Salda Gölü ihalesi iptali istemine ret: Her şey hukuka uygun

Ankara 16. İdare Mahkemesi, Salda Gölü hakkında yürütmesinin durdurulması ve iptali isemiyle açılan davayı ‘ihale işleminde ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı’ gerekçesiyle reddetti. Mahkeme, davacıların ‘proje’ ve ‘ÇED Kararı’na yönelik iddiaların da bu davada incelenemeyeceğine hükmederek, yargılama giderini de davacılar üzerine yükledi.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Ankara- Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılmasına ilişkin kararı Yeşilova sakinleri Aysel Alp, Meral Türkoğlu, Osman Altınışık, Özdemir Korkmaz ve Gazi Osman Şakar, ağustos ayının başında yargıya taşıdı. Isparta İdare Mahkemesi, 31 Temmuz’da yapılan ihalenin durdurulması ve iptalini isteyen davayı yetkisi olmadığı gerekçesiyle reddederek Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderdi.

BAKANLIK SAVUNMASI: HUSUMET TOKİ İLE GÖRÜLMELİ

Ankara 16. İdare Mahkemesi, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davayı ‘ihale işleminde ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı’ gerekçesiyle reddetti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mahkemeye verdiği savunmasında; dava konusu işleme salt vatandaşlık sıfatıyla dava açılamayacağı, bu nedenle davacıların dava konusu işlemle subjektif menfaatlerinin bulunmadığı, davanın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) husumetiyle görülmesi gerektiği ifade edildi. Söz konusu ihalenin 4734 sayılı Yasanın 68. maddesinin (c) fıkrası uyarınca ‘istisna’ kapsamında gerçekleştirildiği belirtilen savunmada, bu nedenle ÇED raporu alınmadan ihalenin gerçekleştirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı kaydedildi. Savunmada, günübirlik tesis alanlarında betonlaşmaya izin verilmeyeceğine dikkat çekilen savunmada, 1. Derece sit alanında yapılaşma yasağı getirildiği, dolayısıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetildiği anlatıldı.

“ÇED RAPORU SUNULMASI ZORUNLULUK DEĞİL”

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, davacıların ihale işlemi ile hukuki menfaatlerinin etkilenmediği vurgulandı. Göl ve çevresinin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesiyle eski sit alanı sınırının genişletildiği ifade edilen savunmada, doğal sit alanı sınırının korunduğu ve kıyı şeridi kullanımının geriye çekilerek kesin yapılaşma yasağı getirildiği bildirildi. İhalenin açık ihale usulü ile gerçekleştirildiği belirtilen savunmada, istisna hükümleri uygulanması nedeniyle imar planlarının kesinleşmesiyle ÇED raporu sunulmasının aranmayacağı belirtildi.

1362 TL DAVACILARA ÖDETİLECEK

Ankara 16. İdare Mahkemesi, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davayı ‘ihale işleminde ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı’ gerekçesiyle reddetti. Mahkeme kararda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu’ndan alınan uygun görüş doğrultusunda hazırlanan koruma almaçlı imar planları ile Salda Gölü ve çevresinde yapılması öngörülen ve daha sonra proje sınırı genişletilen Millet Bahçesi düzenlemesine yönelik işlemlerin uygulamaya konulması amacıyla gerçekleştirilen ihale işlemi ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtildi. Mahkeme, davacıların ‘proje’ ve ‘ÇED Kararı’na yönelik iddiaların da bu davada incelenemeyeceğine hükmederek, yargılama giderinin de davacılar üzerinde bırakılmasına karar verdi. 1362 TL olan avukatlık ücreti de davacılardan alınarak yarı yarıya davalı idarelere verilecek.

YEŞİLOVA SAKİNLERİ KARARI DANIŞTAY’A TAŞIYACAK

Yeşilova sakinleri adına davayı açan avukatlar Münip Ermiş, Tuncay Koç ve Mustafa Şahin, kararı Danıştay’da temyiz edeceklerini açıkladı. Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, “Son derece yüzeysel ve adeta Cumhurbaşkanının bu alanı millet bahçesi ilan etmiş olmasını referans alan, Bakanlığın da bunun gereğini yerine getiren bir emir komuta sürecinin son halkası olarak kendini ifade eden bu karar hukuki bir değerinin olmadığı son derece açıktır. Mahkeme Salda’nın yıkım kararına onay vermiştir. Kararda özetle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu tür işleri TOKİ’ye yaptırabileceğini, yapılan işlemlerde usulsüzlük görülmediğini, TOKİ’nin sahip olduğu muafiyet hükümleri gereği, plan kesinleşmeden, ÇED raporu alınmadan da ihale yapılabileceği hüküm altına alınmıştır” denildi.