Han Kang ilk kez Türkçe'de

2016 yılına damgasını vuran Vejetaryen, ocak ayında raflarda yerini alıyor. Vejetaryen 2016 Man Booker Ödülü'ne değer görülmüştü.

Turgay Kantürk: 'Şiirden hiç kopmadım'

Herhangi bir duyguyla değil, her şey oturduktan, bir tortu oluşturduktan sonra yazarım. Şiirde duygunun değil, yapının ve inşanın esas olduğuna inanırım.

İnsanların ve insan olmayan canlıların ortak şiiri

Elif Sofya’nın feminizm üstünden hayvanlarla kurduğu ilişki hem insanların hem de hayvanların tarafını güçlendirirken içine düşülen ikilemleri de belirtiyor. Otoritenin öldürmeyle sonuçlanan şiddetini vurgu yapıyor.

'İyi insan ama Alevi'

Nimet Okan’ın İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabı “Canların Cinsiyeti”, “Alevilik’te kadın-erkek eşittir” söyleminin samimiyetini inceliyor. Gündelik yaşamdaki yansımalarını inceleyen, söyleşilerle zenginleştirilmiş çalışma alevilik ve ve kadın temasında tüm sorulara cevap veriyor.

Jean Jaures’den Burjuva Devriminin Marksist Analizi: Fransız Devrimi’nin Sosyalist Tarihi

TKP’nin lideri Dr. Şefik Hüsnü Deymer’in okuduğu ilk ciddi siyasi eser buydu. Türkiye’de ilk sosyalist partiyi kuran Hüseyin Hilmi de, TKP’nin lideri Dr. Şefik Hüsnü de sosyalizme Jean Jaures’in yolundan girmişlerdi.

Gamze Arslan: 'Çok fazla ses birikti zihnimde'

Yaşar Nabi Nayır Gençlik Öykü Ödülü’nün bu seneki kazananı ‘’Çerçialan’’ isimli kitabıyla Gamze Arslan oldu. Arslan ''Dramaturgi bilgisi elbette önemli burada çünkü dramanın ve dramatik yazmanın kodlarını bildiğinizde “klasik dramatik yapıyı” da istediğiniz şekilde dönüşüme uğratabiliyorsunuz'' dedi.

Hep eve!

Bir şekilde umut vadeden bitişler var öyküde lakin, sonuçtan ziyade metinlerin zenginliği, anlatımın duruluğundan kaynaklı size hissettirdikleri, dünya halini örneklemelerle size yazılabilecek en makul sınırlar içerisinde sunuyor.

Berger ile 'Hoşbeş'

Hoşbeş, Berger’in denemelerinden oluşan kitap... Yaşamın içerisinde ne varsa ondan Berger’ce bahsediliyor kitapta.

Evde bir gezinti

evde bir gezinti (periferik) özgün bir anlatı-şiir. Lirik öznenin annesinin ve kardeşinin ölümüyle sonuçlanan trajik bir süreci konu ediniyor.

“Sanatın sesi hafızamızdan silinmesin”

Can Almanak 2016 çıktı. Kültür Sanat almanağı ''Sanatın sesi hafızamızdan silinmesin'' sloganıyla okurla buluştu.

2016 Jan Michalski Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu

Jan Michalski Edebiyat Ödülü bu sene, Hüznün Fiziği (The Physics of Sorrow) romanı ile Bulgaristanlı yazar Georgi Gospodinov’un oldu.

Dikkat bu kitap, bir tarih kitabı değildir!

Yazar - şair Mustafa Fırat ile roman ve şiir üzerine konuştuk. Fırat ''Bir duruşun olacak. Şairlik bunu gerektirir. Şiire saygıyı gerektirir. Samimiyet gerekir bunlar için de'' dedi.

Kimsin Sen!

Ben bu Bakhtin'in adını niye böyle yazdığımıza takıldım gene. Bak adı şöyle yazılır: Михаил бахтин, o gördüğün х Avrupaî dillerde translitere edilirken kh olur. Niye? Çünkü biz, eski alfabemizdeki kalın h sesini karşılayacak bir harf bulmayı da becerememişiz. Şimdi Kürtçede var ama, oradan alsak bari diyorum. Hem üstadın adını da mis gibi Mixail Baxtin okur yazarız.

Şairin evi

Behçet Necatigil’in şiir okurlarının belleğine yerleşmiş, unutulmaz birçok şiiriyle ölümsüzleşmeyi başarmış bir şair olduğunu mutlaka belirtmek gerekir. Modern Türkçe şiirin, dili evi olmuş bu usta şairini saygıyla anıyoruz…

Anti-komünizmin icadı ve sözel kültür

Kuşkusuz bugün devlet yapılanması içinde oluşturulmak istenen ya da büyük ölçüde oluşturulmuş olan otoriter ve baskıcı yapı geçmişte örgütlenmeler üstünden oluşturulanın ve meram edilenin bugündeki vahim sonucudur.

İstanbul'un ağır sultanlarının şiiri

Mehmet Müfit’in 2012 yılında ilk baskısı yapılan ve ne zaman yazıldığı konusunda bir düşünce sahibi olmadığımız “Kelebek Tanrıları” (Her Şey dün Gibiydi içinde YKY, Ocak 2012) yazdığı şiiri öyküye fazlaca yaklaştığını göstermeye yeter. Mehmet Müfit kendini şiire uzak dünyaya yakın tuttuğu zamanlarda yaşamış ve daha sonra iki kitapla öylece bıraktığına tekrar dönerek o hayatı başka bir yaşama biçimi haline getirmiş yani yazmıştır, şiir etmiştir.

Oğuz Atay: Sıradanın kırılması ve aşağılanmanın hazzı

Çatışma iki türlüdür; öz çatışma ve dış dünyayla girilen çatışma. İkisi de Oğuz Atay edebiyatının vazgeçilmezidir.

Oğuz Atay'dan Halit Refiğ'e: Hepsi batsın diye bekliyorum; batmıyorlar da abicim

Oğuz Atay’ın romanlarından önce onun mektuplarını okuyup nasıl bir yaşamın içinde olduğunu anlamamız lazım. Bugün herkesin dilindeki bir yazarın, yaşarken çektikleri satır satır karşımıza çıkmış durumda.

Kendine ait bir yuva: Tavan arasından tencerenin siyah dibine

Oğuz Atay’ın “Unutulan” öyküsündeki kadın anlatıcı ve Sevim Burak’ın “Sedef Kakmalı Ev” öyküsündeki Nurperi karakterinin devindikleri “ev-tavan arası”, anı biriktirme-biriktirmeyi isteme bağlamında okunabilir mi? Bu iki öyküden yola çıkarak ev ya da yuva sahibi olmak bir kadını özgürleştirebilir mi?

Oğuz Atay: Ne evet ne hayır

"Ne Evet Ne Hayır"ın yer aldığı Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay'ın romanları kadar mühimdir. Döneminin bir adım ötesindedir.

Oğuz Atay: Bir hikâye, bir an, hikâye satıcıları

Oğuz Atay'ın ''Demiryolu Hikâyeleri'' film olursa... ''Gitmek, vedalaşmak, ayrılmak, terk etmek ister kasabayı… Gidemez.''