGE'NİN NOTLARI / İLETİŞİM YAYINLARI

Edebiyata Dair

Eco'nun Dante, Cervantes, Borges, Shakespeare, Wilde gibi Batı edebiyatına yön vermiş pek çok yazarın metinleri üzerinden “Neden yazarız?”, “Edebiyatın yaşamlarımızda üstlendiği işlevler nelerdir?”, “Edebiyat ile tarihsel olayların gelişim süreçleri arasında ne tür etkileşimler bulunur?” gibi edebiyatın temeline inen sorulara cevaplar aradığı, 1980’lerden başlayarak 2000’lerin başına kadar kaleme aldığı denemelerin toplandığı bu kitap aynı zamanda yazarın samimiyetle paylaştığı deneyimlerini de barındırıyor. UMBERTO ECO / EDEBİYATA DAİR / CAN YAYINLARI

İşte Dali

Dünyanın en bilinen bıyıklarından birinin sahibi, genel kültür bilgisi olarak adı sayılan bir ressam… Ancak meraklı gözler için o bundan çok daha fazlası. Kendi olmakla gurur duyan, dikkat çekmek için elinden gelen her şeyi yapan, siyasi görüşleriyle kimi zaman sanat dünyasını öfkeden deliye döndüren, yaratıcılığıyla herkesi büyüleyen, kimilerine göre deli, kimilerine göre dâhi, kimilerine göre ukala. Sanatın bu uçarı çocuğunun pek de bilinmeyen hayatını merak edenler için karşınızda İşte Dalí. CATHERİNE INGRAM / İŞTE DALİ / HEP KİTAP / 80 syf.

Resimli Türkçe Takvimi 2017

Artık bir klasik haline gelen Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi, 2017'de de masanızda... KOLEKTİF / İLETİŞİM YAYINLARI / 72 syf.

Koçkıri Kırımı 1920-1921

TBMM arşivinde bu güne kadar kullanılmayan 6586 Osmanlıca belgenin ayrı ayrı değerlendirilmesine özen gösterilerek, akademik hassasiyetle, tarafsız bir bakış açısıyla kaleme alınan Koçkıri Kırımı, başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere, Cumhuriyet' in inşası sürecinde muhalif unsurlarla ulus devlet mimarları arasındaki ilişkiyi, Alevi Sünni ayrışmasının tarihi arka planını araştıranlar için klavuz işlevi görecektir. MAHMUT AKYÜREKLİ / DERSİM KÜRT TEDİBİ / TARİH KULÜBÜ YAYINLARI

Kürtlerle Türkler / Bin Yıllık Geçmişin Kısa Tarihi

Mahmut Akyürekli, Kürt halkının devletle dolayısıyla Türk halkıyla kurduğu ilişkinin tarihsel gelişimine ilişkin başka bir ufuk açmayı hedeflemektedir. Kürt Sorunu olarak adlandırılan olayların tarihine kapsamlı ve iddialı bir biçimde oldukça geniş bir başka boyuttan bakmayı denemiştir. MAHMUT AKYÜREKLİ / KÜRTLERLE TÜRKLER / TARİH KULÜBÜ YAYINLARI

Ağaçtaki Kız

"Bu bir özgürlük ve aşk hikâyesidir. İki hasta gencin hikâyesi. Birisi benim." Böyle söylemesine rağmen bu aynı zamanda manzaraya hasret kalanların, aşkın, âşıkların, arkadaşlıkların, vicdan sahibi insanların, hayallerin, yere çakılmanın, bu hayatın romanı. Genç kız tam da bizi anlatıyor: gençlerini, çocuklarını, kadınlarını sevmeyen ülkeyi. Dallardaki kuşlar gibi cıvıl cıvıl diliyle bir solukta okunan, soluksuz okunan bir roman bu. ŞEBNEM İŞİGÜZEL / AĞAÇTAKİ KIZ / CAN YAYINLARI / 360 sf.

Şu Yağmur Bir Yağsa

Şu Yağmur Bir Yağsa tam da umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmediyor. Eksiğini, olumsuzunu, kötüsünü görmeye aşina gözlerin tam zıddıyla karşılaşma ihtimallerini nüktedanlıkla sezdiriyor. Gözümüze sokmadan, bağırmadan yapıyor her şeyi. Tıpkı kendiliğinden yağan yağmur gibi. Öylesine, aniden. Bereketli, ferah. KÂMİL ERDEM / ŞU YAĞMUR BİR YAĞSA / SEL YAYINCILIK / 144 syf.