İsmet Özel kalp krizi geçirdi

Şair İsmet Özel kalp krizi sonucu hastaneye kaldırıldı. Özel, yoğun bakımda tutuluyor.

Aşk: Hayatın en büyük yönetmeni

Aşıklar Gece Ölür'de aşk, kimi zaman umutsuzluk ve yorgunluk kimi zaman ise taptaze bir başlangıç olarak hissettiriyor kendini. Gülşah Elikbank'ın kaleminde aşk, insan hayatının en büyük yönetmenidir.

'Tıpkı bir anne' olmayan kadınlar

Belma Fırat'ın ataerkil düzenin kadını belli kalıplara sığdırmaya çalışmasını on dört öykü ile eleştirdiği öykü kitabı 'Bugün Anne Gibi Değilim' okurla buluştu. Fırat, kitapta kadınları olduğu gibi anlatarak, kadınların seslerinin duyulmamasına itirazını haykırıyor. Fırat’ın öykülerini inşa ederken yaptığı göndermeler ve alıntılar da pek çok ek okuma ve sorgulamanın kapısını açıyor.

Şair kadınlara bin selam

Erkek egemen toplumlarda varlık mücadelesi veren kadınlar, şiirde de aynı mücadeleyi vermek zorunda kalmıştır. Şiir için 8 Mart’ın anlam ve önemi, galiba en iyi, kadınların sloganından ilham alarak söylersek şöyle dile getirilebilir: İyi ki şair kadınlar var ve iyi ki her yerdeler…

Vedat Sakman: Sahnede uçup gideceğiz bir gün...

Müzik yazarı, şair Deniz Durukan, Vedat Sakman'ın hayatına 'Usulca Vedat Sakman – Müzisyen” isimli kitapla ışık tuttu. Kendi hayatını kitaptan okuduğunda “Hiç ummadığım bir şey oldu” diyen Sakman, “Hiçbir zaman müziğe saygımı yitirmedim. Bizler onun içine küçük bir çentik atabiliyorsak ne mutlu. Müzik, kendimi ifade etme şekline, yaşam şekline dönüştü artık. Bunun artık geriye dönüşü yok. Böyle gidecektir ve böyle bitecektir. Ağaçlar ayakta ölür. Sahnede uçup gideceğiz bir gün. Ama müzik hep olacak tabii ki. Bundan sonra ayar tutmayız biz” diye konuştu.

Kız çocuklar için 15 maddelik feminist manifesto

Feminist aktivist ve yazar Chimamanda Ngozi Adichie, çocukluk arkadaşının kızı için yazdığı 15 maddelik Feminist Manifesto’da kız çocukların özgür bir birey olarak yetişmesi için ebeveynlerin yapması gerekenleri sıralıyor.

Nalan Çelik: Sennur Sezer'in sözü kadının yanındadır

Şair Nalan Çelik’le, Türkçe şiiri, Sennur Sezer’in edebiyata ve yaşam alanlarındaki hak mücadelesine katkılarını konuştuk. Çelik, "Sezer’in şiiri ezilenin de ezileni kadınlar ve çocukların, emekçinin yanındadır" dedi.

Abidin Parıltı: Hatırla ki yaşayasın!

Abidin Parıltı'nın bildiğimiz bir coğrafyadan acıyı şenliğe dönüştürerek, dört yılda yazdığı yazdığı ilk romanı Koz yayımlandı. Öfkenin tutkulu yazmaya vesile olduğunu ifade eden Parıltı: Kitabı yazarken altta kalan insanı, çıkış arayışlarını ve hayatta kalma stratejilerini merak ediyordum.

Sema Kaygusuz: Taşın, doğanın, dişilin sesi...

Sema Kaygusuz’un “Aramızdaki Ağaç” kitabının odağında; doğaya, kadına, “başka” olarak kurulmuş olana reva görülen hayatın ortak nedenleri var. Eşitsiz ilişkilenme biçimlerinin, yukarının bakışının, kurumların gözetiminde benzer şeyler yaşaması bu ve aynı zamanda metnin düğüm noktası… Düğümün çözümü ise dişil bir zihniyetin merhametinde yatıyor!

Fatih Türkmenoğlu: Feminist olmaktan gurur duyuyorum

Gezginliğiyle bilinen, her gezdiği yerlerden insan hikâyesi biriktiren Fatih Türkmenoğlu, Her Perşembe Saat 4’te kitabında yine merkeze insanı koyuyor. Kadınların yaşamlarını, zorluklarını, mücadelesini, umutlarını taşıyor satırlara…

Tuncel Kurtiz: Bir rüya görüyorum, orada insanlar özgür!

Bilgin Baloğlu'nun kaleminden çıkan Tuncel Kurtiz kitabı Kurtiz'in yaşamını derinlemesine incelemesinin yanında Yılmaz Güney'le dostluğunu, mesleğini gerçekleştirirken yoldaşlık anlayışını bir yaşam biçimine dönüştürmesini anlatıyor.

Yalandan beslenen başkan

Edebiyat eleştirmeni olan Michiko Kakutani'nin ilk kitabı “Hakikatin Ölümü, Trump Çağında Yalancılık Sanatı” okurla buluştu. Kakutani kitabında, yapısızlaştırma ve postmodernizm üzerine okuru kısa bir gezintiye çıkarmasının yanında okura, birçok garip alışkanlığı olduğunu belirttiği bir 'Başkan'ın portresini sunuyor.

Dilop Dergi Yayın Kurulu Üyesi Vedat İlbeyoğlu: En sık karşılaştığımız soru, 'Kürtçe yazıları anlamıyorum?!'

Kürtçe-Türkçe yayımlanan Dilop, Kürt kültür ve sanat dünyasını eksen alan bir dergi olarak okur karşısında.... Derginin Yayın Kurulu Üyesi Vedat İlbeyoğlu ile Dilop'un serüvenini konuştuk.

Yeni Deniz Mecmuası'nın 13. sayısı tüm kitapçılarda

Yeni Deniz Mecmuası’nın 13. sayısı raflarda yerini aldı. Dergi, deniz kültürünü ele alıyor.

Musa Dağdeviren: Yemeğin milliyeti değil; coğrafyası vardır

Çiya Restaurantları'nın sahibi ve şefi Musa Dağdeviren, heyecan verici son projesi ile karşımızda: Phaidon Yayınevi tarafından İngilizce basılacak olan yeni kitabı The Turkish Cookbook! 550 adet tarifin yer aldığı The Turkish Cookbook'a, yemek ve kültüre dair Dağdeviren ile sohbet ettik. 'Daha önce paylaşılmayan yüzlerce yeni tarifin kitapta yer aldığını' söyleyen Dağdeviren'e göre, "Yemeğin genel anlamda milliyeti değil; coğrafyası vardır."

Kürt kültürünün rönesansı: Dengbejler!

Araştırmacı yazarlar Ömer Güneş ve İbrahim Şahin, uzun bir süredir zahmetli ama bir o kadar da kıymetli bir işin izini sürdü. Yüzlerce kaset kaydını dinlediler, onlarca kişiyle konuştular. Daha önce yapılmayanı yaptılar, Dengbêjlerin Antolojisini yazdılar. Bu kıymetli çalışma Nubihar yayınlarından çıktı ve kısa sürede baskısı tükenerek yoğun bir ilgiye mazhar oldu. Şimdilerde ikinci baskısı yayına hazırlanan bu değerli çalışma vesilesiyle Ömer ve İbrahim’le dengbêj geleneğini konuştuk.

Mehmet Erte ile 'Kurmacanın doğası' tartışılıyor

Mehmet Erte'nin düzenlediği “Kurmacanın Doğası” atölyesi devam ediyor. Atölye, 16 Mart'ta başlayacak.

Yusuf Alper’den ‘insan’a bakış şiirleri

İnsanın bize gelene kadar nelerden, nerelerden geçmiş olabileceğini merak edip araştıran şair ve yazar Yusuf Alper'in yeni kitabı 'Bir İnsan Sesi Duymak' okurla buluştu. Geçmiş, iki bölümden oluşan kitabın belli başlı sorunlarından biri.

Yeni e'de gündem kadınlar

Yeni e'nin Mart sayısı raflarda! Dergi, 'Sanatta ve Siyasette Gölgelenmiş Kadın'ları ele alıyor.

Şebnem İşigüzel: Bize kötülük yapan hayat mı yoksa biz miyiz?

Şebnem İşigüzel, son romanı “İyilik”te, yalanlarıyla sevilmiş ve kabul edilmiş bir kadının her şeyi geride bırakarak ölümüne yürüyüşünü anlatıyor. Bu yalnız karakteriyle roman, okurlarına inşa ettikleri kaleleri içinde aslında kim olduklarını sorgulatıyor.

Cioran: Tanrı, intihar, boşluk...

E. M. Cioran’ın “Yeni Tanrılar” kitabı, bizi düşünürün pek çok fikriyle buluşturuyor. Bir kez daha dünyada varlık olmanın sıkıntısını duyuruyor, intihar fikriyle özgürleşebileceğimizi hatırlatıyor, ben olmaktan bıkmanın anlamını düşündürüyor, boğulmalardan, boşluklardan varlığa dair içinden çıkılmaz olandan, düşünceden, yüzeysel fikirlerden, tanrılardan, insanın tanrıya ihanetinden bahsediyor. Yine bir yığın şüphe ile bırakıyor okuru, başka türlü bakmanın yolunu açıyor, hayatı, dünyayı, doğayı, insanın açmazlarını, varlığı-yokluğu, ölümü-yaşamı iç içe geçiriyor.