Kent Ormanı’nın yok edilmesine yargı ‘dur’ dedi

Diyarbakır Barosu’nun Kent Ormanı’nın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine karşı açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi. Projenin durdurulması için dava açan Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın ise, Kent Ormanı için tehlikenin bitmediğini söyledi.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu’nun, Kent Ormanı’nın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine karşı Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada karar çıktı.

Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu adına Avukat Özgür Yılmaz Biçen, Kent Ormanı’nın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nce yürütmeyi durdurma kararının verildiğini söyledi.

Biçen’in yaptığı açıklamada, “Kent Ormanı’nın yok edilmesine, rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine ilişkin işleme karşı Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu olarak hazırladığımız davada mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kent Ormanı ve Kent Parkı olarak bilinen yeşil alanın, davalı Bakanlığın 05.12.2018 tarihli ve 226751 sayılı Bakanlık Makam Olur’u ile ‘Rezerv Yapı Alanı’ olarak belirlenmesine ilişkin işleminin, açıkça hukuka aykırı olması nedeniyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini istediğimiz davada mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verildi” denildi.

‘YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA…’

Açıklamada mahkeme kararının ilgili bölümünde şunlar aktarıldı: “… hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemin uygulanmasına devam edilmesi halinde mevcut imar planlarında yeşil alan fonksiyonuna ayrılan, önemli bir kısmı ise mera vasfı niteliğini haiz bulunan ve ‘Kent Ormanı’ olarak da bilinen bölgenin yapılaşmaya açılacağı, bu durumun ise telafisi güç zararlara sebebiyet verebileceği açık olduğundan, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki aranan koşulların dava konusu olayda gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına’’ karar verilmiştir.

‘KARAR İPTAL EDİLSİN’

TMMOB Mimarlar Odası da yakın zamanda projenin durdurulması için dava açmıştı. Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın, açtıkları dava ile ilgili, “Bizim davamıza 1 İdare, Baro’nun davasına ise 2. İdare Mahkemesi atanmıştı. 1. İdare Mahkemesi bizden bilirkişi tayini için harç talep etti. Harcı yatırdık ancak henüz bir gelişme olmadı. Ancak 2 İdare direk kurumlardan görüş almış ki doğrusu da budur. Yani mahkeme Tarım Müdürlüğü, DSİ, Karayolları gibi kurumlardan görüş isteyerek sonuca gitmiş. 1 idare Mahkemesi ise süreci uzatma yolunu tercih etmiş. Bununla ilgili üst mahkemelere başvuracağız. Çünkü bu yöntem süreci uzatıyor. Sürecin uzaması telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Düşünün, 3 bin dönümlük bir alanın yapılaşmaya açılması bir felakettir ve telafisi mümkün olmayan bir durumdur. Bunun için mahkemenin bir an önce karar vermesi gerekiyor” bilgisini verdi.

Baro’nun açtığı davada mahkemenin aldığı yürütmeyi durdurma kararını değerlendiren Aydın, “Nihai bir karar değildir ancak çok değerli bir karardır” dedi. Aydın, “Biz yapı rezerv alanı olarak ilan edilen Mahabad Bulvarı’nın üst kısmındaki 3 bin dönümlük alan için alınan kararın iptal edilmesini talep ediyoruz. Kent Ormanı’nın kurtulduğunu söyleyemeyiz. Geçici bir tedbir olarak yürütmeyi durdurma kararı alındı. Esasının bozulması için dosyayı güçlendirmemiz ya da kamuoyunu harekete geçirmek için farklı girişimlerde bulunmamız gerekiyor. Bu dosyayı Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan aracılığıyla Meclis’e de taşıdık. Paylan soru önergesi verdi komisyonlarda dile getirdi. Ancak dediğimiz gibi henüz bir sonuç alınmış değil” şeklinde konuştu.

‘TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN KARARLAR’

Mahkeme sürecinin uzaması halinde telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkabileceğini vurgulayan Aydın, “Kent Ormanı yapılaşmaya açılırsa ve sonra mahkeme projenin iptali yönünde bir karar verirse bunun hiçbir değeri olmayacaktır” dedi.

Aydın, şunları söyledi:

“Daha önce bu tür uygulamalar gördük. Hatırlayacaksınız, İstanbul Sulukule’de kentsel dönüşüm kararı verildi. Sivil toplum örgütleri meslek odaları bu kararı mahkemeye götürdü. Ancak mahkeme yıllar sonra, kentsel dönüşüm gerçekleştikten sonra bu projenin iptali kararını verdi. Ancak yapılar bittikten sonra alınan bu kararın hiçbir önemi kalmadı. Aynısını Sur’da yaşadık. Sur’da, bilindiği gibi tarih yıkıldı, yerle bir edildi. Yüzlerce tarihi tescilli yapı yıkıldı. Biz buna dair davalar açtık ama henüz sonuçlanmış değil. Eğer ilerde mahkeme bizim lehimize sonuçlanırsa hiçbir önemi olmayacaktır. Çünkü mahkeme sonuçlanmadan orada bazalt makyajlı villalar yükselmeye başladı. Aynı şekilde bir örnek daha vereyim. Kırklar Dağı yamacında yapılan Dicle Vadisi Projesi’nin bir etabı olan cami ve sosyal tesisin uygulanması gerçekleşti. Bunun üzerine açılan dava yerel mahkeme tarafından iptal edildi. Dava temyize gitti. İstinaf Mahkemesi projenin iptali kararını iptal etti. Çünkü yapılar bitmişti, İstinaf Mahkemesi de bunu gördü ve böyle bir karar aldı muhtemelen. Son yıllardaki bu hukuk garabetlerini çok yaşadık. Dolayısıyla Kent Ormanı için de böyle bir durumun gerçekleşmesini istemiyoruz. Dicle Vadisi’nde yapılan hatanın burada yapılmamasını umut ediyoruz. Çünkü buraya müdahale edilirse telafisi mümkün olmayacaktır.”

‘KENT ORMANI OLDUBİTTİYE GELMESİN’

Diyarbakır için 3 bin dönümlük arazi üzerindeki yeşil alanın çok önemli olduğuna dikkat çeken Şerefhan Aydın, “New York’taki Central Park da 3 bin dönümlük bir arazi üzerindedir ve özenle korunuyor. Halkın burayı nasıl olumladığını, benimsediğini, kentin bir simgesi olduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla biz de Kent Ormanı aynı derecede önemsiyoruz. Bunun için de kamuoyu oluşturmak, bürokratik kanalları devreye koyarak bu kararın iptali için girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz. Çünkü şu anki karar geçici bir tedbir kararıdır. Umuyoruz ki mahkeme siyasi baskıya ya da Kent Ormanı’nın yapılaşmaya açılmasını uygun gören kurumları dikkate almaz ve Diyarbakır halkının çok önemsediği Kent Ormanı’nı yapılaşmaya açacak bir karar almaz. Mahkeme bu projeyi esasından bozmalı. Ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamında birileri her şeyi oldubittiye getirmeye çalışıyor. Dileriz ki burada bir hata işlenmez” dedi.