Anti-komünizmin icadı ve sözel kültür

Kuşkusuz bugün devlet yapılanması içinde oluşturulmak istenen ya da büyük ölçüde oluşturulmuş olan otoriter ve baskıcı yapı geçmişte örgütlenmeler üstünden oluşturulanın ve meram edilenin bugündeki vahim sonucudur.

İstanbul'un ağır sultanlarının şiiri

Mehmet Müfit’in 2012 yılında ilk baskısı yapılan ve ne zaman yazıldığı konusunda bir düşünce sahibi olmadığımız “Kelebek Tanrıları” (Her Şey dün Gibiydi içinde YKY, Ocak 2012) yazdığı şiiri öyküye fazlaca yaklaştığını göstermeye yeter. Mehmet Müfit kendini şiire uzak dünyaya yakın tuttuğu zamanlarda yaşamış ve daha sonra iki kitapla öylece bıraktığına tekrar dönerek o hayatı başka bir yaşama biçimi haline getirmiş yani yazmıştır, şiir etmiştir.

Oğuz Atay: Sıradanın kırılması ve aşağılanmanın hazzı

Çatışma iki türlüdür; öz çatışma ve dış dünyayla girilen çatışma. İkisi de Oğuz Atay edebiyatının vazgeçilmezidir.

Oğuz Atay'dan Halit Refiğ'e: Hepsi batsın diye bekliyorum; batmıyorlar da abicim

Oğuz Atay’ın romanlarından önce onun mektuplarını okuyup nasıl bir yaşamın içinde olduğunu anlamamız lazım. Bugün herkesin dilindeki bir yazarın, yaşarken çektikleri satır satır karşımıza çıkmış durumda.

Kendine ait bir yuva: Tavan arasından tencerenin siyah dibine

Oğuz Atay’ın “Unutulan” öyküsündeki kadın anlatıcı ve Sevim Burak’ın “Sedef Kakmalı Ev” öyküsündeki Nurperi karakterinin devindikleri “ev-tavan arası”, anı biriktirme-biriktirmeyi isteme bağlamında okunabilir mi? Bu iki öyküden yola çıkarak ev ya da yuva sahibi olmak bir kadını özgürleştirebilir mi?

Oğuz Atay: Ne evet ne hayır

"Ne Evet Ne Hayır"ın yer aldığı Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay'ın romanları kadar mühimdir. Döneminin bir adım ötesindedir.

Oğuz Atay: Bir hikâye, bir an, hikâye satıcıları

Oğuz Atay'ın ''Demiryolu Hikâyeleri'' film olursa... ''Gitmek, vedalaşmak, ayrılmak, terk etmek ister kasabayı… Gidemez.''

Oğuz Atay’ın 'Unutulan' öyküsüne bir bakış

Sultan Komut, Oğuz Atay’ın “Unutulan” öyküsüne başka bir pencereden bakıyor. ''Çoğu için yazmak, yaşamanın diğer adıdır.''

Oğuz Atay: Belki de unutmak esastır!

Oğuz Atay ve Altay Öktem iki yazar olarak karşılıklı sohbet ediyorlar. Atay ''Bu dünya geçicidir. Bu dünyada elde etmek ve korumak bir insanın sadece kısa ömrü için gereklidir. Bunu unutmamalı'' diyor.

Oğuz Atay’dan babasına mektup

Oğuz Atay, yazdığı mektuplarla babasıyla yüzleşiyor. Atay ''Birlikte yaşadığımız günlerde, bütün beğenilerim sana duyduğum tepkilerden oluştu” diyor.

Oğuz Atay ve Tutunamayanlar: Modernleşme projesinin hayalkırıklığı

Türk edebiyatında yazılmış en ilginç ve etkili romanlardan birinden bu alıntı. Tutunamayanlar’dan. Oğuz Atay’ın başyapıtı diyebileceğimiz bu roman eklektik yapısı ve metinler arası özellikleri nedeniyle kimilerince postmodern olarak değerlendirilirken bazen de deneyselciliği ön planda tuttuğu için modernist olarak sınıflandırılır.

Oğuz Atay'ın zamana ihtiyacı vardı

Tutunamayanların ilk yayıncısı Hayati Asılyazıcı Oğuz Atay'ı anlattı. ''Hepimizden çok Oğuz’un zamana ihtiyacı vardı.''

Oğuz Atay: Selim Işık’ı yalnız bırakanların dünyasında...

Oğuz Atay'ın TRT Roman Ödülü'nü kazandıktan sonra Pakize Kutlu ile yaptığı röportaj... Atay, ''Selim Işık, birçok tutunamayanın bileşkesidir,'' diyor.

Oğuz Atay: Kendi yörüngesinde bir büyük gezegen

Edebiyatı ciddiye alan yazarlardandır Oğuz Atay. “Korkuyu Beklerken” öyküsünde çarpıcı bir şekilde özetler gibidir.

Gerçekliğin vücut bulmuş hali

Patrick Ness’in sevilen kitabı “Canavarın Çağrısı”, filme uyarlandı. Kitap yeni baskısıyla okurun karşısına çıktı.

Cengiz Aytmatov doğumunun 88. yılında anılıyor

Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, Topkapı Türk Dünyası'nda düzenlenecek özel bir etkinlikle anılacak. 14 Aralık'ta gerçekleşecek etkinlik saat 14.00’te başlayacak.

Hep Kitap'tan: Bugün Hayattayız Ya

Bugün Hayattayız Ya kimsenin, siyah ya da beyaz olmadığı dokunaklı bir roman. Ama ortada bir gerçek var: Savaş ancak kanla yazılıyor.

Anayurt Oteli ingilizceye çevrildi

Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli adlı romanı Çevirmen Fred Stark tarafından İngilizceye çevrildi. Roman 'City Lights' etiketiyle yayımlandı.

Yazılmayan 'Suruç iddianamesi' kitap oldu!

17 aydır iddianamesi hazırlanamayan Suruç saldırısı kitap oldu. Saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Lütfü Özdemir, “Bu kitap aynı zamanda bizim toplum vicdanına sunduğumuz iddianamemizdir” diyor.

Suruç Katliamı kitaplaştırıldı: Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak

20 Temmuz 2015 günü Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde canlı bomba saldırısından sağ kurtulan yazar Mehmet Lütfü Özdemir’in katliamı anlattığı ‘Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak’ kitabı raflarda. Kitabın geliri Güneş Erzurumluoğlu için başlatılan yardım kampanyasına aktarılacak.